"Dost, kardeş İran halkına taziyelerimizi iletiyoruz"
Yavuz Ağıralioğlu, mesajında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını değerlendirirken, öncelikle İran halkına başsağlığı diledi. Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
"İran'da, İsrail ve Amerikan saldırılarının dini lider ve İran komuta kademesini öldürülmesine bağlı artan bir hukuksuzluk ve kuralsızlıkla karşı karşıyayız. Dost, kardeş İran halkına taziyelerimizi iletiyoruz."
Olası göç senaryosu uyarısı
Ağıralioğlu, mesajında Türkiye'nin yaşanan gelişmelerden çıkarması gereken dersler olduğunu vurgulayarak, özellikle olası bir göç dalgasına karşı uyarıda bulundu:
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin buradan çıkaracağı dersler vardır. Hükümetin çıkaracağı dersler vardır. Bizim acilen toparlanıp yapmak zorunda olduklarımız vardır. Biz bu işlere böyle bakacağız artık. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü olacaksa devlet nasıl güçlü olacak buna bakılmalıdır. Sınırlar beklenecekse, daha önce göçten mağdur olmuşsak şimdi göç dalgası ve ihtimali nasıl yönetilecektir? Buna bakılacaktır."
Etrafımız kuşatılıyor
Ağıralioğlu, Türkiye'nin çevresindeki askeri hareketliliğe de dikkat çekerek, diplomasi mekanizmalarının harekete geçirilmesi gerektiğini belirtti:
"Etrafımızda askeri güçlerin kurulması da dahil bunlarla ilgili diplomasi nasıl yönetilecektir? Güney Kıbrıs'tan tutunuz adalara, Yunanistan'dan tutunuz Suriye'ye kadar etrafımızı kuşatan, mevzilenen, silahla üstlenen bu azgınlığın karşısında hangi diplomatik yollar, hangi mekanizmalar harekete geçirilecektir? Çok ciddi bir şekilde bunlara çalışılması gerekiyor."
"Amerika'nın zulmüne razı olmak insanlık vicdanında leke bıraktı"
ABD ve İsrail'in müdahalesini "gayrimeşru" olarak nitelendiren Ağıralioğlu, Avrupa Birliği'nin sessizliğini de eleştirdi:
"Amerika Birleşik Devletleri'nin ve İsrail'in İran'a müdahalesi gayrimeşrudur. Kabul edilemezdir. Bu hukuk tanımazlığın karşısında insanlık sahipsiz hale getirilmiştir. Avrupa Birliği'nin sessizliği dâhil, Avrupa Birliği'nin birtakım rüşvetler karşılığında Amerika'nın zulmüne razı olması insanlık vicdanında leke bırakmıştır."
"Hiçbir ülke ve devlet başkanı güvende değil"
Ağıralioğlu'nun mesajında en dikkat çeken ifade ise, uluslararası güvenlik algısının tamamen değiştiği yönündeki uyarısı oldu:
"Dünyanın hiçbir devleti, dünyanın hiçbir ülkesi, dünyanın hiçbir devlet başkanı bugünden sonra güvende değildir. Bu memleket, bu dünya, bu bölge; İsrail'in güvenlik hesaplarının da enerji hesaplarının da Amerika Birleşik Devletleri'nin kendi stratejik hesaplarının da cetvelle kesip biçip doğrayıp kendi lehine istediği her şeyi yapabileceği alanlar değildir."
"Uluslararası vicdan kaybolmamıştır"
Ağıralioğlu, tüm olumsuzluklara rağmen uluslararası vicdanın hala var olduğunu vurgulayarak, şu çağrıda bulundu:
"Uluslararası hukuk her şeye rağmen vardır. Uluslararası vicdan Amerika'ya ve Trump'a rağmen, Netanyahu'ya ve siyonistlere rağmen kaybolmamıştır. İnsanlığın vicdanının kaybolmadığı, Netanyahu'nun azgın Gazze saldırılarında dünyadan gökyüzüne yükselen 'Özgür Filistin' çığlıklarıyla bir kere daha ispatlanmıştır."
"Bu keyfilik son bulmalı"
Ağıralioğlu, uluslararası topluma seslenerek, bu tür keyfi operasyonların son bulması gerektiğini belirtti:
"Dünya; Trump'tan da Netanyahu'dan da ibaret değildir. İsrail'den de büyüktür, Netanyahu'dan da büyüktür, Amerika'dan da büyüktür dünya. İnsanlığın bu azgınlıktan büyük olduğunu önümüzdeki dönem inşallah insanlık adına hareket eden her millet, başta Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmak üzere gösterecektir inşallah. Bizim şunu görmemiz lazım: Bu kuralsızlığın karşısında eğer devletler bir araya gelip savaşları böyle keyfi, 'istediğimi yaparım' hevesinin alanı olmaktan bölgemizi çıkaramazlarsa bunun altında bütün insanlık kalacaktır."
"Kız çocuklarını vurup 'sehven oldu' diyorlar"
Saldırılarda sivil kayıplara da dikkat çeken Ağıralioğlu, İsrail'in açıklamalarını eleştirdi:
"İran'ın varlığını kendi bölgesel yerleşme hesaplarının aparatı haline getirmiş İsrail'in aslında bugün İsrail sınırlarından İran'a kadar uzattıkları, 'nokta atış yapıyoruz, sıfır hatayla operasyon planlıyoruz' diye söyledikleri şeyin bedeli okulların, hastanelerin vurulmasıdır. Kız çocuklarının vurulmasıdır. Hastanelerin vurulmasıdır. Savaş hukukunu da çiğneyip, ondan sonra böyle büyük acılara sebep olacak gelişigüzel bombalamalara 'sehven oldu' deyip geçiştirilecek coğrafyalarda yaşamıyoruz biz. Bunun bedeli olacaktır."





