<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gerçek Taraf | Samsun Haber ; Son Dakika Samsunspor Haberleri</title>
    <link>https://www.gercektaraf.com.tr</link>
    <description>Gerçek Taraf; Samsun gazetesi olarak Samsun haber, Samsun haberleri ve son dakika gelişmelerini anlık sunar. Samsunspor ve gündem haberleri burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gercektaraf.com.tr/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Gerçek Taraf | Samsun Haber, Samsun Haberleri ve Son Dakika Haber Platformu. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2026 07:56:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastane Çalışanının Sosyal Medya Paylaşımı Hastaneyi Bağlar mı?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/hastane-calisaninin-sosyal-medya-paylasimi-hastaneyi-baglar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/hastane-calisaninin-sosyal-medya-paylasimi-hastaneyi-baglar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hastane çalışanlarının sosyal medya paylaşımları hastaneyi bağlar mı? Uzman Avukat Özge Özmen Korkut, hasta mahremiyeti ve KVKK açısından önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane çalışanlarının sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, hasta mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması açısından sağlık kuruluşları için de hukuki risk oluşturabiliyor. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, hasta görüntüsü, ameliyat süreci ve kurum içi bilgilerin paylaşılması halinde hastanenin sorumluluğunun da gündeme gelebileceğini belirterek sağlık kuruluşlarına önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Sosyal medya kullanımının sağlık sektöründe yaygınlaşması, hastaneler açısından yeni bir risk alanını da beraberinde getirdi. Sağlık çalışanlarının kişisel hesaplarından yaptıkları paylaşımlar, bazı durumlarda yalnızca bireysel bir sosyal medya paylaşımı olmaktan çıkabiliyor.</p>

<p>Özellikle hastane içerisinde çekilen hasta görüntüleri, ameliyat ve operasyon süreçleri, hasta dosyaları, bilgisayar ekranları veya hastanın kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgilerin paylaşılması, hasta mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması açısından önemli sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<p>İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlık kuruluşlarının sosyal medya riskini yalnızca kendi resmi hesapları üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini belirtti. Korkut, çalışanların kişisel hesaplarından gerçekleştirdiği paylaşımların da sağlık kuruluşları açısından çeşitli sorumluluklar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>Hastane Çalışanın Paylaşımından Sorumlu Olabilir</h2>

<p>Avukat Özge Özmen Korkut'a göre sağlık kuruluşlarında sosyal medya riski, yalnızca hastanenin veya sağlık merkezinin resmi sosyal medya hesaplarında yayımlanan içeriklerle sınırlı değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışanların hastane içerisinde hastalara ait bilgileri paylaşması veya kurumun faaliyetlerine ilişkin içerikleri kişisel hesaplarında yayımlaması da risk oluşturabiliyor. Özellikle hasta görüntüleri, operasyon odası görüntüleri, ameliyat süreci, hasta dosyaları ve ekran görüntülerinin paylaşılması, hastanın kimliğinin ortaya çıkmasına neden olabilecek bilgilerin kamuoyuna aktarılması açısından dikkat gerektiriyor.</p>

<p>Bu tür durumlarda sağlık kuruluşunun çalışanının eyleminden dolayı sorumluluğunun gündeme gelebileceğini belirten Korkut, hastanelerin çalışanların eğitiminden iç prosedürlere ve denetim yükümlülüklerine kadar birçok başlığı gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sosyal medya paylaşımlarının oluşturduğu riskin yalnızca kişisel verilerin korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Korkut, hasta mahremiyeti, meslek etiği, reklam kuralları ve sağlık kuruluşunun kurumsal itibarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2>Yabancı Hastaların Görüntülerinde Risk Artıyor</h2>

<p>Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren kuruluşlar açısından sosyal medya paylaşımlarının oluşturduğu riskin daha da önemli hale geldiği belirtiliyor. Özellikle yabancı hastaların görüntülerinin sosyal medya platformlarında kullanılması, sağlık kuruluşlarının dikkat etmesi gereken konular arasında yer alıyor.</p>

<p>Yabancı hastaların görüntülerinin paylaşılması, gerekli izinlerin alınmaması veya verilen iznin kapsamının dışında kullanılması halinde sosyal medya üzerinden bir kriz yaşanabileceğine dikkat çeken Korkut, sağlık kuruluşlarının bu alanda daha kapsamlı politikalar oluşturması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda hastanelerin yalnızca resmi sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımları denetlemesinin yeterli olmayacağı ifade ediliyor. Çalışanların kişisel sosyal medya hesaplarından yapabilecekleri paylaşımlara ilişkin de açık ve uygulanabilir kurallar oluşturulması gerekiyor.</p>

<h2>Hastaneler İçin 6 Maddelik Önlem</h2>

<p>Uzman değerlendirmesine göre sağlık kuruluşlarının sosyal medya kaynaklı riskleri azaltabilmesi için çalışanlara hasta mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması konusunda düzenli eğitim verilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle ameliyathane ve diğer operasyon alanlarında fotoğraf ve video çekimine ilişkin kuralların açık şekilde belirlenmesi önem taşıyor. Sağlık turizmi kapsamında hizmet veren kuruluşlarda ise yabancı hastaların görüntülerinin alınması ve kullanılması konusunda izin süreçlerinin ayrıntılı şekilde düzenlenmesi gerekiyor.</p>

<p>Kişisel sosyal medya hesaplarından hasta, operasyon ve kurum içi görüntülerin paylaşılmasının yasaklanması veya kontrollü hale getirilmesi de önerilen önlemler arasında bulunuyor.</p>

<p>Sağlık kuruluşlarının birlikte çalıştığı sosyal medya ajansları, tercümanlar, hasta danışmanları ve freelance ekiplerle gizlilik ve veri koruma sözleşmeleri yapılması da önem taşıyor. Böylece kurum dışından hizmet alınan süreçlerde hasta bilgilerinin korunmasına yönelik kuralların açık şekilde belirlenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bir diğer önemli başlık ise olası ihlaller karşısında uygulanacak kriz yönetim planı. Hastanelerin, bir çalışanın hasta bilgilerini veya kurum içi görüntüleri sosyal medyada paylaşması halinde nasıl hareket edileceğini önceden belirlemesi gerekiyor.</p>

<p>Korkut, sağlık çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarının bazı durumlarda hastaneler açısından da ciddi risk oluşturabileceğini belirterek, sağlık kuruluşlarının çalışanların sosyal medya kullanımını hasta mahremiyeti ve veri güvenliği politikalarının bir parçası olarak değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Bu kapsamda eğitim, açık kurum içi kurallar, denetim ve olası ihlallere yönelik kriz yönetiminin birlikte uygulanması, sağlık kuruluşlarının karşılaşabileceği sosyal medya kaynaklı risklerin azaltılmasında önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/hastane-calisaninin-sosyal-medya-paylasimi-hastaneyi-baglar-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/08/hasta-goruntusu-paylasan-calisan-hastaneyi-baglar-mi.webp" type="image/jpeg" length="82430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakan Demirağ kimdir, nereli ne iş yapıyor, neden gündemde?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/hakan-demirag-kimdir-nereli-ne-is-yapiyor-neden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/hakan-demirag-kimdir-nereli-ne-is-yapiyor-neden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakan Demirağ kimdir, ne iş yapıyor ve neden gündemde? HD İskender'in kurucusu Demirağ'ın oğlu Ata'nın Como düğünü merak ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş insanı Hakan Demirağ, HD İskender ve Pidem gibi markaların yer aldığı restoran grubunun kurucusu olarak biliniyor. Demirağ’ın adı son saatlerde ise oğlu <strong>Ata Demirağ’ın İtalya’daki düğünü</strong> nedeniyle yeniden gündeme geldi. Como Gölü çevresinde gerçekleştirilen üç günlük organizasyonun maliyeti ve detayları magazin dünyasında konuşuluyor.</p>

<p>İş dünyasının yanı sıra magazin gündeminde de adı sıkça duyulan <strong>Hakan Demirağ</strong>, Türkiye'deki restoran sektörünün tanınan girişimcileri arasında yer alıyor. Demirağ, 1995 yılında Ankara'da kurduğu <strong>HD İskender</strong> ile yeme-içme sektörüne adım attı. Zaman içinde farklı markaların da gruba katılmasıyla şirket yapısı genişledi.</p>

<p>Demirağ'ın son dönemde yeniden gündeme gelmesinin nedeni ise iş hayatından çok ailesiyle ilgili gelişme oldu. Hakan Demirağ'ın küçük oğlu <strong>Ata Demirağ</strong>, gemi brokerı <strong>Rana Akdağ</strong> ile İtalya'nın dünyaca ünlü <strong>Como Gölü</strong> çevresinde düzenlenen görkemli törenle evlendi. Düğünün üç gün sürdüğü ve organizasyon için yaklaşık 3 milyon euro harcandığının basına yansıdığı belirtildi.</p>

<h2>Hakan Demirağ hangi şirketin sahibi?</h2>

<p>Hakan Demirağ'ın adı özellikle HD İskender markasıyla özdeşleşmiş durumda. 1995 yılında Ankara'da başlayan girişim, sonraki yıllarda HD Döner, Pidem ve diğer restoran markalarının eklenmesiyle daha geniş bir yapıya dönüştü. Demirağ, bu girişimin kurucusu olarak restoran sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteriyor.</p>

<p>HD Group'un büyümesinde aile şirketi yapılanmasının da önemli rol oynadığı aktarılıyor. Demirağ'ın oğlu <strong>Kaan Demirağ</strong>, Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra aile şirketinde görev almaya başladı ve ilerleyen süreçte grubun yönetiminde öne çıkan isimlerden biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakan Demirağ hakkında internette farklı yaş ve doğum yeri bilgileri yer alsa da, güvenilir güncel kaynaklarda bu bilgileri doğrulayacak kapsamlı bir biyografik kayıt bulunmuyor. Bu nedenle yaşı ve doğum tarihine ilişkin kesin bir rakam vermek yerine, kamuoyunda esas olarak iş insanı ve restoran sektörü girişimcisi kimliğiyle tanındığını belirtmek daha doğru.</p>

<h2>Hakan Demirağ neden gündemde?</h2>

<p>Demirağ'ın bugün gündeme gelmesinin temel nedeni, küçük oğlu <strong>Ata Demirağ'ın Rana Akdağ ile gerçekleştirdiği düğün</strong> oldu. İtalya'nın Como Gölü'nde düzenlenen organizasyonun üç gün sürdüğü ve çok sayıda davetlinin katıldığı haberleştirildi. Tören, özellikle organizasyonun büyüklüğü ve maliyeti nedeniyle magazin basınının dikkatini çekti.</p>

<p>Bazı haberlerde düğünün maliyeti yaklaşık <strong>3 milyon euro</strong> olarak aktarılırken, Türk lirası karşılığı yaklaşık <strong>165 milyon TL</strong> şeklinde hesaplandı. Ancak bu rakamın resmi bir açıklamaya dayanmadığı, basına yansıyan haberlerde yer alan tahmini bir maliyet olduğu dikkate alınmalı. Dolayısıyla söz konusu tutarın kesin harcama rakamı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Düğünle ilgili haberlerde Como Gölü'nün seçilmesi, organizasyonun birkaç güne yayılması ve davetlilere yönelik kapsamlı etkinlikler düzenlenmesi öne çıkan ayrıntılar arasında yer aldı. Gündemin odağında ise Hakan Demirağ'ın iş hayatından ziyade oğlunun düğünü ve organizasyonun mali boyutuna ilişkin haberler bulunuyor.</p>

