İbrahim Anlaşmaları Nedir? Tarihi Dönüm Noktası

İbrahim Anlaşmaları, ismini Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın ortak peygamberi olan Hz. İbrahim’den alan bir dizi diplomatik belgedir. Anlaşmalar, ilk olarak 15 Eylül 2020’de, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da imzalandı.

İlk imzacılar: Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, İsrail ile ilişkilerini resmen normalleştirdi. Bu, 1994’te Ürdün’ün barış imzalamasından bu yana geçen çeyrek asrın en büyük diplomatik kırılmasıydı. Kısa süre içinde Fas ve Sudan da bu anlaşmalara katıldı; son olarak 2025 yılında Kazakistan da aralarına eklendi.

Bu anlaşmalar, uzun yıllardır Ortadoğu siyasetinin temel kuralını yıktı. 2002 yılında kabul edilen Arap Barış Girişimi’ne göre, Arap ülkeleri İsrail’i ancak bağımsız bir Filistin devleti kurulduktan sonra tanıyacaktı. İbrahim Anlaşmaları, bu şartı tamamen baypas ederek, Filistin meselesini masanın kenarına itti ve ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesine olanak tanıdı.

İbrahim Anlaşmaları ve Türkiye’nin Karşı Karşıya Olduğu Kritik Eşik
İbrahim Anlaşmaları ve Türkiye’nin Karşı Karşıya Olduğu Kritik Eşik
İçeriği Görüntüle

İbrahim Anlaşmaları Kimin Çıkarına? Tarafların Kazanımları

İbrahim Anlaşmaları, imzalayan her ülke için farklı kazançlar sağlasa da, ortak payda her zaman somut menfaatler oldu.

İsrail’in Kazanımı: Bölgesel Entegrasyon

İsrail, uzun yıllardır “dışlanmış, istenmeyen sorunlu çocuk” imajından kurtulmak istiyordu. Bu anlaşmalarla birlikte:

  • Diplomasi: Körfez’de büyükelçilikler açıldı.

  • Ekonomi: İsrail ile BAE arasındaki ticaret hacmi 2023’te 4 milyar doları aşarak rekor kırdı.

  • Savunma: Daha önce gizli yürütülen istihbarat ve savunma işbirliği resmiyet kazandı. Özellikle İran tehdidine karşı ortak bir cephe oluştu.

Arap Ülkelerinin Kazanımları: Pragmatizm ve Hayatta Kalma

Arap ülkeleri, Filistin davasını bir kenara bırakarak kendi ulusal güvenliklerini ve ekonomilerini öncelediler:

  • BAE ve Bahreyn: İran’ın artan bölgesel gücü karşısında İsrail gibi teknolojik ve askeri bir güçle ittifak yaparak güvenlik şemsiyelerini genişlettiler.

  • Fas: En büyük kozu olan Batı Sahra’nın egemenliğini kazandı. ABD, normalleşme karşılığında Fas’ın bu topraklar üzerindeki hakimiyetini resmen tanıdı.

  • Sudan: Terörizmi Destekleyen Ülkeler listesinden çıkarılarak uluslararası finansmana erişim sağladı ve ağır yaptırımlardan kurtuldu.

Neden Herkes İmzalamıyor? Karşı Argümanlar ve Eleştiriler

Her ne kadar ABD ve İsrail bu anlaşmaları “Yeni Ortadoğu”nun temeli olarak sunsa da, eleştiriler oldukça sert.

Filistin Davasının İhaneti

Filistinliler ve taraftarları için bu anlaşmalar, “yüzyılın hançerlenmesi” anlamına geliyordu. Arap ülkeleri, İsrail’den Filistinlere yönelik işgal politikalarını durdurması veya bağımsız bir devlet kurulması gibi hiçbir taviz almadan, İsrail’e diplomatik zemin kazandırdı. Bu durum, Filistin davasını bölgesel siyasetin merkezinden alıp kenara itti.

İran ve Direnç Ekseni

İran, bu anlaşmaları kendisini kuşatma girişimi olarak gördü. Anlaşmalar, İran karşıtı bir bloğun resmileşmesi anlamına geliyordu.

Toplumsal Muhalefet

Gazze Savaşı sonrası bu anlaşmaların kırılganlığı ortaya çıktı. Arap sokaklarında İsrail’e karşı öfke doruk noktasına ulaştı. Hükümetler İsrail ile ticareti sürdürse de, halk tepkisi normalleşme sürecini derinden sarstı.

2026 Krizi: Trump’ın “Zorunlu” Çağrısı ve Türkiye Denklemi

Trump’ın 2026 yılında yeniden gündeme getirdiği bu anlaşmalar, bu kez çok daha büyük bir iddia ile geliyor: İran’la savaşı bitirmek.

Trump, İran’la bir anlaşmaya varılabilmesi için Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün, Pakistan ve en önemlisi Türkiye’nin bu anlaşmaları imzalamasını “zorunlu” kıldı. Başka bir deyişle: “Ya bu yeni düzende İsrail’le saf tutacaksınız, ya da İran ile yapılacak barışın dışında kalacaksınız.”

Pakistan Hemen Reddetti

İsrail’i tanımayan Pakistan, bu çağrıyı anında reddetti. Savunma Bakanı, bunun ülkenin “temel ideolojilerine” aykırı olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan’ın Şartı

Anlaşmaların en büyük ödülü olarak görülen Suudi Arabistan ise “Bağımsız Filistin devleti olmadan anlaşma olmaz” diyerek direnişini sürdürüyor.

Somali medyasından Türk askerine övgü: “Gece operasyonlarında düşman onları görmüyor”
Somali medyasından Türk askerine övgü: “Gece operasyonlarında düşman onları görmüyor”
İçeriği Görüntüle

Türkiye İçin Anlamı: Taraf Olma Zorunluluğu

Türkiye’nin durumu diğerlerinden farklı: Türkiye, İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülkelerden biri. Ancak son yıllarda, özellikle Gazze savaşı nedeniyle ilişkiler kopma noktasına geldi.

Uzmanlar, Trump’ın bu hamlesinin Türkiye’ye yönelik “Artık ortada kalamazsın” mesajı olduğunu belirtiyor. Eski diplomat Ashok Sajjanhar’a göre, “Yeterli baskı ve bir ‘al-ver’ pazarlığı ile Türkiye ikna edilebilir.” Ancak bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır süregelen Filistin yanlısı söylemlerini tamamen değiştirmesi anlamına geliyor.

Trump’ın bu hamlesinin iki hedefi var:

  1. İran’a karşı savunma ve istihbarat alanında dev bir bölgesel blok oluşturmak.

  2. İsrail’in Ortadoğu’daki meşruiyetini kalıcı olarak pekiştirmek.