Adana’nın Saimbeyli ilçesi ile Osmaniye çevresinde meydana gelen peş peşe depremlerin ardından Prof. Dr. Naci Görür’den bölgeye ilişkin değerlendirme geldi. Sarsıntıların Savrun Fay Zonu üzerinde gerçekleştiğini belirten Görür, faydaki hareketliliğin 2023 depremlerinin ardından oluşan enerji değişimleriyle ilişkili olabileceğini ifade ederek Adana için dikkat çağrısı yaptı.
Adana ve Osmaniye çevresinde art arda meydana gelen depremler, bölgedeki fay hatlarını yeniden gündeme taşıdı.
Sarsıntıların ardından açıklama yapan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremlerin Savrun Fay Zonu üzerinde meydana geldiğini belirterek bölgedeki hareketliliğin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.
Görür, özellikle 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin çevredeki fay sistemleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. Savrun Fay Zonu’ndaki hareketliliğin bu depremler sonrasında meydana gelen gerilme ve enerji değişimleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi.
Naci Görür Adana için ne dedi?
Naci Görür, Adana ve Osmaniye çevresindeki son sarsıntıların Savrun Fay Zonu üzerinde gerçekleştiğini belirterek Adana’nın deprem riski açısından dikkatli olması gerektiğini söyledi. Görür, bölgedeki hareketliliği 2023 depremlerinin fay sistemlerinde oluşturduğu değişimlerle ilişkilendirdi.
Görür’ün değerlendirmesinde öne çıkan nokta, son depremlerin tek başına ele alınmaması gerektiği oldu.
2023’te meydana gelen büyük depremlerin ardından çevredeki faylarda gerilme dağılımının değişebileceğine işaret eden Görür, Savrun Fay Zonu’nun da bu açıdan izlenmesi gereken alanlardan biri olduğunu ifade etti.
Ancak bu değerlendirme, Adana’da belirli bir tarihte veya belirli büyüklükte deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor.
Savrun Fay Zonu nerede?
Savrun Fay Zonu, Kahramanmaraş, Adana ve Osmaniye çevresindeki aktif tektonik yapıların bulunduğu bölgede yer alıyor.
Özellikle Saimbeyli, Feke ve çevresindeki fay sistemleri, Doğu Anadolu Fay Zonu ile yakın çevresindeki diğer tektonik yapılar nedeniyle uzun süredir jeoloji araştırmalarına konu oluyor.
Son sarsıntıların bu bölgede yoğunlaşması da Savrun Fayı’nın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Fayın hangi bölümlerinin ne ölçüde enerji biriktirdiği ve son depremlerin sistem üzerindeki etkisinin ne olduğu ise ayrıntılı sismolojik incelemelerle değerlendirilebilecek konular arasında bulunuyor.
2023 depremleri Savrun Fayı’nı etkiledi mi?
Naci Görür’e göre Savrun Fay Zonu’ndaki son hareketlilik 2023 depremlerinin bölgede oluşturduğu gerilme değişimleriyle ilişkili olabilir. Ancak bu bağlantının boyutu ve fayın bundan sonraki davranışı, bilimsel ölçümler ve saha çalışmalarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Büyük depremler yalnızca kırıldıkları fay üzerinde etkili olmayabiliyor. Yerkabuğunda meydana gelen gerilme değişimleri yakın çevredeki farklı fay segmentlerinin üzerindeki yükü de değiştirebiliyor.
Bu nedenle 2023 depremlerinden sonra Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye ve çevresindeki fay sistemlerinin hareketliliği jeoloji uzmanlarının yakından takip ettiği başlıklardan biri haline geldi.
Adana’da büyük deprem olacak mı?
Bugünkü bilimsel yöntemlerle bir depremin tam olarak hangi gün, saat ve büyüklükte meydana geleceğini önceden söylemek mümkün değil. Naci Görür’ün açıklaması da belirli bir deprem tarihi vermiyor; Adana’nın bulunduğu tektonik bölgedeki risklere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.
Bu ayrım özellikle önemli.
Bir bölgede fay hareketliliğinin bulunması veya peş peşe depremler yaşanması, tek başına daha büyük bir depremin kesin olarak gerçekleşeceği anlamına gelmiyor.
Buna karşılık aktif fayların bulunduğu bölgelerde yapı güvenliği, zemin özellikleri, afet planları ve deprem hazırlıkları önemini koruyor.
Saimbeyli ve Osmaniye’de neden peş peşe deprem oluyor?
Peş peşe yaşanan sarsıntılar, aynı fay sistemi veya birbirini etkileyen yakın fay segmentleri üzerindeki gerilme değişimleriyle bağlantılı olabiliyor.
Adana’nın kuzeyi ile Osmaniye çevresi, birden fazla aktif tektonik yapının birbirine yaklaştığı karmaşık bir bölgede bulunuyor.
Bu nedenle tek bir sarsıntının ardından yakın çevrede yeni küçük ve orta büyüklükte depremler meydana gelebiliyor.
Hangi depremin hangi fay parçasından kaynaklandığının kesin olarak belirlenmesi için ise deprem odak mekanizmaları, kırılma geometrisi ve saha verilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.
Adana için asıl risk ne?
Naci Görür’ün uzun süredir deprem konusunda öne çıkardığı temel başlıklardan biri, yalnızca fayın varlığına değil kentlerin depreme ne kadar hazır olduğuna odaklanılması gerektiği.
Adana gibi aktif fay sistemlerine yakın kentlerde yapı stokunun dayanıklılığı, zemin koşulları, toplanma alanları, altyapı güvenliği ve afet sonrası müdahale kapasitesi deprem riskinin sonuçlarını doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle son sarsıntılar, bölgede yaşayanlar açısından paniğe neden olacak kesin bir deprem tahmininden çok, deprem hazırlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlatan bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Naci Görür’ün açıklaması ne anlama geliyor?
Görür’ün değerlendirmesindeki üç temel nokta öne çıkıyor:
- Son depremler Savrun Fay Zonu çevresindeki hareketlilikle ilişkilendiriliyor.
- 2023 depremlerinin çevredeki fayların gerilme durumunu değiştirmiş olabileceği değerlendiriliyor.
- Adana’nın aktif faylara yakınlığı nedeniyle deprem hazırlıklarının ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Açıklamada Adana’da belirli bir tarihte büyük bir deprem meydana geleceğine ilişkin kesin bir tahmin bulunmuyor.