<h2>Hakan Demirağ'ın oğlu Ata Demirağ kimdir?</h2>

<p>Ata Demirağ, Hakan Demirağ'ın oğullarından biri olarak biliniyor. Son dönemde adı özellikle <strong>Rana Akdağ ile evliliği</strong> nedeniyle gündeme geldi. Rana Akdağ'ın ise gemi brokerlığı alanında faaliyet gösterdiği bilgisi haberlerde yer aldı. Çiftin İtalya'daki düğünü, Türkiye'deki magazin gündeminde geniş yer buldu.</p>

<p>Hakan Demirağ'ın ailesi daha önce de magazin dünyasında gündeme gelmişti. Büyük oğlu <strong>Kaan Demirağ'ın</strong>, oyuncu Hülya Koçyiğit'in torunu <strong>Aslışah Alkoçlar</strong> ile 2021 yılında evlenmesi, Demirağ ailesinin kamuoyunda daha fazla tanınmasına neden olmuştu. Kaan Demirağ'ın HD Group yönetimindeki rolü de iş dünyası haberlerinde yer alıyor.</p>

<p>Son gelişmeyle birlikte Hakan Demirağ'ın adı yeniden gündemin üst sıralarına taşınırken, haberlerin ağırlık noktası Como Gölü'ndeki düğün organizasyonu oldu. Düğün için konuşulan <strong>3 milyon euroluk maliyetin</strong> resmi olarak doğrulanmış bir rakam olmadığı özellikle belirtilirken, Demirağ'ın Türkiye'deki restoran sektöründeki geçmişi ve HD Group'un kuruluş hikâyesi de yeniden merak edilmeye başlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/hakan-demirag-kimdir-nereli-ne-is-yapiyor-neden-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/08/hakan-demirag.webp" type="image/jpeg" length="93095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PRP ve Hyalüronik Asit Tedavisinde Yeni Genelge: Hastaneler Sorumlu Olacak]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/prp-ve-hyaluronik-asit-tedavisinde-yeni-genelge-hastaneler-sorumlu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/prp-ve-hyaluronik-asit-tedavisinde-yeni-genelge-hastaneler-sorumlu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, eklem tedavisinde kullanılan hyalüronik asit ve PRP ürünlerinin hastanelerce temin edilmesini zorunlu kıldı. Hastaya dışarıdan ürün aldıran personele idari işlem yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, 21 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı yeni genelge ile hastanelerdeki tıbbi sarf malzeme temini konusunda önemli bir düzenlemeye gitti. Yeni yayımlanan belgeye göre, özellikle eklem rahatsızlıklarında sıkça başvurulan Plateletten Zengin Plazma (PRP) ve hyalüronik asit içeren eklem içi enjeksiyon sıvıları, artık hastalar aracılığıyla dışarıdan reçete ile temin ettirilemeyecek.</p>

<p><strong>Devlet Malzeme Ofisi ile Ortak Sistem</strong></p>

<p>Bakanlık ile Devlet Malzeme Ofisi (DMO) arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, sağlık tesislerinin ihtiyaç duyduğu bu tıbbi sarf malzemeleri "Sağlık Market" sistemi üzerinden temin edilecek. Başvuruda bulunan firmalara ait ürünler, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından ön inceleme ve Bilimsel Değerlendirme Komisyonu süzgecinden geçirildikten sonra kataloğa eklenerek hastanelerin doğrudan siparişine açıldı.</p>

<p><strong>Hastanelere Sıkı Stok ve Takip Talimatı</strong></p>

<p>Genelgede hastane yönetimlerine, uygulama birliğinin sağlanması ve ürünlerin doğru stok birimlerinde izlenmesi için spesifik kurallar getirildi. Sağlık tesisleri bu ihtiyaçlarını Sağlık Market üzerinden, sistemde yer alan uygun barkodları seçerek karşılamakla yükümlü kılındı. Hastanelerin stok durumlarını dikkatli bir şekilde planlamaları ve mükerrer ya da ihtiyaç fazlası talep oluşturmamaları gerektiği özellikle vurgulandı.</p>

<p><strong>Tedavi Ücretleri Tarife Üzerinden Tahsil Edilecek</strong></p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında karşılanmayan ürünler ve tedaviler için ise Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi (KSHFT) devreye girecek. Hastaneler, genel sağlık sigortası kapsamında olmayan veya SGK'nın ödeme listesinde bulunmayan bu işlemler için belirlenen resmi tarife üzerinden işlem yaparak tedavi bedelini ilgilisinden tahsil edecek.</p>

<p><strong>Personele Kesin Uyarı: İdari İşlem Başlatılacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık, yayımladığı belgenin son bölümünde çok net bir uyarıda bulundu. Eklem içi enjeksiyon uygulamalarında kullanılacak ürünlerin kesinlikle hastalar aracılığıyla dışarıdan reçete ile temin ettirilmemesi gerektiği hatırlatıldı. Bu kurala uymayarak hastaya kendi imkanlarıyla dışarıdan tıbbi ürün temin ettiren personel veya birimler tespit edildiğinde, haklarında gerekli idari işlemlerin ve yasal takiplerin taviz verilmeden yürütüleceği belirtildi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/prp-ve-hyaluronik-asit-tedavisinde-yeni-genelge-hastaneler-sorumlu-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/08/saglik-genelge.webp" type="image/jpeg" length="19042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasan Hüseyin Uçar: İsrail destekçilerine geçit yok, duruşumuz ömürlük]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/hasan-huseyin-ucar-israil-destekcilerine-gecit-yok-durusumuz-omurluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/hasan-huseyin-ucar-israil-destekcilerine-gecit-yok-durusumuz-omurluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NarGross CEO'su Hasan Hüseyin Uçar, İsrail destekçisi ürünleri raflardan kaldırdıklarını, cirolarının arttığını ve boykotun ömür boyu süreceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NarGross Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Uçar, İsrail’e destek veren markaları raflarından kaldırarak başlattıkları boykotun cirolarını artırdığını açıkladı. Boykot kapsamında firmaların 70 milyon TL ciro kaybına uğradığını belirten Uçar, bu kararın ömür boyu süreceğini vurguladı.</p>

<p>Konya’da düzenlenen "Ömür Boyu Boykot ve Boykot Marketlerin Önemi" başlıklı söyleşide konuşan NarGross Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Uçar, 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı operasyonunun ardından aldıkları radikal kararı detaylarıyla anlattı. Uçar, İsrail’in Şifa Hastanesi'ne yönelik saldırısının ardından ertesi sabah tüm satın alma birimlerine talimat vererek İsrail menşeli ve destekçisi ürünlerin alımını tamamen durdurduklarını söyledi. Kararın ticari kaygılarla değil, insani ve vicdani bir duruşla alındığını belirten Uçar, süreçte karşılaştıkları zorluklara rağmen yılmadıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Boykot kararı ticari başarıya dönüştü</h2>

<p>Uçar, boykot kararını ilk aldıklarında tedarikçiler ve çevrelerinden yoğun tepki aldıklarını, sattıkları ürünlerin yüzde 60’ının boykot kapsamında olduğu gerekçesiyle bu şekilde market işletemeyecekleri uyarısıyla karşılaştıklarını ancak kararlılıkla yollarına devam ettiklerini aktardı. Boykotun ticari sonuçlarına ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Uçar, "Ürün alımını kestiğimiz işgal destekçisi firmalar, sadece bizim işletmemiz üzerinden yaklaşık 70 milyon TL ciro kaybına uğradı. Biz ise bu açığı yerli ve alternatif ürünlerle kapattık" dedi.</p>

<p>Bu kararın cirolarını düşürmek bir yana artırdığını vurgulayan Uçar, ne kârlarında azalma yaşandığını ne de tek bir personeli işten çıkarmak zorunda kaldıklarını belirtti. Ticaret yapan Müslüman esnafa seslenen Uçar, "Bu adamlardan korkmayın. Bu adamları durdurmanın tek yolu ceplerinden paralarını almaktır" ifadelerini kullandı. 90 personel ve iki şube ile Konya piyasasında rekabetçi yapılarını koruduklarını sözlerine ekledi.</p>

<h2>Boykot listeleri için üç temel kriter</h2>

<p>Süreç içerisinde boykot edilecek markaların tespiti konusunda yaşanan bilgi kirliliğine dikkat çeken Uçar, gıda sektöründeki tecrübeleri sayesinde hassas incelemeler yaparak detaylı listeler hazırladıklarını ve bu listeleri sosyal medya platformları ile boykot uygulamaları aracılığıyla paylaştıklarını bildirdi. Uçar, incelemelerinde esas aldıkları üç temel ölçütü şöyle sıraladı: Firmanın İsrail’e açıkça destek beyanında bulunup bulunmadığı, İsrail’e doğrudan veya dolaylı maddi yardım sağlayıp sağlamadığı ve şirket sahibinin Siyonist sermayeyle bağı ya da Yahudi ortaklığının bulunup bulunmadığı.</p>

<p>Sadece yabancı markaları değil, Siyonist sermaye ile ortaklığı bulunan Türk firmalarını da raf dışı bıraktıklarını ifade eden Uçar, bu kararın zamanla yerli üreticilerin muadil ürün kalitesini artırmasına ve piyasadaki ürün tedarik krizinin aşılmasına katkı sağladığını belirtti. Marketlerinde kalan stok boykot ürünlerini zekat olarak derneklere ve ihtiyaç sahiplerine bağışlayarak rafları tamamen boşalttıklarını da sözlerine ekledi.</p>

<h2>Boykot sürecinde küresel markaların kayıpları</h2>

<p>Uçar’ın konuşmasında vurguladığı gibi, İsrail’e destek veren küresel markalar uluslararası piyasalarda ciddi ticari kayıplar yaşadı. Starbucks, CEO değişikliği ve yaklaşık 11-12 milyar dolarlık piyasa değeri kaybıyla boykot dalgasından en ağır etkilenen markalardan biri oldu. 2024 yılı boyunca küresel mağaza satışlarında ardışık düşüşler açıklayan şirket, Orta Doğu ve Asya pazarlarında ciddi daralmalarla karşılaştı.</p>

<p>McDonald's ise İsrail’deki yerel bayiisinin İsrail ordusuna ücretsiz yemek dağıttığını açıklamasının ardından tüm Müslüman coğrafyasında boykotun odağı haline geldi. Pandemi dönemi olan 2020’den bu yana ilk kez küresel satışlarında gerileme yaşayan şirket, İsrail’deki 225 franchise mağazasını geri satın almak zorunda kaldı. Coca-Cola da Orta Doğu, Güney Asya ve Türkiye gibi pazarlarda pazar payı kaybederken, Türkiye'de Sarıyer Kola, Kola Turka ve Kristal Kola gibi yerli markaların satış hacmi ikinci sıraya taşındı.</p>

