Küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde altın ve diğer değerli metallerde sert düşüş yaşandı. Ons altın yüzde 2’nin üzerinde değer kaybederken, günün bazı saatlerinde düşüş yüzde 3’e yaklaştı. Altının ons fiyatı 4 bin 150-4 bin 200 dolar bandına geriledi.
Türkiye'de de küresel piyasalardaki satışların etkisi hissedildi. Gram altın yaklaşık 150-200 TL değer kaybederek 6 bin 500-6 bin 600 TL seviyelerine çekildi. Kapalıçarşı'da işlem gören çeyrek altın, yarım altın ve Cumhuriyet altınının fiyatları da ons altındaki düşüşe paralel olarak geriledi.
Gümüşteki değer kaybı ise altına göre daha belirgin oldu. Gümüş fiyatlarında yüzde 3-4'ün üzerinde düşüş görülürken, platin ve paladyumda da satış baskısı yaşandı.
Altın neden düştü?
Altın fiyatlarındaki sert düşüşte küresel piyasalarda aynı anda etkili olan üç gelişme öne çıktı. Yükselen petrol fiyatları, ABD tahvil getirilerindeki artış ve faiz politikasına ilişkin beklentiler değerli metal piyasasında satış baskısını artırdı.
Brent petrolün varil fiyatının 105 doların üzerine çıkması, piyasalarda enflasyon endişelerini yeniden güçlendirdi. Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik ile ABD-İran arasındaki gerilim de enerji arzına ilişkin endişelerin devam etmesine neden oldu.
ABD tarafının İran'ın barış ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik teklifini reddetmesi sonrasında petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü.
Petrol fiyatlarının yükselmesi enerji maliyetlerinin artmasına ve buna bağlı olarak enflasyon baskısının güçlenmesine yol açabileceği için piyasalar açısından önem taşıyor. Yüksek enflasyon beklentisi ise merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisini beraberinde getiriyor.
ABD faizleri ve tahvil getirileri baskı oluşturdu
Altın fiyatlarındaki düşüşün ikinci önemli nedeni ABD tahvil getirilerindeki yükseliş oldu.
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,20 civarına yükselirken, uzun vadeli tahvil getirilerinde de yukarı yönlü hareket görüldü. Faiz getirisi bulunmayan altının, tahvil gibi faiz getirisi sağlayan varlıklar karşısındaki fırsat maliyeti böylece arttı.
ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası da piyasaların yakından takip ettiği başlıklar arasında bulunuyor.
Fed, eylül ayının başındaki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmişti. Piyasalarda ekim ayında yeni bir 25 baz puanlık faiz artışı yapılabileceğine ilişkin beklentiler de güçlendi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu artırabileceği beklentisi, Fed'in daha sıkı para politikasını sürdürebileceği düşüncesini destekliyor.
Dolar endeksinin yaklaşık 101 seviyelerine yükselmesi de altın fiyatları üzerinde ek baskı oluşturdu. Dolar üzerinden fiyatlanan altının değer kazanmış dolar karşısında yatırımcılar açısından maliyeti artarken, bu durum talep üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Gözler ABD'nin açıklayacağı verilerde
Altın piyasasında bundan sonraki süreçte gözler ABD'den gelecek ekonomik verilere çevrildi.
Bu hafta açıklanacak açık iş sayısı, ADP istihdam raporu, PCE enflasyon verisi ve tarım dışı istihdam rakamları yatırımcıların yakın takibinde olacak.
Özellikle enflasyon ve istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, ABD'de faiz artışı beklentilerinin güçlenmesine ve tahvil getirilerinin yükselmesine neden olabilir. Böyle bir tabloda altın üzerindeki satış baskısının devam etmesi mümkün.
Buna karşılık ABD ekonomisine ilişkin verilerin beklentilerin altında kalması, faiz politikasına ilişkin beklentilerin değişmesine ve değerli metallerde yeniden alımların gündeme gelmesine yol açabilir.
28 Eylül 2026 itibarıyla altın fiyatlarındaki hareket; petrol fiyatları, ABD faiz beklentileri, tahvil getirileri ve doların seyri üzerinden şekilleniyor. Gram altın açısından ise küresel ons altın fiyatının yanı sıra dolar/TL hareketi de belirleyici olmaya devam ediyor.
Yatırımcıların önümüzdeki günlerde özellikle ABD'den gelecek enflasyon ve istihdam verileri ile petrol piyasasındaki gelişmeleri takip etmesi bekleniyor.





