Samsun'da Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı ve Ekonomik İşler Birimi Başkanı Necati Yusufoğlu, fon vurgunu ve haksız kazanç iddialarının yalnızca yatırımcıları değil, toplumun geniş kesimlerini etkilediğini savundu. Gayrimenkul fiyatları, kira artışları, yurt dışına para transferleri ve vatandaşın alım gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yusufoğlu, "Fon vurgunlarının bedelini vatandaş ödedi" mesajı verdi. Ekonomik değerlerden kopuk fiyat artışlarının özellikle dar gelirli aileleri, emeklileri ve ev sahibi olmak isteyen gençleri zor durumda bıraktığını belirtti.

Finans piyasalarındaki usulsüzlük iddialarının ekonomik ve toplumsal sonuçlarına dikkat çeken Saadet Partili Necati Yusufoğlu, haksız kazanç elde edildiği öne sürülen işlemlerin şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini söyledi. Yusufoğlu, denetim eksikliklerinin ve spekülatif kazanç arayışlarının vatandaşların ekonomik güvenini zedelediğini savunarak kamu kaynaklarının korunması çağrısında bulundu.

"Bir dairenin fiyatı 100 bin TL'den 500 milyon TL'ye nasıl çıkar?"

Gayrimenkul piyasasında ortaya çıkabilen olağan dışı fiyat artışlarına değinen Yusufoğlu, bir taşınmazın satış bedelinin yükselmesinin her zaman gerçek ekonomik değerinin aynı oranda arttığı anlamına gelmediğini ifade etti.

Haksız kazanç elde eden kişilerin kendi aralarında gerçek değerinin çok üzerinde bedellerle gayrimenkul alıp satmasının piyasa fiyatlarını yapay biçimde yükseltebileceğini öne süren Yusufoğlu, bu işlemlerin çevredeki diğer taşınmazlar için de emsal gösterilebildiğini belirtti.

Yusufoğlu, 100 bin TL değerindeki bir dairenin önce 500 bin TL'ye, ardından 1 milyon, 5 milyon, 50 milyon ve hatta 500 milyon TL gibi rakamlara ulaşmasını, fiyatların gerçek ekonomik değerlerden kopmasını anlatmak için örnek gösterdi.

Bu rakamların belirli bir taşınmazın doğrulanmış satış geçmişini ifade etmediğini, olağan dışı değer artışlarına ilişkin açıklayıcı bir örnek olduğunu vurguladı.

Yusufoğlu'na göre asıl araştırılması gereken konu, yüksek fiyatlı işlemlerin hangi ekonomik gerekçelerle yapıldığı, satışların gerçekliği ve bu işlemlerden kimlerin kazanç sağladığı.

"Birbirlerinin fiyatını yükseltiyorlar, bedelini toplum ödüyor"

Gayrimenkul fiyatlarının gerçek değerlerden uzaklaştırılmasının belirli gruplara kazanç sağlayabileceğini ileri süren Yusufoğlu, yüksek tutarlı satışların sonraki işlemler için fiyat gerekçesine dönüştürülmesi ihtimaline dikkat çekti.

Yusufoğlu, bazı kişilerin kendi aralarındaki alım satımlarla taşınmaz fiyatlarını yükseltmesinin, çevredeki konut ve iş yerlerine ilişkin fiyat beklentilerini de etkileyebileceğini savundu.

Bu tür işlemlerin yatırım adı altında meşrulaştırılmaması gerektiğini belirten Yusufoğlu, gerçek ekonomik değerle açıklanamayan fiyat hareketlerinin hangi işlemlerden kaynaklandığının araştırılmasını istedi.

Yusufoğlu, "Birilerinin kendi aralarındaki kazanç yarışında yükselttiği fiyatlar, zamanla hiçbir ilgisi olmayan sıradan vatandaşın hayatını da pahalılaştırır" sözleriyle değerlendirmesini özetledi.

Ev fiyatları artınca kiralar da mı yükseliyor?

