Samsun merkezindeki İlkadım (özellikle Amisos Tepesi ve çevresi), Bafra ve Vezirköprü gibi ilçelerde yapılan kurtarma ve inşaat kazılarında, Doğu Roma dönemine ait çok sayıda somut veri elde edildi. Yeni açılan modern Samsun Müzesi'nde sergilenen buluntular, kentin organize bir yerleşim geçmişine ışık tutuyor.
Kazılarda ortaya çıkan devasa taş su kanalları, künkler (pişmiş toprak su boruları) ve altyapı sistemleri, Doğu Roma döneminde Samsun'un ne kadar planlı bir kent hayatına sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca geç Roma ve Doğu Roma dönemlerine tarihlenen kiremit çatma ve sanduka mezarlar, dönemin defin gelenekleri hakkında önemli bilgiler sunuyor.
Samsun Kazılarında Gün Işığına Çıkan Buluntular
Arkeolojik çalışmalarda ele geçen eserler, Doğu Roma döneminin Samsun'daki günlük yaşamı, inanç yapısı ve ticari faaliyetleri hakkında kapsamlı veriler sağlıyor:
-
Su Kanalları ve Altyapı Sistemleri: İlkadım ilçesindeki kazılarda, Doğu Roma dönemine ait devasa taş su kanalları ve pişmiş topraktan yapılmış künkler bulundu. Bu sistemler, dönemin mühendislik becerisini gözler önüne seriyor.
-
Mezar Tipleri: Üçgen şeklinde kiremitlerle kapatılmış halk mezarları ile taş sanduka mezarlar tespit edildi. Mezarların içinden günlük kullanım kapları ve ölü hediyeleri çıkarıldı.
-
Bronz Sikke Hazineleri: Üzerinde Doğu Roma imparatorlarının (özellikle Justinianus ve sonraki dönemler) portreleri ile haç gibi Hristiyanlık sembolleri bulunan çok sayıda bronz ve bakır sikke bulundu. Bu buluntular, şehrin ticari canlılığını kanıtlıyor.
-
Dini ve Günlük Nesneler: Bronz haçlar, litürjik (dini törensel) nesneler, pişmiş toprak kandiller, seramik amforalar (zeytinyağı ve şarap için çift kulplu kaplar) ile cam şişeler kazılarda ortaya çıkarıldı.

Doğu Roma İmparatorluğu İçin Samsun'un Stratejik Rolü
Doğu Roma İmparatorluğu için Samsun (Amisos), sıradan bir kıyı kasabası değil, Karadeniz hakimiyeti için kritik bir askeri üs ve ticaret kapısıydı. Bizans’ın bölgede bıraktığı izler, kentin stratejik önemini ortaya koyuyor:
-
Askeri ve Deniz Üssü: Doğu Roma, kuzeyden gelen Got, Hun ve daha sonraki dönemlerde Rus (Varangian) akınlarına karşı Karadeniz kıyılarını korumak için Samsun’u donanmanın lojistik merkezlerinden biri haline getirdi. İmparatorluk, Amisos’u çevreleyen antik kaleleri ve surları güçlendirerek burayı bir garnizon şehrine dönüştürdü.
-
Piskoposluk Merkezi: Hristiyanlığın resmi din kabul edilmesinin ardından Amisos, Amasya (Amasia) Metropolitliği’ne bağlı önemli bir piskoposluk merkezi oldu. Şehirde Hristiyanlık hızla yayıldı, tapınaklar kiliselere dönüştürüldü.
-
Ticaret Kapısı: Anadolu’nun içlerinden (Amasya, Tokat, Sivas üzerinden) gelen ticaret yolları Samsun limanına bağlanıyordu. Doğu Roma döneminde Samsun; zeytinyağı, şarap, tahıl ve bölgenin meşhur kerestesinin İstanbul’a ve imparatorluğun diğer bölgelerine taşındığı ana ihracat limanlarından biriydi.
Tarihte İki Amisos: Hristiyan ve Müslüman Samsun’un Yan Yana Yaşamı
Doğu Roma’nın son dönemlerinde (12. ve 13. yüzyıl), Samsun ilginç bir coğrafi bölünme yaşadı. Amisos Tepesi ve liman çevresinde Hristiyan Amisos (Bizans) kontrolü devam ederken, hemen birkaç kilometre güneyinde Anadolu Selçukluları "Müslüman Samsun" adıyla yeni bir kent kurdu.
İki kent bir süre ticari ilişkiler içinde yan yana varlığını sürdürdü. Bu iki ayrı yerleşim, Osmanlı döneminde tamamen birleşerek bugünkü Samsun’un temelini oluşturdu. Kazılarda ortaya çıkan buluntular, bu zengin kültürel mozaiğin somut tanıkları olarak Samsun Müzesi'nde ziyaretçilerini bekliyor.