<h2>Ömür boyu sürecek bir duruş</h2>

<p>Hasan Hüseyin Uçar, kararlarının geçici bir tepki değil, ömür boyu sürecek bir duruş olduğunun altını çizerek sözlerini tamamladı. "İnsanlar boykottan vazgeçse bile biz bu yoldan dönmeyeceğiz" diyen Uçar, bu mücadelenin aynı zamanda yerli üretimin güçlenmesi için bir fırsat olduğunu belirtti. Uçar, "Unutmayalım ki zalimin en büyük yakıtı, mazlumun parası ve iyinin sessizliğidir" sözleriyle boykot bilincinin önemine vurgu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/hasan-huseyin-ucar-israil-destekcilerine-gecit-yok-durusumuz-omurluk</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/08/dogu-akincilari.webp" type="image/jpeg" length="81248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyyam-ı Bahur sıcakları Türkiye’yi etkisi altına alıyor]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/eyyam-i-bahur-sicaklari-turkiyeyi-etkisi-altina-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/eyyam-i-bahur-sicaklari-turkiyeyi-etkisi-altina-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eyyam-ı bahur sıcakları yeniden gündemde. MGM verilerine göre Türkiye’nin güney ve doğusunda sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazın en sıcak dönemleri için kullanılan eyyam-ı bahur ifadesi yeniden gündemde. Meteoroloji verileri, ağustos ayında Türkiye’nin özellikle güney ve doğu kesimlerinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine işaret ediyor. Uzmanlar, yüksek sıcaklık ve nemin sağlık üzerindeki etkilerine karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Yaz mevsiminin en sıcak günlerini tanımlamak için halk arasında kullanılan <strong>eyyam-ı bahur</strong>, ağustos ayının ilk günlerinde yeniden gündeme geldi. Ancak bu ifade meteorolojik bir terim ya da resmi bir sıcak hava dalgası tanımı değil. Her yıl aynı tarihlerde veya aynı şiddette yaşanması beklenmeyen sıcak hava dönemlerini anlatmak için kullanılan geleneksel bir ifade olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün <strong>Ağustos 2026</strong> için yayımladığı uzun vadeli tahminlerde ise Türkiye'nin birçok bölgesinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor. MGM, Marmara'nın batısı ve güneydoğusu, Ege'nin kuzeyi, İç Anadolu, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu'da sıcaklıkların normallerin <strong>1 ila 2 derece üzerinde</strong> olabileceğini öngörüyor.</p>

<h2>Sıcaklıklar bölgelere göre farklı hissedilecek</h2>

<p>Yaklaşan sıcak hava koşullarının Türkiye'nin tamamında aynı şekilde etkili olması beklenmiyor. MGM'nin kısa vadeli tahminlerine göre özellikle <strong>güney ve doğu kesimlerde</strong> sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi beklenirken, kuzey ve iç kesimlerde dönem dönem sıcaklık düşüşleri görülebilecek.</p>

<p>1-4 Ağustos dönemine ilişkin tahminlerde kuzey ve doğu bölgelerin bazı kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış ihtimali bulunuyor. MGM, 3 Ağustos'ta Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon'un iç kesimleri ile bazı doğu illerinde yağış beklerken, diğer bölgelerin az bulutlu ve açık geçeceğini bildiriyor.</p>

<p>Bu nedenle halk arasında <strong>eyyam-ı bahur sıcakları</strong> olarak adlandırılan dönemin etkisinin şehirden şehre farklılık göstermesi bekleniyor. Güney ve doğuda doğrudan yüksek sıcaklık öne çıkarken, nemin yüksek olduğu kıyı kentlerinde daha bunaltıcı bir hava hissedilebiliyor.</p>

<h2>Türkiye’nin sıcaklık ortalaması yükseliyor</h2>

<p>Kısa süreli sıcak hava dalgaları ile uzun vadeli iklim değişikliğini birbirinden ayırmak önem taşıyor. Tek başına belirli birkaç günlük sıcak hava dönemi iklim değişikliğinin kanıtı olarak değerlendirilemez. Ancak uzun yıllara yayılan meteorolojik kayıtlar Türkiye'de belirgin bir ısınma eğilimine işaret ediyor.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 1970-2025 dönemine ilişkin verileri, Türkiye'nin yıllık ortalama sıcaklıklarında uzun vadeli yükseliş olduğunu ortaya koyuyor. Verilere göre <strong>1970-1980 döneminde 12,7 derece</strong> olan ortalama sıcaklık, <strong>2014-2025 döneminde 14,4 dereceye</strong> yükseldi. Bu iki dönem arasındaki fark yaklaşık <strong>1,7 derece</strong> olarak hesaplanıyor.</p>

<p>MGM'nin resmi istatistiklerinde <strong>2024 yılı 15,3 dereceyle</strong> 1970-2025 döneminin en yüksek yıllık ortalama sıcaklığına sahip yıl olarak öne çıkarken, <strong>1992 yılı 11,4 dereceyle</strong> en düşük ortalamaya sahip yıl oldu. Bu veriler, tek bir sıcak hava dalgasından bağımsız olarak Türkiye'nin uzun dönemli sıcaklık eğiliminin izlenmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<h2>Kentlerde sıcaklık daha bunaltıcı olabilir</h2>

<p>Büyük şehirlerde yüksek sıcaklığın etkisini artırabilen unsurlardan biri de <strong>şehir ısı adası</strong> etkisi. Beton ve asfalt yüzeylerin gün boyunca güneşten aldığı enerjiyi depolaması, özellikle yoğun yapılaşmanın bulunduğu bölgelerde sıcaklıkların kırsal alanlara göre daha yüksek hissedilmesine yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle aynı hava sıcaklığı değeri, yeşil alanların fazla olduğu bir bölgede farklı, yoğun yapılaşmanın bulunduğu kent merkezinde ise daha bunaltıcı hissedilebiliyor. Özellikle yüksek nemle birleşen sıcak hava, vücudun terleme yoluyla serinlemesini zorlaştırabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı da aşırı sıcakların özellikle <strong>65 yaş ve üzerindeki kişiler, küçük çocuklar, hamileler, açık alanda çalışanlar ve kronik hastalığı bulunanlar</strong> açısından daha yüksek risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bakanlığın önerilerinde günün sıcak saatlerinde mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması, açık renkli ve bol kıyafetlerin tercih edilmesi ve yeterli sıvı alınması tavsiye ediliyor.</p>

<h2>Sıcak havalarda bu saatlere dikkat</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın aşırı sıcaklara ilişkin bilgilendirmesinde, günün en sıcak saatleri olan <strong>10.00-16.00</strong> arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması öneriliyor. Yoğun fiziksel aktivite ve sporun ise mümkün olduğunca sabah veya akşam saatlerine bırakılması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Vatandaşların sıcak günlerde susuz kalmamaya dikkat etmesi, açık renkli ve hava geçirgen kıyafetler kullanması ve uzun süre doğrudan güneş altında kalmaması önem taşıyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin sıcak havalarda daha yakından takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Öte yandan mevcut meteorolojik tablo, Türkiye'nin tamamında kesintisiz ve aynı şiddette bir sıcak hava dalgası yaşanacağı anlamına gelmiyor. MGM'nin güncel tahminleri, <strong>güney ve doğu kesimlerde sıcaklıkların normallerin üzerinde kalmaya devam edeceğini</strong>, kuzey kesimlerde ise dönemsel serinleme ve yağışların görülebileceğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/eyyam-i-bahur-sicaklari-turkiyeyi-etkisi-altina-aliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/08/eyyami-buhar-sicakliklari.webp" type="image/jpeg" length="37824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazeteci Cem Küçük Gözaltına Alındı! Hakkındaki Suçlamalar Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/gazeteci-cem-kucuk-gozaltina-alindi-hakkindaki-suclamalar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/gazeteci-cem-kucuk-gozaltina-alindi-hakkindaki-suclamalar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci ve yazar Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Küçük hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlamalarıyla işlem başlatıldığı öğrenildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri, Başsavcılığın talimatı doğrultusunda Küçük'ü yakalayarak gözaltına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci <strong>Cem Küçük</strong> hakkında dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada Küçük hakkında <strong>“halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj”</strong> suçlarından yakalama ve gözaltına alma talimatı verildi.</p>

<p>Talimatın ardından İstanbul İl Jandarma Komutanlığı <strong>Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü</strong> ekipleri harekete geçti. Jandarma ekipleri, Küçük'ü yakalayarak gözaltına aldı.</p>

<p>Soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.</p>

<h2><strong>Cem Küçük neden gözaltına alındı?</strong></h2>

<p>Cem Küçük'ün gözaltına alınmasına ilişkin Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamına ilişkin şu aşamada daha ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Resmi olarak Küçük hakkında yöneltilen suçlamalar <strong>“halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj”</strong> olarak açıklandı. Soruşturmanın hangi paylaşım, açıklama veya olaylar nedeniyle başlatıldığına ilişkin ayrıntıların adli süreç içerisinde ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle soruşturmanın içeriği kesinleşmeden, Küçük'ün belirli bir yayın veya açıklaması nedeniyle suç işlediği yönünde kesin hüküm kurulamayacağı önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Cem Küçük kimdir, kaç yaşında?</strong></h2>

<p><strong>Cem Küçük, 1978 yılında Zonguldak'ta dünyaya geldi.</strong> Aslen <strong>Giresun'un Eynesil ilçesinden</strong> olan Küçük, ilk ve orta öğrenimini Zonguldak'ta tamamladı.</p>

<p>Üniversite eğitimini <strong>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü'nde</strong> tamamlayan Küçük, meslek hayatına yayıncılık alanında başladı.</p>

<p>2026 yılı itibarıyla <strong>48 yaşında olan Cem Küçük</strong>, gazetecilik, köşe yazarlığı, televizyon programcılığı ve çevirmenlik faaliyetleriyle tanınıyor.</p>

<h2><strong>Medyaya nasıl başladı?</strong></h2>

<p>Cem Küçük'ün medya kariyerinin ilk döneminde <strong>Profil Yayınları'nda editörlük</strong> yaptığı, daha sonra gazetecilik ve köşe yazarlığına yöneldiği belirtiliyor.</p>

<p>Küçük, ilerleyen yıllarda <strong>Yeni Şafak</strong> ve <strong>Star</strong> gazetelerinde görev aldı. Televizyon kariyerinde ise <strong>TVNET</strong> ve <strong>24 TV</strong> gibi kanallarda programlar hazırlayıp sundu.</p>

<p>Uzun yıllar televizyon ekranlarında yaptığı siyasi ve güncel değerlendirmelerle kamuoyunun yakından takip ettiği medya isimlerinden biri oldu.</p>

<h2><strong>TGRT Haber ve Türkiye Gazetesi'nden yeni ayrılmıştı</strong></h2>

<p>Cem Küçük hakkında gözaltı kararının gündeme gelmesinden yalnızca birkaç gün önce de medya kariyerinde önemli bir gelişme yaşanmıştı.</p>

<p>Küçük, <strong>27 Temmuz 2026'da Türkiye Gazetesi ve TGRT Haber ile yollarını ayırdığını</strong> duyurmuştu. Türkiye Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan ve TGRT Haber'de ekran yüzü olarak görev alan Küçük'ün ayrılığı medya gündeminde geniş yer bulmuştu.</p>

<p>Ayrılığın gerekçesine ilişkin çeşitli iddialar kamuoyuna yansırken, Küçük'ün özellikle CHP'deki kurultay ve “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerinin ayrılık sürecinde etkili olduğu ileri sürülmüştü. Ancak bu konuda farklı iddialar bulunması nedeniyle kesin bir neden açıklamak mümkün değil.</p>

<h2><strong>Gözaltı kararı sonrası adli süreç başladı</strong></h2>

<p>Cem Küçük'ün gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturmanın adli boyutu da başladı.</p>

<p>Küçük'ün jandarmadaki işlemlerinin ardından <strong>savcılık süreci</strong> işletilecek. Savcılığın soruşturma kapsamında Küçük'ün ifadesini alması ve dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu aşamada <strong>gözaltı kararı, kişinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor</strong>. Soruşturmanın sonucunda savcılığın vereceği karar ve devamında mahkemenin değerlendirmesi belirleyici olacak.</p>

