Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günlük hayatta ve özellikle yakın ilişkilerde ciddi tahribata yol açan "toksik kişilikler" ile nasıl baş edilebileceğine dair çarpıcı açıklamalar yaptı. Tarhan, bu kişilikleri "kanser hücresi"ne benzetti ve korunma yöntemi olarak "sağlıklı sınır koyma"nın altını çizdi.
"Karanlık Üçlü" Kanser Hücresi Gibidir: Sınırsız ve Doyumsuz
Prof. Dr. Tarhan, narsistik kişilik, Makyavelistlik ve antisosyal eğilimlerin birleşimine "karanlık üçlü" denildiğini belirterek şu uyarıyı yaptı: "Bu üçlü bir araya geldiğinde kanser hücresi gibi davranır. Kanser hücresi sınırsızdır, sorumsuzdur, doyumsuzdur. Sadece kendini büyütür, çevresini yutar. Toksik kişilikler de aynıdır. Empati yapmaz, sadece 'hep bana' der. Vücudumuzda bağışıklık sistemi kanser hücresine sınır koyar. İnsan ilişkilerinde de sınır koymazsanız toksik kişilikler büyür."
İnsanları Nasıl "Köleleştirirler"?
Tarhan, toksik kişiliklerin insanları kontrol altına almak için farklı yöntemler kullandığını söyledi: "Kimisi överek, kimisi azarlayarak, kimisi şiddetle köleleştirir. Ama yöntem değişse de amaç aynıdır; karşı tarafı kontrol altına almak." Örneğin, narsistler eşini yücelterek köle-efendi ilişkisi kurarken, antisosyaller şiddete başvurabilir.
En Büyük Hata: "İçine Atmak", En Kritik Çözüm: "Sınır Koymak"
Toksik ilişkilerde en yaygın ve yanlış tutumun "içine atmak" olduğunu vurgulayan Tarhan, "Kurban olan taraf genelde 'aman olay çıkmasın' diyerek susar. Bu, en büyük hatadır. Yapılması gereken güzellikle sınır koymaktır" dedi. Tarhan, "ego savaşına" girmenin de orman kanununu getireceğini, bunun yerine "düşünen beyin" ile hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
Kimler Risk Altında? Bağlanma Sorunu Olanlar ve Çocukluk Travması Yaşayanlar
Prof. Dr. Tarhan, toksik kişiliklerin çoğunun çocuklukta "prens/prenses" gibi büyütülmüş, hep almaya alıştırılmış bireyler olduğunu söyledi. Bu kişilerin karşısında en çok zarar görenlerin ise bağlanma sorunu olan, yalnızlığa tahammül edemeyen ve özgüveni düşük kişiler olduğunu belirtti.
Değişim Mümkün mü?
Tarhan, toksik kişilik özellikleri taşıyan bireylerin, "hayatın sert duvarına çarpınca" değişmeye başlayabileceğini ifade etti. Örneğin, narsist bir eş, partneri ayrılacağını söylediğinde özeleştiri yapabilir. Çözümün ise "farkındalık, öz eleştiri ve doğru ilişki yöntemlerini öğrenmek" olduğunu vurguladı.




