Azerbaycan'da okullarda başörtüsü kullanımına ilişkin yeni düzenlemelerle başlayan tartışma, polis operasyonları ve toplu gözaltı iddialarıyla büyüyor. Başkent Bakü'ye bağlı Nardaran yerleşiminde 16 Ekim 2026 gecesi çok sayıda güvenlik görevlisinin katıldığı operasyonlarda 40'tan fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Azerbaycanlı bir aktivist ise daha sonra gözaltı sayısının 88'e ulaştığını ileri sürdü. Ancak Nardaran'daki operasyonlarda kaç kişinin gözaltına alındığı, nerede tutulduğu ve haklarında hangi işlemlerin yapıldığı resmî olarak açıklanmadı. Azerbaycan basınındaki tanıklıklar, bazı ailelerin yakınlarına ulaşamadığını ve operasyonların başörtüsü kısıtlamalarına yönelik protestoların ardından gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.
GERÇEK TARAF'ın Azerbaycan'ın bağımsız haber kuruluşları Meydan TV ve Abzas Media'ya dayanan yayınları, APA Haber Ajansı, Azadlıq Radiosu, ülkenin resmî mevzuat kayıtları ve Uluslararası Af Örgütü açıklamaları üzerinden yaptığı araştırma, başörtüsü tartışmasının eğitim hakkı, din özgürlüğü, gösteri hakkı ve gözaltı süreçleri açısından büyüyen bir krize dönüştüğünü gösteriyor. Hükümet kamu düzeninin korunmasını gerekçe gösterirken hak savunucuları barışçıl protestolara müdahale edildiğini savunuyor.
Nardaran'da 16 Ekim gecesi ne yaşandı?
Azerbaycan merkezli Operativ TV'nin 16 Ekim'de yayımladığı, Abzas Media'nın bölge sakinlerinden aldığı bilgilere dayanan habere göre Nardaran'a gece saatlerinde çok sayıda maskeli ve silahlı polis sevk edildi.
Sakinler, operasyonların 16 Ekim'e bağlanan gece saat 02.00-03.00 sıralarında başladığını anlattı.
İddialara göre güvenlik güçleri, özellikle okullarda başörtüsü kısıtlamalarına karşı düzenlenen toplantılarda aktif olarak yer alan kişileri gözaltına aldı.
Bir bölge sakini, 40'tan fazla kişinin alıkonulduğunu ve bazı kişilerin nerede bulunduğuna ilişkin bilgi alınamadığını ifade etti.
Aynı tanıklıklarda güvenlik güçlerinin bazı evlere girdiği, evlerde görüntü kaydı yaptığı ve gözaltına alınanlar arasında kadınların da bulunduğu ileri sürüldü.
Ancak bu iddiaların tümü bağımsız adli belgelerle doğrulanabilmiş değil.
88 kişi gözaltına mı alındı?
Nardaran'daki gelişmelere ilişkin ilk yerel haberlerde 40'tan fazla kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
22 Ekim'de bölgesel haber kuruluşu Sova News'in aktardığı bilgilere göre Müslüman Birliği Hareketi'nin Avrupa temsilciliğiyle bağlantılı aktivist Ələmdar Bünyadov, Qəzetçi'ye yaptığı açıklamada gözaltı sayısının 88'e ulaştığını öne sürdü.
Bünyadov, gözaltına alınanların çoğu hakkında ceza soruşturması başlatıldığını ve bazı kişilere idari tutuklama uygulandığını iddia etti.
Ancak 88 sayısını doğrulayan resmî bir gözaltı listesi, ayrıntılı mahkeme kaydı veya İçişleri Bakanlığı açıklaması kamuoyuna yansımadı.
Bu nedenle 88 kişilik gözaltı sayısı, aktivistin aktardığı bir iddia olarak değerlendiriliyor.
Ülke genelindeki protestolarla bağlantılı başka gözaltı rakamları da bulunuyor. Ancak farklı tarihler ve yerleşimlerdeki olayların birbirine karıştırılmaması gerekiyor.
Gözaltına alınanlar Sabunçu Polis Müdürlüğüne mi götürüldü?
Abzas Media'ya konuşan Nardaran sakinlerinden biri, Sabunçu İlçe Polis Müdürlüğünde bulunduğu sırada yaklaşık 30 Nardaran sakininin tutulduğunu gördüğünü söyledi.
Diğer aileler de bazı yakınlarının nerede tutulduğuna ilişkin yeterli bilgi alamadıklarını ileri sürdü.
Yerel kaynakların aktardığı bu tanıklıklar, gözaltıların gerçekleştiği iddialarını destekler nitelikte olsa da toplam gözaltı sayısını belirlemeye yetmiyor.
Gözaltına alınanların kimlikleri, hangi kişiler için ceza soruşturması yürütüldüğü ve kaç kişinin serbest bırakıldığı hakkında Nardaran operasyonuna özel kapsamlı bir resmî liste açıklanmadı.
