TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu, Havza ilçe merkezinde yaşanan sel felaketinin ardından kapsamlı bir teknik değerlendirme yayımladı. Açıklamada can kaybı yaşanmamış olmasının derin bir teselli kaynağı olduğu belirtilirken oluşan ciddi maddi hasarın ilçenin ekonomik ve sosyal dokusuna ağır bir darbe vurduğu vurgulandı. Kurul, bu tür felaketlerin doğanın bir sürprizi olmadığını, birikmiş ihmallerin ve yanlış planlama kararlarının kaçınılmaz sonucu olduğunu öne sürdü.

Metrekareye 45-50 Kilogram Yağış Felakete Yeter mi?

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu, meteorolojik verileri de masaya yatırdı. Havza ilçesine düşen yağışın metrekare başına yaklaşık 45-50 kilogram olduğunu belirten kurul, bu miktarın mevsim normalleri çerçevesinde "şiddetli" olarak tanımlansa da doğru planlanmış bir altyapı ve özgür bırakılmış bir dere yatağı için tek başına felakete yol açmaması gerektiğini savundu. Yaşanan sel felaketinin asıl nedeninin yağışın şiddetinden çok altyapı yetersizlikleri ve dere yataklarına yapılan müdahaleler olduğunu açıkça ortaya koydu.

1998'den Bu Yana 28 Yıldır Ders Alınmadı

Kurul, Havza'nın bu felaketi ilk kez yaşamadığına dikkat çekti. 1998 yılında benzer bir sel felaketinin yaşandığını ve üzerinden geçen 28 yılda bilim ile tekniğin sesine kulak tıkandığını vurgulayan TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu, felaket sonrasında her seferinde aynı noktaya gelindiğine dikkat çekti. Açıklamada, derenin yatağının açık olduğu bölümlerde su tahliyesinin sorunsuz gerçekleştiği, ancak şehir merkezinden geçen ve üzeri kapatılan dere yatağının debisi artan suyu taşıyamayarak cadde ve sokaklara taştığı belirtildi. Bu tablo, "kazanılmış alan" olarak görülen kapalı menfez uygulamalarının felaketin doğrudan tetikçisi olduğunu gözler önüne seriyor.

İlkadım’da zehir operasyonu
İlkadım’da zehir operasyonu
İçeriği Görüntüle

"Dere Yatağını Kapatmak Bilimsel Bir Cinayettir"

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu'nun açıklamasındaki en sert ifadeler dere yataklarına müdahale konusunda yer aldı. Kurul, dere yataklarının üzerinin kapatılmasını, daraltılmasını veya akış rejimine müdahale edilmesini "bilimsel bir cinayet" olarak nitelendirdi. "Üzerini kapatalım, yol yapalım, otopark yapalım" mantığının doğanın kendi yolunu bulma iradesi karşısında her zaman yenilmeye mahkûm olduğunu vurgulayan kurul, siyasetçilerin ve yerel yöneticilerin popülist yaklaşımları yerine mühendislik disiplinine dayalı çözümler uygulanmadığı sürece bu acıların tekerrür edeceğini açıkça ifade etti.

Kuruldan Dört Somut Teknik Öneri

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu, eleştirilerle yetinmeyerek çözüm önerilerini de kamuoyuyla paylaştı. Dört temel teknik başlık öne çıktı. İlk olarak ilçenin mevcut drenaj sistemlerinin iklim değişikliğine bağlı ekstrem yağış verilerine göre yeniden analiz edilmesi ve deşarj kapasitelerinin artırılması gerektiği vurgulandı. İkinci olarak dere yataklarının doğal akışının korunması, çevresindeki yapılaşmanın mühendislik kriterlerine göre denetlenmesi ve kapalı dere kesitlerinin ivedilikle incelenerek doğal akışına döndürülmesi talep edildi. Üçüncü öneride kent merkezlerinde betonlaşma oranının düşürülerek geçirimli kaplama malzemelerinin kullanımına öncelik verilmesi gerektiği belirtildi. Son olarak Samsun genelinde ve özellikle Havza havzasında yağış şiddetini anlık ölçen ve erken tahliye imkânı sunan akıllı izleme sistemlerinin hayata geçirilmesi talep edildi.

Hesap Sorulacak

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu, bu sürecin takipçisi olacağını ve sorumlulardan hesap sorulması noktasında teknik raporlarıyla halkın yanında duracağını da kamuoyuna açıkça duyurdu. Kurul, bilim dışı her uygulamanın karşısında, ilim ve fen kurallarına uygun her projenin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. İlgili kamu kurumlarından henüz bu değerlendirmelere yönelik resmi bir yanıt gelmediği öğrenildi.