Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’deki kritik sürece dair sert bir açıklama yayımladı. SDG’nin tacizlerine dikkat çeken Bakanlık, "Tek Devlet, Tek Ordu" vurgusuyla terörle mücadelede kararlılık mesajı verdi!
Milli Savunma Bakanlığı, Suriye sahasındaki son gelişmelere ilişkin stratejik bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Bakanlık kaynaklarından yapılan açıklamada, bölgedeki kalıcı istikrarın önündeki en büyük engelin terör örgütü yapılanmaları olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Özellikle 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları çerçevesinde sağlanan 15 günlük ek ateşkes süresinin, SDG (Suriye Demokratik Güçleri) tarafından sürekli taciz edildiği vurgulandı. Bu durumun, Suriye'nin geleceği için kritik olan entegrasyon sürecini dinamitlediği belirtildi.
SDG’nin Ateşkes İhlalleri Entegrasyonu Baltalıyor
MSB, terör örgütü SDG'nin ateşkesi bir fırsat olarak kullanıp taciz atışlarına devam ettiğini bildirdi. Yapılan açıklamada, bu ihlallerin sadece sahada gerginliği artırmakla kalmadığı, aynı zamanda Suriye’nin siyasi birliği yolundaki entegrasyon sürecini de olumsuz etkilediği ifade edildi. Bakanlık, bölgedeki birliklerin, personelin ve hudutların güvenliği için sahadaki her türlü hareketliliğin anbean takip edildiğini ve gerekli tüm savunma tedbirlerinin en üst düzeyde alındığını duyurdu.
"Tek Devlet, Tek Ordu" İlkesiyle Tam Destek
Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin Suriye politikasındaki sarsılmaz duruşuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemiz, 'Tek Devlet, Tek Ordu' ilkesi doğrultusunda, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir."
Bu açıklama, Suriye sahasında paralel askeri yapılara izin verilmeyeceği ve Şam yönetiminin egemenliğinin tüm topraklarda tesis edilmesi yönündeki Ankara'nın desteğini bir kez daha tescilledi.
İnsani Yardım Koridoru Memnuniyetle Karşılandı
Bölgedeki insani duruma da değinen MSB, Suriye Hükûmeti'nin attığı adımı olumlu bulduğunu belirtti. Bölgede bir insani yardım koridoru açılmasının, yerinden edilmiş sivillerin ihtiyaçlarının karşılanması ve normalleşme süreci açısından "memnuniyet verici" bir gelişme olduğu kaydedildi. Türkiye’nin Suriye’nin birliği ve halkın huzuru için hem sahada hem de masada aktif rol oynamaya devam edeceği vurgulandı.




