Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 11 Mart 2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda Erdoğan, başta İran-İsrail-ABD savaşı olmak üzere bölgesel gelişmeleri değerlendirdi ve Türkiye'nin izlediği politikalar hakkında bilgi verdi .
"Türkiye kriz anlarında dostlarına sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin krizlere yaklaşımını vurgulayarak, "Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Kriz çözümü için risk alan, elini taşın altına koyan bir devletiz, böyle bir hükümetiz" ifadelerini kullandı .
Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel istikrar için uzun süredir çaba sarf ettiğini belirterek, "Gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakere ile çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ediyoruz. Bu kapsamda 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim" dedi .
İran'a yönelik saldırılar: "Bölge kan ve barut kokusuyla kaplandı"
İran'daki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Komşumuz İran'a karşı başlatılan savaş ağır tahribat oluşturdu. Masa üzerinde çözülecekken gözünü kan bürümüş şebekenin kışkırtmasıyla bölgemiz yeniden kan ve barut kokusu ile kaplandı. İran'ın altyapısına zarar verdirildi. İran halkı her gün bombardımanda hayatta kalma mücadelesi veriyor" şeklinde konuştu .
Cumhurbaşkanı, saldırılarda hayatını kaybedenlere de dikkat çekerek, ilk gün 175 kız öğrencinin katledildiğini, Dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey İranlıların suikast yoluyla öldürüldüğünü ifade etti .
"Savaşın faturasını bütün dünya ödeyecek"
Savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine de değinen Erdoğan, "İran'a yönelik saldırılar başta petrol fiyatlarının artması gibi, küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor" dedi .
Devam etmesi durumunda can kaybının artacağını ve faturanın daha da kabaracağını vurgulayan Erdoğan, savaşın yalnızca bölge ülkelerini değil tüm dünyayı etkilediğine dikkat çekti .
Diplomasi çağrısı: "Savaş büyümeden durdurulmalı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın bir an önce durdurulması gerektiğini belirterek, "Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Silahların susması için girişimlerimizi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı .
Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, diplomasinin devreye alınması için girişimlerini sabırla sürdürdüklerini belirten Erdoğan, içinde bulunulan sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuştuklarını ve Türkiye'yi etrafını saran ateşten korumak için temkinli hareket ettiklerini söyledi .
Mezhep vurgusu: "Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok"
Erdoğan, konuşmasında mezhep ayrımcılığına karşı da uyarılarda bulunarak, "Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam" dedi .
Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine şahit olduklarını belirten Erdoğan, "Bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem bölgedeki tüm kardeşlerimizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır. Bütün farklılıklarımıza rağmen yüzlerce yıldır bir arada yaşıyoruz" diye konuştu .
"Siyonist katliam şebekesinin oyununa gelmeyelim"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyonist katliam şebekesinin, 'elin taşıyla elin kuşunu vurma' oyununa kesinlikle gelmemeliyiz. Başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz" ifadelerini kullanarak bölge ülkelerini provokasyonlara karşı uyardı .
İstiklal Marşı vurgusu
Konuşmasında İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yıl dönümüne de değinen Erdoğan, "Sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı itibarıyla İstiklal Marşı, son devletin kurucu belgesi ve yapı taşıdır. Millet olarak hiçbir zaman korkmuyoruz, korkmadık, korkmayacağız. Vatan topraklarında kıyamete kadar hür yaşayacağız" dedi





