Gözaltından tutuklamaya uzanan süreç

Bolu Belediyesi'ne yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında 28 Şubat Cumartesi sabahı İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi . Operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyeleri Hüseyin Ekrem Serin, Buse Özkan ve Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar Müdürlüğü çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü Mehmet Ağan, eski Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, eski Yazı İşleri Müdürü Tahsin Arslan ile eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel gözaltına alındı .

Özcan, gözaltına alındığını X hesabından yaptığı paylaşımla duyurarak "Jandarma tarafından gözaltına alındım" ifadelerini kullandı. Ardından yaptığı ikinci paylaşımda ise "Memleketimde binlerce öğrenciye burs verildiği için gözaltına alındım. Bu benim için onurdur" dedi .

İki gün süren ifade işlemlerinin ardından 13 şüpheli 2 Mart Pazartesi sabahı sağlık kontrollerinden geçirilerek Bolu Adliyesi'ne sevk edildi . Savcılık sorgularının tamamlanmasının ardından Tanju Özcan, Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi .

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, X hesabından yaptığı paylaşımda mahkeme kararını duyurdu. Tanal, "Bolu Sulh Ceza Mahkemesi; Bolu Belediye başkanımız Tanju Özcan ve Süleyman Can Belediye başkan yardımcısı hakkında tutuklama kararı verdi. Diğerleri adli kontrol ile serbest bırakıldı" ifadelerini kullandı . Ali Sarıyıldız hakkında ise 4 ay süreyle ev hapsi kararı verildi .

Veli Ağbaba'nın 'fotoğraflı' Ramazan kolisi yardımı tartışma yarattı
Veli Ağbaba'nın 'fotoğraflı' Ramazan kolisi yardımı tartışma yarattı
İçeriği Görüntüle

Savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Ya seve seve vereceksiniz ya da..." iddiası

Soruşturma kapsamında Tanju Özcan'ın savcılıkta verdiği ifadeye ulaşıldı. Özcan, Bolu'yu Seviyorum Vakfı'nın (BOLSEV) kendisinin başkanı ve mahkeme kararıyla kurulmuş bir vakıf olduğunu hatırlattı. Bolu'yu Seviyorum Vakfı Ticaret A.Ş.'nin de bu vakfın iştiraki olduğunu belirten Özcan, "Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim" dedi .

Özcan, vakfın kuruluş amacını şu sözlerle anlattı:

"2024 yılında Bolsev adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere, engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzur evi yapmak idi. Vakfı kurma kararımızdan sonra ben Bolu Belediye Başkanı olarak bir çok yerde bu vakfa yardım yapılabileceğini söyledim. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayır sever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim. Bunların dışında Bolu ilinde faaliyet gösteren bankalara da marketlere de bu şekilde yardım edebileceklerini söyledim" .

Soruşturmaya konu olan toplantıya ilişkin de açıklama yapan Özcan, söz konusu toplantının vakfa yardım toplamak amacıyla yapıldığını belirtti. Toplantıya Bolu'da faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcilerinin katıldığını aktaran Özcan, şöyle konuştu:

"Toplantıda vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı. Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi" .

Özcan, hakkındaki en dikkat çekici iddiaya da yanıt vererek, "Benim bu toplantıda, toplantıya katılanlara 'Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da... vereceksiniz' şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinden söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiç biri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerini kullandı .

"Başsavcılığı Kartalkaya sonrası HSK'ye şikayet etmiştim"

Özcan, sonradan verilen ifadelerin kendisine karşı husumet nedeniyle olduğunu öne sürdü. Geçen sene meydana gelen Kartalkaya yangını olayından sonra başsavcılığın belediyeye karşı olan tutumu nedeniyle kendisini bizzat HSK'ya şikayet ettiğini belirten Özcan, "Bundan dolayı husumet olduğunu düşünüyorum" dedi .

Toplantı sonrasında market sorumlularının reklam vermek suretiyle yardım etmek istediklerini belirtmeleri üzerine Bolu Bel A.Ş olarak reklam teklifi düzenlenip market yetkililerine gönderildiğini anlatan Özcan, ilk zamanlar Bolu Bel A.Ş'nin bilboardları kiralamak suretiyle reklam sözleşmesi yaptığını, daha sonra yasal prosedür çerçevesinde billboardların Bolsev Eğitim ve Yardımlaşma Ticaret Anonim Şirketi kullanımına geçirildiğini söyledi .

