Atakum Sağırlar Derneği, 23 Eylül Uluslararası İşaret Dilleri Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kamu kurumlarına çağrıda bulundu. Dernek; nitelikli tercüman desteği, mesleki standartlar, kriz ve afet anlarında erişilebilirlik ile karar süreçlerine Sağır toplumunun doğrudan katılımı başlıklarında mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu. Açıklamada odizm ve mikroagresyon kavramlarına dikkat çekilirken, kurumlarla iş birliğine hazır olunduğu belirtildi.

HABER GÖVDESİ

İlyas Topsakal Zonguldak’ta Murat Kotra’yı Vali Sandı
İlyas Topsakal Zonguldak’ta Murat Kotra’yı Vali Sandı
İçeriği Görüntüle

Atakum Sağırlar Derneği, Uluslararası İşaret Dilleri Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada kamu kurumlarını, karar alma süreçlerinde Sağır toplumuyla eşit paydaş olarak hareket etmeye ve erişilebilirliği güvence altına almaya çağırdı. Açıklamada bu günün yalnızca bir farkındalık günü olarak değil, Sağır toplumunun eşit yurttaşlar olarak toplumsal hayata tam katılımını hedefleyen bir mücadele günü olarak görüldüğü ifade edildi.

Derneğe Göre Asıl Engel: Odizm ve Mikroagresyonlar

Dernek, toplumsal hayata katılımın önündeki en büyük engelin işitmeme durumu olmadığını, asıl görünmez duvarların odizm ve günlük hayata sızmış mikroagresyonlar olduğunu savundu.

Açıklamada odizm, dünyanın yalnızca işitenlerin standartlarına göre tasarlanması ve Sağırların "eksik" ya da "düzeltilmesi gereken" bireyler olarak görülmesi yanılgısı şeklinde tanımlandı. Mikroagresyonlar ise günlük hayatta çoğu zaman farkında olunmadan, bazen "iyi niyet" altında sergilenen dışlayıcı davranışlar olarak ifade edildi.

Dernek örnek olarak şu davranışları sıraladı: iletişim kurulurken Sağır kişi yerine yanındaki işiten kişiye veya tercümana bakılması, dudak okunabileceği varsayılarak abartılı mimiklerle konuşulması ve başarılı bir Sağır bireye "haline rağmen" ne kadar başarılı olduğunun söylenmesi gibi acıma içeren ifadeler kullanılması.

Derneğin Dört Ana Talebi

Dernek, bundan sonraki süreçte dört ana başlıkta mücadele yürüteceğini, bunu yalnızca masada değil sahada da sürdüreceğini bildirdi.

İlk başlıkta kamuda nitelikli tercüman desteğinin güçlendirilmesi istendi. Sağlık, hukuk ve güvenlik gibi temel kamu hizmetlerinde Sağır bireylerin kendi imkânlarıyla tercüman aramak zorunda kalmasının, onlara "sistemin dışındasınız" demenin başka bir yolu olduğu belirtildi. Kurumlarda ihtiyaç anında hizmet verecek yeterli sayıda ve nitelikte Türk İşaret Dili tercümanının istihdam edilmesi talep edildi.

İkinci başlıkta tercümanlığın mesleki standartlarla yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada işaret dili tercümanlığının, günlük dil bilgisinin ötesinde etik ilkeler, alan uzmanlığı ve sertifikasyon gerektiren bir meslek olduğu ifade edildi. Sağır bireyin sesinin ve iradesinin eksik ya da yanlış aktarılmasının da bir hak ihlali olduğu belirtilerek, mesleki standartların netleştirilmesi ve profesyonelleşme adımlarının hızla atılması istendi.

Üçüncü başlık, kriz ve afet anlarında tam erişilebilirlikle ilgili. Dernek, kamu spotları, afet uyarıları ve dijital hizmetler tasarlanırken Sağır bireylerin baştan düşünülmesini istedi. Türk İşaret Dili çevirilerinin ekrana iliştirilmiş küçük bir detay olmaktan çıkarılıp anlaşılır ve işlevsel boyutlarda sunulması gerektiği kaydedildi.

Dördüncü başlıkta ise karar alma süreçlerinde "bizim adımıza" değil "bizimle birlikte" hareket edilmesi çağrısı yapıldı. Sağır bireyler adına neyin en iyi olduğuna başkalarının karar vermesi anlayışının geride bırakılması gerektiği belirtildi. Eğitim politikalarından erişilebilirlik standartlarına kadar Sağır toplumunu ilgilendiren her kararda Sağır bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının doğrudan masada, eşit paydaş olması istendi.

İşaret Dilleri Günü ve Somut Politika Beklentisi

Birleşmiş Milletler'in 19 Aralık 2017'de ilan ettiği 23 Eylül Uluslararası İşaret Dilleri Günü, her yıl dünya genelinde işaret dillerinin önemine dikkat çekmek amacıyla anılıyor.

Atakum Sağırlar Derneği, bu günde paylaşılan iyi niyet mesajlarının takvimlendirilmiş, somut politikalara dönüşmesini istediklerini açıkladı. Dernek, Türk İşaret Dili'nin yaşamın her alanında özgürce kullanıldığı, odizmin ve mikroagresyonların aşıldığı kapsayıcı bir gelecek için Sağır bireylerin haklarını sağlamak üzere tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya hazır olduklarını belirtti.