Son dakika gelişmesi olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında şarkıcı Yusuf Güney hakkında ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını özendirme’ suçlamasıyla tutuklama kararı verildi . Bir dijital platformda yayınlanan programa katılan Güney’in, içerisinde DMT maddesi bulunan ‘Ayahuska Çayı’nı özendirici açıklamalarda bulunduğu tespit edilmişti. Ünlü şarkıcı, 9 Nisan 2026’da gözaltına alınmasının ardından emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasıyla adliyeye sevk edildi ve nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi .
‘Ayahuska Çayı’ nedir ve neden yasak?
Olayın merkezinde yer alan Ayahuska çayı, genellikle Güney Amerika kökenli bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen ve içerisinde halüsinojen (hayal gördüren) maddeler barındıran bir karışımdır . Yapılan incelemelerde, bu çayın içerisinde bulunan DMT (dimetiltriptamin) maddesinin, Türkiye’de 2313 sayılı Kanun kapsamında yasaklı maddeler arasında yer aldığı belirlendi .
DMT, güçlü halüsinojen etkileri olan ve birçok ülkede kontrollü madde statüsünde bulunan psikoaktif bir bileşendir. Türk Ceza Kanunu’na göre uyuşturucu maddeyi ve kullanımını her türlü mecrada özendirmek, teşvik etmek veya bu maddeler hakkında özendirici açıklamalarda bulunmak ağır yaptırımlara tabi tutuluyor .
Süreç nasıl gelişti? Gözaltı ve tutuklama
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir dijital platformda yayınlanan programa katılan Yusuf Güney’in ‘Ayahuska Çayı’na özendirici ifadeler kullandığını tespit etti . Yapılan teknik ve hukuki incelemelerin ardından Güney hakkında gözaltı kararı verildi.
Ünlü şarkıcı, 9 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da gözaltına alındı . Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Güney, savcılık ifadesinin akabinde nöbetçi hakimliğe çıkarıldı. Hakimlik, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde içerdiği anlaşılan Ayahuska çayını özendirici açıklamalarda bulunma’ suçundan şarkıcının tutuklanmasına karar verdi .
Olayın arka planı: Yusuf Güney daha önce de soruşturma geçirmişti
Yusuf Güney’in yargı makamlarıyla ilk kez karşı karşıya gelmediği ortaya çıktı. Aralık 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlülere yönelik yürüttüğü geniş çaplı bir uyuşturucu soruşturması kapsamında da gözaltına alınan Güney, o dönemde Adli Tıp Kurumu’nda kan ve saç örneği vermişti .
Yapılan testlerin ardından 22 Aralık 2025’te serbest bırakılan sanatçı, o dönemde yaptığı açıklamada “Ülkenin yüzde 80’i bağımlı halde. Anlattıklarımın, yaşadıklarımın zerresini anlatın, deneyimleyin; göreyim sizi” ifadelerini kullanmıştı . Şimdi ise bu kez ‘özendirme’ suçlamasıyla yargılanmak üzere tutuklanmış durumda.
Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, aynı dönemde yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında şarkıcı Aleyna Tilki, oyuncu İrem Sak ve sosyal medya fenomeni Danla Biliç de gözaltına alınmış, ancak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardı .
Uzmanlara göre ‘özendirme’ suçu ne anlama geliyor?
Hukuk uzmanlarına göre, TCK’nın 190. maddesinde düzenlenen ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını özendirme’ suçu, bir kişinin doğrudan veya dolaylı olarak başkalarını bu tür maddeleri kullanmaya teşvik etmesi, bu maddelerin kullanımını veya etkilerini övmesi anlamına geliyor.
Bu noktada özendirme suçu ile kişisel kullanım arasında önemli bir ayrım bulunuyor. Kişisel kullanım genellikle tedavi veya denetimli serbestlik kapsamında değerlendirilirken, özendirme suçu kamu sağlığını doğrudan tehdit ettiği gerekçesiyle daha ağır yaptırımlara tabi tutuluyor. Güney’in, geniş kitlelere ulaşan bir dijital platformda bu açıklamaları yapmış olması, suçun vasfını ağırlaştıran unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Ne olacak sorusunun cevabı olarak, Güney’in önümüzdeki günlerde savcılık tarafından hazırlanacak iddianamenin ardından mahkemede yargılanması bekleniyor. Tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği ise mahkemenin vereceği ara kararlarla şekillenecek.





