<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gerçek Taraf | Samsun Haberleri</title>
    <link>https://www.gercektaraf.com.tr</link>
    <description>Samsun haberleri ve son dakika gelişmeleri Gerçek Taraf'ta. Samsunspor, siyaset, ekonomi, yerel gündem ve Karadeniz'den güncel haberleri takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gercektaraf.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Gerçek Taraf | Samsun Haber, Samsun Haberleri ve Son Dakika Haber Platformu. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2026 02:37:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arkadaşlarımızla artık çok daha az görüşüyoruz]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/arkadaslarimizla-artik-cok-daha-az-gorusuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/arkadaslarimizla-artik-cok-daha-az-gorusuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[243 bin kişinin zaman kullanımını inceleyen araştırma, arkadaşlarla geçirilen sürenin 20 yılda yarıdan fazla azaldığını ve cuma akşamı buluşmalarının gerilediğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir zamanlar iş veya okul haftasının bitişini simgeleyen cuma akşamı arkadaş buluşmaları giderek daha az görülüyor. ABD'de yapılan kapsamlı bir araştırma, insanların yalnızca arkadaşlarıyla daha az zaman geçirmediğini, haftanın sosyal ritminin de değiştiğini ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmada 2003-2024 yılları arasında Amerikan Zaman Kullanım Araştırması'na katılan 243 bin 95 yetişkinin günlük kayıtları incelendi.</p>

<h2>Arkadaşlarla geçirilen zaman yarıdan fazla azaldı</h2>

<p>Çalışmanın sonuçlarına göre yetişkinlerin arkadaşlarıyla geçirdiği toplam süre yaklaşık 20 yıllık dönemde yarıdan fazla azaldı.</p>

<p>Araştırmacılar yalnızca toplam süreye değil, insanların haftanın hangi günlerinde ve hangi saatlerde arkadaşlarıyla bir araya geldiğine de baktı.</p>

<h2>Cuma gecesinin eski farkı kalmadı</h2>

<p>2000'li yılların başlarında sosyal hayat hafta boyunca kademeli biçimde artıyor, cuma ve cumartesi akşamları belirgin bir zirveye ulaşıyordu.</p>

<p>Ancak 2010'lu yılların ortalarından itibaren cuma gecesi buluşmalarındaki belirgin yükseliş giderek ortadan kalktı.</p>

<p>Son yıllarda cuma akşamları arkadaşlarla geçirilen süre bakımından sıradan bir hafta içi akşamına daha fazla benzemeye başladı.</p>

<h2>Cumartesi hâlâ sosyal ama eski kadar değil</h2>

<p>Cumartesi günü arkadaş buluşmalarında haftanın diğer günlerine göre hâlâ bir artış görülüyor. Buna karşın cumartesi akşamlarının geçmişteki kadar güçlü bir sosyal zirve oluşturmadığı belirlendi.</p>

<h2>Günlük sosyalleşme de azalıyor</h2>

<p>ABD Çalışma İstatistikleri Bürosunun 2025 verileri de daha geniş bir sosyal değişime işaret ediyor.</p>

<p>2015 yılında insanların yüzde 38'i ortalama bir günde sosyalleşme ve iletişim faaliyetinde bulunurken bu oran 2025'te yüzde 30'a geriledi.</p>

<p>Bu faaliyetlere ayrılan günlük ortalama süre ise aynı dönemde 41 dakikadan 35 dakikaya düştü.</p>

<h2>Neden daha az buluşuyoruz?</h2>

<p>Araştırma bu değişimin tek bir nedenini ortaya koymuyor. Evde geçirilen zamanın artması, dijital iletişim, çalışma düzenlerindeki değişiklikler, ekonomik koşullar ve sosyal alışkanlıkların dönüşümü olası etkenler arasında tartışılıyor.</p>

<p>Bulgular özellikle yüz yüze arkadaşlık ilişkilerinin günlük yaşam içerisindeki yerinin son 20 yılda önemli ölçüde değiştiğini gösteriyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/arkadaslarimizla-artik-cok-daha-az-gorusuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/arkadaslarla-gecirilen-zaman.webp" type="image/jpeg" length="93026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köpeğinizi sevdikten sonra vücudunuzda ne oluyor?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/kopeginizi-sevdikten-sonra-vucudunuzda-ne-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/kopeginizi-sevdikten-sonra-vucudunuzda-ne-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırma, kişinin kendi köpeğiyle fiziksel temas kurmasının bir sonraki stresli durumda kalp ve beyin tepkilerini azaltabileceğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yoğun bir günün ardından köpeğinizi sevmek yalnızca keyifli bir alışkanlık olmayabilir. Yeni bir araştırma, insan ile köpeği arasındaki fiziksel temasın vücudun daha sonra karşılaşacağı stresli bir duruma verdiği tepkiyi etkileyebileceğini gösterdi.</p>

<p>Avusturya'daki Innsbruck Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen çalışmada 64 yetişkin ve onların köpekleri incelendi.</p>

<h2>Katılımcılar iki kez strese sokuldu</h2>

<p>Deney sırasında katılımcılara zihinsel olarak stres oluşturacak görevler verildi. Ardından kısa bir dinlenme süresi uygulandı.</p>

<p>Bir bölümde katılımcılar kendi köpeklerine dokunup onları sevebilirken diğer bölümde köpek yanlarında bulunmasına rağmen fiziksel temas kurmalarına izin verilmedi.</p>

<p>Araştırmacılar deney boyunca katılımcıların kalp ritmi ile beyin aktivitelerini takip etti.</p>

<h2>İlk stres hemen kaybolmadı</h2>

<p>Sonuçların en ilginç bölümü, köpeği sevmenin ilk stresli görevden sonraki toparlanmayı belirgin biçimde hızlandırmaması oldu.</p>

<p>Katılımcıların kalp ve beyin göstergeleri köpeğine dokunanlar ile yalnızca yanında bulunanlar arasında ilk dinlenme döneminde büyük farklılık göstermedi.</p>

<h2>Asıl fark ikinci stres sırasında ortaya çıktı</h2>

<p>Köpeğiyle fiziksel temas kuran katılımcılar ikinci stresli göreve başladığında vücutlarının verdiği tepkinin daha düşük olduğu görüldü.</p>

<p>Kalp atışları, kalp atım değişkenliği ve EEG kayıtlarından elde edilen bulgular fiziksel temasın sonraki stresli durum karşısında bir tür tampon etkisi oluşturabileceğine işaret etti.</p>

<h2>Sadece yanında bulunması aynı etkiyi göstermedi</h2>

<p>Araştırmada dikkat çeken ayrıntılardan biri de köpeğin yalnızca odada bulunmasının aynı fizyolojik sonucu oluşturmaması oldu.</p>

<p>Bilim insanları insan-hayvan ilişkisindeki olumlu etkilerin ortaya çıkmasında dokunmanın önemli unsurlardan biri olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<h2>Kaygı tedavisi anlamına gelmiyor</h2>

<p>Çalışmanın 64 kişiyle yapılmış olması sonuçların daha büyük gruplarda yeniden sınanmasını gerektiriyor.</p>

<p>Araştırma ayrıca köpek sevmenin kaygı bozukluğu veya kronik stres için bir tedavi olduğunu göstermiyor. Bulgular, kişinin kendi köpeğiyle fiziksel temasının kısa süreli stres tepkileri üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/kopeginizi-sevdikten-sonra-vucudunuzda-ne-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/kopeginin-basini-veya-sirtini-sakin-bicimde-oksa.webp" type="image/jpeg" length="95399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayda 1 saat müze gezmek iyi oluşu destekleyebilir]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/ayda-1-saat-muze-gezmek-iyi-olusu-destekleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/ayda-1-saat-muze-gezmek-iyi-olusu-destekleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni rapor ve araştırmalar, müze veya sanat galerisinde düzenli zaman geçirmenin stres, yalnızlık ve ruhsal iyi oluş üzerinde olumlu etkileri olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müze ve sanat galerilerine gitmek yalnızca kültürel bir etkinlik olmayabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, sanat eserleriyle yüz yüze geçirilen zamanın ruhsal iyi oluş, stres ve sosyal bağlar üzerinde olumlu etkilerle ilişkili olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>İngiltere'de yayımlanan yeni bir raporda, insanların ayda en az 60 dakika müze veya sanat galerisinde zaman geçirmesi “önerilen sanat dozu” yaklaşımıyla gündeme taşındı.</p>

<h2>Ayda 60 dakika önerisi</h2>

<p>University College London'dan Prof. Daisy Fancourt'un katkıda bulunduğu rapor, sanatla düzenli etkileşimin sağlıklı yaşam davranışlarının bir parçası olarak değerlendirilebileceğini savunuyor.</p>

<p>Raporda önerilen 60 dakikalık süre tek bir ziyarette tamamlanmak zorunda değil. Ay içerisinde farklı müze ve galeri ziyaretleriyle de bu süreye ulaşılabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Müze ziyaretinden sonra kaygı ve gerginlik azaldı</h2>

<p>2026 yılında yayımlanan ayrı bir araştırmada Seattle'daki üç sanat müzesini ziyaret eden 363 yetişkin incelendi.</p>

<p>Katılımcılar galerilerde yaklaşık 60 dakika geçirdi. Ziyaret öncesi ve sonrasında yapılan değerlendirmelerde katılımcıların kendilerini daha fazla ilham almış, daha az gergin ve daha az sinirli hissettikleri görüldü.</p>

<h2>Orijinal eseri görmek farklı olabilir</h2>

<p>Sanatın etkisini araştıran başka çalışmalar ise bir eseri galeride orijinal haliyle görmenin, aynı eserin dijital veya basılı kopyasını incelemekten farklı fizyolojik tepkiler oluşturabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Araştırmalarda sanatla yüz yüze karşılaşmanın stresle ilişkili bazı biyolojik süreçleri etkileyebileceğine dair bulgular elde edildi.</p>

<h2>Depresyon ve yalnızlık araştırmaları da var</h2>

<p>Daha önce 2 bin 148 yetişkin üzerinde yapılan uzun dönemli bir çalışmada müze, tiyatro ve sinema gibi kültürel etkinliklere düzenli katılım ile daha düşük depresyon riski arasında ilişki bulundu.</p>

<p>Benzer araştırmalar kültürel etkinliklere katılan ileri yaştaki bireylerde yalnızlık hissinin daha düşük olabileceğine de işaret ediyor.</p>

<h2>Tek başına tedavi olarak görülmemeli</h2>

<p>Bulgular sanat galerisine gitmenin depresyon veya kaygıyı tedavi ettiği anlamına gelmiyor. Araştırmaların önemli bölümü sanatla etkileşim ile iyi oluş arasındaki ilişkiyi inceliyor.</p>

<p>Buna rağmen sanatın günlük yaşam içerisinde dinlenme, merak, sosyal etkileşim ve zihinsel uyarım sağlayan erişilebilir aktivitelerden biri olabileceğine yönelik bilimsel kanıtlar giderek artıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/ayda-1-saat-muze-gezmek-iyi-olusu-destekleyebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/muze-ve-sanat-galerileri.webp" type="image/jpeg" length="39720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AMD'de dengeler değişti: Artık asıl para bilgisayardan gelmiyor]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/amdde-dengeler-degisti-artik-asil-para-bilgisayardan-gelmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/amdde-dengeler-degisti-artik-asil-para-bilgisayardan-gelmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AMD üçüncü çeyrekte 13,4 milyar dolar gelir elde etti. Veri merkezi gelirleri Instinct GPU ve EPYC işlemcilere talebin etkisiyle yüzde 97 arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilgisayar işlemcileri ve ekran kartlarıyla tanınan AMD'nin gelir yapısı hızla değişiyor. Şirketin son finansal sonuçlarında en büyük büyüme, tüketici bilgisayarlarından değil yapay zekâ veri merkezlerinden geldi.</p>

<p>AMD, 2026'nın üçüncü çeyreğinde 13,4 milyar dolar gelir elde etti. Toplam gelir geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 yükseldi.</p>

<h2>Veri merkezi geliri yüzde 97 arttı</h2>

<p>Şirketin veri merkezi bölümündeki gelir 8,5 milyar dolara ulaşarak geçen yılın aynı dönemindeki 4,3 milyar dolarlık seviyeye göre yüzde 97 arttı.</p>

<p>Büyümede EPYC sunucu işlemcilerine yönelik güçlü talep ile yapay zekâ hesaplamaları için geliştirilen Instinct MI450 serisi GPU'ların satışları etkili oldu.</p>

<h2>AMD'nin parasının büyük bölümü artık sunuculardan geliyor</h2>

<p>13,4 milyar dolarlık toplam çeyrek gelirinin 8,5 milyar dolarının veri merkezi bölümünden gelmesi, AMD'nin iş modelindeki dönüşümü gözler önüne seriyor.</p>

<p>Şirketin yıllarca ana gelir kalemleri arasında yer alan kişisel bilgisayar ve oyun donanımı artık veri merkezi işinin gerisinde kalmış durumda.</p>

<h2>Oyun tarafında yüzde 40 düşüş</h2>

<p>AMD'nin istemci ve oyun bölümü toplamda 3,7 milyar dolar gelir elde ederek yıllık bazda yüzde 8 geriledi.</p>

<p>Bilgisayar işlemcilerinin oluşturduğu istemci bölümünün geliri yüzde 7 artarak 2,9 milyar dolara çıkarken oyun işinin geliri yüzde 40 düşüşle 773 milyon dolara indi.</p>