Necati Yusufoğlu, gayrimenkul piyasasındaki spekülatif işlemlerin olası etkilerinin yalnızca alım satım yapan kişilerle sınırlı kalmadığını savundu.

Bir bölgede taşınmaz fiyatlarının olağan dışı biçimde yükselmesinin konut sahiplerinin satış ve kira beklentilerini de etkileyebileceğini belirten Yusufoğlu, bu durumun barınma maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.

Özellikle sabit gelirli vatandaşların artan barınma giderleri karşısında daha fazla zorlandığını ifade eden Yusufoğlu, gençlerin konut sahibi olmasının güçleştiğini, kiracıların ise aile bütçelerinin önemli bölümünü barınma için ayırmak zorunda kaldığını dile getirdi.

Yusufoğlu, "Birilerinin birbirine daha yüksek fiyatlarla satış yaparak kazançlarını büyütmeye çalıştığı bir düzende, bedeli neden ömrü boyunca çalışmış emekliler, dar gelirli aileler ve ev sahibi olmaya çalışan gençler ödesin?" diye sordu.

Gayrimenkul fiyatlarındaki artışların tek bir nedenle açıklanamayacağına dikkat çekmekle birlikte olağan dışı işlemlerin denetlenmesi gerektiğini savundu.

"Emekliler temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor"

Konut fiyatları ve kiraların yükselmesinin özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam koşullarını etkilediğini belirten Yusufoğlu, ekonomik yükün toplumdaki bütün gruplar arasında eşit dağılmadığını ifade etti.

Emeklilerin ve ücretli çalışanların gelirlerindeki artışın temel giderlerdeki yükselişe yetişemediğini savunan Yusufoğlu, barınma maliyetlerinin bazı aileleri gıda, sağlık ve diğer ihtiyaçlarından tasarruf etmeye zorladığını söyledi.

Ekonomik sistemin yalnızca mülk ve varlık fiyatlarındaki yükseliş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yusufoğlu, vatandaşın yaşam standardının ve satın alma gücünün de dikkate alınması çağrısında bulundu.

Fon paraları yurt dışına çıkarılırsa ne olur?

Röportajda haksız yollarla elde edildiği iddia edilen paraların yurt dışına aktarılması ihtimali de gündeme geldi.

Necati Yusufoğlu, yüksek tutarlı sermaye hareketlerinin koşullara bağlı olarak döviz talebini artırabileceğini ve ekonomik dengeler üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.

Yurt dışına para transferlerinin kaynağı ve hukuki niteliğinin araştırılması gerektiğini savunan Yusufoğlu, bu tür işlemlerin üretim ve istihdam yerine spekülatif kazanç amacıyla gerçekleştirilmesinin ekonomik açıdan sorgulanması gerektiğini söyledi.

Bununla birlikte döviz kurundaki artışların yalnızca para çıkışlarıyla açıklanamayacağını ifade eden Yusufoğlu, enflasyon, para politikası, dış ticaret dengesi, yatırımcı güveni ve küresel gelişmelerin de belirleyici olduğunu kaydetti.

Yusufoğlu'na göre asıl sorular, paranın hangi kaynaklardan elde edildiği, işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı ve kamu zararının ortaya çıkıp çıkmadığı.

"Haksız kazancın faturası neden vatandaşa kesiliyor?"

Fon işlemlerindeki usulsüzlük iddiaları ile ekonomik adalet arasındaki ilişkiye dikkat çeken Yusufoğlu, emek karşılığı gelir elde eden vatandaşlarla spekülatif işlemlerden yüksek kazanç sağladığı iddia edilen kişilerin aynı ekonomik koşullarda bulunmadığını savundu.

Yusufoğlu, vatandaşların vergi ödeyerek, çalışarak ve tasarruf ederek yaşamlarını sürdürmeye çalıştığını; buna karşılık ekonomik sistemin istismar edildiği yönündeki iddiaların toplumun adalet duygusunu zedelediğini ifade etti.

