Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emekli olup düzenli ve sabit geliri bulunan, ekonomik durumu boşandığı eşiyle yakın veya denk olan kadına yoksulluk nafakası bağlanmasını hukuka aykırı buldu. Daire, boşanma kararını onarken kadın lehine verilen yoksulluk nafakasına ilişkin hükmü bozarak, Türk Medeni Kanunu’ndaki şartların somut olayda oluşmadığına karar verdi.

Yerel mahkeme kadına nafaka bağladı

İstanbul’da yaşayan çift karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Davayı gören Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle tarafların boşanmasına karar verdi.

Mahkeme, boşanma kararının yanı sıra kadın lehine yoksulluk nafakası bağlanmasına da hükmetti. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.

Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu. Bunun üzerine boşanmasına karar verilen erkek, kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı.

Yargıtay boşanma kararını onadı

Dosyayı temyiz incelemesinden geçiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların boşanmasına ilişkin hüküm ile yargılama sürecindeki usuli işlemler bakımından yerel mahkeme kararını onadı.

Ancak kadın lehine verilen yoksulluk nafakası yönünden farklı bir değerlendirme yaptı.

Daire, dosyadaki ekonomik durum tespitlerine göre kadının emekli olduğunu ve düzenli, sabit bir gelirinin bulunduğunu belirledi. Bunun yanında tarafların gelir durumlarının birbirine yakın veya denk olduğuna dikkat çekildi.

Bu nedenle Yargıtay, boşanma hükmünden bağımsız olarak kadın lehine verilen yoksulluk nafakasının şartlarının oluşup oluşmadığını ayrıca değerlendirdi.

Gelir durumları nafaka kararında belirleyici oldu

Yargıtay’ın değerlendirmesinde, yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için boşanma nedeniyle nafaka talep eden tarafın yoksulluğa düşecek durumda olup olmadığının somut koşullar üzerinden belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın belirli şartlar altında diğer eşten mali gücü oranında talep edebileceği bir nafaka türü olarak düzenleniyor.

İncelenen dosyada ise kadının emekli gelirinin bulunması ve gelir düzeyinin boşandığı eşinin geliriyle yakın veya denk olması, yoksulluk nafakası bakımından önemli bir unsur olarak değerlendirildi.

Yargıtay, bu ekonomik tablo karşısında kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin kabul edilemeyeceği sonucuna ulaştı.

Yargıtay nafaka hükmünü bozdu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadın lehine yoksulluk nafakası verilmesinin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki koşullara uygun olmadığı kanaatine vardı.

Kararda, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, bu bölüm yönünden yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmedildi.

Böylece Yargıtay’ın incelemesinde boşanma kararı onanırken, kadın lehine verilen yoksulluk nafakası kararı bozulmuş oldu.

Kararın gerekçesinde, tarafların gelirlerinin birbirine yakın veya denk olması ve kadının düzenli emekli gelirinin bulunması birlikte değerlendirilerek somut olayda yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldı.

Türkiye Genelinde ‘Sokaklar Güvende’ Operasyonu Başlatıldı
Türkiye Genelinde ‘Sokaklar Güvende’ Operasyonu Başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Karar, yoksulluk nafakası değerlendirmesinde tarafların yalnızca boşanmış olmasının değil, boşanma sonrasındaki ekonomik durumlarının ve gelir kaynaklarının da somut biçimde incelenmesi gerektiğine ilişkin bir değerlendirme ortaya koydu.