<h2>Net kâr 2,4 milyar dolara çıktı</h2>

<p>Şirketin çeyreklik net kârı 2,4 milyar dolar olarak açıklandı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam yaklaşık 1,2 milyar dolardı.</p>

<p>AMD aynı dönemde kasasında bulunan nakit, nakit benzerleri ve kısa vadeli yatırımların toplamını 15,8 milyar dolara çıkardı.</p>

<h2>Nvidia'ya karşı yarış veri merkezlerinde</h2>

<p>AMD'nin büyümesindeki temel yön artık yüksek performanslı sunucu işlemcileri ve yapay zekâ hızlandırıcıları. Şirket bu alanda Nvidia'nın hakim olduğu pazardan daha büyük pay almaya çalışıyor.</p>

<p>Son sonuçlar AMD'nin tüketici işlemcilerinden vazgeçtiğini göstermiyor ancak şirketin büyümesinin giderek daha fazla dev bulut sağlayıcılarının ve yapay zekâ veri merkezlerinin yaptığı yatırımlara bağlı hale geldiğini ortaya koyuyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/amdde-dengeler-degisti-artik-asil-para-bilgisayardan-gelmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/amdde-dengeler-degisti.webp" type="image/jpeg" length="39519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kozmetik Markalarının Ambalaj Tedarikinde Dikkat Ettiği 5 Başlık]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/kozmetik-markalarinin-ambalaj-tedarikinde-dikkat-ettigi-5-baslik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/kozmetik-markalarinin-ambalaj-tedarikinde-dikkat-ettigi-5-baslik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kozmetik sektöründe ambalaj, ürünün korunması ve tüketiciye sunulması kadar üretim ve tedarik planının da önemli bir parçası.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Markalar yeni bir ürün serisi hazırlarken ambalajın ürünle uyumunu, kullanım kolaylığını ve tedarik koşullarını birlikte değerlendiriyor. Karar sürecinde öne çıkan beş başlık şöyle:</p>

<p><strong>1. Ürünle uyumlu malzeme seçimi</strong></p>

<p>Krem, losyon ve saç bakım ürünleri farklı kıvam ve kullanım biçimlerine sahiptir. Bu nedenle ambalaj malzemesi belirlenirken ürünün yapısı ve ambalajın kullanım koşulları dikkate alınmalıdır. Üretim öncesi numune incelemesi, şişe veya kavanozun kapakla uyumunu ve dolum sürecindeki kullanımını değerlendirmeye yardımcı olur.</p>

<p><strong>2. Tasarım ve renk seçenekleri</strong></p>

<p>Ambalajın biçimi ve rengi, markanın ürün serisini nasıl sunduğunu etkiler. Bazı markalar sade ve doğal tonları tercih ederken bazıları daha canlı renklerle raflarda fark edilmeyi hedefler. Bu noktada <a href="https://www.kozmedambalaj.com" rel="dofollow"><strong>renkli kozmetik ambalaj</strong></a> seçenekleri, marka tasarımına uygun bir görünüm oluşturmak için değerlendirilebilir. Etiket alanının genişliği ve üzerindeki bilgilerin okunaklı olması da tasarım planında göz önünde bulundurulmalıdır.</p>

<p><strong>3. Kullanım kolaylığı</strong></p>

<p>Tüketici ürünü günlük kullanımında kolay açılan, rahat tutulan ve ihtiyaca uygun miktarda ürün veren ambalajları tercih edebilir. Kapak biçimi, kavanoz ağzının genişliği ve ambalajın elde duruşu bu deneyimin parçalarıdır. Ürün serisinin hedeflenen kullanım biçimi, ambalaj tasarımına yön verir.</p>

<p><strong>4. Üretim ve stok planlaması</strong></p>

<p>Ambalaj siparişi oluşturulurken ürün hacmi, ihtiyaç duyulan adet ve teslimat takvimi birlikte planlanmalıdır. Farklı ürün grupları için kullanılacak ambalajların ortak özellikleri belirlenirse stok takibi kolaylaşabilir. Markalar, sipariş vermeden önce ürün ölçülerini ve kapak uyumunu numune üzerinden kontrol ederek üretim planını netleştirebilir.</p>

<p>Kavanoz ambalajı kullanacak işletmeler, <a href="https://www.kozmedambalaj.com/pet-kavanozlar" rel="dofollow"><strong>pet kavanoz toptan</strong></a> seçeneklerini hacim, form ve kapak türü gibi ölçütlere göre karşılaştırabilir. Böylece tedarik araştırması yalnızca fiyat üzerinden değil, ürünün ihtiyacına uygunluk üzerinden de yürütülebilir.</p>

<p><strong>5. Tedarik sürekliliği ve iletişim</strong></p>

<p>Ambalajın düzenli temin edilebilmesi, üretim takviminin aksamaması açısından önem taşır. Markalar tedarik sürecinde ürün ölçülerini, sipariş miktarını ve teslimat beklentilerini açıkça paylaşabilir. Numune ve teknik detaylar hakkında önceden bilgi almak, karar sürecini daha anlaşılır hâle getirir.</p>

<p>Kozmetik ambalajı seçiminde malzeme, görünüm, kullanım biçimi, stok ve tedarik koşulları birlikte değerlendirilmelidir. İhtiyaçların baştan belirlenmesi, markaların ürün serisine uygun ambalajı seçmesine ve sipariş sürecini daha planlı yürütmesine yardımcı olur.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TANITIM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/kozmetik-markalarinin-ambalaj-tedarikinde-dikkat-ettigi-5-baslik</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/bos-sise.jpg" type="image/jpeg" length="15190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marvell, Lumentum'u 115 milyar dolarlık anlaşmayla satın alıyor]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/marvell-lumentumu-115-milyar-dolarlik-anlasmayla-satin-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/marvell-lumentumu-115-milyar-dolarlik-anlasmayla-satin-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marvell ve Lumentum, yapay zekâ veri merkezlerinde hızla büyüyen optik bağlantı pazarına yönelik 115 milyar dolarlık dev birleşme anlaşmasını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ yarışının milyarlarca dolarlık yeni cephesi artık yalnızca GPU'lar değil. Veri merkezlerindeki binlerce hızlandırıcının birbirleriyle ne kadar hızlı iletişim kurabildiği de teknoloji şirketlerinin en kritik sorunlarından biri haline geliyor.</p>

<p>Çip ve ağ teknolojileri şirketi Marvell, optik iletişim sistemleri üreticisi Lumentum'u yaklaşık 115 milyar dolar işletme değeri üzerinden satın almak için kesin anlaşma imzaladı.</p>

<h2>Bakır bağlantılardan optik sisteme geçiş hızlanıyor</h2>

<p>Yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan GPU ve özel hızlandırıcıların sayısı büyüdükçe sunucular arasında taşınması gereken veri miktarı da hızla artıyor.</p>

<p>Kısa mesafelerde kullanılan klasik elektriksel bağlantılar güç tüketimi ve bant genişliği açısından sınırlara yaklaşırken sektör giderek daha fazla optik bağlantılara yöneliyor.</p>

<h2>Marvell çiple, Lumentum lazerle geliyor</h2>

<p>Marvell ağ anahtarlama, özel yapay zekâ çipleri, yarı iletken ve yüksek hızlı bağlantı teknolojileri geliştiriyor. Lumentum ise veri merkezlerinde kullanılan lazerler, optik alıcı-vericiler ve fotonik sistemlerde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Birleşme tamamlanırsa iki şirket, veri merkezinin farklı bölümlerindeki elektriksel ve optik veri yollarını aynı teknoloji portföyü altında geliştirebilecek.</p>

<h2>Hedef pazar 550 milyar dolar</h2>

<p>Şirketlerin hesaplamasına göre birleşen yapının hitap edeceği toplam pazar büyüklüğü zaman içerisinde 550 milyar dolara ulaşabilir.</p>

<p>Marvell ayrıca birleşmeden yıllık 1 milyar doların üzerinde maliyet avantajı sağlamayı bekliyor.</p>

<h2>Anlaşma henüz tamamlanmadı</h2>

<p>Satın alma tamamen hisse değişimi yoluyla yapılacak. İşlem tamamlandığında mevcut Marvell hissedarlarının birleşik şirketin yaklaşık yüzde 67'sine, Lumentum hissedarlarının ise yüzde 33'üne sahip olması planlanıyor.</p>

<p>Anlaşmanın 2028'in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Bunun için iki şirketin hissedarlarının onayı ve ilgili düzenleyici kurumların izinleri gerekiyor.</p>

<h2>Yapay zekâ yarışının görünmeyen cephesi</h2>

<p>Nvidia, AMD ve diğer üreticilerin yapay zekâ hızlandırıcıları büyük ilgi görse de geleceğin dev veri merkezlerinde temel sorunlardan biri çiplerin kendi aralarında veri taşıma hızı olacak.</p>

<p>115 milyar dolarlık anlaşma, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ döneminde yalnızca daha hızlı işlemci üretmeye değil, bu işlemcileri birbirine bağlayan altyapıya da büyük değer biçmeye başladığını gösteriyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/marvell-lumentumu-115-milyar-dolarlik-anlasmayla-satin-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/yapay-zekada.webp" type="image/jpeg" length="89989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunlular İstanbul’da bir araya geldi: Açılışta dayanışma mesajı]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/samsunlular-istanbulda-bir-araya-geldi-acilista-dayanisma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/samsunlular-istanbulda-bir-araya-geldi-acilista-dayanisma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMKON’un düzenlediği 12. Geleneksel Samsun Tanıtım Günleri’nde 17 ilçenin kültürü, yöresel ürünleri ve müziği İstanbul’da ziyaretçilerle buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (SAMKON) tarafından 5-8 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 12. Geleneksel Samsun Tanıtım Günleri, ikinci gününde de ziyaretçilerini ağırladı. “Samsun’un Kalbinde Herkese Yer Var” sloganıyla gerçekleştirilen organizasyonda Samsun’un 17 ilçesine ait kültürel değerler, yöresel ürünler ve geleneksel lezzetler tanıtıldı.</p>

<p>6 Kasım Cuma günü düzenlenen resmî açılış programına protokol üyeleri, belediye başkanları, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda Samsunlu katıldı. Konuşmalarda Samsun’un tanıtımının yanı sıra farklı şehirlerde yaşayan hemşehriler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi mesajı öne çıktı.</p>

<h2>Hasan Kaya Aşçı: Samsun’un değerlerini tanıtmak için gayret gösteriyoruz</h2>

<p>SAMKON Genel Başkanı Hasan Kaya Aşçı, organizasyonun Samsun’un kültürel ve yöresel değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından önem taşıdığını söyledi. Hazırlık sürecinde kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten Aşçı, İstanbul’da yaşayan Samsunlularla diğer ziyaretçileri etkinlik alanına davet etti.</p>

<p>Aşçı, “Bizler sivil toplum kuruluşları olarak bu anlamlı organizasyon için bütün hazırlıklarımızı tamamladık. Samsunlu hemşehrilerimizi ve tüm misafirlerimizi bu güzel buluşmaya davet ediyoruz. Elimizden geldiğince Samsun’umuzun kültürünü, yöresel ürünlerini ve değerlerini tanıtmak için gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hava şartlarının hazırlık sürecini zaman zaman zorlaştırdığını ancak çalışmaların sürdürüldüğünü aktaran Aşçı, etkinlik alanındaki stantlarda Samsun’un yöresel ürünleri ve kültürel zenginliklerinin ziyaretçilerle buluştuğunu belirtti.</p>

<h2>Refettin Karaca’dan hemşehrilik vurgusu</h2>

<p>Programa katılan Salıpazarı Belediye Başkanı Refettin Karaca, Samsun Tanıtım Günleri’nin farklı şehirlerde yaşayan hemşehriler arasındaki bağları güçlendirdiğine dikkat çekti. Samsun’un tarım, ekonomi ve kültür alanındaki potansiyeline değinen Karaca, 17 ilçeden İstanbul’a uzanan dayanışmanın önemini vurguladı.</p>

<p>Karaca, organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen SAMKON Genel Başkanı Hasan Kaya Aşçı ve yönetimi başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.</p>

<h2>Zihni Şahin: En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz</h2>

<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı Zihni Şahin de konuşmasında, farklı kentlerde yaşayan Samsunluların memleket bağlarını koruması gerektiğini söyledi. İstanbul, Bursa ve Tekirdağ başta olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinde Samsunluların yaşadığını hatırlatan Şahin, bu tür organizasyonların hemşehrilik ilişkilerini canlı tuttuğunu ifade etti.</p>

<p>Şahin, “Bizim en büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Samsunlular olarak birbirimize sahip çıkmalı, dayanışmamızı güçlendirmeliyiz. Bu tür organizasyonlar hemşehrilerimizin kaynaşması, kültürümüzün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından son derece önemlidir” dedi.</p>

<h2>17 ilçenin yöresel değerleri tanıtılıyor</h2>

<p>Açılış programında kurdele kesiminin ardından geleneksel keşkek ikramı yapıldı. Etkinlik alanında kurulan stantlarda Samsun’un ilçelerine özgü ürünler, geleneksel lezzetler ve kültürel değerler ziyaretçilere sunuldu.</p>