<h2><strong>Soruşturmanın ayrıntıları merak ediliyor</strong></h2>

<p>Gazeteci Cem Küçük hakkında yürütülen soruşturmanın, yöneltilen iki ayrı suçlama üzerinden devam etmesi dikkat çekti.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yapılan işlemde <strong>“halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”</strong> ve <strong>“şantaj”</strong> suçlamalarının bulunması, soruşturmanın içeriğinin daha geniş bir şekilde araştırılacağına işaret ediyor.</p>

<p>Küçük'ün hangi eylem veya yayın nedeniyle soruşturma kapsamında değerlendirildiği, ifadesinin ardından dosyaya ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkmasıyla netleşebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Soruşturma devam ederken, Cem Küçük'ün gözaltı süreci ve savcılık işlemlerinden çıkacak sonuç kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/gazeteci-cem-kucuk-gozaltina-alindi-hakkindaki-suclamalar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/cem-kucuk-gozalti.webp" type="image/jpeg" length="12790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Fındık Rekolte Tahminini Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/2026-findik-rekolte-tahminini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/2026-findik-rekolte-tahminini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2026 ürünü fındık rekolte tahminini açıkladı. Türkiye genelinde 805 bin 246 ton kabuklu fındık üretimi öngörülüyor. Samsun 115 bin 512 ton ile üçüncü sırada.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2026 ürünü fındık rekolte tahminini açıkladı. Yaklaşık 20 yıldır bu çalışmaları büyük bir titizlikle yürüten uzman ziraat mühendisleri tarafından 15 il ve 87 ilçede toplam 477 bahçede yapılan saha çalışmaları sonucunda, Türkiye genelinde <strong>805 bin 246 ton</strong> kabuklu fındık üretimi öngörüldü.</strong></p>

<p>Çalışmalar, 14 Şubat - 3 Mart tarihleri arasında karanfil sayımıyla başladı, 25 Nisan - 8 Mayıs tarihlerinde karanfillerin çotanağa dönüşümünün incelenmesiyle devam etti ve 13 - 28 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen çotanak sayımıyla tamamlandı. Toplam <strong>1.625 dal</strong> üzerinde sayım gerçekleştirilirken, farklı çeşitlerden alınan çotanaklar kırılarak sağlam tane sayıları belirlendi, meyve tutum oranları ve randıman değerleri hesaplamaya dahil edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İllere Göre Tahmini Üretim Miktarları</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>İl</strong></th>
   <th><strong>Tahmini Üretim (Ton/Kabuklu)</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>ORDU</td>
   <td>263.196</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SAMSUN</td>
   <td>115.512</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>GİRESUN</td>
   <td>91.865</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>DÜZCE</td>
   <td>102.773</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SAKARYA</td>
   <td>104.660</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>TRABZON</td>
   <td>43.463</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>ZONGULDAK</td>
   <td>32.408</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>KOCAELİ</td>
   <td>13.590</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>BARTIN</td>
   <td>8.170</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>KASTAMONU</td>
   <td>6.499</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>ARTVİN</td>
   <td>5.269</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>TOKAT</td>
   <td>3.230</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>BOLU</td>
   <td>2.984</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İSTANBUL</td>
   <td>2.186</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SİNOP</td>
   <td>1.890</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>RİZE</td>
   <td>1.042</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>GÜMÜŞHANE</td>
   <td>781</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz Toplamları</h2>

<p>Rekolte tahminine göre <strong>Doğu Karadeniz Bölgesi</strong> toplamı 524 bin 358 ton, <strong>Batı Karadeniz Bölgesi</strong> toplamı ise 280 bin 888 ton olarak hesaplandı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Bölge</strong></th>
   <th><strong>Toplam Üretim (Ton/Kabuklu)</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Doğu Karadeniz Toplamı</td>
   <td>524.358</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Batı Karadeniz Toplamı</td>
   <td>280.888</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Türkiye Toplamı</strong></td>
   <td><strong>805.246</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Fındık Sektörü İçin Fırsat Değerlendirmesi</h2>

<p>Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nden yapılan açıklamada, tahmin edilen üretim miktarının doğru stratejiyle ülkemiz fındık ihracatı açısından önemli bir fırsata dönüştürülebileceği değerlendirilirken, 2026/2027 fındık sezonunun ihracatçılar, üreticiler ve sektörün tüm paydaşları için hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/2026-findik-rekolte-tahminini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/2026-findik-rekolte.webp" type="image/jpeg" length="14664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüseyin Kurt: Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/huseyin-kurt-ataturkun-adiyla-uniter-devletin-temelleriyle-oynanamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/huseyin-kurt-ataturkun-adiyla-uniter-devletin-temelleriyle-oynanamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir siyasi partinin gerçek kimliği meydan konuşmalarında değil, parti programında görülür. Çünkü sloganlar günü kurtarır, programlar ise iktidara gelindiğinde nasıl bir devlet düzeni kurulmak istendiğini gösterir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Yeni Parti’nin 24 Temmuz 2026 tarihli programını bu gözle inceledim.</p>

<p></p>

<p>Programın başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’in kurucu felsefesine ve Altı Ok’a açık biçimde vurgu yapılıyor. Ulusal egemenlikten, bağımsızlıktan, milliyetçilikten, devletçilikten ve Cumhuriyet’in tarihsel mirasından söz ediliyor.</p>

<p></p>

<p>Buraya kadar sorun yok.</p>

<p></p>

<p>Ancak programın ilerleyen bölümlerinde, başlangıçta vurgulanan Atatürk, Cumhuriyet, milliyetçilik ve devletçilik ilkeleriyle çelişen ifadeler yer alıyor.</p>

<p></p>

<p>Bizler Türk olmaktan gurur duyan, Mustafa Kemal Atatürk’ü önder kabul eden ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını tartışma konusu dahi yapmayan bireyleriz. Bu nedenle bazı ifadeleri “demokratikleşme” veya “yerinden yönetim” gibi yumuşak kavramların arkasına saklayarak değerlendiremeyiz.</p>

<p></p>

<p>Çünkü devlet meselesinde kelimeler tesadüfen seçilmez. Bu metinde de “tesadüfen” seçilmemiş görünüyor.</p>

<p></p>

<p>Türk Milleti Neden Geri Plana İtiliyor?</p>

<p></p>

<p>Programda şu ifade yer alıyor:</p>

<p></p>

<p>“Cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Türk milleti bu anlayışla tanımlanır.”</p>

<p></p>

<p>İlk bakışta kapsayıcı görünen bu cümle, aslında önemli bir zihniyet değişikliğini göstermektedir.</p>

<p></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın vatandaşlık anlayışı zaten kapsayıcıdır. Türk kimliği bir ırkın, mezhebin veya etnik topluluğun adı değildir. Devlete vatandaşlık bağıyla bağlı herkesin ortak ve hukuki üst kimliğidir.</p>

<p></p>

<p>Dolayısıyla yapılması gereken, bu ortak kimliği güçlendirmektir.</p>

<p></p>

<p>Türk milletini yeniden tanımlamaya kalkmak değil.</p>

<p></p>

<p>Programın farklı bölümlerinde “eşit yurttaşlık”, farklı kimlikler ve çoğulculuk vurgusu yoğun biçimde kullanılırken Türk milletinin kurucu ve birleştirici niteliği açık biçimde anlatılmamaktadır. “Toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü” yaklaşımı da bu çerçevede kurulmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Elbette bütün yurttaşlar eşittir.</p>

<p></p>

<p>Fakat eşitlik, ortak millet kimliğinin yerine konulamaz.</p>

<p></p>

<p>Türkiye, birbirinden ayrı kimliklerin geçici ortaklığı değildir. Türk milleti adı altında birleşmiş tek ve egemen bir millettir.</p>

<p></p>

<p>“Kürt Sorunu” ve Ana Dil İfadesinin Sınırı Nerede?</p>

<p></p>

<p>Programda açıkça:</p>

<p></p>

<p>“Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır.”</p>

<p></p>

<p>deniliyor.</p>

<p></p>

<p>Ardından:</p>

<p></p>

<p>“Ana dil haktır. Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır.”</p>

<p></p>

<p>ifadeleri kullanılıyor.</p>

<p></p>

<p>Burada sorulması gereken çok açık sorular vardır:</p>

<p></p>

<p>“Kürt sorunu” denilen mesele tam olarak nedir?</p>

<p></p>

<p>Sorunun hukuki tanımı nedir?</p>

<p></p>

<p>Çözümün sınırı nerede başlamaktadır, nerede bitmektedir?</p>

<p></p>

<p>“Ana dil haktır” denilirken özel hayat mı, kültürel faaliyet mi, seçmeli ders mi, kamu hizmeti mi, yoksa eğitim dili mi kastedilmektedir?</p>

<p></p>

<p>Program bu soruların hiçbirine açık cevap vermiyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye geçmişte de “iyi niyet”, “demokratik açılım”, “barış süreci” ve “normalleşme” gibi kavramlarla başlayan süreçlerin hangi noktalara sürüklendiğini gördü.</p>

<p></p>

<p>Devletin birliği ve milletin bütünlüğü söz konusu olduğunda ucu açık kavramlara yer verilemez.</p>

<p></p>

<p>Ana dilin öğrenilmesiyle ana dilde eğitim aynı şey değildir.</p>

<p></p>

<p>Kültürel haklarla devletin eğitim ve kamu hizmeti düzeninin değiştirilmesi de aynı şey değildir.</p>

<p></p>

<p>Programın bu ayrımı açıkça yapmaması ciddi bir siyasi tercihtir. Çünkü devletin resmî dili, eğitim birliği ve ortak kamusal alanı muğlak ifadelerle tartışmaya açılamaz.</p>

<p></p>

<p>Yerel Yönetim Değil, Açıkça “Özerklik” Deniliyor</p>

<p></p>

<p>Programın en dikkat çekici bölümü “Yerellik ve Yerinden Yönetim” başlığıdır.</p>

<p></p>

<p>Burada yalnızca belediyelerin hizmet kapasitesinin artırılmasından söz edilmiyor.</p>

<p></p>

<p>Açıkça:</p>

<p></p>

<p>“Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği güçlendirilecektir.”</p>

<p></p>

<p>deniliyor.</p>

<p></p>

<p>Hemen ardından:</p>

<p></p>

<p>“Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı tam olarak uygulanacaktır.”</p>

<p></p>

<p>hükmü yer alıyor.</p>

<p></p>

<p>Bu ifadeler yoruma ihtiyaç bırakmayacak kadar nettir.</p>

<p></p>

<p>“İdari ve mali özerklik” deniliyor.</p>

<p></p>

<p>“Özerklik Şartı tam olarak uygulanacaktır” deniliyor.</p>

<p></p>

<p>“Yeni bir merkez-yerel dengesi” kurulacağı belirtiliyor.</p>

<p></p>

<p>Bunların tamamını yalnızca belediyelerin gelirlerinin artırılması şeklinde sunmak gerçeği gizlemektir.</p>

<p></p>

<p>Bu açıkça bir federasyon tanımıdır.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin çeşitli çekincelerle taraf olduğu bir uluslararası şartın “tam olarak” uygulanması vaat ediliyorsa, bu çekincelerin geleceği de açıklanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Hangi çekinceler kaldırılacaktır?</p>

<p></p>

<p>Merkezi idarenin denetim ve vesayet yetkileri ne ölçüde azaltılacaktır?</p>

<p></p>

<p>Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin anayasal sınırı ne olacaktır?</p>

<p></p>

<p>Bu sorular cevapsızdır.</p>

<p></p>

<p>Dahası program, kesinleşmiş yargı kararı olmadan seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınamayacağını ve kayyım uygulamalarına son verileceğini de açıkça belirtmektedir.</p>

