ABD Başkanı Donald Trump, İran’da devam eden protestolarda “ölümcül güç” kullanılması halinde askeri müdahale seçeneğini gündeme getirmişti. Ancak son gelişmeler, Washington yönetiminin İran’a yönelik olası bir saldırı planını şimdilik rafa kaldırdığını ortaya koydu. İngiliz basınında yer alan değerlendirmelere göre bu kararda Türkiye ve Körfez ülkelerinin yürüttüğü diplomatik girişimler etkili oldu.
TÜRKİYE VE KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN ABD’YE ASKERİ MÜDAHALE UYARISI
Haberlere göre Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Umman, ABD yönetimine İran’a yönelik bir askeri harekâtın Orta Doğu genelinde kontrol edilmesi güç bir çatışma sürecini tetikleyebileceği yönünde uyarılarda bulundu. Bu ülkelerin, özellikle hava saldırılarından kaçınılması çağrısında bulunduğu aktarıldı.
Diplomatik kaynaklar, müttefik ülkelerin bölgesel istikrarsızlık ve zincirleme kriz riskine dikkat çektiğini, bu uyarıların Trump yönetiminin karar sürecinde etkili olduğunu belirtti.
“MÜTTEFİKLERİN UYARILARI SALDIRI PLANINI DURDURDU”
Yapılan değerlendirmelerde, ABD’nin müttefiki konumundaki ülkelerin kaos ve çatışma riskine ilişkin uyarılarının, çarşamba gecesi planlandığı iddia edilen askeri müdahaleden vazgeçilmesinde belirleyici olduğu ifade edildi.
Bu süreçte Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan’ın İran, Umman ve Türkiye’deki mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi. Öte yandan protestolarla ilgili insan hakları örgütleri, İran’da yaşanan olaylarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKADAKİ ARTAN ETKİSİNE VURGU
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin uluslararası sistemde artan rolüne dikkat çekti. “Küresel Sistemik Dönüşümün Eşiğinde Türkiye” başlıklı değerlendirmesinde, dünya siyasetinin kritik bir geçiş döneminden geçtiğini belirtti.
Tek kutuplu yapının sona erdiğini, çok kutuplu sistemin ise henüz tam olarak kurumsallaşmadığını ifade eden Duran, bu sürecin risklerin yanı sıra önemli fırsatlar barındırdığını vurguladı. Türkiye’nin savunma pozisyonunda kalmak yerine oyun kurucu bir vizyonla hareket ettiğini belirten Duran, dış politikadaki etkinliğin rasyonel bir büyük stratejinin sonucu olduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE VAZGEÇİLMEZ BİR AKTÖR HALİNE GELDİ”
Türkiye’nin Batı ittifakının güvenilir bir üyesi olmayı sürdürürken, Orta Asya, Orta Doğu ve Asya-Pasifik bölgelerinde de etkinliğini artırdığına işaret eden Duran, Türk diplomasisinin kriz çözme kapasitesinin birçok uluslararası dosyada somut sonuçlar ürettiğini ifade etti.
Savunma sanayiinde kaydedilen ilerlemelerin Türkiye’nin stratejik gücünü sahaya yansıttığını belirten Duran, yerli ve milli projelerin ülkenin güvenlik mimarisini güçlendirdiğini vurguladı. Türkiye’nin askeri, diplomatik ve teknolojik kapasitesinin, küresel dengelerde belirleyici bir unsur haline geldiği ifade edildi.