Ekonomik güvenin korunmasında şeffaflığın ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çeken Yusufoğlu, "Gerçek refah; üretim, adil rekabet, hukuka uygun kazanç ve vatandaşın insanca yaşayabilmesiyle ölçülmelidir" dedi.

Yusufoğlu, haksız kazanç iddialarının yalnızca mali işlemleri gerçekleştiren kişiler açısından değil, bu işlemlerden dolaylı biçimde etkilenebilecek vatandaşlar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Fon vurgunu iddialarına kapsamlı araştırma çağrısı

Saadet Partili Necati Yusufoğlu, fon işlemleri, yatırım faaliyetleri ve kamu kaynaklarının kullanımına yönelik usulsüzlük iddialarının somut deliller üzerinden incelenmesini istedi.

Yatırımcıların birikimlerinin nasıl değerlendirildiğinin, mali işlemlerin hangi kaynaklarla gerçekleştirildiğinin ve ilgili mevzuata uyulup uyulmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Yusufoğlu, herhangi bir kamu zararı oluşup oluşmadığının araştırılmasını, hukuka aykırı işlemlerin tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında gerekli yasal süreçlerin işletilmesini ve mağdurların haklarının korunmasını talep etti.

Ayrıca finans piyasalarında denetimin güçlendirilmesi ve gayrimenkul piyasasında olağan dışı fiyat hareketlerinin incelenmesi gerektiğini ifade etti.

"Hükümete yakın kişilerin kazanç yarışının faturası topluma kesilmemeli"

Röportajında siyasi sorumluluk konusuna da değinen Yusufoğlu, hükümetle bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü bazı kişilerin ekonomik faaliyetlerinin sorgulanması gerektiğini savundu.

Yusufoğlu, "Hükümete tabi insanların kendi aralarındaki fiyat yükseltme ve daha fazla kazanç elde etme yarışlarının faturası bütün topluma kesilmemelidir" ifadelerini kullandı.

Bu değerlendirmesiyle siyasi ve ekonomik bağlantıların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini dile getiren Yusufoğlu, belirli kişi veya şirketlerin hukuka aykırı işlem yaptığına ilişkin röportajda somut bir yargı kararı ya da işlem kaydı sunmadı.

Yusufoğlu, ekonomik sistemde hiçbir kişi veya grubun kamu kaynaklarını kendi çıkarı doğrultusunda istismar etme ayrıcalığı bulunmaması gerektiğini vurguladı.

Yusufoğlu: Sorumlular hesap vermeli, vatandaşın hakkı korunmalı

Saadet Partisi Samsun İl Başkan Yardımcısı Necati Yusufoğlu, ekonomik usulsüzlük iddialarının aydınlatılması ve benzer mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için önleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Samsun Atakum sahili pembe ışıklarla aydınlatıldı: İşte nedeni
Samsun Atakum sahili pembe ışıklarla aydınlatıldı: İşte nedeni
İçeriği Görüntüle

Haksız kazanç iddialarının sonuçlarının konut almak isteyen gençlere, kiracılara, emeklilere ve çalışanlara yansıdığı yönündeki değerlendirmesini yineleyen Yusufoğlu, ekonomik düzenin temelinde dürüstlük, şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü bulunması gerektiğini ifade etti.

Yusufoğlu, "Ekonomide asıl sorgulanması gereken, birilerinin nasıl zenginleştiği kadar bu zenginleşmenin hangi yollarla gerçekleştiği ve ortaya çıkan ekonomik yükün kimin omuzlarına bırakıldığıdır" dedi.

Haksız kazanç iddialarının araştırılmasını, hukuka aykırı işlemlerin sorumlularının hesap vermesini ve vatandaşların haklarının korunmasını isteyen Yusufoğlu, ekonomik gelişmelerin yalnızca rakamlarla değil toplumun yaşam koşulları üzerindeki etkileriyle de değerlendirilmesi çağrısında bulundu.