<p></p>

<p>Hukuk devleti elbette vazgeçilmezdir.</p>

<p></p>

<p>Masumiyet karinesi de vazgeçilmezdir.</p>

<p></p>

<p>Ancak terör örgütlerinin yerel yönetimler üzerinden kamu kaynağına, personele ve idari imkânlara ulaşmasına karşı devletin hangi tedbiri alacağı da açıklanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>“Kayyıma son” demek kolaydır.</p>

<p></p>

<p>Peki bir belediyenin imkânları terör yapılanmalarının hizmetine sunulursa devlet ne yapacaktır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Program bu sorunun cevabını vermemektedir.</p>

<p></p>

<p>Üniter Devlet, Federasyonla Bir Günde Değişmez</p>

<p></p>

<p>Bir ülke bir gecede federasyona geçmez.</p>

<p></p>

<p>Önce kavramlar değiştirilir.</p>

<p></p>

<p>Millet yerine kimlikler konuşulur.</p>

<p></p>

<p>Ortak vatandaşlık yerine kimlikler arası ortaklık dili kurulur.</p>

<p></p>

<p>Merkezi idarenin yetkileri sorgulanır.</p>

<p></p>

<p>Yerel yönetimlere önce mali, sonra idari özerklik verilir.</p>

<p></p>

<p>Merkezî denetim zayıflatılır.</p>

<p></p>

<p>Sonra bütün bu değişikliklerin yalnızca “demokratikleşme” olduğu söylenir.</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle mesele, programda “federasyon” kelimesinin açıkça yazılıp yazılmaması değildir.</p>

<p></p>

<p>Mesele, önerilen düzenlemelerin hangi siyasi ve idari istikamete yöneldiğidir.</p>

<p></p>

<p>Belgede federasyon ilan edilmiyor.</p>

<p></p>

<p>Anayasa’nın 42, 66 veya 127. maddelerinin değiştirileceği de açıkça yazılmıyor.</p>

<p></p>

<p>Fakat kullanılan kavramlar, verilen taahhütler ve özellikle yerel özerklik yaklaşımı, Türkiye’nin üniter yapısı bakımından ciddi, haklı ve meşru kaygılar doğurmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Bu kaygıları dile getirmek ne demokrasi karşıtlığıdır ne de farklı kimliklere düşmanlıktır.</p>

<p></p>

<p>Tam tersine, ortak vatanı, ortak devleti ve ortak geleceği koruma sorumluluğudur.</p>

<p></p>

<p>Altı Ok Bir Süs Değil, Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu Değerleridir.<strong> </strong></p>

<p></p>

<p>Programın başında Atatürk’ün ve Altı Ok’un adını yazmak yeterli değildir.</p>

<p></p>

<p>Altı Ok, bir kapak süsü değildir.</p>

<p></p>

<p>Milliyetçilik, Türk milletinin ortak kimliğini ve bağımsızlığını savunmaktır.</p>

<p></p>

<p>Devletçilik, devletin stratejik ve kurucu gücünü korumaktır.</p>

<p></p>

<p>Cumhuriyetçilik, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır.</p>

<p></p>

<p>Halkçılık, milletin ayrıcalıklı etnik veya mezhepsel yapılara bölünmeden eşit olmasıdır.</p>

<p></p>

<p>Laiklik, devletin bütün inançlar karşısında tarafsız kalmasıdır.</p>

<p></p>

<p>Devrimcilik ise Cumhuriyet’in kazanımlarını geriye götürmek değil, onları çağın şartlarında güçlendirmektir.</p>

<p></p>

<p>Atatürk’ü anıp onun kurduğu ulus devletin temel kavramlarını aşındıramazsınız.</p>

<p></p>

<p>Altı Ok’u programınıza koyup milliyetçiliği ortak kimlikten koparamazsınız.</p>

<p></p>

<p>Cumhuriyet’in adını kullanıp merkezi devlet yapısını idari özerklik tartışmalarına açamazsınız.</p>

<p></p>

<p>Açık Konuşun</p>

<p></p>

<p>Yeni Parti’ye sorulması gereken soru nettir:</p>

<p></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni, Anayasa’daki ortak Türk vatandaşlığı ve üniter devlet yapısı içinde mi güçlendirmek istiyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Yoksa “eşit yurttaşlık”, “Kürt sorunu”, “ana dil hakkı”, “yerinden yönetim” ve “idari-mali özerklik” kavramları üzerinden farklı bir devlet düzeninin altyapısını mı hazırlıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Bu soruya sloganlarla değil, açık hükümlerle cevap verilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Türk milletinin adı geri plana itilemez.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin resmî dili ve eğitim birliği tartışmaya açılamaz.</p>

<p></p>

<p>Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, merkezi devletin zayıflatılmasına dönüştürülemez.</p>

<p></p>

<p>Terörle mücadele, siyasal pazarlıkların konusu yapılamaz.</p>

<p></p>

<p>Atatürk’ün adı da ulus devlet anlayışına aykırı politikaları meşrulaştırmak için kullanılamaz.</p>

<p></p>

<p>Benim için mesele açıktır:</p>

<p></p>

<p>Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.</p>

<p></p>

<p>Bu devlet üniterdir.</p>

<p></p>

<p>Bu milletin ortak adı Türk milletidir.</p>

<p></p>

<p>Bu ülkenin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’tür.</p>

<p></p>

<p>Bunlar bir siyasi partinin yeniden tanımlayabileceği kavramlar değil, Cumhuriyet’in üzerinde yükseldiği temel sütunlardır.</p>

<p></p>

<p>Bu sütunlarla oynanmasına sessiz kalmak, demokratlık değil, tarih karşısında sorumluluktan kaçmaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/huseyin-kurt-ataturkun-adiyla-uniter-devletin-temelleriyle-oynanamaz</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/huseyin-kurt-1.webp" type="image/jpeg" length="29172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleyman Ceferov: "Karabağ'a Dönüş Süreci Planlı ve Güvenli Şekilde İlerliyor"]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/suleyman-ceferov-karabaga-donus-sureci-planli-ve-guvenli-sekilde-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/suleyman-ceferov-karabaga-donus-sureci-planli-ve-guvenli-sekilde-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Özel Kuvvet Gazileri, Şehit Aileleri ve Gaziler" Kamu Birliği Abşeron İlçe Şube Başkanı, emekli subay ve 44 Günlük Vatan Savaşı gazisi Süleyman Ceferov, Karabağ'da yürütülen yeniden imar ve Büyük Dönüş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Süleyman Ceferov, işgalden kurtarılan bölgelerde vatandaşların güvenli şekilde yaşamlarını sürdürebilmesi için çalışmaların belirli bir plan doğrultusunda devam ettiğini belirtti. Ceferov'a göre öncelik, mayın temizleme faaliyetlerinin tamamlanması ve bölgenin tamamen güvenli hale getirilmesi.</p>

<p>Açıklamasında, altyapı yatırımlarının da eş zamanlı olarak sürdüğünü ifade eden Ceferov, yeni yolların, konutların, okulların, hastanelerin, elektrik, su ve doğal gaz hatlarının inşa edilmesiyle Karabağ'ın yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karabağ'a dönüş sürecinin her geçen gün hız kazandığını belirten Süleyman Ceferov, Fuzuli, Zengilan, Laçın, Hocavend, Cebrayıl, Ağdam ve Kelbecer gibi bölgelerde ailelerin yeniden evlerine kavuşmasının tarihi bir gelişme olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ceferov, Cumhurbaşkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı İlham Aliyev'in süreci yakından takip ettiğini, vatandaşların ata yurtlarına dönüşünün Azerbaycan'ın geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca yeniden inşa çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Karabağ'ın sosyal ve ekonomik açıdan daha güçlü bir yapıya kavuşacağını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/suleyman-ceferov-karabaga-donus-sureci-planli-ve-guvenli-sekilde-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/suleyman-ceferov.webp" type="image/jpeg" length="54861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındık Bahçelerinde Korkutan Manzara: Yaprakları İskeletleştiren Siyah İstilacılar]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/findik-bahcelerinde-korkutan-manzara-yapraklari-iskeletlestiren-siyah-istilacilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/findik-bahcelerinde-korkutan-manzara-yapraklari-iskeletlestiren-siyah-istilacilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğanın dengesi ile tarımsal üretim arasındaki savaş, bu yıl fındık bahçelerinde adeta kırmızı alarm veriyor. Fındık üreticilerini derinden endişelendiren ve sosyal medyada hızla yayılan yeni görüntüler, yaprakları tamamen delik deşik eden, siyah renkli ve oldukça hareketli larvaların istilasını gözler önüne seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peki, bu yaratıklar gerçekten sadece birer kurtçuk mu, yoksa fındık mahsulünü tehdit eden çok daha büyük bir felaketin habercisi mi? İşte fındık üreticilerinin mutlaka bilmesi gereken detaylar, korunma yöntemleri ve alarm veren o fotoğrafların perde arkası...</p>

<h2>Yapraklar Neden Delik Deşik? İşte O Siyah Canlılar!</h2>

<p>Bahçenizde dolaşırken fındık dallarının üzerinde gördüğünüz o siyah, kalın ve parlak mini kurtçuklar, aslında birer <strong>böcek larvasıdır</strong>. Fotoğraflarda net bir şekilde görülen bu larvalar, henüz kanatlanmamış genç böceklerdir.</p>

<p><img alt="Fındık Kurdu" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://gercektarafcomtr.teimg.com/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/findik-kurdu.webp" width="1200" /></p>

<p>Yaprağın damarları arasındaki etli ve yumuşak kısımları büyük bir iştahla tüketen bu canlılar, geriye sadece yaprağın "damar ağını" bırakıyor. Uzmanların tabiriyle bu duruma <strong>"iskeletleştirme" (telleme)</strong> adı veriliyor. Bir zamanlar yemyeşil olan fındık yaprağı, fotosentez yapamaz hale gelerek soluyor ve ölüyor.</p>

<h2>Kelebek mi Olacaklar? Üreticilerin En Büyük Yanılgısı</h2>

<p>Birçok vatandaş ve üretici, bu larvaları gördüğünde "Kelebek olacak tırtıllar mı bunlar?" diye düşünüyor. Ancak yapılan incelemeler bu canlıların <strong>kesinlikle kelebek olmadığını</strong> ortaya koyuyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kelebek ve Güveler:</strong> Tırtıl aşamasından sonra koza örer ve uçan kelebeklere dönüşür.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bu Siyah Canlılar:</strong> <strong>Kın kanatlılar (Coleoptera)</strong> takımına ait <strong>yaprak böceklerinin</strong> larvalarıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaşam Döngüsü:</strong> Resimlerde gördüğünüz siyah larvalar, yeterince beslenip büyüdüklerinde fındık dalından aşağıya atlayarak <strong>toprağın altına girer ve pupa (krizalit) evresine geçer</strong>. Bir süre sonra topraktan küçük, kahverengimsi renklerde <strong>ergin (yetişkin ve kanatlı) bir böcek</strong> olarak çıkarlar.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Özetle:</strong> Döngü; Böcek &gt; Yumurta &gt; Siyah Larva &gt; Toprakta Pupa &gt; Kanatlı Böcek şeklindedir. Bu canlılar kelebek olmaz; üremeye devam eden uçan böceklere dönüşürler.</p>

<h2>Bir Yaprakta Onlarca Larva: İstila Seviyesi Alarm Veriyor</h2>

<p>Uzmanların dikkat çektiği en kritik nokta, popülasyon yoğunluğu. Habere konu olan fotoğraflarda, <strong>tek bir fındık yaprağının üzerinde 10'dan fazla siyah larvanın</strong> aynı anda beslendiği net bir şekilde görülüyor.</p>

