Samsun’un Kökçüoğlu Mezarlığı’ndaki Ahmed Fehmi Paşa’nın mezarı, Osmanlı’nın son dönemine ait dikkat çekici tarihi mezar taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Samsun Redif Liva Kumandanı olarak anılan Paşa’nın 1908 tarihli mezarında fes, defne dalları ve kılıç kabartmaları bulunuyor. Kitabede ise yarım asrı aşan hizmetine ve Samsun’daki görevine yer veriliyor.
Kitabesi Ahmed Fehmi Paşa’nın görevini anlatıyor
İlkadım ilçesindeki tarihi Kökçüoğlu Mezarlığı, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan çok sayıda mezar taşıyla Samsun’un geçmişine ışık tutuyor. Bu mezarlıkta bulunan Ahmed Fehmi Paşa’nın kabri de üzerindeki kitabe ve askeri sembolleriyle dikkat çeken eserler arasında yer alıyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde 1997 yılında yayımlanan İhsan Terzi imzalı “Samsun’daki Mezarlıklar ve Kökçüoğlu Mezarlığındaki Tasvirli Bazı Mezartaşları” başlıklı akademik çalışmada, Ahmed Fehmi Paşa’nın mezarı ayrıntılı biçimde inceleniyor. Çalışmada mezarlık, üzerindeki tasvir ve mesleği belirten kabartmalar bakımından değerlendirilen dört önemli mezardan biri olarak ele alınıyor.
Mezar taşındaki kitabede Ahmed Fehmi Paşa, açık biçimde “Samsun redif Liva Kumandanı” olarak tanımlanıyor. Kitabenin günümüz harfleriyle aktarımında şu ifadeler yer alıyor:
“Hüve’l-Hayyü’l-Bâkî / Yarım asrı mütecâviz / Bir müddet şân u şeref-i milleti i’lâ ederek cümlenin / Hüsn-ü teveccühüne mazhar olan / Samsun redif Liva / Kumandanı Ahmet Fehmi / Paşanın ruhuna fâtiha…”
Kitabenin devamında Hicri 1326 tarihi bulunuyor. Akademik çalışmada mezarın 1326/1908 yılında yapıldığı belirtilirken, kitabe metninde 25 Cemâziyelevvel ve 27 Mayıs tarihleri de kayıtlı. Bu kayıtlar, Paşa’nın ölüm tarihinin 27 Mayıs 1908 olarak okunmasına imkân veriyor.
Fes, defne dalı ve kılıç aynı mezar taşında
Ahmed Fehmi Paşa’nın mezarı, yalnızca kitabesiyle değil, taşıdığı sembollerle de dönemin mezar taşı sanatının dikkat çekici örneklerinden biri.
Mezarın başucu şahidesi silindirik biçimde ve 140 santimetre yüksekliğinde. Çapı 83 santimetre olan şahidenin üst bölümünde bir fes kabartması bulunuyor. Fesin iki yanından başlayarak çevresini saran barok karakterli defne dalları da taşın üst bölümünü tamamlıyor.
Defne dallarının altında ise dokuz satırlık sülüs hatlı kitabe yer alıyor. Akademik incelemede bu kompozisyonun, Paşa’nın askeri ve idari kimliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Ayakucu şahidesi ise 130 santimetre yüksekliğinde. Alt bölümünün çapı 62, üst bölümünün çapı 75 santimetre olarak ölçülmüş. Şahidenin iç yüzünde, defne dalı kabartmasının ortasından aşağıya doğru uzanan ve çapraz yerleştirilen bir kılıç bulunuyor.
Araştırmacı İhsan Terzi, kılıç ve defne dallarının Paşa’nın mesleğini vurgulayan unsurlar olduğunu belirtiyor. Aynı çalışmada Kökçüoğlu Mezarlığı’ndaki bazı mezar taşlarında, kişinin hayattaki mesleğinin çeşitli sembollerle ifade edildiği aktarılıyor.
Mezarın kapak taşı da dikkat çekiyor
Ahmed Fehmi Paşa’nın mezarı, yekpare mermer bir kapak taşıyla kapatılmış. Kapak taşının alt bölümü daha geniş, üst bölümü ise kademeli olarak daralan bir formda hazırlanmış.
Taşın merkezinde çiçek dikmek amacıyla elips biçiminde bir boşluk bırakılmış. Üzerine yerleştirilen iki mermer şahide ise silindirik formda tasarlanmış. Bu özellikler, mezarın yalnızca bir defin alanı olarak değil, dönemin mezar mimarisi ve taş işçiliği açısından da incelenebilecek nitelikte olduğunu gösteriyor.
Akademik kayıtlarda Ahmed Fehmi Paşa’nın yaşamına ilişkin doğum yeri, doğum tarihi, görev yaptığı diğer merkezler veya hangi tarihte Samsun Redif Liva Kumandanlığına getirildiği konusunda ayrıntılı bir biyografik bilgiye rastlanmıyor. Mevcut en güçlü kayıtlar, doğrudan mezar kitabesi ve mezar taşının sanat tarihi incelemesine dayanıyor. Bu nedenle Paşa’nın hayatına ilişkin kesinleşmemiş bilgilerin biyografisine eklenmesi yerine, mezar taşının sunduğu veriler esas alınıyor.
Kökçüoğlu Mezarlığı tarih araştırmalarının önemli merkezlerinden biri
Kökçüoğlu Mezarlığı, akademik araştırmalarda Samsun’un tarihi mezarlıkları arasında özel bir yere sahip. İhsan Terzi’nin çalışmasına göre mezarlık 1950-1960’lı yıllara kadar defin amacıyla kullanılmış, daha sonra tarihi mezarlık niteliği kazanmıştı. Çalışmada, mezarlığın özellikle Seyyid Kutbiddin Camii ve türbesi çevresindeki bölümünde tarihi taşların daha iyi korunduğu belirtiliyor.
Eyüp Nefes’in 2002 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladığı doktora tezinde ise Samsun merkez, Tekkeköy, Bafra ve Alaçam’daki 119 mezar taşı incelendi. Nefes daha sonra 2009 yılında “İlkadım Seyyid Kutbiddin (Kökçüoğlu) Mezarlığı Tarihi Mezar Taşları” adlı çalışmasını yayımladı. Aynı yıl Kökçüoğlu Mezarlığı’nda yeni tespit edilen figürlü mezar taşları üzerine de akademik bir makale kaleme aldı.
Kökçüoğlu Mezarlığı’ndaki tarih araştırmaları günümüzde de devam ediyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Samsun Müze Müdürlüğü iş birliğinde 2026 yılında Seyyid Kutbiddin Mezarlığı’nda kurtarma kazısı ve çevre düzenleme çalışmaları yürütüldüğü açıklandı. Çalışmaların, mezarlık alanındaki kültürel mirasın korunması ve gün yüzüne çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.
Ahmed Fehmi Paşa’nın mezarı da bu tarihî alanın geçmişten bugüne taşıdığı dikkat çekici örneklerden biri. Kitabesindeki “Samsun Redif Liva Kumandanı” ifadesi, fes, defne dalları ve kılıç kabartmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı’nın son döneminde Samsun’da görev yapan askerî bir kumandanın mezar taşının, görevini ve kimliğini gelecek kuşaklara aktaran tarihî bir belge niteliği taşıdığı görülüyor.




