DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında 19 Şubat 2026 akşamı Ankara'daki evinde gözaltına alınmasının ardından İstanbul'a getirildi . Uludağ, 20 Şubat 2026 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği 9'uncu Sulh Ceza Hakimliği'nce "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçlamasıyla tutuklandı . Hakimlik, kaçma şüphesi ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutuklama kararı verdi .
Hakimlik İfadesi: "Bu Soruşturma Yeni Bakan Rahat Etsin Diye Yapılıyor"
Alican Uludağ, hakimlik sorgusunda suçlamaları reddederek paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti ve eleştiri kapsamında olduğunu savundu . İfadesinde, 18 yıldır yargı muhabirliği yaptığını belirten Uludağ, "Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım" dedi .
Savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru taşımadığını, tamamen eleştiri niteliğinde olduğunu vurgulayan Uludağ, bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı'ndan ne de avukatlarından şikayette bulunulmadığına dikkat çekti .
Uludağ, ifadesinde şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:
"Ankara'da Akın Gürlek'e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor, 'Benzer birçok operasyona karşı eleştirilerini dile getireceği için Alican'ı uzaklaştırmamız lazım' denilerek bu dosya uyduruldu. Nesnel bir şekilde tutuklama talebi okunursa ne Cumhurbaşkanı'nın şahsına ne de makamına yönelik bir küfür vardır, yargı muhabirinin eleştirileri vardır" .
"Cumhurbaşkanı'nı Eleştiremeyeceksek Neden Gazetecilik Yapıyoruz?"
Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Uludağ, "Cumhurbaşkanı'nı eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz" diye sordu . İfadesinde, yargı mensuplarının ve Cumhurbaşkanı'nın eleştirilememesi durumunda gazeteciliğin yapılamayacağını dile getirdi .
Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ülkede Cumhurbaşkanı'nı eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda 'Adalet mülkün temelidir' yazıyor? Neden Anayasa var? Basın Kanunu'nda eleştiri doğrudan korunmuş durumdadır" .
"Çocuklarımın Yaşları Aksın Ama Çizgimden Ayrılmayacağım"
Hakimlik sorgusunda duygusal anlar yaşanmasına neden olan ifadeler kullanan Uludağ, şöyle konuştu:
"İki çocuğum vardır, bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım, çünkü ben suç işlemedim. Takdir sizindir, vicdanınızındır, geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın, cesaretli olun" .
Uludağ, bugüne kadar kimsenin karşısında önünü ilikleyerek gazetecilik yapmadığını belirterek, "Tutuklamak çok kolaydır, hiçbir önemi yoktur, biraz vicdan ve hukuk diyorum" ifadelerini kullandı .
Soruşturmanın Gerekçesi ve Hukuki Süreç
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hakimliğe gönderdiği yazıda, Alican Uludağ'ın 28 Ocak 2025 - 3 Ekim 2025 tarihlerinde X sos medya platformu üzerinden yaptığı 13 paylaşım tutuklama talebine gerekçe gösterildi . Küfür veya argo ifadeler içermeyen paylaşımlarda Uludağ'ın; CHP'ye yönelik yargı süreçleri, menajer Ayşe Barım'ın tutukluluğu, Türkiye-ABD ilişkileri ve çözüm sürecine dair düşüncelerini açıkladığı belirtildi .
Uludağ'ın avukatları, yakalama, gözaltı ve elkoyma kararlarının iptali için talepte bulundu. İtiraz dilekçesinde, Uludağ'ın Ankara'da ikamet ettiği kaydedilerek İstanbul Savcılığı'nın yetkisiz olduğu vurgulandı . Avukat Akın Atalay, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunda kovuşturma yapılabilmesinin Adalet Bakanlığı iznine bağlı olduğunu, bu izin süreci tamamlanmadan tutuklama talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu .
Hakimliğin Tutuklama Gerekçesi
Hakimliğin tutuklama kararında, "şüphelinin farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlar içerisinde Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut bir fiil isnadı içerdiğine yönelik kuvvetli suç şüphesinin mevcut olduğu" ifade edildi .
Kararda ayrıca, paylaşımların herkese açık şekilde yapılması ve belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, şüphelinin davranışlarının delilleri yok etme, gizleme, tanık ve diğer kişiler üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphe oluşturduğu belirtilerek adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına hükmedildi .
"Alican Uludağ Susmadı, Susmayacak"
Tutuklama kararının ardından cezaevine götürülürken Uludağ'ın, "Arkadaşlarıma söyleyin: Dik durun. Alican Uludağ susmadı, susmayacak" mesajını ilettiği öğrenildi. Uludağ, Metris Cezaevi'ne gönderildi .
Basın Meslek Örgütlerinden Tepkiler
Basın meslek örgütleri, Alican Uludağ'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Çağlayan Adliyesi önünde toplanan meslek örgütleri adına yapılan ortak açıklamada, "Son aylarda mesleğimizin kriminalize edilmesi furyasının son hedefi meslektaşımız olmuştur" denildi .
Açıklamada, "Gazetecilere yönelik keyfi ve hukuksuz adımlar ile artık haber 'yanıltıcı bilgi' yani suç; kişisel yorumlar ise hakaret kapsamında değerlendirilmekte ve tüm meslektaşlarımız hedef alınarak gözdağı verilmektedir" ifadeleri kullanıldı .
DW Genel Müdürü Barbara Massing ise "Bir gazetecinin 30 polisle ağır suçlu muamelesi yapılarak gözaltına alınması, açık bir gözdağıdır ve hükümetin basın özgürlüğünü ne kadar baskıladığını göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu .
Habere Konu Olan Gelişme
Uludağ'ın gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen konulardan biri, 18 Aralık 2024 tarihinde NOW TV'de yayınlanan ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Atatürk Havalimanı saldırısına ilişkin davada verdiği tahliye kararını duyurduğu haber oldu . Haberin ardından İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bir açıklama yaparak tahliye kararını doğrularken, tahliyelerin terör faillerini kapsamadığını savunmuştu.




