Hastane çalışanlarının sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, hasta mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması açısından sağlık kuruluşları için de hukuki risk oluşturabiliyor. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, hasta görüntüsü, ameliyat süreci ve kurum içi bilgilerin paylaşılması halinde hastanenin sorumluluğunun da gündeme gelebileceğini belirterek sağlık kuruluşlarına önemli uyarılarda bulundu.

Sosyal medya kullanımının sağlık sektöründe yaygınlaşması, hastaneler açısından yeni bir risk alanını da beraberinde getirdi. Sağlık çalışanlarının kişisel hesaplarından yaptıkları paylaşımlar, bazı durumlarda yalnızca bireysel bir sosyal medya paylaşımı olmaktan çıkabiliyor.

Özellikle hastane içerisinde çekilen hasta görüntüleri, ameliyat ve operasyon süreçleri, hasta dosyaları, bilgisayar ekranları veya hastanın kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgilerin paylaşılması, hasta mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması açısından önemli sonuçlar doğurabiliyor.

2026 Fındık Rekolte Tahminini Açıkladı
2026 Fındık Rekolte Tahminini Açıkladı
İçeriği Görüntüle

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlık kuruluşlarının sosyal medya riskini yalnızca kendi resmi hesapları üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini belirtti. Korkut, çalışanların kişisel hesaplarından gerçekleştirdiği paylaşımların da sağlık kuruluşları açısından çeşitli sorumluluklar doğurabileceğine dikkat çekti.

Hastane Çalışanın Paylaşımından Sorumlu Olabilir

Avukat Özge Özmen Korkut'a göre sağlık kuruluşlarında sosyal medya riski, yalnızca hastanenin veya sağlık merkezinin resmi sosyal medya hesaplarında yayımlanan içeriklerle sınırlı değil.

Çalışanların hastane içerisinde hastalara ait bilgileri paylaşması veya kurumun faaliyetlerine ilişkin içerikleri kişisel hesaplarında yayımlaması da risk oluşturabiliyor. Özellikle hasta görüntüleri, operasyon odası görüntüleri, ameliyat süreci, hasta dosyaları ve ekran görüntülerinin paylaşılması, hastanın kimliğinin ortaya çıkmasına neden olabilecek bilgilerin kamuoyuna aktarılması açısından dikkat gerektiriyor.

Bu tür durumlarda sağlık kuruluşunun çalışanının eyleminden dolayı sorumluluğunun gündeme gelebileceğini belirten Korkut, hastanelerin çalışanların eğitiminden iç prosedürlere ve denetim yükümlülüklerine kadar birçok başlığı gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Sosyal medya paylaşımlarının oluşturduğu riskin yalnızca kişisel verilerin korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Korkut, hasta mahremiyeti, meslek etiği, reklam kuralları ve sağlık kuruluşunun kurumsal itibarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yabancı Hastaların Görüntülerinde Risk Artıyor

Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren kuruluşlar açısından sosyal medya paylaşımlarının oluşturduğu riskin daha da önemli hale geldiği belirtiliyor. Özellikle yabancı hastaların görüntülerinin sosyal medya platformlarında kullanılması, sağlık kuruluşlarının dikkat etmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Yabancı hastaların görüntülerinin paylaşılması, gerekli izinlerin alınmaması veya verilen iznin kapsamının dışında kullanılması halinde sosyal medya üzerinden bir kriz yaşanabileceğine dikkat çeken Korkut, sağlık kuruluşlarının bu alanda daha kapsamlı politikalar oluşturması gerektiğini belirtti.

Bu kapsamda hastanelerin yalnızca resmi sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımları denetlemesinin yeterli olmayacağı ifade ediliyor. Çalışanların kişisel sosyal medya hesaplarından yapabilecekleri paylaşımlara ilişkin de açık ve uygulanabilir kurallar oluşturulması gerekiyor.

Hastaneler İçin 6 Maddelik Önlem

Uzman değerlendirmesine göre sağlık kuruluşlarının sosyal medya kaynaklı riskleri azaltabilmesi için çalışanlara hasta mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması konusunda düzenli eğitim verilmesi gerekiyor.

Özellikle ameliyathane ve diğer operasyon alanlarında fotoğraf ve video çekimine ilişkin kuralların açık şekilde belirlenmesi önem taşıyor. Sağlık turizmi kapsamında hizmet veren kuruluşlarda ise yabancı hastaların görüntülerinin alınması ve kullanılması konusunda izin süreçlerinin ayrıntılı şekilde düzenlenmesi gerekiyor.

Kişisel sosyal medya hesaplarından hasta, operasyon ve kurum içi görüntülerin paylaşılmasının yasaklanması veya kontrollü hale getirilmesi de önerilen önlemler arasında bulunuyor.

Sağlık kuruluşlarının birlikte çalıştığı sosyal medya ajansları, tercümanlar, hasta danışmanları ve freelance ekiplerle gizlilik ve veri koruma sözleşmeleri yapılması da önem taşıyor. Böylece kurum dışından hizmet alınan süreçlerde hasta bilgilerinin korunmasına yönelik kuralların açık şekilde belirlenmesi amaçlanıyor.

Bir diğer önemli başlık ise olası ihlaller karşısında uygulanacak kriz yönetim planı. Hastanelerin, bir çalışanın hasta bilgilerini veya kurum içi görüntüleri sosyal medyada paylaşması halinde nasıl hareket edileceğini önceden belirlemesi gerekiyor.

Korkut, sağlık çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarının bazı durumlarda hastaneler açısından da ciddi risk oluşturabileceğini belirterek, sağlık kuruluşlarının çalışanların sosyal medya kullanımını hasta mahremiyeti ve veri güvenliği politikalarının bir parçası olarak değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bu kapsamda eğitim, açık kurum içi kurallar, denetim ve olası ihlallere yönelik kriz yönetiminin birlikte uygulanması, sağlık kuruluşlarının karşılaşabileceği sosyal medya kaynaklı risklerin azaltılmasında önem taşıyor.