İçişleri Bakanlığı, 16 ilde düzenlenen sahte ekspertiz operasyonu kapsamında 72 şüphelinin yakalandığını ve usulsüz vatandaşlık operasyonu ile sağlanan kararların iptal edildiğini duyurdu. Yapılan incelemeler sonucunda sahte gayrimenkul değerleme raporu kullandığı tespit edilen binlerce kişinin vatandaşlığı geri alındı. Bakanlık, millî güvenlik ve kamu düzenini korumak amacıyla usulsüzlüklere karşı yürütülen mücadelenin adli ve idari adımlarla kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı.
İçişleri Bakanlığı, sahte gayrimenkul değerleme raporları düzenleyerek usulsüz yöntemlerle vatandaşlık temin etmeye çalışan şebekelere yönelik cumhuriyet tarihinin en kapsamlı operasyonlarından birine imza attı. Türkiye genelinde 16 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen usulsüz vatandaşlık operasyonu kapsamında sahte ekspertiz raporu hazırlayan ve bu süreci suistimal eden 72 şüpheli güvenlik güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Bakanlık tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında, yürütülen idari ve adli soruşturmalar neticesinde sahte belgelerle vatandaşlık kazandığı tespit edilen binlerce kişinin kararlarının iptal edildiği duyuruldu.
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanım süreçlerinin yasal mevzuata tam uyum içerisinde yürütüldüğünü belirten resmi yetkililer, başvuru ve denetim mekanizmalarının titizlikle işletildiğini vurguladı. Mevzuat gereğince 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hükümleri uyarınca yabancı uyruklu şahıslara çeşitli yatırım kanalları sunuluyor. Yabancılar; sabit sermaye yatırımı, taşınmaz edinimi, döviz mevduatı, Devlet borçlanma araçları, gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı veya Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) gibi alanlarda belirlenen kriterleri karşılayarak başvuru hakkı elde edebiliyor.
Sahte Değerleme Raporları İncelemeye Alındı
Gayrimenkul yatırımı üzerinden yapılan başvurularda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı değerleme şirketleri ve TKGM koordinesindeki GEDAŞ tarafından değerleme raporları tanzim edilerek uygunluk belgeleri hazırlanmaktadır. Ancak son dönemde yürütülen denetimlerde, gayrimenkul değerlerini evrak üzerinde sahte raporlarla yüksek göstererek mevzuattaki alt sınırları usulsüz şekilde aşmaya çalışan odakların varlığı belirlendi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından geriye dönük başlatılan derinlemesine incelemeler sonucunda muvazaalı işlem yaptığı saptanan 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi resmen iptal edildi.
Yatırım uygunluk belgelerinin iptal edilmesiyle birlikte, bu belgeler dayanak gösterilerek alınan vatandaşlık kararları da geçerliliğini yitirdi. Usulsüz evraklarla süreç yürüten yatırımcılar ile onların aile fertleri de dâhil olmak üzere toplam 5.391 kişinin vatandaşlık kararı idari makamlarca iptal edildi. Muvazaalı gayrimenkul satışı ve sahte ekspertiz işlemleriyle devleti yanıltmaya çalışan yapılara karşı denetim ağının genişletilerek sürdürüleceği ve tespit edilen tüm usulsüzlüklerin tek tek üzerine gidileceği belirtildi.
MİT ve Emniyet Soruşturmasıyla Kararlar İptal Edildi
Vatandaşlık kazanım sürecinin en kritik aşamalarından birini oluşturan güvenlik soruşturmaları, vatandaşlık kararı verildikten sonra da kesintisiz biçimde devam ediyor. Başvuru sahipleri hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı (MİT) tarafından yürütülen güvenlik araştırmalarında kamu düzeni ve millî güvenlik açısından sakıncalı olduğu tespit edilen şahıslar mercek altına alındı. Yapılan son değerlendirmelerde sakıncalı bulunan 263 yatırımcı ile aile fertlerinden oluşan toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı hukuki şartların ortadan kalkması gerekçesiyle geri alındı.
Yapılan tüm bu inceleme ve denetimler sonucunda, 5901 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca toplamda 1.413 yatırımcı ile aile fertleri dâhil 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı tamamen iptal edildi veya geri alındı. Öte yandan 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren yoğunlaşan denetimlerde ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 443 yatırımcı ve aile üyeleri olmak üzere 1.358 kişinin vatandaşlığı iptal edilirken, millî güvenlik sakıncası nedeniyle 7 kişinin vatandaşlığı daha geri çekildi.
Resmi Personel Hakkında Herhangi Bir Zafiyet Bulunmuyor
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçmek amacıyla kurum personelinin durumuna da açıklık getirildi. Operasyonel sürecin tamamen başvuru öncesinde hazırlanan sahte evraklar ve yanıltıcı ekspertiz raporlarına yönelik olduğu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir ihmal veya zafiyetinin bulunmadığı açıkça ifade edildi. Suç teşkil eden tüm sahtecilik eylemlerinin adli makamlara intikal ettirildiği bildirildi.
İçişleri Bakanlığı, millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması doğrultusunda her türlü illegal yapılanma ve usulsüzlükle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Yasal süreçleri suistimal etmeye çalışan organize yapılar ve sahte belge düzenleyen odaklara karşı denetimlerin sıfır tolerans ilkesiyle sürdürüleceği ve adli makamlarla koordineli adımların atılmaya devam edeceği ifade edilerek açıklama sonlandırıldı.




