Çocuklarında kalp deliği tespit edilen ailelerin en çok merak ettiği soruların başında, bu açıklıkların zamanla kendiliğinden kapanıp kapanmayacağı geliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, doğumsal kalp deliklerinin her çocukta aynı şekilde ilerlemediğini belirterek bazı küçük açıklıkların büyüme sürecinde kapanabildiğine dikkat çekti. Ancak büyük veya kalbin dolaşımını etkileyen açıklıklarda girişimsel ya da cerrahi tedavi gerekebiliyor.

Çocuklarda kalp deliği nedir?

Kalp deliği, kalbin odacıklarını birbirinden ayıran duvarlarda doğuştan bulunan açıklıkları tanımlamak için kullanılan genel bir ifade.

Çocuklarda sık görülen iki türü atriyal septal defekt (ASD) ve ventriküler septal defekt (VSD) olarak biliniyor.

ASD, kalbin üst bölümündeki iki kulakçık arasında açıklık bulunması anlamına geliyor. VSD ise alt bölümdeki iki karıncığı birbirinden ayıran duvardaki açıklığı ifade ediyor.

Bu iki doğumsal kalp hastalığı, kendiliğinden kapanma olasılıkları ve tedavi gereksinimleri açısından farklı özellikler taşıyor.

ASD kendiliğinden kapanır mı?

Kalbin üst iki odacığı arasında bulunan küçük ASD'ler, özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde kendiliğinden kapanabiliyor.

Ancak bütün ASD türlerinde aynı durum söz konusu değil. En sık görülen sekundum tip ASD'nin küçük olanlarında kapanma ihtimali bulunurken büyük açıklıklarda bu olasılık azalıyor.

Primum ve sinüs venozus gibi bazı ASD türlerinde ise kendiliğinden kapanma beklenmiyor. Bu hastalarda açıklığın yapısına ve dolaşım üzerindeki etkisine göre cerrahi değerlendirme gerekebiliyor.

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, tedavi planlamasında yalnızca deliğin büyüklüğüne değil, kalpte bulunduğu anatomik bölgeye de dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

VSD olan çocuklarda delik zamanla kapanabilir

Kalbin alt iki odacığı arasında bulunan VSD'lerde kendiliğinden kapanma, özellikle küçük açıklıklarda daha sık görülebiliyor.

Kalp kasının içinde yer alan küçük VSD'ler, çocuğun büyüme sürecinde daralabiliyor veya tamamen kapanabiliyor. Perimembranöz olarak adlandırılan bölgede bulunan bazı küçük açıklıklarda da zamanla kapanma meydana gelebiliyor.

Buna karşılık büyük VSD'lerde kendiliğinden kapanma olasılığı daha düşük olabiliyor.

Akciğerlere normalden fazla kan gitmesine neden olan büyük açıklıkların tedavisinin geciktirilmesi, kalp ve akciğer dolaşımında ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Kalp deliğinin kapanmasını hangi faktörler etkiliyor?

Kalpteki açıklığın kendiliğinden kapanma ihtimali her çocuk için ayrı değerlendiriliyor.

Bu değerlendirmede şu faktörler önem taşıyor:

  • Deliğin büyüklüğü: Küçük açıklıkların kendiliğinden kapanma ihtimali genellikle daha yüksek.
  • Deliğin bulunduğu bölge: ASD ve VSD'nin farklı anatomik türleri farklı seyir gösterebiliyor.
  • Çocuğun yaşı: Bazı açıklıklar özellikle yaşamın ilk yıllarında küçülebiliyor.
  • Kalbin üzerindeki yük: Kalp odacıklarında genişleme olup olmadığı değerlendiriliyor.
  • Akciğer dolaşımı: Akciğer damar basıncı ve fazla kan akımı tedavi kararını etkiliyor.
  • Belirtiler: Solunum güçlüğü, beslenme sorunu ve gelişme geriliği gibi bulgular dikkate alınıyor.

Kalp deliği kapanmazsa ne olur?

Kapanmayan her kalp deliği ciddi bir sağlık sorununa neden olmuyor. Bazı küçük açıklıklar, önemli bir dolaşım bozukluğu oluşturmadan uzun süre takip edilebiliyor.

Ancak büyük kalp delikleri, kalbin normalden fazla çalışmasına ve akciğerlere giden kan miktarının artmasına neden olabiliyor.

Bu durumun uzun süre devam etmesi halinde kalp odacıklarında genişleme, kalp yetersizliği ve akciğer damarlarında basınç artışı gibi komplikasyonlar gelişebiliyor.

Burun estetiği sonrası şişlik ne zaman geçer?
Burun estetiği sonrası şişlik ne zaman geçer?
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle tedavi gerektiren bir açıklığın kendiliğinden kapanmasını beklemek her zaman güvenli bir seçenek olmayabiliyor.

Hangi belirtilere dikkat edilmeli?

Özellikle büyük VSD'si bulunan bazı bebeklerde hızlı solunum, beslenirken çabuk yorulma, aşırı terleme ve beklenen ölçüde kilo alamama gibi belirtiler görülebiliyor.

Küçük açıklıklar ise hiçbir belirti vermeyebiliyor ve rutin muayenede duyulan kalp üfürümüyle fark edilebiliyor.

Bebekte belirgin solunum güçlüğü, morarma veya ciddi beslenme sorunu gelişmesi halinde gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor.

Kalp deliği ne zaman ameliyat gerektirir?

Kalp deliği bulunan her çocuğun ameliyat olması gerekmiyor. Küçük ve kalbin işleyişini olumsuz etkilemeyen açıklıklarda düzenli takip yeterli olabiliyor.

Buna karşılık büyük açıklıklarda, kalp odacıklarının genişlemesi veya akciğer dolaşımının olumsuz etkilenmesi durumunda kapatma işlemi gündeme gelebiliyor.

Uygun anatomik özelliklere sahip bazı kalp delikleri anjiyo yöntemiyle cihaz kullanılarak kapatılabilirken diğerlerinde cerrahi tedavi gerekebiliyor.

Tedavinin yöntemi ve zamanlaması, çocuk kardiyolojisi uzmanının değerlendirmesiyle belirleniyor.

Düzenli ekokardiyografi takibi neden önemli?

Kalp deliği tanısı alan çocukların takibinde ekokardiyografi, yani kalp ultrasonu, önemli yer tutuyor.

Bu incelemeyle deliğin büyüklüğü, bulunduğu yer, kan akımının yönü ve kalp odacıkları üzerindeki etkileri değerlendirilebiliyor.

Takip sürecinde açıklığın küçülüp küçülmediği ve tedavi ihtiyacının ortaya çıkıp çıkmadığı kontrol ediliyor.

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, bazı kalp deliklerinin kendiliğinden kapanabildiğini ancak bütün çocuklar için aynı sonucun beklenmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Düzenli kontroller ve doğru tedavi zamanlaması, çocukların kalp sağlığının korunmasında belirleyici rol oynuyor.