YKS’ye haftalar kala sınav kaygısı da öğrencilerin gündeminde ilk sıralara yerleşti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Eda Ergür, sınav kaygısının belirli düzeyde motive edici doğal bir süreç olduğunu ancak günlük yaşam işlevlerini bozacak seviyeye ulaştığında profesyonel müdahale gerektiğini söyledi . Kaygının kronikleştiği, yoğun fiziksel belirtilerle (çarpıntı, mide bulantısı, nefes darlığı) seyrettiği durumlarda ilaç tedavisinin ancak çocuk ve ergen psikiyatristi kararıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ergür, “İlaçların kullanımı hiçbir zaman ilk seçenek olmamalı, mutlaka terapi ve danışmanlık süreçleriyle birlikte değerlendirilmeli” uyarısında bulundu .
Sınav Kaygısı Ne Zaman Klinik Düzeye Ulaşır?
Klinik Psikolog Eda Ergür, sınav kaygısının doğal ve motive edici bir tepki olduğunu ancak bazı durumlarda profesyonel değerlendirme gerektiğini belirtti:
“Bu kaygı günlük yaşam işlevselliğini bozacak, uyku, beslenme ya da dikkat düzeylerini olumsuz etkileyecek düzeye gelmişse profesyonel bir değerlendirme yapılması gerekir.”
İlaç tedavisinin düşünülmesi gereken durumları ise şöyle sıraladı:
-
Kaygının kronikleşmesi
-
Çarpıntı, mide bulantısı, nefes darlığı gibi yoğun fiziksel belirtiler
-
Akademik veya sosyal işlevselliğin ciddi düzeyde olumsuz etkilenmesi
Ergür, “Karar, mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılacak klinik değerlendirmeye dayanmalı” dedi .
Önce Terapi Desteği: Bilişsel Davranışçı Terapi
Sınav kaygısı yaşayan pek çok öğrenci için psikolojik desteğin, özellikle bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış yaklaşımların oldukça etkili olabildiğine değinen Ergür, şunları söyledi:
“Eğer öğrencinin kaygısı orta düzeydeyse, akademik performansı üzerinde baskı yaratmakla birlikte günlük yaşamını tamamen bozacak düzeyde değilse, öncelikle terapi desteği önerilir. Psikoterapi esnasında kaygının altında yatan düşünce kalıpları, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ya da aile beklentileri gibi unsurlar ele alınarak işlevsel baş etme becerileri kazandırılır.”
İlaç Kullanımı Hiçbir Zaman İlk Seçenek Olmamalı
Kısa süreli anksiyolitik (anksiyete giderici) ilaçların sınav öncesi kullanımının, panik atağa yakın düzeyde sınav kaygısı yaşayan öğrenciler gibi bazı özel durumlarda, hekim kararıyla ve çok sınırlı süreyle değerlendirilebileceğini aktaran Ergür, şu kritik uyarıyı yaptı:
“Ancak bu tür ilaçlar yan etkileri açısından da dikkatle ele alınmalı. Sadece semptomu baskılayarak kök nedeni çözmeden ilerlemek, uzun vadede öğrencinin baş etme becerilerini zayıflatabilir. Bu nedenle bu tür ilaçların kullanımı hiçbir zaman ilk seçenek olmamalı, mutlaka terapi ve danışmanlık süreçleriyle birlikte değerlendirilmeli.”
Ailelere Önemli Uyarılar: Destekleyici Olun, Dramatize Etmeyin
Ailelerin süreci doğru yönetmesi için destekleyici, yargılamayan ve güven veren bir tutum sergilemesinin önem taşıdığına dikkat çeken Ergür, ailelere şu tavsiyelerde bulundu:
| Doğru Yaklaşımlar | Yanlış Yaklaşımlar |
|---|---|
| Çocuğu yargılamadan dinlemek | Kaygıyı küçümsemek |
| Destekleyici ve güven veren tutum sergilemek | Kaygıyı dramatize etmek, felaketleştirmek |
| Panik duygusuyla hareket etmemek | Kısa vadeli rahatlama beklentisiyle ilaç kararı vermek |
“Sınav Geçici, Çocuğun Ruh Sağlığı Kalıcıdır”
Ergür, sözlerini şu önemli mesajla tamamladı:
“İlaç kararı, asla panik duygusuyla ya da kısa vadeli rahatlama beklentisiyle verilmemeli. Bu konuda mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulmalı; psikolojik destek, terapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri gibi öncelikli seçenekler dikkate alınmalı. Unutulmamalıdır ki, sınav geçici, çocuğun ruh sağlığı ise kalıcıdır. Bu dönemde kazanılan sağlıklı baş etme becerileri, sadece sınavı değil, yaşamın birçok alanını olumlu yönde etkiler.”
Kısa Bilgi Kutusu: Sınav Kaygısına Müdahale Yaklaşımı (Klinik Psikolog Eda Ergür)
| Kaygı Düzeyi | Önerilen Müdahale |
|---|---|
| Normal, motive edici düzey | Müdahale gerekmez, doğal süreç |
| Orta düzey (akademik baskı var, günlük yaşam tamamen bozulmamış) | Önce terapi desteği (bilişsel davranışçı terapi vb.) |
| Yoğun fiziksel belirtiler, kronik kaygı, işlevsellik ciddi bozulmuş | Çocuk-ergen psikiyatristi değerlendirmesi, terapi+ilaç birlikte (ilaç ikincil seçenek) |
| Panik atağa yakın düzeyde sınav kaygısı (özel durumlar) | Hekim kararıyla, çok sınırlı süreli anksiyolitik ilaç kullanımı değerlendirilebilir |