<p>Organizasyon, Samsun’un farklı ilçelerinden gelen temsilcileri ve İstanbul’da yaşayan hemşehrileri aynı alanda buluştururken, ziyaretçilere şehrin yöresel ürünlerini yakından tanıma imkânı sağladı.</p>

<h2>Yerel sanatçılar sahne aldı</h2>

<p>Tanıtım Günleri’nin ikinci gününde müzik programları da düzenlendi. “Bizim Sazımız, Bizim Sözümüz” programında Çarşamba Grubu sahne alırken, Cenk Turhan ve Ümit Kurşun da seslendirdikleri eserlerle ziyaretçilerle buluştu.</p>

<p>SAMKON Genel Başkanı Hasan Kaya Aşçı, sanatçı Zara’nın 7 Kasım Cumartesi günü düzenlenecek programda sahne alacağını da duyurdu. Dört gün sürecek 12. Geleneksel Samsun Tanıtım Günleri, 8 Kasım Pazar günü sona erecek.</p>

<p>Gerçek Taraf Genel Yayın Yönetmeni Okan Çakır da organizasyonu 5-8 Kasım tarihleri boyunca İstanbul’dan takip ediyor. Etkinlik alanındaki gelişmeler ve Samsun’un ilçelerine ilişkin tanıtımlar Gerçek Taraf aracılığıyla okuyuculara aktarılıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAMSUN HABER</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/samsunlular-istanbulda-bir-araya-geldi-acilista-dayanisma-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/hhhhh-1.jpg" type="image/jpeg" length="24585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Apple'dan flört ve romantik yapay zekâ uygulamalarına 18+ şartı]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/appledan-flort-ve-romantik-yapay-zeka-uygulamalarina-18-sarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/appledan-flort-ve-romantik-yapay-zeka-uygulamalarina-18-sarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple, gerçek kişilerle flört uygulamaları ve romantik veya cinsel içerikli yapay zekâ arkadaşları bulunan uygulamalar için minimum yaş sınırını 18'e çıkarıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ destekli sanal arkadaş ve sevgili uygulamalarındaki hızlı büyüme Apple'ı App Store kurallarında yeni bir adım atmaya yöneltti.</p>

<p>Şirket, flört ve ilişki özellikleri bulunan uygulamaların minimum yaş derecelendirmesinin 18+ olacağını açıkladı. Yeni tanım yalnızca gerçek kişiler arasındaki flört uygulamalarını değil, kullanıcıyla romantik veya cinsel içerikli etkileşim kuran sanal karakterleri de kapsıyor.</p>

<h2>Yapay zekâ karakterleri de kapsama girdi</h2>

<p>Apple'ın yeni sınıflandırmasında “Dating and Relationships” başlığı altında gerçek kişiler arasında ilişki kurulmasını sağlayan özelliklerle romantik veya cinsel içerikte iletişim kurabilen sanal arkadaşlar aynı kategoride değerlendirilecek.</p>

<p>Böylece yapay zekâ sohbet botunun kendisini sevgili, partner veya romantik arkadaş olarak konumlandırdığı uygulamalar için de en düşük yaş derecesi 18 olacak.</p>

<h2>Kurallar 16 Kasım'da sisteme giriyor</h2>

<p>App Store Connect'teki yeni içerik tanımları 16 Kasım 2026'dan itibaren geliştiricilere açılacak.</p>

<p>Uygulama geliştiricilerinin yeni yaş derecelendirme sorularını en geç 12 Ocak 2027'ye kadar yanıtlaması gerekecek.</p>

<h2>Konum paylaşımı da ayrıca sorulacak</h2>

<p>Apple geliştiricilerden uygulamalarında kullanıcıların gerçek dünyadaki konumlarını başka kişilerle veya gruplarla paylaşmasına imkan veren özelliklerin bulunup bulunmadığını da bildirmelerini isteyecek.</p>

<p>Konum paylaşımının yaş derecesine etkisi ülkeye göre değişebilecek. Buna karşılık flört ve romantik ilişki kategorisindeki uygulamalar için minimum 18+ kuralı uygulanacak.</p>

<h2>Yapay zekâ uygulamalarında yaş güvenliği gündemde</h2>

<p>Yeni düzenleme, yapay zekâ sohbet botlarının giderek daha kişisel ve duygusal ilişki kurabilen sistemlere dönüşmesiyle birlikte teknoloji sektöründe büyüyen çocuk güvenliği tartışmalarının bir parçası.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/appledan-flort-ve-romantik-yapay-zeka-uygulamalarina-18-sarti</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/yapay-zekaya-18-siniri.webp" type="image/jpeg" length="44298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Google 1,3 milyon Android TV cihazındaki botnet'i çökertti]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/google-13-milyon-android-tv-cihazindaki-botneti-cokertti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/google-13-milyon-android-tv-cihazindaki-botneti-cokertti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Google, 1,3 milyondan fazla Android tabanlı TV kutusuna yerleştirilen XCPE arka kapısını ortaya çıkardı ve sistemi yöneten altyapıyı devre dışı bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Evlerde televizyonları akıllı hale getirmek için kullanılan küçük Android kutuları, kullanıcıların haberi olmadan küresel bir siber suç ağının parçası haline getirildi.</p>

<p>Google Threat Intelligence Group, XCPE adı verilen arka kapının 1,3 milyondan fazla cihazı bir botnet'e dahil ettiğini açıkladı. Etkilenen cihazların büyük bölümünü Android tabanlı TV kutuları oluşturuyor.</p>

<h2>Zararlı yazılım cihazın içinde geldi</h2>

<p>XCPE vakasını sıradan bir virüs bulaşmasından ayıran en önemli ayrıntı, zararlı bileşenin cihaz yazılımına önceden yerleştirilmiş olması.</p>

<p>Google, sistemin Shenzhen merkezli Videostrong Technology tarafından bilinçli biçimde geliştirildiğini ve şirketin arka kapıya erişimi üçüncü taraflara satarak gelir elde ettiğini belirledi.</p>

<h2>Televizyon kutuları gizli proxy'ye dönüştürüldü</h2>

<p>Ele geçirilen cihazların internet bağlantıları, sahiplerinin bilgisi olmadan başka kişilerin trafiğini yönlendiren konut tipi proxy sunucularına dönüştürülebiliyordu.</p>

<p>Sistem ayrıca reklam sahtekarlığı yapmak, ek zararlı yazılımlar yüklemek, cihaz ekranını görüntülemek, komut çalıştırmak ve aynı yerel ağdaki diğer cihazları araştırmak için kullanılabiliyordu.</p>

<h2>Google Play Protect bile kapatılabiliyordu</h2>

<p>Arka kapı sistem yetkileriyle çalıştığı için cihazlara sessiz şekilde yeni uygulamalar yükleyebiliyor ve Android'in güvenlik mekanizmalarından Google Play Protect'i devre dışı bırakabiliyordu.</p>

<p>Zararlı bileşenin sistem bölümünde bulunması, kullanıcıların normal yollarla uygulamayı silmesini de güçleştiriyordu.</p>

<h2>Google üreticiyle ilişkisini kesti</h2>

<p>Google, botnet'in kontrolünde kullanılan alan adları ve sunucular için hukuki işlem başlattı. Şirket ayrıca Videostrong ve bağlantılı şirketlerin gelecekte Google uygulamaları önceden yüklenmiş sertifikalı Android cihaz üretmesini yasakladı.</p>

<p>Operasyon kapsamında yalnızca XCPE altyapısı değil, bağlantılı zararlı yazılım ağlarının komuta sunucuları da hedef alındı. Google bu müdahalenin yaklaşık 10 milyon başka ele geçirilmiş cihazın bağlantısını da kesebileceğini hesaplıyor.</p>

<h2>Ucuz Android TV kutularında yeni güvenlik sorusu</h2>

<p>Olay, özellikle üreticisi belirsiz veya farklı markalar altında satılan Android TV kutularında cihazın kutudan çıktığı anda güvenli olup olmadığı tartışmasını yeniden gündeme getirdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/google-13-milyon-android-tv-cihazindaki-botneti-cokertti</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/access-granted.webp" type="image/jpeg" length="56498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SpaceX, Starlink Mobile için karasal 5G ağı kuruyor]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/spacex-starlink-mobile-icin-karasal-5g-agi-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/spacex-starlink-mobile-icin-karasal-5g-agi-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SpaceX ve Qualcomm, Starlink Mobile için on binlerce 5G noktasını kapsayacak yeni mobil ağ kuracak. İlk kurulumların 2027'de başlaması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Starlink'in cep telefonu dünyasındaki planı yalnızca uzaydaki uydularla sınırlı kalmayacak. SpaceX, ABD genelinde karasal 5G altyapısı kurmak için Qualcomm ile çok yıllı bir anlaşmaya imza attı.</p>

<p>Yeni ağ, Starlink'in doğrudan cep telefonlarına bağlantı sağlayan uydu sistemini klasik mobil baz istasyonlarıyla birleştirecek. İlk saha kurulumlarının 2027 yılında başlaması planlanıyor.</p>

<h2>On binlerce 5G noktası kurulacak</h2>

<p>Anlaşma kapsamında Qualcomm'un Dragonwing hücresel altyapı platformları on binlerce noktada kullanılacak. Sistem yüksek kapasiteli Massive MIMO teknolojisini destekleyecek.</p>

<p>SpaceX'in hedefi, uydu kapsamının avantajını karasal mobil şebekenin kapasitesiyle birleştirerek telefonların bulunduğu yere göre iki altyapı arasında çalışabildiği daha bütünleşik bir ağ oluşturmak.</p>

<h2>Starlink klasik operatörlere yaklaşıyor</h2>

<p>Starlink bugüne kadar büyük ölçüde uydu internet hizmetiyle bilinirken, doğrudan cep telefonlarına bağlantı sağlayan hizmetlerin gelişmesi şirketi geleneksel mobil operatörlerin faaliyet alanına yaklaştırıyor.</p>

<p>Karasal baz istasyonlarının devreye girmesi, uydu bağlantısının özellikle kullanıcı yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde yaşadığı kapasite sınırlarının aşılmasına yardımcı olabilir.</p>

<h2>64 antenli Massive MIMO kullanılacak</h2>

<p>Planlanan altyapıda 64 gönderme ve 64 alma kanalına sahip Massive MIMO radyo sistemleri kullanılacak. Bu teknoloji aynı frekans aralığında daha fazla kullanıcıya hizmet verebilmek ve spektrumu daha verimli kullanmak için geliştiriliyor.</p>

<p>Qualcomm ve SpaceX aynı altyapının gelecekte 6G teknolojilerine geçiş için de temel oluşturabileceğini belirtiyor.</p>

<h2>İlk hedef ABD</h2>

<p>Anlaşmanın açıklanan ilk aşaması ABD'yi kapsıyor. SpaceX, 2027'de başlayacak kurulumların birkaç yıl içerisinde on binlerce noktaya ulaşmasını planlıyor.</p>

<p>Bu hamleyle Starlink'in uydu internet sağlayıcısından uydu ve karasal altyapıyı aynı ağ altında birleştiren yeni nesil bir mobil operatöre dönüşme stratejisi daha görünür hale geliyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/spacex-starlink-mobile-icin-karasal-5g-agi-kuruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/starlink-5g.webp" type="image/jpeg" length="94096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Potasyumlu tuz nedir, kimler kullanmamalı?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/potasyumlu-tuz-nedir-kimler-kullanmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/potasyumlu-tuz-nedir-kimler-kullanmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Potasyumlu tuz sodyum tüketimini azaltabilir ancak herkes için uygun değil. Böbrek hastaları ve bazı ilaçları kullananlarda risk oluşturabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Sofradaki normal tuzun yerine daha düşük sodyum içeren potasyumlu tuz kullanılması son yıllarda kalp-damar hastalıklarının önlenmesine yönelik seçeneklerden biri olarak gündemde. Ancak “düşük sodyumlu” veya “potasyumlu” olarak satılan tuzlar herkes için aynı ölçüde güvenli değil.</p>

<p>4 Kasım 2026'da yayımlanan yeni bir küresel modelleme çalışması da tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Araştırmada normal tuzun bir bölümünün potasyumla zenginleştirilmiş tuzla değiştirilmesinin kalp-damar ve böbrek hastalıklarından kaynaklanan milyonlarca ölümü önleyebileceği hesaplandı.</p>

<h2>Potasyumlu tuz nedir?</h2>

<p>Normal sofra tuzunun temel bileşeni sodyum klorür. Potasyumla zenginleştirilmiş veya düşük sodyumlu tuzlarda ise sodyum klorürün belirli bir bölümü potasyum klorürle değiştiriliyor.</p>

<p>Böylece kişinin yemeğe aynı miktarda tuz eklemesi durumunda aldığı sodyum miktarının azaltılması, buna karşılık potasyum alımının artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Ürünlerin içeriği aynı olmak zorunda değil. Potasyum klorür oranı üründen ürüne değişebildiği için ambalaj üzerindeki içerik listesinin kontrol edilmesi gerekiyor. Potasyum klorür bazı ürünlerde “KCl” veya “E508” şeklinde de görülebiliyor.</p>

<h2>Normal tuzdan farkı ne?</h2>

<p>Fazla sodyum tüketimi kan basıncının yükselmesine katkıda bulunuyor. Yüksek tansiyon ise kalp krizi, inme ve böbrek hastalıklarının önemli risk faktörlerinden biri.</p>

