Dünya üzerinde hiçbir ülke tarafından tanınmayan Liberland Cumhuriyeti, Türkiye’den rekor düzeyde vatandaşlık başvurusu alıyor. Hırvatistan ve Sırbistan arasında iki ülkenin de hak iddia etmediği 7 km²’lik bir arazi üzerinde kurulan mikro ulusun Cumhurbaşkanı Vit Jedlicka, İstanbul’da yaptığı basın toplantısında Türkiye’den yaklaşık 80 bin kişinin vatandaşlık başvurusunda bulunduğunu açıkladı . Jedlicka, “Oldukça heyecanlı bir Türk topluluğuyla karşı karşıyayız. İnsanlar vatandaşlık alma sürecinin başlamasını bekliyor” ifadelerini kullandı .
Liberland nerede ve nasıl kuruldu?
Liberland, Hırvatistan ile Sırbistan arasında Tuna Nehri üzerinde bulunan Gornja Siga adlı 7 kilometrekarelik bir arazi üzerinde kuruldu. 2015 yılında Çek siyasi aktivist Vit Jedlicka ve arkadaşları tarafından “özgürlükçü bir devlet” idealiyle kurulan mikro ulus, iki ülkenin de bu topraklar üzerinde hak iddia etmemesi nedeniyle “terra nullius” (sahipsiz toprak) statüsüyle ilan edildi .
| Özellik | Detay |
|---|---|
| Kuruluş Yılı | 2015 |
| Kurucu ve Cumhurbaşkanı | Vit Jedlicka (Çek) |
| Yüzölçümü | 7 km² |
| Konum | Hırvatistan-Sırbistan sınırı, Tuna Nehri kıyısı |
| Tanınma Durumu | Hiçbir ülke tarafından tanınmıyor |
| Resmi İdeoloji | Özgürlükçülük, minimal devlet |
Liberland’a kimler vatandaşlık başvurusu yapabiliyor?
Liberland Cumhurbaşkanı Vit Jedlicka’nın açıklamalarına göre, vatandaşlık başvurusu için temel şartlar şöyle:
-
Komünist veya ırkçı geçmişi olmamak – Başvuru sahiplerinin geçmişinde komünizm veya ırkçılıkla bağlantılı bir sicil bulunmaması gerekiyor
-
Şiddet karşıtlığı – Başvuranların şiddeti reddetmesi bekleniyor
-
Özgürlükçü değerlere saygı – Liberland’ın kuruluş felsefesine uyum
Jedlicka, “Her zaman dürüst bir sistemi, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hedefledik” diyerek başvuru sürecinde şeffaflığın ön planda olduğunu vurguladı .
Türkiye’den neden bu kadar yoğun ilgi var?
Liberland’ın blockchain teknolojisine verdiği önem ve dijital odaklı yönetim anlayışı, Türkiye’de özellikle genç nüfus arasında ilgi uyandırıyor. Jedlicka, “Özellikle blockchain teknolojisine ilgi duyduğumuzu bildikleri için bizimle irtibat kurmak istiyorlar” açıklamasını yaptı .
Görüşmeyi gerçekleştiren siyasetçi Gürsel Tekin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye gibi bir ülkeden 80 bin kişinin başvuru yapması düşündürücü bir durumdur. Başvuranların büyük bölümünün genç nüfustan oluşması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Henüz tam anlamıyla oluşmamış bir ülkeye dünyanın pek çok yerinden başvuru olmasına rağmen Türkiye’nin ilk sırada yer alması ciddi bir meseledir” .
Başvurular ne kadar sürede sonuçlanacak?
Liberland Cumhurbaşkanı Jedlicka, başvuruların kabul edilme oranına ilişkin soruyu yanıtlarken mevcut kısıtlamalara dikkat çekti:
“Şu anda komşularımızla olan ilişkilerimizden kaynaklı bazı kısıtlamalar söz konusu. Normal şartlarda yaklaşık 100 bin vatandaşı rahatlıkla ağırlayabilecek kapasitemiz bulunuyor. Ancak öncelikli olarak ‘e-residency’ dediğimiz elektronik oturum kimliklerinin dağıtımını gerçekleştiriyoruz. Topraklarda fiili yaşam için hazırlıklarımız ise halen devam ediyor” .
Bu açıklamaya göre, başvuru sahiplerine önce e-residency (elektronik oturum) verilmesi planlanıyor. Fiziki yerleşim ve topraklarda fiili yaşam için hazırlıkların ise devam ettiği belirtiliyor . Başvuru ücretinin 150 dolar civarında olduğu ifade ediliyor .

Uzmanlara göre bu ilgi ne anlama geliyor?
Siyaset bilimciler, tanınmayan bir mikro ulusa Türkiye’den bu kadar yoğun başvuru yapılmasını, vatandaşların mevcut sistemlere alternatif arayışının bir yansıması olarak değerlendiriyor. Özellikle genç nüfusun dijital dönüşüm, özgürlükçü yönetim modelleri ve blockchain teknolojisine olan ilgisinin bu başvuruları tetiklediği düşünülüyor.
Ne olacak? Liberland’ın uluslararası tanınırlığı bulunmadığı için verilecek pasaport ve kimlik belgelerinin hiçbir ülkede resmi geçerliliği olmayacak. Ancak e-residency sistemi ile dijital kimlik ve blockchain tabanlı hizmetlere erişim mümkün olabilecek. Jedlicka, normal şartlarda 100 bin kişilik kapasiteleri olduğunu belirtirken, komşu ülkelerle ilişkilerin normalleşmesi durumunda fiili yerleşimin de önünün açılabileceğini ifade ediyor