<p>Bu durum, sadece rastgele bir böceklenme değil, <strong>ciddi bir popülasyon patlaması (istila)</strong> olarak yorumlanıyor. Eğer önlem alınmazsa, bu larvalar kısa sürede tüm fındık bahçesini sarabilir. Bir yaprağın yanı sıra komşu dallar, sürgünler ve yeni çıkan filizler de bu amansız işgale maruz kalacaktır.</p>

<h2>Fındık Verimine Darbe: Bu Zararlı Neden Tehlikeli?</h2>

<p>Fındık ağaçları için yapraklar, adeta güneş panelleri gibi çalışır. Bitki, güneş ışığını bu yapraklar sayesinde enerjiye (şekere) dönüştürerek fındık meyvelerini besler.</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yaprakları ağ gibi delinen ağaç, ne yazık ki fotosentez yapamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Enerji üretimi duran ağaç, fındıkları besleyemez hale gelir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sonuç olarak; <strong>fındık içleri boşalır, küçülür veya tamamen dökülür.</strong> Verim kaybı, üreticinin ekonomisini doğrudan tehdit eder. Eğer bu istila yıllar boyu tekrar ederse, ağaçlar zayıf düşer ve kurumaya yüz tutar.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Fındık Zararlısı" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://gercektarafcomtr.teimg.com/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/findik-zararlisi.webp" width="1200" /></p>

<h2>Üreticilere Acil Eylem Planı: Bu Zararlıdan Nasıl Kurtuluruz?</h2>

<p>Bu manzara karşısında paniğe kapılmak yerine harekete geçmek gerekiyor. Siyah larvalarla mücadelede zaman çok kritiktir. İşte bahçenizi koruyacak pratik ve etkili yöntemler:</p>

<h3>1. Elle Toplama (Mekanik Mücadele) - Hemen Uygulayın!</h3>

<p>Eğer bahçeniz çok büyük değilse, en etkili ve en doğal yöntem budur. Bir eldiven giyin ve fındık dallarının altına bakarak bu siyah larvaları <strong>tek tek toplayıp, sabunlu su dolu bir kovaya atın</strong>. Larvalar suda boğulacak ve yok olacaktır.</p>

<h3>2. Hortumla Düşürme Yöntemi</h3>

<p>Larvaların yapraklara tutunma kuvvetleri çok güçlü değildir. Bahçe hortumunuzun ucunu "jet" veya güçlü su püskürtme ayarına getirip ağaçlara su tutun. Yere düşen bu canlılar, aç kalan kuşlar için tam bir ziyafete dönüşecektir.</p>

<h3>3. Kış Müdahalesi (Önleyici Budama)</h3>

<p>Bu böcekler, kış aylarında yumurtalarını fındık dallarının en uç kısımlarına, sürgünlerin arasına bırakırlar. <strong>Kışın yapılacak bir budama</strong> ile yumurta dolu bu uç kısımları kesip yakarak, bir sonraki yılın istilasını yüzde 80 oranında engelleyebilirsiniz.</p>

<h3>4. İlaçlı Mücadele (Kimyasal ve Organik)</h3>

<p>Popülasyon çok büyükse ilaçlamaya başvurabilirsiniz. Ancak ilaç alırken çok dikkatli olmak gerekir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Organik Seçenek:</strong> Çevre dostu bir yöntem arıyorsanız <strong>Neem Yağı</strong> veya <strong>Spinosad</strong> içeren preparatları tercih edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kimyasal Seçenek:</strong> Tarım satış ofislerinden <strong>"Fındık Yaprakpiresi"</strong> veya <strong>"Fındık Kambur Böceği"</strong> için ruhsatlı bir ilaç temin etmelisiniz.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong> Kritik Uyarı:</strong> İlaçlamayı asla günün sıcak saatlerinde yapmayın. <strong>Akşam üstü saatlerinde</strong> ilaçlama yapın ki bal arıları ve diğer faydalı tozlaştırıcı böcekler zarar görmesin.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Uzman Uyarısı: "Kesin Teşhis için Ziraat Odasına Başvurun"</h2>

<p>Son olarak en önemli tavsiye: Görsel olarak bu larvaları fındık yaprakpiresi veya kambur böceği larvası olarak teşhis etsek de, Türkiye'de fındık üzerinde farklı yaprak zararlıları da bulunabilir. Bu nedenle bahçenizde bu manzarayı görürseniz, en doğru ve etkili ilaçlamayı yapabilmek için <strong>bölgenizdeki Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne veya Ziraat Odası'na</strong> danışarak numune aldırın. Yetkililer mikroskop altında tam türü teşhis edecek ve size en verimli, en güvenli mücadele reçetesini verecektir.</p>

<p><strong>Unutmayın!</strong> Fındık, ülkemiz için stratejik bir tarım ürünüdür. Yaprakları kemiren bu canlılara karşı erken uyanık olun, yoksa hasat sezonunda büyük hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Gözünüz dallarda, eliniz ilaçta olsun!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/findik-bahcelerinde-korkutan-manzara-yapraklari-iskeletlestiren-siyah-istilacilar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/findik-zararlisi-istilaci.webp" type="image/jpeg" length="38093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Havai Fişek ve Meşale Tamamen Yasaklandı! İşte Kararın Uygulanacağı Kritik Tarihler!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/istanbulda-havai-fisek-ve-mesale-tamamen-yasaklandi-iste-kararin-uygulanacagi-kritik-tarihler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/istanbulda-havai-fisek-ve-mesale-tamamen-yasaklandi-iste-kararin-uygulanacagi-kritik-tarihler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, artan orman yangını riskine karşı 16 Temmuz - 28 Ekim 2026 tarihleri arasında havai fişek, meşale ve işaret fişeği satış ve kullanımını tamamen yasakladı. Kararı değerlendiren İSG Uzmanı Dr. Rüştü Uçan, "Bunlar marketten karpuz gibi alınacak ürünler değil, statik elektrikten bile patlayabilir" diyerek hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valiliği, yaz aylarında tırmanışa geçen küresel sıcaklıklar ve artan orman yangını riskine karşı radikal ve son derece önemli bir güvenlik kararına imza attı. Valilikten yapılan resmi açıklamaya göre; <strong>16 Temmuz ile 28 Ekim 2026 tarihleri arasında</strong> il genelinde havai fişek, işaret fişeği, meşale ve benzeri tüm patlayıcı/yanıcı maddelerin satışı ve bireysel kullanımı tamamen yasaklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihi yasak kararının yürürlüğe girdiği bugün, kararı değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bölüm Başkanı <strong>Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan</strong>, geçmişte yaşanan küresel faciaları hatırlatarak bilinçsiz patlayıcı kullanımının ve depolanmasının ölümcül sonuçlarına karşı uyardı.</p>

<h2><strong>"Karpuz Alır Gibi Alıp Evde Depolayamazsınız!"</strong></h2>

<p>Patlayıcı maddelerin kimyasal yapıları gereği son derece kararsız ve hassas ürünler olduğuna dikkat çeken Dr. Rüştü Uçan, maytap ve havai fişeklerin sadece bilinen yöntemlerle (fitille) ateşlenmediğini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><strong>"Bu patlayıcılar bizim gidip marketten karpuz alır gibi, sıradan bir tüketim malzemesi gibi satın alıp evde, depoda muhafaza edeceğimiz malzemeler değildir. Sadece fitil ateşlenince çalışmazlar; aşırı sıcaklıktan, vücudumuzdaki statik elektrikten ya da havada uçuşan görünmez küçük bir kıvılcımdan bile kendi kendine patlayabilirler. Özel iklimlendirme ve muhafaza şartlarında saklanmaları gerekir."</strong></p>
</blockquote>

<p>Uçan, bu tür malzemelerin nakliyesinde, depolanmasında ve ateşlenmesinde mutlaka askeri personel veya emniyet görevlileri gibi özel eğitim almış uzman kişilerin rol alması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Irak'taki Düğün Salonu Faciası Hafızalarda</strong></h2>

<p>Geçmişte benzer ihmaller nedeniyle yüzlerce insanın hayatını kaybettiği zincirleme felaketleri hatırlatan Dr. Uçan, kapalı mekanlardaki kontrolsüz kullanıma değindi:</p>

<blockquote>
<p><strong>"İş sağlığı ve güvenliği açısından geçmiş olaylar bize acı dersler veriyor. Irak'ta bir düğün salonunda iç mekanda ateşlenen havai fişekler yüzünden perdeler ve plastik süslemeler saniyeler içinde alev aldı. Yaklaşık 200 insan can verdi. Felaketi büyüten sadece ilk patlama değil; sonrasında oluşan panik, kaçış yollarının yetersizliği ve kapıların kilitli olmasıydı."</strong></p>
</blockquote>

<p>Ayrıca kapalı organizasyonlarda uçan balonların yüksekte kalması için kullanılan <strong>helyum gazlı balonların</strong> da yangın esnasında alevleri hızla büyüterek ağır yaralanmalara ve facialara zemin hazırladığı uyarısında bulunuldu.</p>

<h2><strong>Stadyum Meşaleleri ve Merdiven Altı Üretim Tehdidi</strong></h2>

<p>Özellikle futbol müsabakalarında stadyumlara sokulan meşalelerin de binlerce insanın can güvenliğini tehlikeye attığını belirten Uçan, bu yanıcı maddelerin de yasak kapsamında çok sıkı denetlenmesi ve cezaların artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kayıt dışı üretimin ("merdiven altı") tehlikesine de değinen uzman, standart dışı üretilen patlayıcıların daha üretim aşamasındayken fabrika ortamı dışındaki güvensiz şartlar nedeniyle işçi ölümlerine ve patlamalara davetiye çıkardığını aktardı.</p>

<h2><strong>İSG Uzmanından Caydırıcı Çözüm Önerisi: "Okudum, Anladım" Belgesi</strong></h2>

<p>Dr. Rüştü Uçan, satış noktalarında uygulanabilecek ve bireysel alımları tamamen bitirebilecek yasal bir öneri sundu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hukuki Taahhüt İmzalatılmalı:</strong> <i>"Bu ürünü satın alan her kişiye, 'Bu üründen kaynaklı bir yangın veya yaralanma meydana gelirse 1 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası alacağımı biliyorum. Okudum, anladım' yazılı bir belge imzalatılsa, emin olun birçok kişi o an bu tehlikeli alışverişten vazgeçecektir."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıkı Takip ve Fatura Zorunluluğu:</strong> Satılan her maytap ve havai fişeğin faturalandırılması, faturasız satışlarda sorumluluğun doğrudan satıcı firmaya yüklenerek ağır para cezalarının verilmesi gerektiği vurgulandı.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/istanbulda-havai-fisek-ve-mesale-tamamen-yasaklandi-iste-kararin-uygulanacagi-kritik-tarihler</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/havai-fisek-ve-mesalae-yasaklandi.webp" type="image/jpeg" length="17121"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nüfusun Yarısından Fazlası Sosyal Yardım Alıyor! İşte Türkiye'de Oranın Yüzde 50'yi Aştığı 10 İl]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/nufusun-yarisindan-fazlasi-sosyal-yardim-aliyor-iste-turkiyede-oranin-yuzde-50yi-astigi-10-il</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/nufusun-yarisindan-fazlasi-sosyal-yardim-aliyor-iste-turkiyede-oranin-yuzde-50yi-astigi-10-il" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de sosyal yardımlara ilişkin paylaşılan veriler, bazı illerde nüfusun yarısından fazlasının sosyal desteklerden yararlandığını ortaya koydu. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerde sosyal yardım oranlarının yüzde 50'nin üzerine çıkması dikkat çekerken, uzmanlar bu tabloyu bölgesel ekonomik farklılıklar, işsizlik ve sosyoekonomik gelişmişlik düzeyiyle ilişkilendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada da geniş yankı uyandıran haritaya göre, Türkiye'de nüfusunun yarısından fazlası sosyal yardım alan 10 il bulunuyor. Verilerde <strong>Şırnak, Hakkari, Van, Şanlıurfa, Ağrı, Mardin, Muş, Batman, Bitlis ve Diyarbakır</strong> öne çıkıyor.</p>