<p>Potasyum ise vücudun sinir, kas ve kalp fonksiyonları için gerekli mineraller arasında bulunuyor. Beslenmede yeterli potasyum alınması kan basıncının kontrolüne katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>Potasyumlu tuzların temel yaklaşımı da bu iki etkiyi aynı anda kullanmak: sodyumu azaltmak ve potasyumu artırmak.</p>

<h2>Yeni araştırma ne buldu?</h2>

<p>Nature Health dergisinde yayımlanan araştırmada 193 ülke ve bölgenin verileri kullanılarak farklı senaryolar hesaplandı.</p>

<p>Araştırmacılar, normal tuzun tamamının yüzde 75 sodyum klorür ve yüzde 25 potasyum klorür içeren tuzla değiştirilmesi halinde dünya genelinde yılda yaklaşık <strong>2,96 milyon ölümün</strong> önlenebileceğini hesapladı.</p>

<p>Aynı modelde kalp-damar ve kronik böbrek hastalıklarına bağlı yaklaşık 10,17 milyon yeni vakanın da önlenebileceği tahmin edildi.</p>

<p>Ancak bu rakamlar gerçek dünyada gerçekleştirilen küresel bir deneyin sonucu değil. Çalışma, mevcut sağlık ve beslenme verilerinden hareketle oluşturulan matematiksel bir modelleme niteliğinde.</p>

<h2>DSÖ potasyumlu tuz için ne diyor?</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlerin günlük sodyum tüketiminin 2 gramın, bunun karşılığı olan toplam tuz tüketiminin ise yaklaşık 5 gramın altında tutulmasını öneriyor.</p>

<p>DSÖ'nün düşük sodyumlu tuzlara ilişkin rehberinde, sofra tuzu kullanılacaksa normal tuz yerine potasyum içeren düşük sodyumlu tuzların tercih edilmesinin kan basıncı ve kalp-damar hastalığı riskinin azaltılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bu öneri genel yetişkin nüfusu kapsıyor. Ancak bazı gruplar için önemli istisnalar bulunuyor.</p>

<h2>Böbrek hastaları neden dikkat etmeli?</h2>

<p>Potasyumlu tuz konusunda en önemli risk gruplarının başında böbrek fonksiyonları bozulmuş kişiler geliyor.</p>

<p>Sağlıklı böbrekler vücuttaki fazla potasyumun uzaklaştırılmasında önemli rol oynuyor. Böbrek fonksiyonları azaldığında ise fazla potasyum kanda birikerek “hiperkalemi” olarak adlandırılan duruma yol açabiliyor.</p>

<p>Kandaki potasyumun aşırı yükselmesi kalbin elektriksel çalışmasını etkileyebildiği için özellikle ileri böbrek hastalığı bulunan kişilerin potasyumlu tuzu doktor önerisi olmadan kullanmaması gerekiyor.</p>

<h2>Bazı tansiyon ilaçlarını kullananlar da dikkat</h2>

<p>Risk yalnızca böbrek hastalarıyla sınırlı değil. Vücuttaki potasyum seviyesini yükseltebilen bazı ilaçları kullanan kişilerin de potasyumlu tuza geçmeden önce sağlık profesyoneline danışması gerekiyor.</p>

<p>Potasyum tutucu idrar söktürücüler ile potasyum takviyesi kullananlar bu grupta yer alıyor. Ramipril ve perindopril gibi ACE inhibitörleri ile losartan ve valsartan gibi bazı tansiyon ilaçlarını kullanan kişilerde de potasyum düzeyleri önem taşıyor.</p>

<p>Bu nedenle düzenli ilaç kullanan kişilerin yalnızca ambalajda “düşük sodyumlu” yazdığı için kendi kendine potasyumlu tuza geçmesi doğru olmayabilir.</p>

<h2>Çocuklar ve hamileler için durum farklı</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nün potasyum içeren düşük sodyumlu tuzlara ilişkin önerisi çocukları ve hamileleri kapsamıyor.</p>

<p>Bunun nedeni bu gruplarda zararlı olduğu sonucuna ulaşılması değil; mevcut araştırmaların yarar ve risk konusunda yeterli sonuca ulaşmaya imkan vermemesi.</p>

<p>Evde ortak yemek hazırlanırken aile bireylerinden birinde yüksek potasyum riski bulunması durumunda da kullanılan tuzun içeriğine dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<h2>Türkiye'de Sağlık Bakanlığı ne öneriyor?</h2>

<p>Sağlık Bakanlığının güncel bilgilendirmelerinde temel hedef günlük toplam tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulması.</p>

<p>2026 yılında yayımlanan sağlık bilgilendirmelerinde yemeklere ilave tuz eklenmemesi, sofradan tuzluğun kaldırılması, paketli ve işlenmiş gıdalardaki sodyum miktarının kontrol edilmesi ve yemeklerde soğan, sarımsak, limon, sirke ve baharat gibi doğal lezzet artırıcıların kullanılması öneriliyor.</p>

<p>Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarının bilgilendirmelerinde tuz yerine kullanılan ürünlerin çoğunun potasyum içerdiğine dikkat çekiliyor. Özellikle böbrek rahatsızlığı veya başka sağlık sorunları bulunan kişilerin bu ürünleri kullanmadan önce doktora danışması öneriliyor.</p>

<h2>“Himalaya tuzu daha sağlıklı” düşüncesine dikkat</h2>

<p>Tuz tüketiminin azaltılması tartışmalarında kaya tuzu, deniz tuzu ve Himalaya tuzu gibi ürünler de sık sık gündeme geliyor. Ancak farklı kaynaklardan elde edilen tuzların önemli bölümü yine sodyum klorür içeriyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşların güncel bilgilendirmelerinde değişik isimlerle pazarlanan tuz çeşitlerinin sağlığa ek fayda sağladığını gösteren bilimsel kanıt bulunmadığı vurgulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle yüksek miktarda kaya tuzu veya deniz tuzu kullanmak, normal sofra tuzunu azaltmanın sağladığı yararı ortadan kaldırabiliyor.</p>

<h2>Etikette nelere bakılmalı?</h2>

<p>Potasyumlu veya düşük sodyumlu tuz satın alınırken yalnızca ürünün ön yüzündeki ifadeye bakmak yeterli değil. İçerik listesinin de kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<ul>
 <li>Toplam sodyum miktarına bakılmalı.</li>
 <li>Potasyum klorür veya KCl oranı kontrol edilmeli.</li>
 <li>Ürünün iyot içerip içermediğine dikkat edilmeli.</li>
 <li>Günlük kullanılan miktarın yine sınırlandırılması gerektiği unutulmamalı.</li>
</ul>

<p>“Düşük sodyumlu” olması bir ürünü sınırsız tüketilebilir hale getirmiyor.</p>

<h2>En güvenli yöntem hâlâ daha az tuza alışmak</h2>

<p>Potasyumlu tuz, uygun kişilerde sodyum tüketimini azaltmak için kullanılabilecek seçeneklerden biri olsa da temel hedef yemeğin daha az tuzlu tüketilmesine alışmak.</p>

<p>Yemeklere pişirme sırasında daha az tuz eklemek, sofrada yeniden tuz ilave etmemek, paketli gıdalardaki sodyumu kontrol etmek ve lezzet için limon, sarımsak, sirke ve baharatlardan yararlanmak günlük tuz tüketimini azaltmanın en temel yolları arasında bulunuyor.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/potasyumlu-tuz-nedir-kimler-kullanmamali</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/her-tuz-herkes-icin-degil.webp" type="image/jpeg" length="93768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kentsel Dönüşümde Ara Dönem: Ev Yıkılırken Eşya Ne Oluyor?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/kentsel-donusumde-ara-donem-ev-yikilirken-esya-ne-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/kentsel-donusumde-ara-donem-ev-yikilirken-esya-ne-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Anadolu Yakası'nda kentsel dönüşüm tabelaları artık sıradan görüntü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Riskli yapı tespiti, kat karşılığı anlaşmalar ve etaplı yıkımlar, binlerce aileyi geçici yaşam düzenine sokuyor. Asıl zorluk çoğu zaman yeni dairenin teslim süresi değil; eski ev boşaltıldıktan sonra eşyaların aylarca nereye konulacağı sorusu.</p>

<p></p>

<p>Bu ara dönem, aileleri otel, kiralık geçici daire, akraba evi veya küçük bir geçici konut arasında seçim yapmaya zorluyor. Hangisi seçilirse seçilsin, eski evdeki mobilyanın tamamı yeni geçici alana sığmıyor. Bir kısmı satılıyor, bir kısmı dağıtılıyor, kritik olanlar ise güvenli beklemeye alınıyor.</p>

<p></p>

<p>Yıkım Takvimi ile Hayat Takvimi Çakışıyor</p>

<p></p>

<p>Müteahhitlerin verdiği sürelerle okul dönemi, iş yoğunluğu ve kira kontratları her zaman örtüşmüyor. Aile, evi boşaltmak zorunda kalıyor ama yeni konut henüz kaba inşaatta olabiliyor. Bu boşluk üç ay da sürebilir, daha uzun da. Belirsizlik uzadıkça eşya kararı daha stresli hale geliyor.</p>

<p></p>

<p>Bazı hak sahipleri "eşyanın bir kısmını şantiyeye yakın tutalım" diye düşünüyor. Bu yaklaşım pratik görünse de güvenlik ve nem açısından riskli. İnşaat sahası eşya saklamak için uygun ortam değil. Toz, nem, darbe ve sirkülasyon hasarı yüksek.</p>

<p></p>

<p>Pendik'te Etaplı Projeler</p>

<p></p>

<p>Pendik'te dönüşüm ve yeni proje yoğunluğu, ara dönem yaşayan aile sayısını artırıyor. Aynı mahallede kalanlar, çocukların okulunu değiştirmeden geçici kiralığa geçebiliyor. Ama geçici daire genelde daha küçük oluyor. Eski salondaki takım mobilya yeni yere girmeyebiliyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://depolamakolay.com.tr/pendik-esya-depolama/" rel="dofollow">Pendik Eşya Depolama</a> ihtiyacı, bu yüzden çoğu zaman "taşınma"dan çok "bekleme" ihtiyacı olarak ortaya çıkıyor. Aile günlük yaşamını kuracak kadar eşyayı yanına alıyor; geri kalanı teslim tarihine kadar ayrı tutuyor. Bu ayrım yapılmazsa geçici ev ilk günden yaşanmaz hale geliyor.</p>

<p></p>

<p>Maltepe'de Hak Sahipliği ve Bekleyiş</p>

<p></p>

<p>Maltepe'de sahil bandı ile iç mahalleler arasında farklı dönüşüm temposu görülüyor. Bazı bloklar hızlı ilerlerken bazılarında hukuki süreçler uzuyor. Süre uzadıkça ailelerin eşya stratejisi de değişiyor. İlk ay "her şeyi saklayalım" diyenler, altıncı ayda ayıklamaya başlıyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://depolamakolay.com.tr/maltepe-esya-depolama/" rel="dofollow">Maltepe Eşya Depolama</a> seçeneklerini değerlendirenler arasında, geçici kirayı düşük tutmak için eşya yükünü azaltan aileler öne çıkıyor. Küçük geçici daire + seçili eşya modeli, aylık toplam maliyeti daha yönetilebilir kılabiliyor. Burada kritik olan, hangi ürünün gerçekten günlük lazım olduğuna dürüstçe karar vermek.</p>

<p></p>

<p>Hukuki ve Fiili Boşaltma Anı</p>

<p></p>

<p>Sözleşmede boşaltma tarihi net olsa da fiili çıkış günü duygusal olarak ağır. Yıllardır oturulan evin duvarları boşalırken aileler eşyaya olduğundan fazla anlam yüklüyor. Bu duygusal yük, ayıklamayı geciktiriyor. Son iki günde alınan kararlar ise hem eksik hem acele oluyor.</p>

<p></p>

<p>Bu yüzden boşaltmadan en az üç-dört hafta önce envanter çalışması öneriliyor. Satılacaklar için ilan süresi, hediye edilecekler için teslim planı, saklanacaklar için paketleme ve taşıma günü ayrı ayrı takvime yazılmalı. Son gün yalnızca yükleme günü olmalı; karar günü değil.</p>

<p></p>

<p>Kartal'da Geçici Kira Gerçeği</p>

<p></p>

<p>Kartal'da dönüşüm mağduru veya hak sahibi ailelerin bir kısmı aynı ilçede geçici kira arıyor. Talep artınca uygun metrekare bulmak zorlaşıyor. Bulunan daireler çoğu zaman eski mobilya setinin tamamını almıyor. Bu noktada "hepsini sıkıştırırız" yaklaşımı hem eşyaya hem aileye zarar veriyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://depolamakolay.com.tr/kartal-esya-depolama/" rel="dofollow">Kartal Eşya Depolama</a> alternatifi, geçici kirayı sürdürülebilir kılmak için konuşuluyor. Amaç eşyadan kopmak değil; yeni daire gelene kadar yaşam alanını nefes alır tutmak. Özellikle yaşlı birey olan hanelerde, engelli erişimi ve sade düzen daha kritik hale geliyor.</p>

<p></p>

<p>Üsküdar'da Aile Yanına Sığınmak</p>

<p></p>

<p>Bazı aileler ara dönemi Üsküdar'daki aile büyüklerinin yanında geçiriyor. Bu model duygusal olarak sıcak, mekânsal olarak ise zor. İki hanenin eşyası aynı çatı altında buluşunca gerilim artabiliyor. Kısa misafirlik ile aylık birlikte yaşam farklı şeyler.</p>

