Mastercard ve Visa Soruşturması Taahhütle Kapatıldı
Mastercard ve Visa Soruşturması Taahhütle Kapatıldı
İçeriği Görüntüle

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), iş hayatında dijital denetim mekanizmalarını ve çalışan haklarını kökten değiştirecek tarihi bir adıma imza attı. 2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yeni İlke Kararı ile kurul, işverenlerin personel devam kontrol sistemlerinde (PDKS) biyometrik verileri kullanmasını mercek altına aldı.

Alınan karar; parmak izi, yüz tanıma, retina ve iris tarama gibi biyometrik teknolojiler üzerinden mesai takibi gerçekleştiren binlerce işyeri ve fabrika için çok ciddi hukuki yaptırımları ve dönüşüm zorunluluklarını beraberinde getiriyor. Konuya ilişkin hukuki detayları ve olası sonuçları paylaşan Avukat Özge Özmen Korkut, biyometrik verilerin ele geçirilmesi halinde değiştirilmesinin imkansız olduğuna dikkat çekerek sürecin hassasiyetini vurguladı.

Açık Rıza Olsa Bile Ölçülülük İlkesine Aykırı

Yeni ilke kararının en çarpıcı ve ezber bozan yönü, işçinin kendi özgür iradesiyle imzaladığı "açık rıza" beyanlarının bile artık tek başına yeterli kabul edilmeyecek olmasıdır. Kurul, işçi ve işveren arasındaki ekonomik ve idari güç dengesizliğine sert bir şekilde vurgu yaptı.

Çalışanın işverene karşı bağımlı ve dezavantajlı konumu nedeniyle, sözleşme aşamasında verilen rızaların her zaman tamamen "özgür iradeye" dayanıp dayanmadığının hukuken tartışmalı olduğu ifade edildi. Kanunen işverenlerin çalışma sürelerini ve mesai saatlerini kayıt altına alma yükümlülüğü bulunsa da bu idari sürecin mutlaka kişinin biyolojik şifrelerini işleyerek yapılmasını zorunlu kılan açık bir kanuni düzenlemenin mevcut olmadığı açıkça belirtildi.

Kurul Kartlı ve Şifreli Sistemleri Alternatif Gösterdi

KVKK, mesai takibi sürecinde kişilerin özel nitelikli verilerine müdahale etmek yerine, aynı amaca hizmet edebilecek çok daha hafif ve hukuka uygun yöntemlerin bulunduğunu hatırlattı. Kurul tarafından işverenlerin yönelmesi gerektiği belirtilen alternatif denetim mekanizmaları şunlardır:

  • Kişiye özel tanımlanmış şifreli dijital kart sistemleri,

  • Giriş turnikelerinde kullanılacak özel PIN kodları,

  • Yeni nesil RFID ve NFC tabanlı akıllı telefon/kart entegrasyonları,

  • Geleneksel ıslak imzalı imza föyleri veya kapı denetçisi gözetiminde tutulan giriş-çıkış kayıtları.

Bu alternatiflerin varlığı nedeniyle, sadece standart bir mesai takibi amacıyla geri dönüşü olmayan biyometrik verilerin işlenmesi, KVKK’nın temel yapı taşları olan "ölçülülük" ve "veri minimizasyonu" ilkelerine tamamen aykırı bulundu.

İşverenlerin Personel Takip Sistemlerini Değiştirmesi Şart

Yayımlanan bu dönüm noktası niteliğindeki karar sonrasında, Türkiye genelinde parmak izi okuyucu veya yüz tarama kamerası kullanan tüm şirketlerin personel devam kontrol mekanizmalarını derhal yeniden gözden geçirmeleri gerekiyor. Avukat Özge Özmen Korkut, uyum süreçlerini tamamlamayan şirketlerin ciddi idari para cezalarıyla ve yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyardı.

Önümüzdeki dönemde işyerlerindeki biyometrik uygulamalar için en önemli hukuki referans kaynağı olacak bu karar; şirketlerin veri işleme faaliyetlerini ölçülülük çerçevesinde yeniden analiz etmelerini, biyometrik sistemleri kapatarak hızla şifreli veya kartlı alternatif yöntemlere geçiş yapmalarını zorunlu kılıyor.