Burs komisyonunun başkanı AK Partili

Vakfın 2024 ekim ayından itibaren 527 ve 528 öğrenciye burs verdiğini aktaran Özcan, burs verilecek öğrencilerin vakfın onur kurulu tarafından belirlenen bir komisyon marifetiyle tespit edildiğini belirtti. Özcan, "Ben burs verilen öğrencilerden bir tanesi haricinde hiç birisini tanımıyorum. Bu komisyonda farklı görüşlerden, farklı siyasi partilerden olan esnaf, siyasetçi ve benzeri kişiler bulunmaktadır. Hatta bu komisyonun mevcut başkanı da AK Parti Bolu Belediyesi Grup Başkan vekilidir. Dolayısıyla verilen burslarda herhangi bir ayrımcılık, öğrenci seçme gibi bir durum söz konusu değildir" dedi .

Özcan, market denetimlerine ilişkin de şunları kaydetti:

"Bolu ilinde 2024 yılı içerisinde marketlerde gerçekleşen denetimler rutin denetimlerdir. Zaten Bolu ilinin küçük olması sebebiyle mağdur olarak ifade veren kişilerin sorumlu olduğu marketler dışında pek fazla market bulunmamaktadır. Yüzde 90'ı bu marketlerden oluşmaktadır. Dolayısıyla rutin denetimlerde bu marketlerin yoğunlukta olması bu nedenledir. Ayrıca bu marketlerin denetimi ile ilgili o dönemlerde hem Bakanlıktan hem Cumhurbaşkanlığından belediyelerin denetimlerini sıklaştırması istendi. Gerekçe olarak da Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nün personelinin yetersiz olduğu söylendi. Yapılan denetimlerin iddia edilen reklam görüşmeleri ile herhangi bir bağlantısı yoktur" .

Özcan, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsa yazılı bir teklif mektubu sunmayacağını belirterek, "Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır. Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Boluspor'a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu'nun yararına olan her şey için yardım talep ederim" ifadelerini kullandı .

CHP'den tepki: "Siyasi operasyon"

CHP'li belediyelere yönelik operasyonların İstanbul'la başladığını hatırlatan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Bolu'da yaptığı açıklamada, "Yargı, adalet, adaletin terazisi, iktidarın sesi olmamalı. Onlar millet adına en doğru kararı vermeliler. Burada büyük bir hukuksuzluğu görüyoruz" dedi .

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Özcan'ın gözaltına alınmasını "siyasi bir operasyon" olarak nitelendirerek, "Yeri belli, makamı belli, halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanını çağırmak yerine jandarmayla gözaltına almak; hukukun gereği değil, gözdağı verme çabasıdır. Sandıkta yenemeyenlerin, yargı sopasıyla itibarsızlaştırma girişimidir" ifadelerini kullandı .

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise "Aylardır partimize ve seçilmiş belediye başkanlarımıza karşı yargıyı bir sopa olarak kullanan tükenmiş iktidar, bu nafile kumpaslarla bizi sindirebileceğini sanıyorsa çok yanılıyor. Hukuksuzluğunuza da baskılarınıza da boyun eğmeyeceğiz" açıklamasını yaptı .

İrtikap suçu nedir?

İrtikap, Türk Ceza Kanunu'nda yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Kamu görevlisinin görevinden kaynaklanan nüfuzu kötüye kullanarak bir kişiden haksız menfaat temin etmesi ya da buna teşebbüs etmesi anlamına gelir .

Bu suç üç farklı şekilde ortaya çıkabilir:

  • İcbar (zorlama) suretiyle irtikap: Kamu görevlisinin karşı tarafı baskı altına alarak menfaat sağlaması

  • İkna suretiyle irtikap: Görevin sağladığı güven ve otorite kullanılarak kişinin menfaat vermeye razı edilmesi

  • Hata suretiyle irtikap: Kişinin yanılgısından yararlanılarak çıkar sağlanması

İrtikap, rüşvetten farklı olarak tek taraflı bir suçtur; kamu görevlisinin konumunu kötüye kullanması esas alınır .


📊 Kısa Bilgi Kutusu

Bilgi Detay
Tutuklanan isimler Tanju Özcan (Bolu Belediye Başkanı), Süleyman Can (Belediye Başkan Yardımcısı)
Ev hapsi Ali Sarıyıldız (BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı) - 4 ay
Serbest bırakılanlar 10 kişi (adli kontrol şartıyla)
Suçlama İcbar suretiyle irtikap
Gözaltı tarihi 28 Şubat 2026
Tutuklama tarihi 2 Mart 2026
İddia Marketlerden zorla reklam alındığı
Şikayetçi marketler ŞOK, A101, BİM, Carrefoursa, Avantaj, Nuhmar