Ailelere işkence tehdidi yöneltildiği iddiası
Nardaran'daki polis operasyonlarına ilişkin en ciddi iddialardan biri, gözaltına alınanların ailelerinin tehdit edildiği yönünde.
Aktivist Ələmdar Bünyadov'un açıklamalarını aktaran kaynaklara göre bazı ailelere, medyaya bilgi vermeleri halinde gözaltındaki yakınlarının kötü muameleyle karşılaşabileceği yönünde tehditlerde bulunulduğu ileri sürüldü.
Aynı açıklamalarda bazı gözaltı işlemleri sırasında sert müdahale yapıldığı ve şüphelilerin bağımsız avukatlara erişiminin kısıtlandığı da iddia edildi.
Bu suçlamalar ağır insan hakları ihlali iddiaları niteliğinde. Ancak söz konusu tehditlerin gerçekleştiğini gösteren bağımsız soruşturma bulgularına veya kesinleşmiş yargı kararlarına ulaşılamadı.
Azerbaycan makamlarının bu iddialar hakkında ayrıntılı bir açıklaması da tespit edilemedi.
Başörtüsü tartışması nasıl başladı?
Azerbaycan'daki protestoların temelinde devlet okullarındaki kıyafet kurallarında yapılan değişiklikler bulunuyor.
Azerbaycan Bakanlar Kurulu, 21 Eylül 2026 tarihinde 309 sayılı kararla öğrencilerin kıyafet düzenlemelerine yeni hükümler ekledi.
Bu değişiklikle okulun belirlediği standart kıyafet bütünlüğünü bozan veya genel eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ilave kıyafet unsurlarının kullanılmasına izin verilmeyeceği düzenlendi.
6 Ekim'de yayımlanan 325 sayılı kararla öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin benzer bir yaklaşım benimsendi.
Her iki düzenlemenin metninde de başörtüsü doğrudan isimlendirilmedi.
Buna karşılık çeşitli okullarda düzenlemelerin başörtüsü takan öğrencilerin derslere alınmaması ve öğretmenlerin başörtülerini çıkarmalarının istenmesi şeklinde uygulandığına ilişkin şikâyetler ortaya çıktı.
Öğrenciler ve veliler protesto etti
Yeni kıyafet düzenlemelerinin uygulanmaya başlamasının ardından Bakü ve çevresindeki okullardan protesto görüntüleri yayıldı.
Azerbaycan basınında yer alan haberlere göre bazı öğrenciler, başörtülü arkadaşlarının derslere kabul edilmemesine karşı okul önlerinde toplandı.
Veliler ise çocuklarının kıyafetleri nedeniyle eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini savundu.
Nardaran sakinleri de bölgedeki okullarda başörtülü öğrencilerin derslere alınmamasının aileler arasında tepkiye neden olduğunu anlattı.
Bölgedeki toplantı ve protestoların ardından güvenlik güçlerinin müdahalede bulunduğu iddiaları gündeme geldi.
Azerbaycan İçişleri Bakanlığı 37 kişi açıklaması yaptı
Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, 12 Ekim 2026 tarihinde okullardaki kıyafet kurallarına yönelik protestolar sırasında 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
APA Haber Ajansının aktardığı resmî açıklamada, bazı kişilerin okullarda eğitim görevlileriyle tartışma yarattığı, kamu düzenini bozduğu, okul binalarına zarar verdiği ve ulaşımı engellemeye yönelik davranışlarda bulunduğu ileri sürüldü.
Bakanlık, olaylarla ilgili Azerbaycan Ceza Kanunu'nun 233. maddesi kapsamında soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Söz konusu madde, kamu düzenini bozan eylemlerin düzenlenmesi veya bu eylemlere aktif katılımla ilgili suçlamaları kapsıyor.
Ancak İçişleri Bakanlığının 12 Ekim'de açıkladığı 37 kişilik sayı, 16 Ekim gecesi Nardaran'da yapıldığı bildirilen operasyonların kesinleşmiş bilançosu değil.
Aktivistler ülke genelinde daha fazla gözaltı olduğunu savunuyor
Azerbaycan merkezli bağımsız haber kuruluşu Meydan TV, 13 Ekim'de yayımladığı haberde Bakü'deki 28 Mayıs metro istasyonu yakınlarında 200'den fazla kişinin alıkonulduğu iddialarını aktardı.
Ancak bu sayının da resmî makamlarca doğrulanmadığı vurgulandı.
Meydan TV'nin 21 Ekim tarihli başka bir haberinde bazı aktivistlerin ülke genelindeki gözaltı sayısının 400'e yaklaştığını ileri sürdüğü belirtildi.
Bu açıklamalar farklı tarihlerde ve farklı bölgelerde yaşanan olaylara ilişkin iddiaları içeriyor.
Dolayısıyla 37, 88, 200 ve 400 rakamlarının aynı operasyonun kesinleşmiş gözaltı sayıları olarak sunulması doğru değil.