<h2>Sosyal Yardım Oranının Yüzde 50'yi Aştığı İller</h2>

<p>Paylaşılan verilere göre sosyal yardım alan nüfus oranları şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Şırnak:</strong> %69</li>
 <li><strong>Hakkari:</strong> %63</li>
 <li><strong>Şanlıurfa:</strong> %62</li>
 <li><strong>Ağrı:</strong> %62</li>
 <li><strong>Van:</strong> %60</li>
 <li><strong>Mardin:</strong> %59</li>
 <li><strong>Muş:</strong> %56</li>
 <li><strong>Batman:</strong> %53</li>
 <li><strong>Bitlis:</strong> %53</li>
 <li><strong>Adıyaman:</strong> %52</li>
 <li><strong>Diyarbakır:</strong> %51</li>
</ul>

<p>Harita, sosyal yardım oranlarının özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yoğunlaştığını gösteriyor.</p>

<h2>Sosyal Yardımlar Kimlere Veriliyor?</h2>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen sosyal yardım programlarından; gelir seviyesi belirlenen sınırın altında kalan ihtiyaç sahibi haneler yararlanabiliyor.</p>

<p>Bakanlık tarafından sağlanan başlıca destekler arasında;</p>

<ul>
 <li>Aile destekleri,</li>
 <li>Gıda yardımları,</li>
 <li>Yakacak yardımları,</li>
 <li>Barınma yardımları,</li>
 <li>Engelli ve yaşlı aylıkları,</li>
 <li>Eğitim yardımları,</li>
 <li>Sağlık destekleri,</li>
 <li>Doğum yardımı,</li>
 <li>Afet ve acil durum yardımları</li>
</ul>

<p>yer alıyor. Yardımlar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla hak sahiplerine ulaştırılıyor.</p>

<h2>Sosyal Yardım Alan Hane Sayısı Milyonları Buluyor</h2>

<p>Resmî veriler ve çeşitli raporlara göre Türkiye'de sosyal yardım alan hane sayısı son yıllarda milyonlarla ifade ediliyor. Yardım programlarının kapsamı ekonomik koşullar, gelir seviyesi ve ihtiyaç durumuna göre belirlenirken, sosyal destek bütçesi de her yıl artırılıyor. 2025 yılında sosyal yardım ödemelerinin yüz milyarlarca liraya ulaştığı belirtiliyor.</p>

<h2>Uzmanlar Ne Diyor?</h2>

<p>Ekonomistler ve sosyal politika uzmanları, bazı illerde sosyal yardım oranlarının yüzde 50'nin üzerine çıkmasının tek başına "yoksulluk" göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tabloyu etkileyen başlıca nedenler şunlar:</p>

<ul>
 <li>Bölgesel gelir farklılıkları,</li>
 <li>İşsizlik oranlarının yüksek olması,</li>
 <li>Genç nüfusun fazla olması,</li>
 <li>Kırsal nüfus yoğunluğu,</li>
 <li>Hane başına düşen gelir seviyesinin düşük kalması,</li>
 <li>Eğitim ve istihdam olanaklarının sınırlı olması.</li>
</ul>

<p>Bu nedenlerle sosyal yardım programları özellikle dezavantajlı bölgelerde daha yoğun uygulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Haritadaki Veriler Ne Anlama Geliyor?</h2>

<p>Sosyal medyada paylaşılan haritadaki oranlar, ilgili illerde sosyal yardım programlarından yararlanan nüfusun toplam nüfusa oranını göstermeyi amaçlıyor. Ancak uzmanlar, bu tür görsellerin hangi yılın verisine ve hangi sosyal yardım tanımına dayandığının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Resmî kurumlar sosyal yardım verilerini dönemsel olarak güncellerken, farklı raporlarda kullanılan hesaplama yöntemleri nedeniyle oranlarda değişiklik görülebiliyor. Bu nedenle söz konusu harita, genel eğilimi yansıtsa da en güncel ve kesin değerlendirmeler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yayımladığı resmî istatistiklerin esas alınması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/nufusun-yarisindan-fazlasi-sosyal-yardim-aliyor-iste-turkiyede-oranin-yuzde-50yi-astigi-10-il</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/yardim-alan-iller.webp" type="image/jpeg" length="48576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arı Tarım'dan Konya'ya dev yatırım! Tuzlukcu'da 300 dönümlük jeotermal sera kurulacak]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/ari-tarimdan-konyaya-dev-yatirim-tuzlukcuda-300-donumluk-jeotermal-sera-kurulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/ari-tarimdan-konyaya-dev-yatirim-tuzlukcuda-300-donumluk-jeotermal-sera-kurulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arı Tarım A.Ş., Konya Tuzlukcu ilçesinde toplam 300 dönümlük jeotermal sera yatırımı yapmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Firma sahibi Özer Urak, her biri 50 dönüm büyüklüğünde 6 modern sera kurulacağını belirterek, şirketin Türkiye genelindeki sera sayısının da hızla arttığını söyledi.</p>

<p>Arı Tarım A.Ş., jeotermal enerjiyle modern sera üretimine yönelik önemli bir yatırım kararı aldı.</p>

<p>Firma sahibi Özer Urak, Konya Tuzlukcu ilçesinde her biri 50 dönüm büyüklüğünde 6 adet jeotermal sera kurulacağını açıkladı. Toplam 300 dönümlük yatırımın, bölgedeki örtü altı üretim kapasitesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye genelinde 11 serası bulunuyor<br />
Urak, şirketin halen Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 11 modern seraya sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Buna göre şirketin;</p>

<p>Antalya'da 6,<br />
Adana'da 2,<br />
Mersin'de 3</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>olmak üzere toplam 11 serası bulunuyor.</p>

<p><br />
Seraların Antalya'nın Kumluca, Finike, Demre, Serik, Manavgat ve Elmalı, Adana'nın Karataş ve Seyhan, Mersin'in Anamur, Bozyazı ve Silifke ilçelerinde faaliyet gösterdiğini belirten Urak, Sandıklı yatırımının da bu üretim ağına ekleneceğini ifade etti.</p>

<p>Modern üretim teknikleri uygulanıyor<br />
Özer Urak, seralarda ağırlıklı olarak sebze ve tarla bitkileri üretimi gerçekleştirildiğini belirterek, başta domates, biber, salatalık, patlıcan, kabak, karpuz ve kavun olmak üzere farklı bölgelerin iklim koşullarına uygun ürünlerin yetiştirildiğini söyledi.</p>

<p>Üretim süreçlerinde modern tarım teknikleri, kontrollü sulama sistemleri ve bitki besleme uygulamalarının kullanıldığını ifade eden Urak, amaçlarının yüksek verim ile kaliteli üretimi birlikte sağlamak olduğunu dile getirdi.</p>

<p>İhracata yönelik üretim hedefleniyor<br />
Urak, Türkiye'nin farklı iklim bölgelerinde üretim yapabilmelerinin yıl boyunca kesintisiz ürün arzı sağladığını belirterek, modern sera yatırımları sayesinde hem iç pazara hem de ihracata yönelik güvenilir ve kaliteli ürün üretimini sürdürdüklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/ari-tarimdan-konyaya-dev-yatirim-tuzlukcuda-300-donumluk-jeotermal-sera-kurulacak</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/ari-tarim.webp" type="image/jpeg" length="21519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 İlde Şafak Vakti Dev Siber Baskın! Oltalama Ve Bahis Çetesi Sonunda Çökertildi!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/14-ilde-safak-vakti-dev-siber-baskin-oltalama-ve-bahis-cetesi-sonunda-cokertildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/14-ilde-safak-vakti-dev-siber-baskin-oltalama-ve-bahis-cetesi-sonunda-cokertildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde siber suç şebekelerine yönelik 14 il merkezli dev bir operasyon gerçekleştirildi. Son 5 günde çocuk müstehcenliği, yasa dışı bahis, oltalama dolandırıcılığı ve POS tefeciliği yapan 306 şüpheli yakalandı, ilk etapta 18 kişi tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dünyayı kullanarak vatandaşları dolandıran, yasa dışı bahis oynatan ve çocukları hedef alan suç odaklarına karşı emniyet güçleri Cumhuriyet tarihinin en kararlı takibini sürdürüyor. <strong>Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen nefes kesen çalışmalar neticesinde, siber suç şebekelerine yönelik 14 il merkezli dev bir operasyon gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Son 5 gün içinde düğmeye basılarak gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlar; <strong>Bursa, Kayseri, Adana, Sakarya, İstanbul, Malatya, Düzce, Batman, Kocaeli, Çorum, Mersin, Şanlıurfa, Siirt ve Kırıkkale</strong> illerinde şafak vakti icra edildi.</p>

<h2><strong>Çocuk Müstehcenliğinden POS Tefeciliğine Kadar Her Şey Var!</strong></h2>

<p>Harekete geçen İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, titizlikle takip edilen <strong>306 şüpheliyi</strong> kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Teknik ve siber incelemeler sonucunda, dijital çetenin siber ortamda gerçekleştirdiği dehşete düşüren yasa dışı faaliyetler tek tek saptandı.</p>

<p>Yapılan incelemelerde şüphelilerin;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çevrim içi ortamlarda <strong>çocukların müstehcen görüntülerini</strong> barındırdıkları ve yaydıkları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ticari kuruluşlar üzerinden <strong>POS cihazlarını kullanarak tefecilik</strong> yaptıkları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenlik açıklarından faydalanarak vatandaşların <strong>mobil bankacılık ve çevrim içi oyun hesaplarına</strong> yetkisiz erişim sağladıkları,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Milyarlarca liralık <strong>yasa dışı bahis ve kumar</strong> oynattıkları, bu sitelerin reklam faaliyetlerini yürüterek suç gelirlerinin para nakline aracılık ettikleri net olarak belirlendi.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Oltalama (Phishing) Yöntemiyle Akılalmaz Vurgun!</strong></h2>

<p>Siber korsanların, masum vatandaşları ağlarına düşürmek için sosyal medya platformları ve gerçeğini ayırt etmesi zor oltalama (phishing) sitelerini kullandıkları ortaya çıktı. Şüphelilerin internet kullanıcılarını tuzağa düşürmek için özellikle; <strong>"yatırım dolandırıcılığı", "internet modem ücreti" ve "ürün bedeli iadesi"</strong> gibi popüler temaları kullanarak çok sayıda vatandaşı mağdur ettiği ve haksız kazanç sağladığı saptandı.</p>

