Karadeniz'de 2026 balıkçılık sezonunda yaşanan palamut bolluğu, balıkçıların yüzünü güldürürken denizlerdeki doğal dengeyle ilgili önemli bir tartışmayı da gündeme getirdi. Samsun başta olmak üzere Karadeniz kıyılarında yoğun şekilde avlanan palamutların hamsi, istavrit ve diğer küçük balıkları tüketerek bu türlerin geleceğini tehlikeye atabileceği konuşuluyor. Peki palamut gerçekten diğer balıklar için tehlikeli mi? Türkiye'de ve yurt dışında yapılan bilimsel araştırmalar, palamudun Karadeniz'in önemli avcı balıklarından biri olduğunu ve başlıca besin kaynakları arasında hamsinin bulunduğunu ortaya koyuyor. Ancak bilim insanlarının ulaştığı sonuçlar, palamut bolluğunun tek başına diğer balık türlerini yok edeceği iddiasını doğrulamıyor.
GERÇEK TARAF'ın yerli ve yabancı bilimsel yayınlar, balıkçılık istatistikleri ve uzman değerlendirmeleri üzerinden yaptığı araştırma, palamut ile hamsi arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Karadeniz'de bazı yıllar palamut avı artarken hamsi avı azalabiliyor. Ancak bu değişimde balıkların birbirini tüketmesinin yanı sıra deniz suyu sıcaklığı, göç hareketleri, besin kaynakları, üreme başarısı ve insan kaynaklı avcılık baskısı da rol oynuyor.
Karadeniz'de 2026 palamut bolluğu: Uzun yıllardır görülmeyen av
Türkiye'de 1 Eylül 2026 tarihinde başlayan yeni balıkçılık sezonu, özellikle palamut avındaki artışla dikkat çekti.
Karadeniz'in farklı bölgelerinden denize açılan balıkçı tekneleri, sezonun ilk haftalarından itibaren bol miktarda palamutla limanlara döndü. Avdaki artış Samsun'daki balık tezgâhlarına da yansıdı.
Samsun Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, 16 Eylül'de Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada sezonun balık miktarı ve çeşitliliği açısından iyi başladığını belirtti.
Malkoç, "Şu anda en fazla palamut var. İstavrit, mezgit, hamsi de var. Bu sene hepsinin yılı" sözleriyle denizdeki bolluğu anlattı.
İstanbul Su Ürünleri Komisyoncuları Derneği Başkanı Metin Akçay ise 20 Ekim'de yaptığı açıklamada, 1987 yılından beri balık hallerinde çalıştığını ve bu düzeyde bir palamut bolluğuyla ilk kez karşılaştığını söyledi.
Palamut avı bir yılda yaklaşık 100 kat arttı
Palamut bolluğunun boyutları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanan Gürpınar Su Ürünleri Hali verilerine de yansıdı.
2026 av sezonunun ilk haftası olan 1-7 Eylül döneminde hale getirilen palamut miktarı 903 bin 952 kilogram olarak kaydedildi.
2025 yılının aynı döneminde ise bu miktar 9 bin 38 kilogram düzeyindeydi.
Böylece Gürpınar Hali'ndeki palamut miktarı bir önceki yılın aynı haftasına göre yaklaşık 100 kat artmış oldu.
Aynı dönemde hamsi miktarı da 154 bin kilogramdan 552 bin kilogramın üzerine çıktı. Bu veriler, 2026 sezonunun başlangıcında palamut ve hamsinin aynı anda yüksek miktarlarda ticari satışa sunulabildiğini gösteriyor.
Ancak balık hallerindeki satış miktarları, denizdeki toplam balık nüfusunu doğrudan göstermiyor. Stokların gerçek durumunu değerlendirmek için bilimsel izleme ve avcılık verilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.
Palamut hangi balıkları yiyor?