Protestoculara idari hapis cezaları verildiği bildirildi
Meydan TV'nin 14 Ekim tarihli haberine göre başörtüsü kısıtlamalarını protesto eden bazı kişilere 10, 25 ve 30 günlük idari hapis cezaları verildi.
Haberde söz konusu olayların bir bölümünün Abşeron bölgesindeki Hırdalan kentinde gerçekleştiği belirtildi.
Gözaltına alınan bazı kişilerin izinsiz gösteri çağrısı yapmakla, bazılarının ise okul çevresinde kamu düzenini bozmakla suçlandığı aktarıldı.
Ancak bu kararların Nardaran'da 16 Ekim gecesi alıkonulduğu bildirilen kişileri kapsadığı doğrulanmadı.
Nardaran operasyonuyla bağlantılı kişi bazında mahkeme kararlarının ve hukuki süreçlerin ayrıca açıklanması gerekiyor.
Uluslararası Af Örgütünden Azerbaycan'a çağrı
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), 16 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamaları ve protestolara yönelik müdahaleler hakkında açıklama yayımladı.
Örgütün Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Marie Struthers, kız çocuklarının başörtüsü nedeniyle sınıflara alınmamasının eğitim hakkı, din özgürlüğü ve ifade özgürlüğü açısından ayrımcılık oluşturduğunu savundu.
Struthers, kamu eğitiminde laiklik ilkesinin uygulanmasının dinî kıyafetlere genel bir yasak getirilmesini tek başına haklı kılamayacağını belirtti.
Örgüt, yalnızca barışçıl protestolara katıldıkları için gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve etkilenen öğrencilerle öğretmenlerin eğitim kurumlarına dönmesinin sağlanmasını istedi.
Uluslararası Af Örgütü ayrıca gözaltındaki kişilerin hakları, ailelere bilgi verilmesi ve hukukî güvencelerin sağlanması konusunda yetkililere çağrıda bulundu.
Bakü yönetimi hangi gerekçeyi gösteriyor?
Azerbaycan makamları, okullardaki kıyafet düzenlemelerini laik eğitim ilkesi ve standart okul kıyafetlerinin uygulanması çerçevesinde değerlendiriyor.
İçişleri Bakanlığı da protestolar sırasında yapılan müdahaleleri kamu düzeninin ve eğitim kurumlarının normal faaliyetlerinin korunmasıyla gerekçelendiriyor.
Yetkililer, bazı göstericilerin okul çalışanlarıyla çatışma yaşadığını ve kamu malına zarar verdiğini iddia ediyor.
Buna karşılık insan hakları kuruluşları, barışçıl gösterilere katılan kişilerin olası şiddet eylemlerine karışan kişilerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Hukuki tartışmanın merkezinde ise laik eğitim kurallarının uygulanması ile bireylerin eğitim, din ve ifade özgürlüklerinin nasıl dengeleneceği sorusu bulunuyor.
Nardaran'da polis operasyonuyla bu sorular yanıt bekliyor?
Azerbaycan'da 16 Ekim gecesi Nardaran'da gerçekleştirildiği bildirilen operasyonlarla ilgili henüz açıklığa kavuşmayan önemli konular bulunuyor.
- Operasyonlarda toplam kaç kişi gözaltına alındı?
- Gözaltına alınanların kaçı serbest bırakıldı, kaçı halen tutuluyor?
- Hangi kişiler hakkında ceza soruşturması başlatıldı?
- Gözaltına alınanlar avukatlarıyla ve aileleriyle görüşebiliyor mu?
- Ev aramaları ve alıkoyma işlemleri hangi kararlara dayanıyor?
- Kötü muamele ve ailelere tehdit yöneltildiği iddiaları hakkında soruşturma yürütülüyor mu?
Bu soruların yanıtlanması, hem gözaltı sayılarının doğrulanması hem de yürütülen işlemlerin hukuki niteliğinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Başörtüsü krizi Azerbaycan'da yeni tartışma başlattı
Azerbaycan'da eylül ayında yapılan kıyafet düzenlemeleriyle başlayan tartışma, ekim ayında protestolara ve gözaltı haberlerine dönüştü.
Resmî makamların 12 Ekim'de açıkladığı 37 kişilik gözaltı bilgisi doğrulanırken Nardaran'da 16 Ekim gecesi 40'tan fazla, daha sonra 88 kişinin alıkonulduğu iddialarına ilişkin kesinleşmiş resmî bir bilanço bulunmuyor.
Bölge sakinlerinin ifadeleri ve bağımsız basının haberleri, bazı ailelerin gözaltındaki yakınlarının durumunu öğrenmekte güçlük çektiği yönündeki endişeleri ortaya koyuyor.
Uluslararası insan hakları kuruluşları eğitim ve barışçıl gösteri haklarının korunmasını isterken Azerbaycan makamları kamu düzeninin sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Gözaltı sayılarının, yöneltilen suçlamaların ve kötü muamele iddialarının açıklığa kavuşturulması, Nardaran'daki gelişmelerin bundan sonraki en önemli başlıkları arasında yer alıyor.





