Hamaney'den Trump'a doğrudan yanıt: "Yalan söylüyor"
İran İslam Cumhuriyeti'nin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemdeki açıklamalarına sert bir dille karşılık verdi. Hamaney, yaptığı açıklamada "Trump yalan söylüyor ve sözleri cevap vermeye değmez" ifadelerini kullandı .
Hamaney'in bu çıkışı, Trump'ın 24 Şubat'ta Kongre'de yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasında İran'ın kıtalararası balistik füze (ICBM) geliştirdiği ve yakında Amerika'yı vurabileceği yönündeki iddialarına doğrudan bir cevap niteliği taşıyor . Trump'ın "İran'ın nükleer programını geçen Haziran'daki ABD-İsrail ortak saldırısıyla yok ettiklerini" söylemesi de Hamaney'in tepkisini çeken bir diğer unsur oldu.
Amerikan istihbarat kaynakları da Trump'ın bu iddialarını doğrulamıyor. Reuters haber ajansına konuşan kaynaklar, Trump'ın İran'ın kıtalararası balistik füze geliştirdiği yönündeki açıklamalarının "abartılı" olduğunu ve istihbarat raporlarınca desteklenmediğini bildirdi .
"Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm, kâfirlere ölüm"
Hamaney'in açıklamalarında geleneksel İran devrim sloganları da yer aldı. İran lideri, "Amerika'ya ölüm. İngiltere'ye ölüm. İsrail'e ölüm. Kâfirlere ölüm" ifadelerini kullanarak Tahran'ın Batı karşıtı duruşunu bir kez daha vurguladı .
Bu sloganlar, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran'ın resmi söyleminin ayrılmaz bir parçası olarak biliniyor. Hamaney'in bu çıkışı, ABD'nin bölgedeki askeri yığınağına ve son dönemde tırmanan gerilime karşı Tahran'ın tavizsiz tutumunu ortaya koyuyor.
Gerilim tırmanıyor: Uçak gemileri ve füze tatbikatları
ABD ile İran arasındaki gerilim, son haftalarda diplomasiden açık çatışma eşiğine doğru ilerliyor. İki ABD uçak gemisinin (USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford) bölgeye konuşlandırılması, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda askeri tatbikatlar yapması ve rejim değişikliği tehditleri, tansiyonu tırmandıran başlıca unsurlar arasında .
Pentagon'un bölgeye sevk ettiği güç, 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'da görülen en büyük hava ve deniz gücü yığınağı olarak değerlendiriliyor. Bazı uçaklar İsrail ve Girit'teki sivil havalimanlarına iniş yaparken, bu durum ABD'nin niyetinin ciddiyetini gözler önüne seriyor .
İran tarafı ise sert uyarılarla karşılık veriyor. Hamaney daha önce yaptığı bir açıklamada, "Bir uçak gemisi kesinlikle tehlikeli bir ekipmandır. Ancak gemiden daha tehlikeli olan, onu denizin dibine gönderebilecek silahtır" ifadelerini kullanmıştı .
Diplomasi ile savaş arasında ince çizgi
Tüm bu gerginliklere rağmen diplomatik kanallar açık tutuluyor. 26 Şubat'ta Cenevre'de üçüncü tur dolaylı İran-ABD görüşmeleri gerçekleştirildi. Umman arabuluculuğunda yürütülen müzakereler saatlerce sürerken, tarafların başkentleriyle istişarede bulunduğu bildirildi .
Bir sonraki aşamada "teknik düzeyde" bir toplantının Viyana'da yapılması konusunda mutabakata varıldı. Bu durum, her iki tarafın da askeri seçenekler tükenmeden diplomasiye bir şans vermek istediğini gösteriyor .
Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin ifadeleri, Tahran'ın kırmızı çizgilerini net bir şekilde ortaya koyuyor: "Diplomasiyi seçerlerse biz de aynısını yaparız. Güç diliyle konuşurlarsa, biz de güçle karşılık veririz" .
İran'ın müzakere masasında en hassas olduğu konu ise balistik füze programı. Tahran yönetimi, nükleer programının denetlenmesine izin vermeye hazır olduğunu belirtirken, füze programını müzakerelerin dışında tutmakta ısrarcı .
ABD'nin ikilemi: Savaşın maliyeti ve siyasi risk
Trump yönetiminin askeri seçenekleri masada tutma ısrarı, beraberinde ciddi riskler getiriyor. Pentagon yetkilileri, geniş çaplı bir askeri operasyon için gerekli mühimmat ve kaynakların yetersiz olduğu konusunda basına bilgi sızdırıyor. Uçak gemilerinin bakım ihtiyacı da dahil olmak üzere lojistik zorluklar, sürdürülebilir bir saldırıyı zora sokuyor .
Analistler, mevcut koşullarda "rejim değişikliği" hedefinin gerçekçi olmadığını vurguluyor. Kara unsuru bulunmayan bir operasyonla Ayetullah Hamaney'i devirmenin, hızlı ve organize bir halk ayaklanmasına bağlı olduğu, bunun ise hayalden öteye gitmediği belirtiliyor .
ABD Kongresi'nde de savaşa karşı artan bir muhalefet söz konusu. Demokratlar öncülüğünde, Başkan Trump'ın İran'a Kongre onayı olmadan saldırı başlatmasını engellemeyi amaçlayan bir "savaş yetkileri kararı" önümüzdeki hafta oylanacak. Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries liderliğindeki Demokratlar, "Ortadoğu'da tüm riskleri tam olarak anlamadan bir savaşa girişmenin pervasızlık olacağı" uyarısında bulunuyor .
📊 Kısa Bilgi Kutusu
| Açıklama yapan | İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney |
|---|---|
| Tarih | 27 Şubat 2026 |
| Hedef alınan isim | ABD Başkanı Donald Trump |
| Hamaney'in mesajı | "Trump yalan söylüyor, cevap vermeye değmez. Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm, kâfirlere ölüm" |
| Son diplomatik görüşme | 26 Şubat 2026, Cenevre (üçüncü tur dolaylı görüşmeler) |
| Sıradaki adım | Teknik düzey toplantı, Viyana |
| ABD askeri varlığı | İki uçak gemisi (USS Abraham Lincoln, USS Gerald R. Ford) |
| İran'ın kırmızı çizgisi | Balistik füze programı müzakere dışı |
| Kongre'deki gelişme | Savaş yetkileri kararı önümüzdeki hafta oylanacak |