Bilimsel adı Sarda sarda olan palamut, denizlerde sürüler halinde dolaşan, hızlı yüzen ve diğer canlıları avlayarak beslenen bir balık türü.
Karadeniz'de yaşayan palamutların besin tercihleri üzerine yapılan araştırmalarda şu türlerin avlandığı belirlendi:
- Hamsi
- İstavrit
- Çaça balığı
- Küçük mezgitler
- Küçük barbunlar
- Bazı kaya balıkları
- Tirsi ve küçük lüfer gibi diğer balıklar
Palamut, bulunduğu bölgeye ve mevsime göre besin tercihlerini değiştirebiliyor. Küçük balık sürüleri, bu türün beslenmesinde önemli yer tutuyor.
Bu nedenle palamudun hamsi ve diğer küçük balıkları tükettiği iddiası doğru. Ancak bu davranış, doğal deniz ekosistemindeki avcı-av ilişkisinin bir parçası.
11 yıllık bilimsel araştırma: Palamudun en önemli avı hamsi
Palamutların beslenme alışkanlıklarıyla ilgili en dikkat çekici araştırmalardan biri, Türkiye'deki su ürünleri araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.
Yaşar Genç, Nimet Selda Başçınar ve Murat Dağtekin tarafından hazırlanan çalışma, 2019 yılında uluslararası Marine Biology Research dergisinde yayımlandı.
Araştırmacılar, 2005-2016 yılları arasında Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında avlanan palamutların mide içeriklerini inceleyerek hangi türlerle beslendiklerini araştırdı.
Çalışmada hamsinin palamutların temel besinleri arasında ilk sırada yer aldığı ortaya konuldu.
İstavrit ve çaça balığı da önemli besin kaynakları arasında bulundu. Araştırma, palamudun beslenme alışkanlıklarının yılın dönemine, balığın büyüklüğüne ve diğer çevresel koşullara göre değişebildiğini gösterdi.
Bu sonuçlar, palamut ile hamsi arasında doğrudan bir avcı-av ilişkisi bulunduğunu bilimsel verilerle doğruluyor.
Yabancı araştırmacılar da aynı sonuca ulaştı
Palamudun küçük balıklarla beslendiği yalnızca Karadeniz araştırmalarında değil, Ege Denizi'nde yürütülen uluslararası çalışmalarda da ortaya konuldu.
Aberdeen Üniversitesi araştırma portalında yayımlanan ve Journal of Applied Ichthyology dergisinde 2013 yılında yer alan bilimsel çalışmada, Kuzeydoğu Ege Denizi'nden 134 palamut incelendi.
Araştırmada palamutların besinleri arasında balıkların ağırlıklı yer tuttuğu, hamsinin en sık belirlenen balık avı olduğu tespit edildi.
Ayrıca kabuklular ve kafadan bacaklı deniz canlılarının da palamutların beslenmesine katkı sağladığı görüldü.
Araştırmacılar, palamutların mevsimsel olarak bol bulunan av türlerinden yararlandığını belirledi.
Bu bulgu, palamudun yalnızca hamsiyle beslenmediğini, bulunduğu ortamda erişebildiği farklı canlıları da tüketebildiğini ortaya koyuyor.
Palamut çok olunca hamsi gerçekten azalıyor mu?
Karadenizli balıkçılar arasında uzun yıllardır kullanılan "Palamut çoksa hamsi az olur" sözü, bilimsel tartışmaların da konusu oldu.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Nazmi Polat, 2016 yılında yaptığı değerlendirmede iki türün av miktarları arasında bazı dönemlerde ters yönlü hareketler gözlendiğini belirtti.
Polat, akla gelen ilk açıklamanın avcı-av ilişkisi olduğunu, ancak bu durumun tek başına kesin bir nedensellik kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. Taner Yıldız da 2024 yılında yaptığı açıklamada, palamudun bol olduğu sezonlarda hamsi avının daha düşük gerçekleşebileceğine dikkat çekti.