<p></p>

<p><a href="https://depolamakolay.com.tr/uskudar-esya-depolama/" rel="nofollow">Üsküdar Eşya Depolama</a> ihtiyacı, çoğu zaman bu birlikte yaşamın sürdürülemez hale geldiği noktada ortaya çıkıyor. Kişisel mobilya ve kutular ayrı tutulduğunda, misafir olunan ev daha yaşanabilir kalıyor ve ilişkiler eşya tartışmasına dönmüyor.</p>

<p></p>

<p>Hasar, Sigorta ve Liste Disiplini</p>

<p></p>

<p>Ara dönemde en çok pişmanlık yaratan konuların başında kayıp ve hasar geliyor. "Kimde ne vardı?" sorusu aylar sonra net cevaplanamayabiliyor. Bu yüzden fotoğraflı envanter, koli numarası ve oda bazlı liste şart. Beyaz eşya ve elektroniklerin seri numarası da not edilmeli.</p>

<p></p>

<p>Nem ve sıcaklık dalgalanması ahşap mobilya ile tekstilde bozulma yapabiliyor. Uzun bekleyişlerde ortam koşulları sorulmalı. "Kuru ve kapalı" ifadesi yetmez; nasıl korunduğu somut sorulmalı.</p>

<p></p>

<p>Psikolojik Yük</p>

<p></p>

<p>Evsizlik hissi, geçici düzenlerde sık görülüyor. İnsanlar kendi yatağında uyusa bile "bu bizim kalıcı yerimiz değil" duygusu taşıyor. Bu duygu, eşyaya aşırı sarılmaya veya tam tersine her şeyi atma isteğine yol açabiliyor. Dengeli yaklaşım, kararları zamana yaymak ve günlük hayatı ayakta tutacak minimum seti korumak.</p>

<p></p>

<p>Çocuklu ailelerde okul eşyası, oyuncak ve rutinler önceliklendirilmeli. Çocuk için stabilite, mobilya eksiksizliğinden daha önemli. Birkaç favori eşya görünür kaldığında uyum hızlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Sonuç</p>

<p></p>

<p>Kentsel dönüşümün ara dönemi, yalnızca inşaat takvimi değil; aile lojistiği ve psikolojisi meselesi. Eşyanın tamamını yanına almak da tamamını savurmak da çoğu zaman yanlış. Seçici ayırma, net süre ve güvenli bekletme, bu belirsiz dönemi daha az hasarla geçirmeyi mümkün kılıyor. Yeni anahtar teslim edilene kadar asıl hedef, hayatı askıya almak değil; sade ama ayakta tutulan bir düzen kurmak.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TANITIM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/kentsel-donusumde-ara-donem-ev-yikilirken-esya-ne-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/depolama-kolay.webp" type="image/jpeg" length="89152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yayınevi Deposundan Önce Taşınan Şey: Ofis Masası Değil, Baskı Takvimi]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/yayinevi-deposundan-once-tasinan-sey-ofis-masasi-degil-baski-takvimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/yayinevi-deposundan-once-tasinan-sey-ofis-masasi-degil-baski-takvimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pazartesi sabah 06.40. Matbaa hattı hâlâ dönüyor, ama üçüncü kattaki redaksiyon boş.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Kutular koridorda değil; numaralı rafta. Çünkü bu taşımada hedef “hızlı bitirmek” değil. Hedef, salı günü saat 11.00’deki baskı onayını kaçırmamak. Yayınevlerinde İstanbul Ofis Taşıma işi çoğu zaman mobilya hikâyesi gibi anlatılır. Sahada ise asıl hikâye sayfa numarası, düzelti klasörü ve hangi monitörün hangi editöre ait olduğudur.</p>

<p></p>

<p>Global Nakliyat A.Ş bu tür dosyalarda 1992’den beri aynı soruyu ilk satıra yazdığını söylüyor: Bu haftanın baskısı hangi kutuda? Keşif ücretsiz. Ölçüm yoksa teklif yok. Maltepe koordinasyonu dosyayı topluyor, Avrupa yakası çıkışı Ortaköy hattından destekleniyor. Tek muhatap değişmiyor. Bu, yayınevinde kritik; çünkü gece düzelti geldiğinde aranacak kişi tek olmalı.</p>

<p></p>

<p>Taşınma günü üç dalgaya bölünüyor. İlk dalga: o haftanın düzelti klasörleri, onaylı PDF’lerin basılı kopyası, editör ekranları. İkinci dalga: arşiv, eski sayılar, fazla sandalye. Üçüncü dalga: depolamaya gidecek sezon dışı stok. Bu ayrım yapılmazsa kamyon dolu görünür, baskı ise eksik kalır. Yükleme, kolileme bitmeden başlamıyor. Kayış iki kez kontrol ediliyor. Kâğıt nem bariyerli kutuda. Monitör antistatik torbada, sabit sandıkta. Üzerine arşiv bindirilmiyor.</p>

<p></p>

<p>Asansör randevusu baskı saatinden geriye doğru hesaplanıyor. Plaza yönetimi “öğleden sonra” diyorsa, sabah dalgası gece penceresine kaydırılıyor. Site holü örtülüyor. Komşu kata gürültü saati yazılıyor. Park mesafesi uzarsa işçilik süresi uzuyor; bu kalem teklifte peşinen duruyor. Keşifsiz verilen düşük rakam, dar kapı ve sığmayan dolap yüzünden sökümle büyüyor.</p>

<p></p>

<p>Aynı dosyada şehirler arası parçalar da açılıyor. <a href="https://globalnakliyat.com.tr/istanbul-balikesir-parca-esya-tasima/" rel="dofollow">İstanbul Balıkesir Parça Eşya Taşıma</a> talebi, bölge dağıtım ofisinin açılışında geliyor. İki masa, bir yazıcı, seçilmiş stok listesi. Balıkesir’deki iş hanı kapı saati keşifte not ediliyor. Araç sığmayan sokağa zorlanmıyor; kısa aktarma kuruluyor. Etiket rengi merkezi dağıtımdan ayırıyor. Az parça, kodsuz gidince hangi baskının hangi ile gideceği karışıyor. Varışta çift imza. Eksik kablo aynı gün not.</p>

<p></p>

<p><a href="https://globalnakliyat.com.tr/istanbul-antalya-parca-esya-tasima/" rel="dofollow">İstanbul Antalya Parça Eşya Taşıma</a> tarafı daha sezonluk. Yaz kitap fuarı veya sahil şube köşesi için üç beş mobilya, vitrin rafı, seçilmiş başlık. Nem ve uzun yol açık koliyi bozuyor. Katalog bariyerli kutuda. Cam dikey, köşe koruyuculu. Otel veya fuar alanı plaka ve saat istiyorsa dosyada duruyor. Sezon bitince parçalar kodlu depoya dönebiliyor. Kod bozulmazsa ertesi yaz aynı raf aranmıyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://globalnakliyat.com.tr/istanbul-bursa-parca-esya-tasima/" rel="dofollow">İstanbul Bursa Parça Eşya Taşıma</a> ise daha çok matbaa irtibat ve depo bürosu. Bursa’daki kapı saati, plaka listesi, iç yol izni yazılıyor. Araç rampa ağzına zorlanmıyor. Evrak ıslak zemine inmiyor. Rota ve varış günü takvimde. Sevkiyat boyunca kısa durum notu gidiyor. Teslim tutanakla kapanıyor.</p>

<p></p>

<p>Fiyat tarafında Global Nakliyat sabit tarife asmıyor. 2026 gözlemlerinde küçük redaksiyon katlarında 15–35 bin lira bandının, şehirler arası parça sevkiyatlarında 8–15 bin lira aralığının görüldüğünü belirtiyor. Gece çıkışı, asansörlü indirme, özel ekran koruması ayrı satır. Sigorta listesi keşifte alınıyor. Hasar olursa kayıt aynı gün açılıyor, fotoğraf bırakılıyor. Araç çıkmadan kontrol ediliyor.</p>

<p></p>

<p>Personel notu üç satır: kişisel çekmece saati, ortak yazıcının kapanışı, yeni kapının kartı. Belirsiz saat, baskı onayını personele yıkıyor. Net saat, salı 11.00’i koruyor. İki adresin anahtarı örtüşmezse arşiv kodlu depoda bekliyor. Kısmi çekimle önce düzelti, sonra eski sayı kuruluyor. Islak boya üzerine inmiyor.</p>

<p></p>

<p>İkinci bir şube açıldığında yeni kod ekleniyor, eski etiket bozulmuyor. Depodaki fazla sandalye ihtiyaç oldukça çıkıyor. Tek kanal, dağınık mesajı kesiyor. Hangi klasörün yolda olduğu tahmin edilmiyor; dosyadan okunuyor. Adres değişse de baskı dili aynı kalıyor. Editör yeni tabelayı değil, kendi düzelti klasörünü arıyor. Raf sırası bozulmamışsa ofis gerçekten taşınmış demektir. Ücretsiz ekspertizle açılan süreç, çift imzayla kapanıyor.</p>

<p></p>

<p>Bu işte en pahalı hata, “az eşya” diye sayımı atlamak. Parça sevkiyatı ucuz görünüp pahalıya patlayan işlerden. Vida torbası genel kolide kaybolunca montaj uzuyor. Her parça kendi poşetine ve koduna bağlanıyor. Ağır raf tabana yakın. Kırılgan kutu üstte dikey. Araç yola çıkmadan bağlama yeniden bakılıyor. Yağmurda örtü ekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Yayınevi için başarı ölçüsü kamyonun boşalması değil. Ölçü, salı günü onay masasının açık olması. <a href="https://globalnakliyat.com.tr/" rel="nofollow">Global Nakliyat İstanbul Ofis Taşıma</a> ile Balıkesir, Antalya ve Bursa parça sevkiyatlarını aynı dosyada tuttuğunu, baskı kodunun rafa inene kadar değişmediğini ifade ediyor. Takvim kilitlenmeden ekip sahaya çıkmıyor. Plan onaylanmadan koli numarası basılmıyor. Bu disiplin, matbaanın beklemesini önlüyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TANITIM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/yayinevi-deposundan-once-tasinan-sey-ofis-masasi-degil-baski-takvimi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/global-nakliye.webp" type="image/jpeg" length="51626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kıyı ve Liman Yapılarında Makro Fiber Neden Tercih Ediliyor?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/kiyi-ve-liman-yapilarinda-makro-fiber-neden-tercih-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/kiyi-ve-liman-yapilarinda-makro-fiber-neden-tercih-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rıhtım, iskele ve dalgakıran gibi kıyı yapılarında betonun dayanıklılığını etkileyen başlıca unsurlar tuzlu su, sürekli nem ve değişken çevre koşullarıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Deniz suyundaki klorürler betonun içine ilerleyerek çelik donatılarda korozyon riskini artırabilir. Bu nedenle <a href="https://www.polyfibers.com/tr/makro-sentetik-fiber" rel="dofollow">makro fiber</a> kullanımı, paslanmayan yapısı ve çatlak sonrası beton davranışına sağladığı katkı nedeniyle deniz ortamına açık uygulamalarda değerlendirilmektedir.</p>

<p>Polipropilen esaslı sentetik makrofiberler, beton içerisinde dağılarak çatlak oluşumundan sonra yük aktarımının sürdürülmesine yardımcı olur. Metalik korozyona uğramamaları, özellikle tuzlu suya ve yüksek neme maruz kalan beton elemanlarda önemli bir malzeme özelliğidir. Bununla birlikte bu lifler, betonun geçirimsizliğini tek başına sağlamaz veya her taşıyıcı uygulamada geleneksel donatının doğrudan yerine geçmez.</p>

<h2>Deniz Suyu Betonarme Yapılarda Hangi Sorunlara Yol Açar?</h2>

<p>Deniz ortamında betonun dayanıklılığını tehdit eden önemli mekanizmalardan biri klorür iyonlarının beton içerisine taşınmasıdır. Betonun gözenekli yapısı, suyun ve çözünmüş tuzların zaman içerisinde iç bölgelere ilerlemesine izin verebilir. Klorürler çelik donatı çevresinde belirli bir düzeye ulaştığında çeliğin koruyucu pasif tabakası bozulabilir ve uygun koşullarda korozyon başlayabilir.</p>

<p>Korozyon sonucunda meydana gelen pas ürünleri, başlangıçtaki metalden daha fazla hacim kaplayabilir. Bu hacim artışı beton örtüsünde iç gerilmelere, çatlaklara ve ilerleyen aşamalarda yüzey parçalanmalarına neden olabilir. Sorun yalnızca görünüşle ilgili değildir. Donatı kesitinin azalması ve beton ile çelik arasındaki aderansın bozulması, taşıyıcı performansı da etkileyebilir.</p>

<p>Deniz yapılarının bütün bölümleri aynı çevresel koşullara maruz kalmaz. Sürekli su altında kalan alanlar, gelgit bölgesindeki yüzeyler ve dalga sıçramasına açık kesimler farklı nemlenme ve oksijen erişimi koşullarına sahiptir. Özellikle tekrarlı ıslanma ve kuruma yaşayan yüzeylerde klorür birikimi önemli hale gelebilir.</p>

