Ankara’da bir yıl süren evliliğin ardından açılan boşanma davasında ilk derece mahkemesinin aylık yoksulluk nafakası kararı istinafta değiştirildi. Bölge Adliye Mahkemesi, evliliğin süresi ile tarafların ekonomik durumunu dikkate alarak kadın lehine 72 bin TL toplu yoksulluk nafakasına hükmetti.

Süresiz nafaka tartışmalarının devam ettiği Türkiye’de, Ankara’da görülen bir boşanma davasında verilen istinaf kararı dikkat çekti.

Bir yıl süren evliliğin ardından boşanma kararı verilen çiftin dosyasını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kadın lehine hükmettiği aylık yoksulluk nafakasını değiştirerek 72 bin TL’nin tek seferde ödenmesine karar verdi.

Kararda evliliğin kısa sürmesi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının birlikte değerlendirilmesi öne çıktı.

Evlilik bir yıl sürdü

Dava konusu olay Ankara’da yaşandı. Çift 2021 yılında evlenirken, her iki tarafın da daha önceki evliliklerinden çocukları bulunduğu, bu evliliklerinden de bir çocuklarının olduğu belirtildi.

Evlilikte yaşanan anlaşmazlıkların ardından 2022 yılında çekişmeli boşanma davası açıldı.

Kadın, dava dilekçesinde eşinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta isteksiz davrandığını ileri sürerek boşanmanın yanı sıra yoksulluk nafakası talep etti.

Erkek ise karşı beyanlarında eşinin çeşitli davranışları nedeniyle evlilik birliğinin sürdürülemez hale geldiğini savunarak hakkındaki taleplerin reddini istedi.

İlk mahkeme aylık 1.500 TL nafakaya hükmetti

Ankara Batı 5. Aile Mahkemesi, Aralık 2024’te çiftin boşanmasına karar verdi.

Mahkeme, kadın lehine aylık 1.500 TL yoksulluk nafakası ödenmesine hükmetti. Erkek ayrıca toplam 90 bin TL maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.

Kararın ardından dosya istinaf incelemesine taşındı.

İstinaftan “tek seferlik ödeme” kararı

Bölge Adliye Mahkemesi yaptığı değerlendirmede evliliğin süresini ve tarafların ekonomik şartlarını dikkate aldı.

İstinaf, yoksulluk nafakasının aylık ve süresiz şekilde devam etmesi yerine kadın lehine 72 bin TL toplu yoksulluk nafakası ödenmesine karar verdi.

Böylece nafaka, aylık ödemeler halinde sürdürülmek yerine bir defaya mahsus olmak üzere toplu şekilde belirlendi.

Kararda ilk derece mahkemesinin toplu yoksulluk nafakasını değerlendirmemesi de isabetsiz bulundu.

Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumu da dikkate alındı

İstinaf değerlendirmesinde yalnızca nafaka talep eden tarafın ekonomik koşulları değil, nafaka yükümlüsünün mali durumu da ele alındı.

Dosyadaki değerlendirmede apartman görevlisi olarak çalışan erkeğin ekonomik koşulları ile tarafların boşanma sonrasında karşılaşacağı mali durumun birlikte dikkate alındığı belirtildi.

Mahkeme, yoksulluk nafakasının belirlenmesinde taraflardan birinin korunmasının diğer tarafı ağır ekonomik yük altına sokmaması gerektiği yönündeki dengeyi de gözetti.

“Emsal karar” ifadesine dikkat

Karar kamuoyunda “emsal” olarak nitelendirilse de Bölge Adliye Mahkemesi kararları her benzer boşanma davasında otomatik olarak aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmiyor.

Vodafone’un “1000 TL paran yattı” mesajına ceza
Vodafone’un “1000 TL paran yattı” mesajına ceza
İçeriği Görüntüle

Yoksulluk nafakası; evliliğin süresi, tarafların kusur durumu, gelirleri, yaşları, çalışma imkânları ve somut dosyanın diğer özellikleri dikkate alınarak mahkemeler tarafından ayrı ayrı değerlendiriliyor.

Bu nedenle 72 bin TL’lik toplu nafaka kararı, özellikle kısa süreli evlilikler açısından dikkat çekici bir yargı kararı niteliği taşısa da tüm dosyalara doğrudan uygulanacak sabit bir kural oluşturmuyor.

Süresiz nafakada AYM’den de kritik karar gelmişti

Nafaka tartışmalarının sürdüğü dönemde Anayasa Mahkemesi de Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti.

Yüksek Mahkeme, nafaka süresinin belirlenmesinde evlilik süresi, nafaka alacaklısının yaşı, sağlık ve eğitim durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

Ancak iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle mevcut düzenleme geçiş sürecinde uygulanmaya devam ediyor.