Alihan Kuriş Soruşturmasında Yeni Gelişme: Savcılık Gizli Hattı Tespit Etti
Alihan Kuriş Soruşturmasında Yeni Gelişme: Savcılık Gizli Hattı Tespit Etti
İçeriği Görüntüle

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında, yurt dışına kaçmaya çalışırken Marmaris Bozburun’da yakalanan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın kullandığı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu öne sürüldü. Araç ve firarilerin kaçış güzergahına ilişkin incelemenin sürdüğü belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında firari şüphelilerin yurt dışına kaçış girişimine ilişkin yeni ayrıntılar gündeme geldi. Soruşturma dosyasındaki incelemelere göre, Marmaris’in Bozburun bölgesinde yakalanan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın Muğla’ya taşınmasında kullanılan 34 SL 313 plakalı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu iddia edildi.

Dosyada yer aldığı belirtilen bilgilere göre emniyet birimleri, firari şüphelilerin kullandığı aracın güzergahına ilişkin Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları ile güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Yapılan incelemelerde aracın 16 Ağustos 2026 tarihinde İzmir’in Selçuk ilçesindeki Kozpınar mevkisinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda durduğu belirlendi.

Firarilerin araçtaki hareketleri incelendi

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, söz konusu aracı Mehmet Özmen’in kullandığının tespit edildiği aktarıldı. Akaryakıt istasyonundaki güvenlik kamerası görüntülerinde Özmen’in yakıt almak amacıyla araçtan indiği, arka bölümde bulunan firari şüphelilerin ise dikkat çekmemek amacıyla araçtan çıkmadıkları öne sürüldü.

İncelemelere göre araç, firari şüphelilerin Muğla’ya bırakılmasının ardından aynı sürücü tarafından İstanbul yönüne geri götürüldü. Emniyet birimlerinin PTS kayıtları ve kamera görüntülerini birlikte değerlendirdiği, güzergahın bu kayıtlar üzerinden ayrıntılı biçimde incelendiği belirtildi.

Soruşturma dosyasına yansıdığı aktarılan bilgiler arasında sürücünün kullandığı GSM hattına ilişkin tespitler de yer aldı. Buna göre Mehmet Özmen’in telefon hattını 16 Ağustos saat 12.31 sıralarında kapattığı ve yolculuk boyunca hattı aktif hale getirmediği iddia edildi.

Telefon sinyali güzergah boyunca kesildi

Dosyadaki incelemelerde, aracın aynı gün saat 15.05’te ViaPort PTS kaydına girdiği ve sürücünün telefon hattının uzun süre kapalı kaldığı öne sürüldü. GSM hattının ise 17 Ağustos saat 11.05’te, aracın İstanbul’a dönüşüyle uyumlu olduğu belirtilen zamanlamada yeniden aktif hale getirildiği kaydedildi.

Soruşturmayı yürüten birimlerin bu verileri, firarilerin taşınması sırasında kullanılan araç ile sürücünün hareketlerinin ortaya çıkarılması açısından değerlendirdiği ifade edildi. Ancak söz konusu tespitlerin soruşturma kapsamında incelenen deliller arasında yer aldığı ve nihai hukuki değerlendirmenin adli makamlarca yapılacağı belirtildi.

Tahsisli aracın nasıl kullanıldığı araştırılıyor

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından birini, 34 SL 313 plakalı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu yönündeki tespit oluşturuyor. Dosyada yer alan bilgilere göre aracın 2030 yılına kadar Şahin adına resmi tahsisinin bulunduğu öne sürülürken, firari şüphelilerin bu araca hangi yolla eriştiği araştırılıyor.

Başsavcılığın, aracın suç örgütü soruşturması kapsamındaki firar girişiminde nasıl kullanıldığını ve araçla örgüt arasında herhangi bir bağlantı bulunup bulunmadığını incelemeyi sürdürdüğü aktarıldı. Araçta bulunan kişiler, sürücü ve kaçış organizasyonunda yer aldığı değerlendirilen diğer isimlerin bağlantılarının da soruşturma kapsamında ele alındığı belirtildi.

Soruşturma kapsamı genişletiliyor

Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın Marmaris Bozburun’da yurt dışına kaçmak üzereyken yakalanmasının ardından, kaçış organizasyonunun tüm aşamalarına ilişkin soruşturmanın derinleştirildiği bildirildi. Özellikle firarilerin Muğla’ya nasıl ulaştırıldığı, kullanılan aracın temin edilme süreci ve organizasyonda başka kişilerin rol alıp almadığı araştırılıyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında elde edilen PTS kayıtları, kamera görüntüleri ve iletişim verilerinin diğer delillerle birlikte değerlendirildiği belirtildi. Tahsisli aracın kim tarafından, hangi koşullarda ve nasıl temin edildiğine ilişkin incelemenin soruşturmanın önemli başlıklarından biri olarak sürdüğü kaydedildi.