<h2>Sentetik Makrofiber Paslanma Riskine Karşı Ne Sağlar?</h2>

<p>Makro sentetik fiber donatı, beton karışımına eklenen polipropilen esaslı liflerden oluşur. Sertleşmiş beton içerisinde çatlak meydana geldiğinde lifler, çatlağın karşılıklı yüzleri arasında köprüleme etkisi oluşturarak yük aktarımına katkıda bulunur. Bu özellik, uygun tasarlanmış lifli betonun çatlak sonrasında belirli bir taşıma kapasitesini sürdürebilmesini sağlar.</p>

<p>Deniz ortamındaki temel avantaj ise polipropilen liflerin çelikte görülen elektrokimyasal paslanma mekanizmasına maruz kalmamasıdır. Böylece liflerin kendilerinden kaynaklanan pas oluşumu ve bunun neden olabileceği hacim artışı söz konusu olmaz.</p>

<p>Ancak paslanmayan lif kullanılması bütün yapının korozyona karşı korunduğu anlamına gelmez. Beton içerisinde çelik donatı, ankraj veya metal bağlantı elemanları bulunuyorsa bunların korunması ayrıca değerlendirilmelidir. Sentetik donatı seçimi, deniz ortamına uygun beton karışımı ve dayanıklılık tasarımının bir parçası olarak ele alınmalıdır.</p>

<h2>Rıhtım Betonlarında Fiber Kullanımı Neden Değerlendirilir?</h2>

<p>Limanlarda rıhtım çevresindeki beton yüzeyler, işletme faaliyetleri nedeniyle farklı mekanik etkilere maruz kalır. Yük taşıyan araçların hareketi, istifleme faaliyetleri ve ekipman kullanımı beton üzerinde tekrarlanan gerilmeler oluşturabilir. Bu koşullarda çatlakların gelişimi ve beton yüzeyinin kullanım süresince bütünlüğünü koruması önemlidir.</p>

<p>Makrofiberli beton, uygun mühendislik tasarımıyla özellikle zemine oturan servis alanlarında ve belirli beton kaplama uygulamalarında değerlendirilebilir. Lifler çatlak meydana geldikten sonra gerilmelerin aktarılmasına yardımcı olarak betonun çatlak sonrası davranışını destekler.</p>

<p>Bununla birlikte rıhtım servis sahası ile deniz üzerinde açıklık geçen taşıyıcı bir platformun tasarım gereksinimleri birbirinden farklıdır. Taşıyıcı elemanlarda eğilme, kesme kuvveti, bağlantı ve ankraj koşulları ayrıca hesaplanmalıdır. Sentetik liflerin kullanılabilmesi, bu hesapların veya gerekli diğer donatıların ortadan kalktığı anlamına gelmez.</p>

<h2>İskelelerde Sürekli Nem ve Tuz Etkisi Nasıl Yönetilir?</h2>

<p>İskelelerin denize yakın bölümlerinde beton, yıl boyunca değişen nem koşullarına maruz kalabilir. Dalga sıçramaları, rüzgârla taşınan tuzlu su ve yüzeyde biriken nem, malzemenin uzun süreli davranışını etkileyen unsurlardır.</p>

<p>Bu yapılarda donatı seçimi yapılırken yalnızca ilk kullanım koşulları değil, bakım erişimi de değerlendirilmelidir. Özellikle ulaşılması güç beton yüzeylerde zaman içerisinde ortaya çıkabilecek onarım ihtiyaçları, işletme açısından ek güçlükler oluşturabilir.</p>

<p>Sentetik makrofiberlerin paslanmaması, lif donatısının kendisinden kaynaklanan korozyon riskini ortadan kaldırır. Bununla birlikte deniz suyuna maruz kalan betonun düşük geçirgenlik hedefiyle tasarlanması, uygun şekilde yerleştirilmesi ve yeterli kür uygulanması gerekliliği devam eder.</p>

<p>İskelelerdeki bağlantı noktaları, derzler ve metal bileşenler de ayrı dayanıklılık önlemleri gerektirebilir. Dolayısıyla malzeme seçiminin yalnızca beton kesitiyle sınırlı kalmaması, bütün yapı sistemi üzerinden yapılması gerekir.</p>

<h2>Dalgakıran Kaplamalarında Çatlak Kontrolü Neden Önemlidir?</h2>

<p>Dalgakıranlar, denizden gelen dalga enerjisinin etkilerini karşılamak amacıyla tasarlanır. Bu yapıların beton kaplamaları ve belirli üstyapı elemanları tekrarlı ıslanma, darbe, aşınma ve çevresel sıcaklık değişimlerinden etkilenebilir.</p>

<p>Betonda meydana gelen çatlaklar, suyun ve çözünmüş tuzların iç bölgelere ulaşabileceği yollar oluşturabilir. Bu nedenle çatlak genişliğinin kontrol edilmesi, deniz ortamındaki dayanıklılık yaklaşımının önemli bileşenlerinden biridir.</p>

<p>Makro sentetik lifler, çatlak sonrasında gerilme aktarımına katkı sağlayarak uygun tasarımlarda çatlakların açılmasını sınırlamaya yardımcı olabilir. Ancak bu özellik, betonun çatlamayacağı veya yüzey aşınmasının tamamen önleneceği anlamına gelmez.</p>

<p>Ayrıca dalgakıranların hidrolik davranışı, temel kararlılığı ve dalga yüklerine karşı güvenliği lif donatısıyla sağlanamaz. Fiber kullanımı, gerekli mühendislik hesaplarıyla uygunluğu doğrulanan beton bileşenleri için değerlendirilmelidir.</p>

<h2>Deniz Ortamına Uygun Beton Tasarımında Nelere Dikkat Edilir?</h2>

<p>Kıyı yapılarında uzun süreli dayanıklılık, tek bir malzeme özelliğine bağlı değildir. Beton karışımının geçirgenliği, çevresel maruziyet koşulları, çatlak kontrolü ve uygulama kalitesi birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle aşağıdaki unsurlar tasarım sürecinde önem taşır:</p>

<p>· <strong>Klorür etkisi:</strong> Deniz suyundan kaynaklanan tuzların beton içerisine ilerlemesi ve mevcut metal donatıya ulaşma olasılığı değerlendirilmelidir.</p>

<p>· <strong>Nemlenme koşulları:</strong> Sürekli su altında kalan yüzeylerle tekrarlı ıslanıp kuruyan bölgeler birbirinden ayrılmalıdır.</p>

<p>· <strong>Çatlak davranışı:</strong> Betonun maruz kalacağı yükler ve çevresel hareketler dikkate alınarak uygun çatlak kontrolü hedeflenmelidir.</p>

<p>· <strong>Karışım özellikleri:</strong> Liflerin homojen dağılımını ve betonun uygun şekilde yerleştirilmesini sağlayacak işlenebilirlik gözetilmelidir.</p>

<p>· <strong>Kür uygulaması:</strong> Betonun erken yaşta uygun nem koşullarında korunması, yüzey kalitesi ve dayanıklılık açısından ihmal edilmemelidir.</p>

<p>· <strong>Derz detayları:</strong> Su geçişine açık olabilecek birleşimler ve hareket derzleri kullanım koşullarına göre tasarlanmalıdır.</p>

<p>Bu unsurların birlikte ele alınması, sentetik liflerin sağlayabileceği katkının gerçek uygulama koşullarında değerlendirilmesine yardımcı olur.</p>

<h2>Polyfibers Hangi Makro Sentetik Donatı Ürünlerini Sunuyor?</h2>

<p>İnşaat sektörüne yönelik fiber donatı malzemeleri üreten Polyfibers, polipropilen esaslı makro sentetik lif ürünleri geliştirmektedir. Firmanın ürün grubunda Polymacro PM, Polytwist PT, Polytwist PTB, Polytwist PTB36 ve Fibtwist FT bulunmaktadır.</p>

<p>Polyfibers tarafından sunulan ürün bilgilerine göre bu lifler, beton içerisinde çatlak sonrası yük aktarımını desteklemek amacıyla kullanılır. Ürün grubunun korozyona uğramayan polipropilen yapısı, nemli ve tuzlu çevre koşullarının bulunduğu uygulamalarda değerlendirilmesini sağlayan özelliklerden biridir.</p>

<p>Ürünlerin kullanım alanları arasında endüstriyel zeminler, saha betonları, belirli prekast uygulamalar ve altyapı projeleri yer almaktadır. Ancak bu genel kullanım alanları, ürün grubundaki her seçeneğin bütün kıyı ve liman elemanlarına doğrudan uygun olduğunu göstermez.</p>

<p>Belirli bir uygulama için uygun ürünün seçimi, yapısal tasarım gereksinimleri ve ilgili teknik dokümanlar üzerinden yapılmalıdır. Kullanılacak lif miktarı da betonun özelliklerine, uygulama türüne ve hedeflenen çatlak sonrası performansa göre mühendislik hesabıyla belirlenmelidir.</p>

<h2>Kıyı Yapılarında Uygulama ve Bakım Maliyeti Nasıl Değerlendirilir?</h2>

<p>Liman yapılarında maliyet değerlendirmesi yalnızca ilk malzeme alımından ibaret değildir. Betonun hazırlanması, donatının uygulanması, işçilik organizasyonu, kalite kontrol işlemleri ve ilerleyen dönemlerde oluşabilecek bakım gereksinimleri toplam maliyeti etkiler.</p>

<p>Deniz ortamında bakım ve onarım faaliyetleri, yapının konumuna bağlı olarak güçleşebilir. Bazı alanlarda onarım sırasında işletme faaliyetlerinin sınırlandırılması da gerekebilir. Bu nedenle başlangıç maliyetiyle birlikte beklenen kullanım süresi ve olası bakım senaryoları incelenmelidir.</p>

<p>Sentetik donatının korozyona uğramaması, liflerden kaynaklanan paslanma hasarının önlenmesi bakımından avantajdır. Ancak bu durum her uygulamada daha düşük toplam maliyet elde edileceği anlamına gelmez. Ekonomik değerlendirme, karşılaştırılan tasarımların aynı teknik gereksinimleri karşılaması esas alınarak yapılmalıdır.</p>

<h2>Her Kıyı Yapısında Sentetik Fiber Kullanılabilir mi?</h2>

<p>Makro sentetik donatı, bütün betonarme elemanlarda tek başına yeterli bir çözüm değildir. Özellikle yüksek yapısal yüklerin bulunduğu, özel bağlantı koşulları gerektiren veya belirli doğrultularda yoğun çekme kuvveti taşıyan elemanlarda ilave donatı ihtiyacı devam edebilir.</p>

<p>Malzemenin uygunluğunu belirlemek için ilgili beton elemanın taşıyıcı görevi, çevresel etkiler ve beklenen çatlak sonrası davranışı birlikte incelenmelidir. Ürün performansının gerekli deney verileriyle doğrulanması, genel malzeme özelliklerinden hareketle yapılan varsayımlardan daha güvenilir bir yaklaşımdır.</p>

<p>Kıyı ve liman projelerinde polipropilen esaslı makrofiberlerin öne çıkmasının temel nedeni, betonun çatlak sonrası davranışına katkıda bulunurken paslanma riski taşımamalarıdır. Rıhtım servis sahaları, iskele çevresindeki uygun beton kaplamalar ve belirli dalgakıran elemanları açısından bu özellik önemli bir tasarım seçeneği oluşturabilir. Güvenli ve uzun ömürlü sonuç için ise malzeme seçiminin deniz ortamına uygun beton tasarımı, doğru uygulama ve mühendislik doğrulamasıyla birlikte yapılması gerekir.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TANITIM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/kiyi-ve-liman-yapilarinda-makro-fiber-neden-tercih-ediliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/kiyi.jpg" type="image/jpeg" length="31202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antik DNA Avrupa dillerinin kökenine yeni ışık tuttu]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/antik-dna-avrupa-dillerinin-kokenine-yeni-isik-tuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/antik-dna-avrupa-dillerinin-kokenine-yeni-isik-tuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4 bin 500'den fazla antik insanın DNA'sını inceleyen araştırmacılar, İngilizce ve Almancanın atası olan Germen dillerinin yayılışına ilişkin yeni kanıtlar buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngilizce, Almanca, Hollandaca ve İskandinav dillerinin binlerce yıl önce Avrupa'da nasıl yayılmaya başladığına ilişkin tartışmaya antik DNA'dan yeni kanıtlar eklendi. Uluslararası bir araştırma ekibi, 4 bin 500'den fazla antik insanın genetik verilerini inceleyerek Avrupa'daki büyük nüfus hareketlerini yeniden oluşturdu.</p>

<p>Nature'da yayımlanan araştırmalarda 712 antik insanın genomu ilk kez dizilenirken, daha önce yayımlanmış binlerce genom da analize dahil edildi. Genetik veriler arkeoloji ve tarihsel dilbilim bulgularıyla birlikte değerlendirildi.</p>

<h2>İskandinavya'ya 4 bin yıl önce yeni bir nüfus geldi</h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yaklaşık 4 bin yıl önce Baltık çevresinden İskandinavya'ya doğru gerçekleştiği belirlenen büyük nüfus hareketi oldu.</p>

<p>Bilim insanları bu göçün, günümüzde İngilizce, Almanca, Hollandaca ve İskandinav dillerinin dahil olduğu Germen dil ailesinin erken dönemlerinin yayılmasıyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Bu senaryo doğruysa Germen dillerinin dilsel temelleri, daha önce düşünüldüğü gibi yaklaşık 5 bin yıl önce değil, yaklaşık bin yıl daha sonra kuzey Avrupa'ya ulaşmış olabilir.</p>

