Samsun'da Atakum Sağırlar Derneği Başkanı Onur Kop, Sağır çocukların eğitiminde Türk İşaret Dili ile yazılı Türkçenin birlikte kullanıldığı çift dilli eğitim modelinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. "Sağır çocukların geleceğini işitmeci anlayışa teslim etmeyeceğiz" mesajını veren Kop, eğitimden sosyal haklara kadar alınacak kararlarda Sağır bireylerin doğrudan söz sahibi olmasını istedi.

Onur Kop: Çift dilli eğitim bir hak meselesi

Atakum Sağırlar Derneği Başkanı Onur Kop, Sağır çocukların eğitiminde yalnızca konuşma ve işitme becerilerine odaklanılmasının yeterli olmadığını belirtti.

Türk İşaret Dili ile yazılı Türkçeyi birlikte esas alan eğitim modelinin geliştirilmesini isteyen Kop, çocukların erken yaşlarda erişilebilir bir dilde eğitim almasının önemine dikkat çekti.

Çift dilli eğitimde Türk İşaret Dili, çocuğun öğrenme ve iletişim süreçlerinde kullanılırken Türkçe okuma ve yazma becerilerinin de geliştirilmesi hedefleniyor.

Kop, işitme engelliler okullarının geleceği, kaynaştırma eğitimi uygulamaları ve Türk İşaret Diline erişimin eğitim politikalarında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

1880 Milano kararlarını hatırlattı

Sağır eğitiminin tarihine değinen Onur Kop, 1880 yılında İtalya'nın Milano kentinde düzenlenen uluslararası kongreyi hatırlattı.

Kongrede işaret dili yerine sözel eğitimin tercih edilmesine yönelik alınan kararlar, birçok ülkede Sağır çocukların eğitimini uzun yıllar etkiledi.

Bu kararlar, 2010 yılında Kanada'nın Vancouver kentinde düzenlenen Uluslararası Sağırların Eğitimi Kongresi'nde reddedildi.

"1880'de başlayan anlayış uluslararası düzeyde sorgulanırken Türkiye'de hâlâ aşmamız gereken ciddi engeller var. Sağır toplum adına değil, Sağır toplumla birlikte karar alınmalı" diyen Kop, eğitim politikalarında Sağır bireylerin görüşlerinin belirleyici olması gerektiğini ifade etti.

İşitmeci anlayışa karşı eşit katılım çağrısı

Onur Kop'un eleştirdiği konular arasında uluslararası literatürde "audizm" olarak tanımlanan işitmeci anlayış da yer aldı.

Bu kavram, işiten bireylerin iletişim biçimlerinin üstün görülmesi ve Sağır bireylerin dili, deneyimleri veya karar hakkının geri plana itilmesi gibi ayrımcı yaklaşımları ifade ediyor.

Samsun'da 29 Ekim'e özel yüzde 10 indirim! Üç gün sürecek
Samsun'da 29 Ekim'e özel yüzde 10 indirim! Üç gün sürecek
İçeriği Görüntüle

Kop, mücadelelerinin işiten insanlara karşı olmadığını, Sağır bireylerin eşit haklara sahip kişiler olarak kabul edilmesini ve kendilerini ilgilendiren süreçlerde doğrudan muhatap alınmasını istediklerini belirtti.

ÖTV muafiyeti ve emeklilik düzenlemeleri de gündemde

Atakum Sağırlar Derneği, eğitim alanındaki taleplerinin yanı sıra ÖTV muafiyeti ve emeklilik düzenlemelerinin Sağır bireyler üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.

Dernek, sosyal güvenlik ve diğer haklara ilişkin düzenlemeler hazırlanırken Sağır bireylerin ihtiyaçlarının değerlendirilmesini ve temsilcilerinin karar süreçlerine katılmasını talep ediyor.

Kop, kararlar alınırken görüşlerine başvurulmamasının sonradan mağduriyetlerin giderilmesi için yeni mücadeleler gerektirdiğini ifade etti.

"Bizim adımıza değil, bizimle birlikte karar alın"

Atakum Sağırlar Derneği'nin çağrısının merkezinde, Sağır bireylerin kendi yaşamlarını ilgilendiren politikalarda etkin rol alması bulunuyor.

Onur Kop, Türk İşaret Dilinin eğitim ve kamu hizmetlerinde daha güçlü biçimde kullanılmasını, çift dilli eğitim olanaklarının geliştirilmesini ve Sağır toplumun karar mekanizmalarında doğrudan temsil edilmesini istedi.

"Sağır toplum adına değil, Sağır toplumla birlikte karar alınmalı" sözleriyle Kop, derneğin temel talebini dile getirdi.