Ancak uzmanların bu değerlendirmeleri, her yıl aynı sonucun ortaya çıkacağını gösteren değişmez bir kural anlamına gelmiyor.
2026 verileri şaşırttı: Hem palamut hem hamsi bol
Bu yılın ilk av verileri, palamut ile hamsi arasındaki ilişkinin tek bir açıklamaya indirgenemeyeceğini gösteriyor.
İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde 2026 Eylül ayının ilk haftasında hem palamut hem hamsi miktarı, 2025'in aynı döneminden yüksek gerçekleşti.
Samsun Balık Hali'nde de sezonun başlangıcında palamut ve hamsinin birlikte bol miktarlarda satışa sunulduğu haberleştirildi.
Bu durum, palamutun fazla avlandığı her dönemde hamsinin ortadan kaybolduğu yönündeki kesin ifadelerle örtüşmüyor.
Bununla birlikte 2026 yılı henüz tamamlanmadığı için sezonun tamamına ilişkin hamsi ve palamut stokları hakkında kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değil.
Özellikle sonbahar ve kış aylarındaki hamsi göçleri ve av miktarları, sezonun genel tablosunu değerlendirmek açısından önemli olacak.
Karadeniz'in doğal dengesi bozulabilir mi?
Palamut gibi avcı balıkların sayısındaki değişimler, beslendikleri küçük balıkların nüfusunu etkileyebiliyor.
Ancak avcı türlerin ekosistemde bulunması tek başına doğal dengenin bozulduğu anlamına gelmiyor.
İstanbul Üniversitesi araştırmacılarının da yer aldığı, 2020 yılında yayımlanan uluslararası bir çalışmada Karadeniz'deki palamut ve lüfer stoklarının avcı etkisi ile ticari balıkçılık baskısı karşılaştırıldı.
Çalışmada 1995 öncesindeki bazı dönemlerde palamut ve lüferin hamsi, istavrit ve çaça üzerindeki tüketiminin ticari avcılık miktarlarını aştığı; sonraki dönemlerde ise küçük balıkların insanlar tarafından avlanmasının avcı balıkların tüketiminden çok daha yüksek hale geldiği belirtildi.
Bu sonuç, küçük balık stoklarını yalnızca palamudun değil, yoğun ticari avcılığın da önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.
Palamut nüfusundaki doğal artışın risk oluşturup oluşturmadığını belirlemek için balıkların ne kadar ürediğinin, ne kadarının avlandığının ve besin kaynaklarının durumunun birlikte incelenmesi gerekiyor.
1 kilogram palamut 20-25 kilogram hamsi mi yiyor?
Palamutların ne kadar balık tükettiği de tartışılan konular arasında bulunuyor.
Sinop Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Namık Ünlü, 28 Ekim 2024 tarihinde Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, bir palamudun doğumundan itibaren 1 kilogram ağırlığa ulaşabilmek için ortalama 20-25 kilogram balık tükettiğini ileri sürmüştü.
Ünlü, bu miktarın önemli bölümünü hamsinin oluşturduğunu savunmuştu.
Ancak bu rakam, incelenen bilimsel çalışmalarda bütün palamutlar için geçerli sabit bir tüketim miktarı olarak doğrulanmıyor.
Balığın büyüme hızı, yaşı, tükettiği avların enerji değeri ve çevresel koşullar, besin ihtiyacını değiştirebiliyor.
Bu nedenle 1 kilogram ağırlığındaki her palamudun kesin olarak 20-25 kilogram hamsi tükettiğini söylemek bilimsel açıdan doğru değil.
Palamut bolluğu neden her yıl aynı olmuyor?
Karadeniz'de palamut avının bazı yıllarda artıp sonraki yıllarda önemli ölçüde azalması, balıkçılığın dikkat çeken özelliklerinden biri.