<h2>Vikinglerin geçmişinde de sürpriz göç</h2>

<p>Genetik kayıtlar yaklaşık bin 500 yıl önce, Viking Çağı başlamadan birkaç yüzyıl önce bugünkü kuzey Almanya bölgesinden Danimarka ve güney İsveç'e yeni bir nüfus hareketinin gerçekleştiğini de gösterdi.</p>

<p>Araştırmacılar bazı bölgelerde bu grubun nüfusun önemli bölümünü oluşturduğunu belirledi. Bu hareketin Eski Norsça'nın ortaya çıktığı dönemle örtüşmesi, Vikingler ile Britanya'daki Anglo-Sakson toplulukları arasındaki dilsel ve kültürel benzerliklere yeni bir açıklama getirebilir.</p>

<h2>Kelt dillerinin rotası için de yeni kanıt</h2>

<p>Aynı araştırma programındaki ikinci çalışma, İrlandaca, Galce ve İskoç Galcesi gibi günümüzde Avrupa'nın batı kıyılarında yaşayan Kelt dillerinin geçmişine odaklandı.</p>

<p>Antik DNA verileri, yaklaşık 3 bin yıl önce Orta Avrupa'dan batıya doğru gerçekleşen bir nüfus hareketinin Fransa, Britanya, İrlanda ve İber Yarımadası'na yayıldığını gösterdi. Araştırmacılar bunun Kelt dillerinin yayılışını açıklayan modeller arasında Orta Avrupa kökenli senaryoyu güçlendirdiğini belirtiyor.</p>

<h2>DNA tek başına hangi dilin konuşulduğunu göstermiyor</h2>

<p>Araştırmanın önemli sınırlarından biri ise genetik verilerin bir kişinin hangi dili konuştuğunu doğrudan gösterememesi. Bilim insanları bu nedenle nüfus hareketlerini dilbilim ve arkeolojik bulgularla birlikte değerlendiriyor.</p>

<p>Çalışmalar, antik DNA teknolojisinin yalnızca insanların nereden nereye göç ettiğini değil, binlerce yıl önce Avrupa'nın kültürel ve dilsel yapısının nasıl şekillenmiş olabileceğini araştırmak için de kullanılabileceğini ortaya koyuyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/antik-dna-avrupa-dillerinin-kokenine-yeni-isik-tuttu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/4-bin-yillik-sir-dna.webp" type="image/jpeg" length="46791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun Tanıtım Günleri İstanbul’da başladı: 17 ilçe buluştu]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/samsun-tanitim-gunleri-istanbulda-basladi-17-ilce-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/samsun-tanitim-gunleri-istanbulda-basladi-17-ilce-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12. Geleneksel Samsun Tanıtım Günleri, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde başladı. 17 ilçenin katıldığı etkinlik 8 Kasım’a kadar sürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun’un tarihi, kültürel zenginlikleri ve yöresel değerleri İstanbul’da ziyaretçilerle buluşmaya başladı. Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (SAMKON) tarafından düzenlenen 12. Geleneksel Samsun Tanıtım Günleri, 5 Kasım’da İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde başladı.</p>

<p>8 Kasım’a kadar devam edecek organizasyonda Samsun’un 17 ilçesi, tarihi mirasından yöresel lezzetlerine, kültürel geleneklerinden turizm değerlerine kadar birçok özelliğini tanıtıyor. İlçe kaymakamlıkları, belediyeler ve İstanbul’da faaliyet gösteren federasyonların katılımıyla hazırlanan stantlar, etkinliğin ilk gününde ziyaretçilerin ilgisini çekti.</p>

<h2>SAMKON heyeti stantları ziyaret etti</h2>

<p>Etkinlik alanının saat 14.30 itibarıyla ziyaretçilere açılmasının ardından SAMKON Genel Başkanı Hasan Kaya Aşçı ve beraberindeki heyet, 15.00-17.00 saatleri arasında stantları gezdi.</p>

<p>İlçe temsilcileri ve kurum yetkilileriyle bir araya gelen Aşçı, yürütülen tanıtım çalışmaları hakkında bilgi aldı. Heyetin ziyaretlerinde ilçelerin kültürel, ekonomik ve turistik değerleri hakkında değerlendirmeler yapıldı.</p>

<h2>17 ilçenin değerleri İstanbul’a taşındı</h2>

<p>Tanıtım Günleri’nin öne çıkan başlıklarından biri Samsun’un 17 ilçesinin aynı organizasyonda temsil edilmesi oldu. İlçelerin kendilerine özgü yöresel ürünleri, gelenekleri, gastronomi kültürleri ve turizm değerleri kurulan stantlarda ziyaretçilere sunuluyor.</p>

<p>Organizasyonla Samsun’un yalnızca İstanbul’da yaşayan hemşehrilerine değil, kenti yakından tanımak isteyen farklı şehirlerden ziyaretçilere de ulaşılması hedefleniyor.</p>

<h2>İlk gün Aziz Nural sahne aldı</h2>

<p>Stant ziyaretlerinin ardından sanatçı Aziz Nural, saat 17.00-18.00 arasında sahne aldı. Konser programıyla birlikte etkinlik alanında müzik ve kültürel gösteriler ön plana çıktı.</p>

<h2>Zara 7 Kasım’da sahneye çıkacak</h2>

<p>Dört gün sürecek Samsun Tanıtım Günleri kapsamında yöresel sanatçıların sahne programları da devam edecek. Organizasyonun dikkat çeken etkinliklerinden biri olan Zara konseri, 7 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek.</p>

<p>8 Kasım Pazar gününe kadar açık kalacak etkinlik alanında Samsun’un yöresel lezzetleri, kültürel değerleri ve ilçelere özgü ürünleri ziyaretçilerle buluşmayı sürdürecek.</p>

<h2>Gerçek Taraf İstanbul’dan takip ediyor</h2>

<p>12. Geleneksel Samsun Tanıtım Günleri’ni Gerçek Taraf da yerinden takip ediyor. Gerçek Taraf Genel Yayın Yönetmeni Okan Çakır, fuar boyunca İstanbul’da bulunarak organizasyondaki gelişmeleri ve etkinlikleri takip edecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAMSUN HABER</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/samsun-tanitim-gunleri-istanbulda-basladi-17-ilce-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 04:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/jjj.jpg" type="image/jpeg" length="87544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Site Yönetimleri Taşınma Saatlerini Neden Sıkılaştırdı?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/site-yonetimleri-tasinma-saatlerini-neden-sikilastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/site-yonetimleri-tasinma-saatlerini-neden-sikilastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Site yaşamı yaygınlaştıkça ortak alan kuralları da sertleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Güvenlik kameraları, ziyaretçi kayıtları ve asansör kullanımına dair yazılı uyarılar artık birçok projede standart. Bu kuralların en çok hissedildiği anlardan biri taşınma günü. Yönetimler, uzun süren eşya taşımalarının asansörü yıprattığını, koridorları kirlettiğini ve komşu şikayetlerini artırdığını belirtiyor. Bu nedenle taşınma saatleri daraltılıyor, randevu zorunlu hale geliyor.</p>

<p></p>

<p>Kiracılar ve yeni ev sahipleri için bu tablo başta bürokratik görünüyor. Oysa densitesi yüksek bloklarda aynı gün birkaç taşınma birden olabiliyor. Asansörün saatlerce eşya için kullanılması, diğer sakinlerin günlük sirkülasyonunu bozuyor. Yönetimler de dengeyi korumak adına daha katı takvim uyguluyor.</p>

<p></p>

<p>Randevu Sistemi Nasıl İşliyor?</p>

<p></p>

<p>Birçok sitede taşınma için birkaç gün önceden başvuru isteniyor. Belirlenen saat aralığında asansör rezervasyonu yapılıyor, bazen depozito alınıyor. Süre aşılırsa ek ücret veya uyarı gündeme gelebiliyor. Hafta sonu talepleri yoğun olduğu için bazı yönetimler yalnızca hafta içi izin veriyor.</p>

<p></p>

<p>Bu sistem, planlı aileler için avantaj; plansız olanlar için engel. Nakliye firması ayarlanmış olsa bile yönetim onayı yoksa iş başlayamayabiliyor. Bu yüzden taşınma organizasyonunda ilk arama çoğu zaman nakliyeciye değil, site yönetimine yapılıyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/" rel="dofollow">Asansör Kiralama</a> alternatifi, bina içi asansörün uzun süre meşgul edilmesini istemeyen yönetimler ve sakinler açısından da konuşuluyor. Dış cephe üzerinden yapılan taşıma, ortak alan trafiğini azaltabiliyor. Elbette bu yöntem için de yönetim bilgilendirmesi ve uygun cephe alanı gerekiyor. İzinsiz kurulum, güvenlik ve site kuralı açısından sorun yaratabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Komşu Şikayetlerinin Arkasındaki Gerçek</p>

<p></p>

<p>Şikayetlerin çoğu gürültü, geçiş engeli ve ortak alanın dağılmasından geliyor. Dar koridorlarda uzun süre bekleyen koliler, merdiven sahanlığına bırakılan parçalar veya geç saatlere sarkan taşıma, gerilimi büyütüyor. Özellikle bebekli veya evden çalışan komşular için gündüz gürültüsü bile yorucu olabiliyor.</p>

<p></p>

<p>İyi planlanmış bir taşınma, bu gerilimi azaltıyor. Erken saat tercih etmek, koridoru kısa aralıklarla temizlemek ve kapı önünü sürekli açık bırakmamak basit ama etkili önlemler. Dış cephe desteği kullanıldığında bina içi dolaşım daha kısa sürdüğü için şikayet ihtimali de düşebiliyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/nakliyat-asansoru-kiralama/" rel="dofollow">Nakliyat Asansörü Kiralama</a> ihtiyacı, yönetimlerin asansör kullanımını sınırladığı projelerde daha görünür hale geliyor. Aileler, randevu süresine sığmayan büyük eşya listesini dışarıdan tamamlamayı tercih edebiliyor. Böylece hem yönetmelik ihlali riski azalıyor hem de iş daha hızlı bitiyor.</p>

<p></p>

<p>Maliyet ve Beklenti Dengesi</p>

<p></p>

<p>Site kurallarının sıkılaşması, taşınma bütçesine yeni kalemler ekledi. Asansör depozitosu, fazla süre ücreti, koruma malzemesi ve gerekiyorsa dış ekipman desteği toplam maliyeti yükseltiyor. Bu durum başta olumsuz görünse de plansız hasarların maliyetinden çoğu zaman daha öngörülebilir oluyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/asansor-kiralama-fiyatlari/" rel="dofollow">Asansör Kiralama Fiyatları</a> hakkında bilgi alan kullanıcılar, genellikle kat sayısı ve süre üzerinden karşılaştırma yapıyor. Aynı teklifte keşif yapılıp yapılmadığı, iki adresli işlerin nasıl fiyatlandığı ve ek süre politikası da soruluyor. Net cevap alınamayan teklifler, gün sonunda sürprize açık kalıyor.</p>

<p></p>

<p>Bütçeyi sağlıklı kurmak için taşınma checklist’ine yönetim şartlarını da yazmak gerekiyor. Hangi saatler uygun, depozito ne kadar, cephe kullanımına izin var mı gibi sorular önceden netleşmeli. Bu bilgiler olmadan verilen nakliye randevusu eksik kalıyor.</p>

<p></p>

<p>Kiralık Asansör Tercihinde Dikkat</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/" rel="nofollow">Kiralık Asansör</a> ile Dış cephe ekipmanı her sitede aynı kolaylıkta kurulamıyor. Manzaralı cam giydirme cepheler, dar bahçe geçitleri veya otopark rampaları kurulumu zorlaştırabiliyor. Bu nedenle keşif gününde yalnızca daire içine bakmak yetmiyor; dış alanın fiziki uygunluğu da kontrol edilmeli.</p>

<p></p>

<p>Güvenlik açısından yük bağlama, kapasite limiti ve çevre uyarıları kritik. Rüzgâr ve yağış gibi hava koşulları da işi erteletebiliyor. Aceleyle “nasıl olsa olur” yaklaşımı, hem eşya hem çevre güvenliğini riske atıyor.</p>

<p></p>

<p>Yönetimlerle İletişim Dili</p>

<p></p>

<p>Taşınma bildirimi yapılırken net ve kısa bilgi vermek işleri kolaylaştırıyor. Tarih, saat aralığı, yaklaşık süre ve kullanılacak yöntem belirtilmeli. Dış ekipman kullanılacaksa bu durum ayrıca yazılmalı. Belirsiz bırakılan bildirimler, kapıda ekstra tartışmaya yol açabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Bazı yönetimler taşınma sonrası ortak alan kontrolü yapıyor. Çizik, kırık veya kirlilik varsa depozitodan kesinti gündeme gelebiliyor. Bu yüzden iş bitiminde kısa bir kontrol turu atmak ve varsa durumu yerinde not etmek faydalı.</p>

<p></p>

<p>Şehirleşme Etkisi</p>

<p></p>

<p>Yüksek yoğunluklu projelerde kural sertleşmesi tesadüf değil. Aynı blokta onlarca dairenin yaşaması, bireysel özgürlüğü ortak düzenle dengelemeyi zorunlu kılıyor. Taşınma gibi arızi süreçler, bu dengenin en çok zorlandığı anlar. Bu nedenle yönetimler önleyici kural koymayı tercih ediyor.</p>

