Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 2025 yılının son gününde Resmi Gazete’de yayımlanan akademik kadro ilanı, kişiye özel ilan iddialarıyla kamuoyunun gündemine taşındı. Gazeteci Barış Pehlivan, YouTube platformu Onlar TV’de yaptığı açıklamalarda, ilandaki şartların tek bir akademisyeni işaret ettiğini öne sürdü.
Pehlivan’ın iddiasına göre, söz konusu ilanın eski Bayındırlık ve İskan Bakanı ve eski Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Mustafa Demir’in kızı Ferda Demir için hazırlandığı ileri sürüldü.
İLAN ŞARTLARININ TEK BİR İSMİ TARİF ETTİĞİ İDDİA EDİLDİ
Barış Pehlivan’ın aktardığı bilgilere göre Ankara Üniversitesi, İslam Tarihi Ana Bilim Dalı için doktor öğretim üyesi kadrosu açtı. Ancak ilan şartlarının olağan dışı biçimde dar tutulduğu öne sürüldü.
İlanda, adayın yalnızca İslam Tarihi alanında doktora yapmış olması yeterli görülmedi. Bunun yanı sıra, Fâtımîler dönemi eğitim kurumları ve din devlet ilişkileri üzerine akademik çalışma yapmış olma şartı arandı. Pehlivan, bu kriterlerin Türkiye’de neredeyse yalnızca Ferda Demir ile örtüştüğünü iddia etti.
Ferda Demir’in aynı zamanda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Aycan’ın eski gelini olması, iddiaların kamuoyunda daha da tartışılmasına neden oldu.
DEKAN AYCAN’DAN AÇIKLAMA: TORPİL İDDİASI REDDEDİLDİ
İddiaların merkezindeki Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Aycan, Barış Pehlivan’ın sorularını yanıtladı. Aycan, Ferda Demir’in eski gelini olduğunu doğruladı ancak torpil iddialarını reddetti.
Aycan’ın, “Normalde kendimden uzak tutmam gerekirdi ancak adaletli davrandım” şeklindeki ifadeleri kamuoyunda dikkat çekti. Dekan Aycan, ilanın kişiye özel olmadığını, fakültenin bu alanda uzman bir öğretim üyesine ihtiyaç duyduğunu savundu.
“BAŞKALARI DA BAŞVURABİLİRDİ” SAVUNMASI
Barış Pehlivan, görüşme sırasında ilandaki şartların başka adayların başvuru yapmasını fiilen zorlaştırdığı eleştirisini yönelttiğini aktardı. Dekan Aycan ise bu eleştiriye, “Başkaları da başvurabilirdi ama başvurmadılar” yanıtını verdi.
Söz konusu iddialar, akademik liyakat ve şeffaflık tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, ilan süreci sosyal medyada ve akademik çevrelerde geniş yankı uyandırdı.





