Yemen’de yaklaşık dört yıllık görece sakin dönemin ardından yeniden yoğunlaşan çatışmalar, ülkenin birden fazla bölgesine yayıldı.
Yemen hükümetinin 5 Ekim’de başlattığını duyurduğu “Yemen’in Şafağı” operasyonu, Husilerin kontrolündeki bazı bölgelerin geri alınmasını ve stratejik Babülmendep Boğazı çevresindeki güvenliğin sağlanmasını hedefliyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon hükümet güçlerine hava desteği sağladığını açıklarken, Husiler ise ilerleme girişimlerinin engellendiğini savunuyor.
Sahadaki kontrol durumuna ilişkin tarafların açıklamalarında önemli farklılıklar bulunuyor.
Taiz cephesinde çatışmalar yoğunlaştı
Yemen’in güneybatısındaki Taiz, son çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri haline geldi.
Hükümet güçleri, Sabr el Mevadim ilçesine bağlı Şukb cephesinde Husi saldırısının püskürtüldüğünü açıkladı. Aynı açıklamalarda saldırıların ardından yerleşim bölgelerinin hedef alındığı, iki sivilin hayatını kaybettiği ve dört kişinin yaralandığı öne sürüldü.
Taiz’in kuzey ve batısındaki cephelerde de karşılıklı saldırılar yaşandığı bildirildi.
Hükümet güçleri El-Misrah ilçesinin merkezinde kontrol sağladığını savunurken, Husiler ise Cebel Habşi ilçesinin tamamını kontrol altına aldıklarını ileri sürdü.
Tarafların saha hakimiyetine ilişkin bu açıklamalar bağımsız kaynaklar tarafından kapsamlı biçimde doğrulanmış değil.
Babülmendep’te kontrol tartışması sürüyor
Çatışmaların en kritik noktalarından biri, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazı çevresi.
Yemen hükümeti, Zubab bölgesindeki mevzilerine yönelik Husi saldırılarının engellendiğini ve koalisyon uçaklarının bölgeye gönderilen Husi takviyelerini hedef aldığını açıkladı.
Husiler ise hükümet güçlerinin Lahic yönünden Babülmendep’e ilerleme girişimini durdurduklarını savundu.
Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, hükümet güçlerinin ilerleyemediğini ve çok sayıda zırhlı aracın imha edildiğini öne sürdü.
Buna karşılık Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, hükümet güçlerinin Babülmendep çevresinde operasyonlarını sürdürdüğünü ve bazı Husi unsurlarının deniz yoluyla bölgeden ayrıldığını ileri sürdü.
Bölgedeki son kontrol hattına ilişkin tarafsız ve kesin bir tablo henüz ortaya çıkmış değil.
Koalisyon: 136 askeri hedef vuruldu
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilerin kontrolündeki bölgelerde geniş çaplı hava harekâtı gerçekleştirildiğini duyurdu.
Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, operasyonlarda 136 askeri hedefin imha edildiğini açıkladı.
El-Maliki, saldırıların özellikle Husilerin balistik füze kapasitesine yönelik gerçekleştirildiğini ve Yemen hükümet güçlerine 24 saat hava desteği sağlandığını söyledi.
Bu rakamlar koalisyonun açıklamalarına dayanıyor.
Yemen ordusundan 2 bin 750 saldırı açıklaması
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid Abdullah en-Nüzeyli ise Husilere ait noktaların önceki 24 saat içinde 2 bin 750’den fazla saldırıyla hedef alındığını savundu.
Nüzeyli; tahkimatlar, ileri gözetleme noktaları, topçu mevzileri, silah ve mühimmat depoları ile ikmal merkezlerinin hedef alındığını belirtti.
Hükümet güçleri, saldırılarda 1400’den fazla Husi mensubunun etkisiz hale getirildiğini ve 250’den fazla askeri aracın imha edildiğini ileri sürdü.
Söz konusu kayıp rakamları bağımsız biçimde doğrulanmış değil.
Marib’de kara operasyonları sürüyor
Çatışmalar Marib vilayetinin farklı cephelerinde de devam ediyor.
Hükümet güçleri ve yerel direniş unsurları, güney cephelerinde bazı Husi mevzilerinin ele geçirildiğini ve savunma hatlarının aşıldığını açıkladı.
Kuzey ve kuzeybatı cephelerinde ise Husi birliklerinin hareketlerinin takip edildiği, hava araçları ve topçu birlikleriyle çeşitli hedeflerin vurulduğu bildirildi.
Hükümet kaynakları kendi saflarında 22 kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, Husi kayıplarına ilişkin verilen rakamlar yine bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.
Husiler dört vilayette saldırı düzenlendiğini savundu
Husilere bağlı medya, Suudi Arabistan’ın Hudeyde, Hacce, Taiz ve Saada vilayetlerinde hava ve füze saldırıları gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Hudeyde’de bir petrol tesisinin, Hacce’de ise bazı yerleşim alanlarının hedef alındığı iddia edildi.
Husiler daha önce de Sana, Marib, Saada, Cevf, Hacce, Taiz ve Amran’da onlarca hava saldırısı düzenlendiğini açıklamıştı.
Bu iddiaların tamamı için bağımsız doğrulama bulunmuyor.
Aden Havalimanı saldırısı BM’ye taşındı
Yemen hükümeti, Aden Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırı iddialarını Birleşmiş Milletler’e taşıdı.
Hükümet, sivil havacılığa yönelik saldırıların bölgesel güvenliği tehdit ettiğini savunarak Husilerin silah ve askeri teknolojiye erişiminin sınırlandırılması çağrısında bulundu.
Yemen hükümeti, Husileri havalimanına balistik füzeler ve patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla saldırmakla suçladı.
Husiler ise saldırının hedefinin havalimanı değil, yakınındaki askeri ikmal noktası olduğunu ileri sürdü.
Savaşta yeni ve belirsiz dönem
Yemen’deki son gelişmeler, uzun süredir devam eden savaşın yeniden geniş çaplı bir askeri çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
Özellikle Babülmendep çevresindeki mücadele, yalnızca Yemen iç savaşı açısından değil, Kızıldeniz üzerinden geçen uluslararası deniz ticareti açısından da önem taşıyor.