<p></p>

<p>Aileler de buna uyum sağladıkça taşınma kültürü değişiyor. Eskiden “gider taşırız” anlayışı varken, bugün randevu, izin ve ekipman planı olmadan işe başlamak zorlaşıyor. Bu dönüşüm başlangıçta zahmetli görünse de uzun vadede hasar ve çatışma riskini azaltıyor.</p>

<p></p>

<p>Pratik Öneriler</p>

<p></p>

<p>Taşınma tarihinden en az bir hafta önce yönetime başvurun, yazılı onay alın, asansör ölçülerini öğrenin ve büyük parçalar için alternatif planı netleştirin. Taşınma sabahı koruma malzemesini hazır bulundurun, ortak alanları açık bırakmayın ve süre aşımına düşmemek için iş bölümü yapın. Bitince kısa temizlik ve hasar kontrolü ihmal edilmesin.</p>

<p></p>

<p>Çocuklu ailelerde öncelikli odaların hızlı kurulması, günün daha sakin kapanmasını sağlıyor. Belgeler, ilaçlar ve değerli küçük eşyalar her zaman ayrı ve ulaşılabilir tutulmalı.</p>

<p></p>

<p>Sonuç</p>

<p></p>

<p>Site yönetimlerinin taşınma saatlerini sıkılaştırması, ortak yaşamın zorunlu bir sonucu. Bu kurallar bazen zahmetli görünse de plansız taşımanın yarattığı hasar ve şikayetleri azaltmayı hedefliyor. Aileler için doğru yol, kurala direnmek değil; süreci kurala göre erken planlamak.</p>

<p></p>

<p>Bina içi imkân yetmediğinde dış destek seçenekleri gündeme geliyor. Erken keşif ve net bütçeyle ilerleyenler, hem yönetimle hem komşularla daha az sorun yaşayarak yeni adreslerine geçiyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TANITIM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/site-yonetimleri-tasinma-saatlerini-neden-sikilastirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 04:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/ddd-1.jpg" type="image/jpeg" length="85181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CERN'de 40 yılı aşan arayışta nadir parçacık sinyali bulundu]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/cernde-40-yili-asan-arayista-nadir-parcacik-sinyali-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/cernde-40-yili-asan-arayista-nadir-parcacik-sinyali-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CERN'deki LHCb deneyi, yaklaşık her 10 milyar beauty parçacığından birinde gerçekleşmesi beklenen son derece nadir bir bozunmaya ilişkin ilk güçlü kanıtı elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Parçacık fiziğinde 40 yılı aşkın süredir izlenen son derece nadir bir süreç, CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda ilk kez tek bir deney tarafından güçlü biçimde gözlendi.</p>

<p>LHCb iş birliği, B⁰ mezonunun iki müona bozunmasına ilişkin yeni verilerin, bu sürecin varlığına yönelik şimdiye kadarki en güçlü tek-deney kanıtını sağladığını açıkladı.</p>

<h2>Her 10 milyar parçacıktan yaklaşık birinde</h2>

<p>Standart Model'e göre söz konusu bozunmanın gerçekleşme olasılığı son derece düşük. Bilim insanları yaklaşık her 10 milyar beauty parçacığından yalnızca birinde bu sürecin görülmesini bekliyor.</p>

<p>Beauty kuarkı içeren parçacıklar Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndaki proton çarpışmalarında büyük miktarda üretiliyor ancak saniyenin trilyonda biri mertebesinde ömürlere sahip.</p>

<p>Fizikçiler bu kısa ömürlü parçacıkların nasıl bozunduğunu son derece hassas biçimde ölçerek bugün bilinen parçacıkların ötesindeki yeni kuvvetlerin veya parçacıkların dolaylı etkilerini arıyor.</p>

<h2>Sonuç 3,2 sigma seviyesinde</h2>

<p>LHCb'nin yeni Run 3 verileriyle ulaştığı kanıt, önceki dönem verileriyle birleştirildiğinde 3,2 sigma istatistiksel anlamlılığa ulaştı.</p>

<p>Parçacık fiziğinde bu seviye “kanıt” olarak değerlendirilebiliyor ancak bir sonucun resmen “keşif” olarak ilan edilebilmesi için genellikle 5 sigma eşiğinin aşılması gerekiyor. Bu nedenle bilim insanlarının daha fazla veri toplaması gerekecek.</p>

<h2>Neden bu kadar önemli?</h2>

<p>B⁰ mezonunun iki müona bozunması, Standart Model tarafından oldukça kesin biçimde tahmin edilen süreçlerden biri. Yeni parçacıklar veya bilinmeyen temel kuvvetler varsa bu süreç beklenenden biraz daha sık veya daha seyrek gerçekleşebilir.</p>

<p>Bu nedenle son derece nadir bozunmalar, doğrudan üretilemeyecek kadar ağır olabilecek yeni parçacıkların etkilerini dolaylı biçimde araştırmak için hassas bir laboratuvar görevi görüyor.</p>

<h2>Şimdilik Standart Model ayakta</h2>

<p>LHCb'nin elde ettiği son ölçüm mevcut Standart Model tahminleriyle uyumlu. Yani sonuç şimdilik bilinmeyen bir parçacığın varlığını göstermiyor.</p>

<p>Buna karşın ölçüm hassaslaştıkça teorinin tahminlerinden küçük sapmaların bulunması mümkün olabilir. LHCb'nin önümüzdeki yıllarda çok daha büyük veri setleri toplaması planlanıyor.</p>

<p>Fizikçiler için asıl soru artık bu nadir bozunmanın gerçekten var olup olmadığı değil, ölçüm hassaslaştıkça doğanın Standart Model'den farklı bir iz bırakıp bırakmayacağı olacak.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/cernde-40-yili-asan-arayista-nadir-parcacik-sinyali-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Nov 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/cern-arastirma.webp" type="image/jpeg" length="85850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Farklı tuz kullanımı milyonlarca ölümü önleyebilir]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/farkli-tuz-kullanimi-milyonlarca-olumu-onleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/farkli-tuz-kullanimi-milyonlarca-olumu-onleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[193 ülkeyi kapsayan yeni modelleme, normal tuzun bir bölümünün potasyumla değiştirilmesinin yılda yaklaşık 3 milyon ölümü önleyebileceğini hesapladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya genelinde kullanılan normal sofra tuzunun bir bölümünün potasyumla zenginleştirilmiş tuzla değiştirilmesi kalp-damar ve böbrek hastalıklarının küresel yükünü önemli ölçüde azaltabilir.</p>

<p>Nature Health'te yayımlanan yeni çalışma, 193 ülke ve bölgedeki verileri kullanarak farklı tuz değiştirme senaryolarının sağlık üzerindeki olası etkilerini hesapladı.</p>

<h2>Yılda yaklaşık 3 milyon ölüm hesabı</h2>

<p>Araştırmacıların modeline göre evlerde, restoranlarda ve işlenmiş gıdalarda kullanılan normal tuzun tamamının yüzde 75 sodyum klorür ve yüzde 25 potasyum klorür içeren bir alternatifle değiştirilmesi halinde yılda yaklaşık 2,96 milyon ölüm önlenebilir.</p>

<p>Aynı senaryoda kalp-damar hastalıkları ve kronik böbrek hastalıklarına bağlı yaklaşık 10,17 milyon yeni vakanın da önlenebileceği hesaplandı.</p>

<p>Bu rakamlar gerçek dünyada gerçekleşmiş sonuçları değil, mevcut bilimsel verilerin küresel nüfus ve hastalık yükü istatistikleriyle birleştirildiği matematiksel tahminleri ifade ediyor.</p>

<h2>Neden potasyum?</h2>

<p>Normal sofra tuzunun temel bileşeni sodyum klorür. Yüksek sodyum tüketimi kan basıncının yükselmesine katkıda bulunurken yeterli potasyum alımı kan basıncının kontrolünde olumlu rol oynuyor.</p>

<p>Potasyumla zenginleştirilmiş tuzlarda sodyum klorürün bir bölümü potasyum klorürle değiştiriliyor. Böylece aynı anda sodyum tüketiminin azaltılması ve potasyum alımının artırılması hedefleniyor.</p>

<h2>Sadece evde kullanılan tuz değiştirilse bile</h2>

<p>Araştırmanın daha sınırlı senaryosunda yalnızca evde yemek hazırlanırken ve sofrada kullanılan tuzun değiştirilmesi değerlendirildi. Model bu durumda bile yılda yaklaşık 1,85 milyon ölümün önlenebileceğini tahmin etti.</p>

<p>İşlenmiş gıdalar ve restoranlarda kullanılan tuzun değiştirilmesi senaryosunda ise yıllık yaklaşık 1,56 milyon ölümün önlenebileceği hesaplandı.</p>

<h2>Herkes için uygun olmayabilir</h2>

<p>Potasyum içeren tuz alternatiflerinin önemli bir sağlık riski de bulunuyor. İleri evre böbrek hastalığı bulunan kişiler vücuttaki fazla potasyumu yeterince uzaklaştıramayabiliyor ve kandaki potasyum seviyesinin tehlikeli biçimde yükselmesi mümkün olabiliyor.</p>

<p>Araştırmacılar bu nedenle geniş çaplı uygulamalarda böbrek hastalığı bulunan kişilerin belirlenmesi, ürünlerin açık biçimde etiketlenmesi ve sağlık profesyonellerinin yönlendirmesinin önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<h2>Araştırma bir reçete değil</h2>

<p>Çalışma, insanların bireysel olarak normal tuzu bırakıp herhangi bir potasyum ürününe geçmesini öneren klinik bir tedavi araştırması niteliğinde değil. Sonuçlar, toplum genelinde uygulanabilecek beslenme politikalarının olası etkisini hesaplamak amacıyla hazırlanan küresel bir modelden elde edildi.</p>

<p>Bulgular buna rağmen sodyum tüketiminin azaltılması ve potasyum alımının artırılmasına yönelik halk sağlığı politikalarının küresel ölçekte ne kadar büyük bir etki oluşturabileceğine ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/farkli-tuz-kullanimi-milyonlarca-olumu-onleyebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Nov 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/tuz-degisim.webp" type="image/jpeg" length="11749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun'da otizmli çocuklara kurs, ailelere beslenme desteği]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/samsunda-otizmli-cocuklara-kurs-ailelere-beslenme-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/samsunda-otizmli-cocuklara-kurs-ailelere-beslenme-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi, otizmli çocuklar için el sanatları kursu ile özel bireyler ve ailelerine ücretsiz beslenme danışmanlığı başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Samsun'da otizmli çocuklar ile özel gereksinimli bireyler ve ailelerine yönelik iki yeni hizmet için başvurular başladı. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Canik Millet Bahçesi'ndeki merkezlerde El Sanatları Kursu ile ücretsiz Beslenme Danışmanlığı hizmeti verilecek.</p>

<p>Otizmli çocuklara yönelik El Sanatları Kursu, Canik Millet Bahçesi içerisinde bulunan Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Kursa başvurular <strong>8 Kasım 2026</strong> tarihine kadar kabul edilecek.</p>

<h2>El becerileri ve sosyal katılım desteklenecek</h2>

<p>Kurs kapsamında otizmli çocukların el becerilerinin ve ince motor gelişimlerinin desteklenmesi, farklı materyallerle üretim yapmaları ve yaratıcılıklarını kullanmaları hedefleniyor.</p>

<p>Programda çocukların bireysel becerilerinin yanı sıra sosyal ortamlara katılımlarının da artırılması amaçlanıyor.</p>

<h2>Özel bireylere ve ailelerine ücretsiz beslenme danışmanlığı</h2>

<p>Büyükşehir Belediyesi aynı zamanda özel gereksinimli bireyler ve aileleri için ücretsiz Beslenme Danışmanlığı hizmetini de başlatıyor.</p>

<p>Canik Millet Bahçesi içerisindeki Engelsiz Yaşam Merkezi'nde sunulacak hizmet kapsamında bireysel ihtiyaçlara göre beslenme programları hazırlanacak, vücut analizi yapılacak ve sağlıklı, dengeli beslenmeye yönelik danışmanlık verilecek.</p>

<h2>Başvurular nasıl yapılacak?</h2>

<p>El Sanatları Kursu ve Beslenme Danışmanlığı hizmeti hakkında bilgi almak veya başvuru yapmak isteyenler Samsun Büyükşehir Belediyesi <strong>153 Çözüm Merkezi</strong> üzerinden iletişime geçebilecek.</p>

<p>Başvurular ve ayrıntılı bilgi için ayrıca <strong>0501 481 41 52</strong> numaralı telefon da kullanılabilecek.</p>

<ul>
 <li><strong>El Sanatları Kursu:</strong> Otizmli çocuklara yönelik</li>
 <li><strong>Yer:</strong> Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi - Canik Millet Bahçesi</li>
 <li><strong>Son başvuru:</strong> 8 Kasım 2026</li>
 <li><strong>Beslenme Danışmanlığı:</strong> Özel bireyler ve aileleri için ücretsiz</li>
 <li><strong>Yer:</strong> Engelsiz Yaşam Merkezi - Canik Millet Bahçesi</li>
 <li><strong>Başvuru:</strong> 153 veya 0501 481 41 52</li>
</ul>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAMSUN HABER</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/samsunda-otizmli-cocuklara-kurs-ailelere-beslenme-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Nov 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/11/zel-bireylere-ucretsiz-danismanlik.webp" type="image/jpeg" length="53727"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
