BİLİM

Piramit İnşası Hakkında Her Şey Yalan Mıydı?

Mısır piramitlerinin tonlarca ağırlıktaki taş bloklarının nasıl yerleştirildiği sorusu, yeni bir bilimsel çalışmayla farklı bir boyut kazandı. PLOS ONE dergisinde yayımlanan araştırmada, Djoser Basamaklı Piramidi'nin inşasında su temelli, hidrolik bir sistem kullanılmış olabileceği öne sürüldü.

Abone Ol

Bilim Dünyasını Sarsan Yeni İddia: Piramitlerde Hidrolik Sistem Kullanıldı

Mısır piramitleri, özellikle de Keops Piramidi gibi devasa yapıların inşasında tonlarca ağırlıktaki taş blokların nasıl bu kadar hassas bir şekilde yukarı taşındığı sorusu, tarihçilerin ve mühendislerin asırlardır çözmeye çalıştığı en büyük gizemlerden biri. Geleneksel olarak rampalar, kızaklar ve binlerce işçi gücüne dayalı anlatılar kabul görse de, PLOS ONE bilim dergisinde yayımlanan son araştırma, piramitlerin inşasında çok daha ileri bir teknoloji kullanılmış olabileceğini ortaya koyuyor.

Fransız Atom Enerjisi ve Alternatif Enerjiler Komisyonu'ndan (CEA) Xavier Landreau liderliğindeki ekip, Saqqara’daki Djoser Basamaklı Piramidi üzerinde çalıştı. Araştırmacılar, MÖ 27. yüzyılda inşa edilen bu piramidin, taş blokların kaldırılması ve konumlandırılması için su temelli bir mühendislik sistemine, yani hidrolik bir asansöre sahip olabileceği hipotezini geliştirdi.

Nil Taşkınları Sorun Değil, Avantajdı

Çalışmanın merkezinde, Antik Mısırlıların Nil Nehri’nin düzenli taşkınlarını bir engel olarak görmek yerine, inşaat teknolojisinin temel bir parçası haline getirdiği iddiası yatıyor.

Araştırmacılara göre, piramidin çevresinde bulunan Gisr el-Mudir yapısı, yalnızca törensel bir alan değil, aynı zamanda Nil taşkınlarından gelen suyu kontrol altına alıp depolayan tortu tutma barajı işlevi görüyordu.

Ayrıca, Djoser Piramidi’ni çevreleyen ve uzun süre “kuru hendek” olarak adlandırılan alanın da kritik bir rolü vardı. Bu hendekteki bölmelerin, suyun içindeki tortu ve çamuru temizleyen doğal bir filtreleme sistemi gibi çalıştığı düşünülüyor. Böylece, hidrolik mekanizmayı tıkamayacak temiz su elde ediliyordu.

Elde edilen temiz suyun, piramidin merkezine yönlendirilerek, taş blokların yukarı doğru kaldırılmasını sağlayan hidrolik asansör benzeri bir sistemin işletildiği öne sürülüyor.

İnsan Gücüne Bağımlılığı Azaltan Yüksek Mühendislik

Bu hidrolik sistemin varlığı, piramitlerin inşasındaki iş gücü hesaplarını temelden değiştirecek nitelikte. Uzman hesaplamalarına göre, Keops Piramidi'ndeki 5 tonu aşan taşları yalnızca rampalarla taşımak, sürekli çalışan en az 4.000 işçi gerektiriyordu.

Hidrolik bir kaldırma sistemi, insan gücüne olan bu yoğun bağımlılığı büyük ölçüde azaltmış olabilir. Bu da, piramitlerin inşasında kullanılan yöntemin sadece fiziksel kuvvet değil, aynı zamanda o dönem için ileri düzey hidrolik ve mühendislik bilgisi gerektirdiğini ortaya koyuyor.

Bu yeni bulgular, Antik Mısır uygarlığının teknik bilgisinin bugüne kadar sanılandan çok daha sofistike olduğunu gösteriyor. Su gibi doğal bir kaynağın kontrollü şekilde yönlendirilmesi, filtrelenmesi ve kaldırma gücü olarak kullanılması, bu yapıları yalnızca anıtsal mezarlar değil, aynı zamanda doğa ile uyumlu gelişmiş mühendislik çözümlerinin ürünü olarak konumlandırıyor.