İşgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa’da yaklaşık 140 bin Filistinli, İsrail kökenli güvenlik birimlerinin uyguladığı tüm sıkı ablukalara, barikatlara ve idari kısıtlamalara rağmen Kurban Bayramı namazını eda etti. Kudüs İslami Vakıflar Dairesi, bayram sabahında mescid avlularının bayram tekbirleriyle yankılandığını duyururken, İsrail güçlerinin Eski Şehir bölgesinin giriş kapılarında adeta kuşatma uyguladığını belirtti. Yapılan resmi açıklamada, kolluk kuvvetlerinin sert engellemeleri sebebiyle on binlerce Filistinli Müslümanın ilk kıble olan Aksa’ya ulaşmasının engellendiği vurgulandı.

Gazze Şeridi’ne yönelik topyekun askeri operasyonların başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Batı Şeria bölgesinde yaşayan on binlerce Filistinlinin Kudüs'e geçişine ve kutsal mekanlara girişine sistematik olarak izin verilmiyor. Bu gergin atmosfer altında İslami Vakıflar Dairesi bünyesinde görev yapan gönüllü ekipler, kısıtlı imkanlarla Mescid-i Aksa'daki cemaatin giriş ve çıkış koridorlarını organize ederek olası izdihamların önüne geçmeye çalıştı.

İbrahim Camii Müslümanlara Kapatıldı: Sadece 300 Kişi Alındı

İsrail ordusunun bayram namazı kısıtlamalarından etkilenen bir diğer sembolik nokta ise El Halil kentindeki tarihi İbrahim Camii oldu. İsrail askeri unsurlarının caminin ana giriş kapılarını tamamen kapattığı, içeri girmek isteyen az sayıdaki vatandaşı ağır aramalardan geçirdiği ve ibadet esnasında çevrede ses bombaları patlattığı bildirildi. Askeri abluka sebebiyle kentin en büyük camisindeki bayram namazına yalnızca yaklaşık 300 kişi katılabildi.

Trump Ekibi Kalıcı Anlaşma Peşinde, Tahran'ın Şartları Netleşti
Trump Ekibi Kalıcı Anlaşma Peşinde, Tahran'ın Şartları Netleşti
İçeriği Görüntüle

Yaşanan bu süreci sert bir dille eleştiren El Halil Valisi Halid Dudin, İsrail idaresinin kutsal mekanlara yönelik müdahalelerini “dini yer değiştirme ve dini terör” olarak nitelendirdi. El Halil Vakıflar Müdür Vekili Muncid el Caberi ise Filistin haber ajansı WAFA’ya yaptığı açıklamada, işgal güçlerinin cami üzerinde tam bir idari kontrol kurmaya çalıştığını savundu. İslam alemine İbrahim Camii’ne sahip çıkma çağrısı yapan Caberi, tüm baskılara rağmen buranın bir İslami mescit olarak kalmaya devam edeceğini hatırlattı. İbrahim Camii, 1994 yılında silahlı bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Filistinlinin şehit olduğu katliamın ardından adli bir kararla Müslümanlar ve Yahudiler arasında ikiye bölünmüştü.

Baskılar Altında Direniş ve Batı Şeria'da Bayram Baskınları

Batı Şeria’nın güneyinde konumlanan Beytüllahim kentinde de Filistinliler, camilerin yetersiz kalması ve engellemeler sebebiyle bayram namazını Doğuş Kilisesi yakınında bulunan geniş meydanda saf tutarak kıldı. Cemaate seslenen Beytüllahim Müftüsü Şeyh Abdülmecid Ammarne, Filistin halkının her türlü askeri kuşatmaya, ekonomik ambargoya ve idari baskıya rağmen topraklarında direnmeye kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.

Manevi atmosferin yüksek olduğu bayramın ilk gününde bile İsrail ordusu Batı Şeria’nın farklı ilçe ve mülteci kamplarında şafak baskınlarını ve gözaltı operasyonlarını durdurmadı. Cenin kentinin güneyinde yer alan Kabatiye beldesinde düzenlenen ev baskınlarında 4 Filistinli sivil kelepçelenerek gözaltına alınırken, Nablus yakınlarındaki Urif köyünde çok sayıda konut arandı ve ticari bir dükkandaki çocuk oyuncaklarına ordu eliyle el konuldu.

Askeri zırhlı araçların Kudüs’ün kuzeyindeki Kalandiya Mülteci Kampı’na da girerek gerilimi tırmandırdığı rapor edildi. Filistin hükümetine bağlı resmi medya ofisi tarafından paylaşılan güncel bilançoya göre; Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria genelinde İsrail ordusu ve silahlı Yahudi yerleşimcilerin saldırıları neticesinde 1168 Filistinli yaşamını yitirirken, yaklaşık 23 bin kişi ise gözaltı merkezlerine götürüldü.