2024 yılında Türkiye'de 49 bin 278 ton palamut avlanırken 2025 sezonunda İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali'ne gelen palamut miktarı bir önceki yıla göre keskin biçimde düşmüştü.
2026 yılında ise palamut avı yeniden yüksek seviyelere ulaştı.
Bilimsel araştırmalar, av miktarlarındaki bu değişimlerin birçok nedenden kaynaklanabileceğini ortaya koyuyor.
Deniz suyu sıcaklığı, akıntılar, göç güzergâhları, üreme başarısı, yavru balıkların hayatta kalma oranları, besin bulunabilirliği ve avcılık yoğunluğu, denizlerdeki balık miktarlarını etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
Bu nedenle bir yıl palamudun bol avlanması, Karadeniz'deki bütün balık stoklarının aynı oranda büyüdüğünü veya ekolojik dengenin bozulduğunu tek başına göstermiyor.
Palamut balığı insanlara karşı tehlikeli mi?
Palamut, keskin dişleri bulunan ve küçük balıkları aktif şekilde avlayan etçil bir deniz canlısı.
Ancak palamudun avcı olması, denize giren insanlar için olağan bir saldırı tehdidi oluşturduğu anlamına gelmiyor.
Palamut, normal koşullarda insanları av olarak değerlendiren bir tür değil.
Balıkçılık sırasında yakalanmış canlı palamutların dişleri nedeniyle dikkatli tutulması gerekiyor. Bunun dışında palamut bolluğunun yüzücülere yönelik yaygın bir tehlike oluşturduğuna ilişkin güvenilir bir bilimsel bulgu bulunmuyor.
Dolayısıyla palamudun doğadaki avcı rolü ile insan güvenliği açısından oluşturabileceği riskler birbirine karıştırılmamalı.
Bilim insanlarından küçük palamutların avlanmasına uyarı
2026 yılındaki bolluk, balık stoklarının geleceği açısından avcılığın sürdürülebilirliği konusunu da gündeme getirdi.
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr. Osman Samsun, 24 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, henüz üreme olgunluğuna ulaşmamış küçük palamutların avlanmasının stokların devamlılığı açısından risk yaratabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Samsun, balıkların en az bir kez üreme fırsatı bulmasının sürdürülebilir avcılık açısından önemli olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün 2025 tarihli Akdeniz ve Karadeniz balıkçılık raporunda da balık stoklarının korunması için bilimsel veriye dayalı avcılık yönetiminin önemi üzerinde duruldu.
Uzmanların değerlendirmelerine göre yalnızca palamutun değil, hamsi, istavrit ve çaça gibi küçük balıkların da av baskısından korunması, ekosistemin geleceği açısından önem taşıyor.
Palamut diğer balıkları bitirebilir mi?
Türkiye'deki üniversitelerin ve yabancı bilimsel araştırma kurumlarının yayımladığı çalışmalar, palamudun Karadeniz'in besin zincirinde önemli bir avcı olduğunu doğruluyor.
Palamutlar hamsi, istavrit, çaça ve diğer küçük balıkları tüketiyor. Bu durum, özellikle avcı balıkların sayısının arttığı dönemlerde diğer türler üzerinde beslenme baskısı oluşturabiliyor.
Ancak mevcut bulgular, 2026 yılında yaşanan palamut bolluğunun Karadeniz'deki hamsiyi veya diğer balık türlerini yok edeceğini göstermiyor.
Denizlerdeki balık varlığını değerlendirmek için birden fazla türün av miktarlarının, üreme başarısının, göç koşullarının ve insan kaynaklı balıkçılık baskısının birlikte incelenmesi gerekiyor.
Karadeniz'de bu yıl yaşanan palamut bolluğu tüketici açısından uygun fiyatlı balık imkânı sunarken bilimsel açıdan asıl önemli konu, bereketli sezonun gelecek yıllarda da sürdürülebilmesi için balık stoklarının dengeli biçimde korunması.




