İstanbul'da 14 Ekim'de etkili olan sağanak yağışın ardından Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi'nde yaşanan sel ve su baskınları, dere yataklarındaki yapılaşma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Karadeniz Doğal Hayatı Koruma ve Su Sporları Derneği Başkanı Bayram Uzunoğlu, İstanbul'daki sel olayları ile Samsun'un Havza ilçesindeki taşkınları değerlendirerek şehir planlaması, dere yataklarının korunması ve denetimler konusunda açıklamalarda bulundu.

“Tarihin Aynasına Bakmadan Yol Alınmaz: Dereler Yatağını Unutmaz, Ya Biz?” başlıklı açıklamasında Uzunoğlu, sellerin neden olduğu kayıpların yalnızca yağış miktarına bağlanamayacağını savundu.

“Doğa, elinden alınan dere yataklarını geri alıyor”

İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ardından dere yataklarındaki yapılaşmaya dikkat çeken Uzunoğlu, benzer olayların Türkiye'nin farklı bölgelerinde tekrarlandığını belirtti.

Uzunoğlu, Samsun'un Havza ilçesinde geçmişte ve yakın dönemde yaşanan taşkınları da hatırlatarak doğal su yollarının korunması gerektiğini vurguladı.

Derelerin üzerinin kapatılması, yataklarının daraltılması ve taşkın alanlarının yapılaşmaya açılmasını eleştiren Uzunoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Doğa, kendi mülkü olanı, elinden zorla alınan dere yataklarını er ya da geç geri alıyor.”

Yağışların afete dönüşmesinde insan müdahalelerinin de sorgulanması gerektiğini belirten Uzunoğlu, yerleşim planlarının doğal su akışını dikkate alacak şekilde hazırlanmasını istedi.

Ayazağa'daki selde mahsur kalan vatandaşları hatırlattı

Uzunoğlu, açıklamasında İstanbul'un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi'nde yaşanan sel felaketine de değindi.

Çakırlar Sokak'taki iki katlı bir iş yerinde 13 kişinin mahsur kaldığına ilişkin haberleri hatırlatan Uzunoğlu, açıklamanın yapıldığı süreçte önceliğin vatandaşların güvenliğinin sağlanması olduğunu belirtti.

Ayazağa'daki selin ardından bölgede geniş çaplı kurtarma çalışmaları gerçekleştirildi. AFAD, itfaiye, Sahil Güvenlik ve diğer ekipler, su altında kalan iş yerlerindeki vatandaşları botlar ve iş makineleri yardımıyla tahliye etti.

Uzunoğlu, afet sonrasında yürütülen kurtarma ve yardım çalışmalarının önemine işaret ederken, benzer olayların yeniden yaşanmaması için önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini savundu.

“Dere yataklarındaki yapılaşmaya sıfır tolerans gösterilmeli”

Dere yataklarının ve taşkın riski taşıyan alanların imar planlarında korunması gerektiğini belirten Uzunoğlu, bu konudaki mevzuatın ve teknik değerlendirmelerin uygulamada esas alınmasını istedi.

Özellikle dere yataklarının kapatılmasına ve doğal su yollarının beton yapılarla daraltılmasına tepki gösteren Uzunoğlu, denetimlerin yetersiz kalmasının afet riskini artırabileceğini söyledi.

Afet meydana geldikten sonra hasarların giderilmesinin tek başına yeterli olmadığını savunan Uzunoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Tedbir almadan takdire sığınmak, sorumluluktan kaçmanın en kolay yoludur.”

Samsun’da Avrupa Sinema Günleri başlıyor: 15 film ücretsiz gösterilecek
Samsun’da Avrupa Sinema Günleri başlıyor: 15 film ücretsiz gösterilecek
İçeriği Görüntüle

Uzunoğlu, şehir planlamasında bilimsel verilerin, taşkın haritalarının ve ilgili kurumların teknik değerlendirmelerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“Atalarımız yerleşim yerlerini neden tepelere kurardı?”

Açıklamasında geçmiş dönemlerin yerleşim anlayışına da değinen Uzunoğlu, tarihsel tecrübenin şehir planlamasında göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Geçmişte birçok yerleşimin yüksek alanlarda kurulduğunu, dere yatakları ve verimli tarım arazilerinin ise farklı amaçlarla kullanıldığını hatırlatan Uzunoğlu, modern kentleşmenin bu deneyimlerden ders çıkarması gerektiğini savundu.

Uzunoğlu, tarihsel hafızanın önemini şu sözlerle anlattı:

“Dikiz aynası olmayan bir araçla trafikte seyredemezsiniz; geriye, yani tarihine ve tecrübelerine bakmayan bir toplum da geleceğe emniyetle yürüyemez.”

Şehirlerin gelişmesinde doğayla uyumlu planlamanın temel alınmasını isteyen Uzunoğlu, geçmişte yaşanan afetlerin yalnızca hatırlanmasının değil, gelecekteki planlama kararlarında da dikkate alınmasının önemine işaret etti.

Samsun için de taşkın önlemleri çağrısı

Bayram Uzunoğlu'nun açıklaması, Samsun'da farklı yıllarda yaşanan sel felaketlerini de yeniden gündeme getirdi.

Özellikle 2012 yılında Canik'te yaşanan ölümcül sel, 2019'da Terme ve Salıpazarı'nı etkileyen taşkınlar ile 2026 yılında Havza'da meydana gelen su baskınları, kentin afet geçmişindeki önemli olaylar arasında bulunuyor.

Uzunoğlu, dere yataklarının korunmasına yönelik önlemler alınmadığı sürece benzer olayların yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Afetlere karşı yalnızca müdahale kapasitesinin artırılmasının yeterli olmayacağını belirten Uzunoğlu, riskli alanlarda yapılaşmanın önlenmesini ve denetimlerin güçlendirilmesini istedi.

“Dere eninde sonunda yatağını hatırlar”

Karadeniz Doğal Hayatı Koruma ve Su Sporları Derneği Başkanı Bayram Uzunoğlu, açıklamasının sonunda doğaya yönelik müdahalelerin uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekti.

Bilimsel şehir planlaması ve tarihsel tecrübenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Uzunoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çünkü dere eninde sonunda yatağını hatırlar; mesele, bizim insan olduğumuzu ve sorumluluklarımızı ne zaman hatırlayacağımızdır.”