<h2><strong>Adliyeye Sevk Edilenlerden 18’i Tutuklandı!</strong></h2>

<p>Emniyetteki sorgu ve dijital materyal inceleme işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilmeye başlandı. İlk aşamada mahkemeye çıkarılan şüphelilerden <strong>18’i siber suçlar kapsamında tutuklanarak</strong> cezaevine gönderildi. 16 şüpheli hakkında mahkeme heyeti tarafından adli kontrol hükümleri uygulanırken, gözaltındaki diğer şüphelilerin emniyetteki ifade ve sorgu işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından operasyon sonrasında yapılan açıklamada, siber dünyanın karanlık dehlizlerinde suç işleyenlerle mücadelenin tavizsiz ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanarak, bu büyük operasyonda gece gündüz demeden emeği geçen kahraman emniyet güçleri ve ilgili tüm kurumlar tebrik edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/14-ilde-safak-vakti-dev-siber-baskin-oltalama-ve-bahis-cetesi-sonunda-cokertildi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/bahis-cetesi.webp" type="image/jpeg" length="95951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trafikte Alkol Sınırı 0,20 Promile Düştü! Peki 0,20 Promil Kaç Kadeh, Kaç Duble Alkol Ediyor?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/trafikte-alkol-siniri-020-promile-dustu-peki-020-promil-kac-kadeh-kac-duble-alkol-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/trafikte-alkol-siniri-020-promile-dustu-peki-020-promil-kac-kadeh-kac-duble-alkol-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafikte alkol sınırının 0,50 promilden 0,20 promile düşürülmesine yönelik düzenleme, sürücüler arasında "0,20 promil kaç kadeh yapıyor?", "Bir bira içen ceza alır mı?", "Bir duble rakı kaç promil yükseltir?" sorularını gündeme taşıdı. Uzmanlar ise promilin kişiden kişiye büyük farklılık gösterdiğini belirterek tek bir ölçüyle değerlendirme yapılamayacağına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>0,20 Promil Ne Anlama Geliyor?</h2>

<p>Promil, kandaki alkol miktarını ifade eden bir ölçü birimidir.</p>

<p><strong>0,20 promil</strong>, 1 litre kanda yaklaşık <strong>0,20 gram alkol</strong> bulunması anlamına gelir.</p>

<p>Ancak bu değere ulaşmak;</p>

<ul>
 <li>kişinin kilosuna,</li>
 <li>cinsiyetine,</li>
 <li>yaşına,</li>
 <li>metabolizma hızına,</li>
 <li>alkolü ne kadar sürede tükettiğine,</li>
 <li>aç ya da tok olmasına göre önemli ölçüde değişir.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle "1 kadeh kesin 0,20 promil yapar" demek bilimsel olarak doğru değildir.</p>

<h2>Yaklaşık Olarak 0,20 Promil Kaç Kadeh Yapıyor?</h2>

<p>Ortalama <strong>70-80 kilogram ağırlığındaki sağlıklı bir erkek</strong> baz alındığında yaklaşık değerler şu şekilde hesaplanıyor:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Alkol Türü</th>
   <th>Yaklaşık Miktar</th>
   <th>Oluşturabileceği Promil</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Bira (%5)</td>
   <td>33 cl (1 şişe)</td>
   <td>0,20 - 0,35 promil</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Şarap</td>
   <td>1 küçük kadeh (100-150 ml)</td>
   <td>0,20 - 0,30 promil</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Rakı</td>
   <td>1 tek (5 cl)</td>
   <td>0,20 - 0,35 promil</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Votka</td>
   <td>1 tek (5 cl)</td>
   <td>0,20 - 0,35 promil</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Viski</td>
   <td>1 tek (5 cl)</td>
   <td>0,20 - 0,35 promil</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Cin</td>
   <td>1 tek (5 cl)</td>
   <td>0,20 - 0,35 promil</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>1 Duble Rakı Kaç Promil Yapar?</h2>

<p>Yaklaşık <strong>10 cl (1 duble)</strong> rakı tüketen ortalama bir kişide kandaki alkol seviyesi çoğu zaman;</p>

<p><strong>0,40 ile 0,70 promil</strong> arasında değişebilir.</p>

<p>Bu nedenle 0,20 promil sınırının uygulanması halinde <strong>bir duble rakı içen birçok sürücünün sınırı aşması kuvvetle muhtemeldir.</strong></p>

<p>[related-posts id="54931" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>Bir Şişe Bira İçen Sürücü Ceza Alabilir mi?</h2>

<p>Yeni sınırın <strong>0,20 promil</strong> olması halinde;</p>

<p>33 cl'lik tek bir bira bile;</p>

<ul>
 <li>bazı kişilerde 0,20 promilin altında kalabilir,</li>
 <li>birçok kişide ise 0,20 promilin üzerine çıkabilir.</li>
</ul>

<p>Özellikle düşük kilolu kişiler ve kadınlarda promil seviyesi daha yüksek oluşabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Aç Karnına İçilen Alkol Daha Hızlı Yükseltiyor</h2>

<p>Uzmanlara göre;</p>

<ul>
 <li>Aç karnına alkol tüketmek,</li>
 <li>Alkolü kısa sürede içmek,</li>
 <li>Yüksek alkollü içkileri tercih etmek,</li>
</ul>

<p>kandaki promilin çok daha hızlı yükselmesine neden oluyor.</p>

<h2>"Kahve İçtim, Ayran İçtim" Promili Düşürmüyor</h2>

<p>Toplumda yaygın olan;</p>

<ul>
 <li>kahve içmek,</li>
 <li>ayran içmek,</li>
 <li>limon yemek,</li>
 <li>sakız çiğnemek,</li>
</ul>

<p>gibi yöntemler kandaki alkol seviyesini düşürmüyor.</p>

<p>Alkolün vücuttan atılmasını sağlayan tek unsur <strong>zamandır</strong>. Ortalama bir insanın karaciğeri saatte yaklaşık <strong>0,10-0,15 promil</strong> alkolü metabolize edebilir.</p>

<h2>Uzmanlardan Uyarı: Direksiyon Başına Geçmeyin</h2>

<p>Trafik güvenliği uzmanları, promilin kişiden kişiye değiştiğini hatırlatarak, "Ne kadar alkol alındığına güvenmek yerine, alkol tüketildiğinde araç kullanılmaması en güvenli seçenektir." uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde, özellikle <strong>tek kadeh alkol tüketen sürücülerin bile yasal sınırı aşma riski bulunacağı</strong> değerlendiriliyor. Bu nedenle uzmanlar, alkol alınan günlerde toplu taşıma, taksi veya alternatif ulaşım yöntemlerinin tercih edilmesini tavsiye ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/trafikte-alkol-siniri-020-promile-dustu-peki-020-promil-kac-kadeh-kac-duble-alkol-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/alkol-cesitleri.webp" type="image/jpeg" length="68139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla'da Deprem! Akdeniz'de 5.3 Büyüklüğünde Sarsıntı | Datça'da Deprem Hissedildi mi?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/muglada-deprem-akdenizde-53-buyuklugunde-sarsinti-datcada-deprem-hissedildi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/muglada-deprem-akdenizde-53-buyuklugunde-sarsinti-datcada-deprem-hissedildi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz'de Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki deprem, başta Muğla olmak üzere Denizli, Aydın, Antalya ve çevre illerde hissedildi. AFAD verilerine göre depremin derinliği 19.87 kilometre olarak açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Akdeniz'de 5.3 Büyüklüğünde Deprem</h2>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, <strong>2 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.06'da</strong> Akdeniz'de meydana gelen depremin büyüklüğü <strong>5.3</strong> olarak ölçüldü.</p>

<p>Depremin merkez üssünün, <strong>Muğla'nın Datça ilçesine yaklaşık 137.45 kilometre uzaklıkta</strong> olduğu bildirildi. Sarsıntının <strong>19.87 kilometre derinlikte</strong> gerçekleştiği açıklandı.</p>

<h2>Datça ve Çevre İllerde Hissedildi</h2>

<p>Deprem özellikle Muğla'nın Datça ilçesi başta olmak üzere Marmaris, Bodrum, Fethiye gibi ilçelerde hissedildi. Ayrıca Denizli, Aydın, Antalya ve çevre illerde de vatandaşlar sarsıntıyı hissettiklerini sosyal medya üzerinden paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can veya mal kaybına ilişkin resmi açıklama yapılmadı.</p>

<h2>AFAD ve Yetkililerden Açıklama Bekleniyor</h2>

<p>AFAD ile ilgili kurumlar bölgede gelişmeleri yakından takip ederken, olası hasar tespit çalışmaları sürüyor. Yetkililer vatandaşların resmi kurumlar dışında yapılan paylaşımlara itibar etmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Depremin ardından bölgede artçı sarsıntıların yaşanabileceği belirtilirken, vatandaşların tedbirli olmaları istendi.</p>

<h3>Deprem Bilgileri</h3>

<ul>
 <li><strong>Büyüklük:</strong> 5.3</li>
 <li><strong>Tarih:</strong> 2 Temmuz 2026</li>
 <li><strong>Saat:</strong> 14.06</li>
 <li><strong>Merkez Üssü:</strong> Akdeniz (Datça açıkları)</li>
 <li><strong>Datça'ya Uzaklık:</strong> 137.45 kilometre</li>
 <li><strong>Derinlik:</strong> 19.87 kilometre</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/muglada-deprem-akdenizde-53-buyuklugunde-sarsinti-datcada-deprem-hissedildi-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/07/deprem.webp" type="image/jpeg" length="72683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Termometreleri Patlatacak Harita Yayımlandı! Salı Ve Çarşamba Günü O İllerde Yaşayanlar Yandı!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/termometreleri-patlatacak-harita-yayimlandi-sali-ve-carsamba-gunu-o-illerde-yasayanlar-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/termometreleri-patlatacak-harita-yayimlandi-sali-ve-carsamba-gunu-o-illerde-yasayanlar-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen'den son dakika korkutan sıcaklık uyarısı! Temmuz ayına günler kala Türkiye, yılın en büyük sıcak hava dalgasının etkisi altına giriyor. Termometreler 45, hissedilen sıcaklıklar 55 dereceyi vuracak!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Temmuz ayına sayılı günler kala Türkiye, Afrika ve Basra üzerinden gelecek olan yılın ilk ve en büyük kavurucu sıcak hava dalgasına teslim oluyor. <strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü</strong> tarafından yayımlanan yeni hava durumu tahmin haritası ve uzmanların peş peşe yaptığı açıklamalar, önümüzdeki günlerin kelimenin tam anlamıyla "kavurucu" geçeceğini ortaya koydu.</p>

<p>Yeni haftayla birlikte özellikle <strong>Marmara, Ege ve İç Anadolu</strong> bölgelerinde sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkarken, gölgede 40 dereceyi aşacak olan termometrelerin, güneş altında nefes almayı dahi imkansız hale getireceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Güneşin Altında 55 Derece Kabusu! Salı Ve Çarşamba Günlerine Dikkat!</strong></h2>

<p>CNN Türk Meteoroloji Danışmanı <strong>Prof. Dr. Orhan Şen</strong>, batı bölgelerinde etkili olacak bu ekstrem sıcak hava dalgasının haziran ayının son haftasına damga vuracağını açıkladı. Ölçülen sıcaklık 40 derece civarında seyretse bile, güneş altında hissedilen nemle birlikte bu rakamın <strong>50-55 dereceye kadar</strong> fırlayacağı açıkça belirtildi.</p>

<p>Nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, Düzce ve Edirne gibi illerde termometrelerin patlama noktasına geleceğini ifade eden uzmanlar, çok kritik bir hayati çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><strong>Kritik Uyarı:</strong> Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı (kalp, tansiyon, astım) bulunan vatandaşların, sıcaklıkların tavan yapacağı <strong>salı ve çarşamba günleri zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları</strong> önemle rica olundu. Günün en riskli saatleri olan <strong>11.00 ile 16.00 arasında</strong> açık alanda bulunmanın sıcak çarpmasına ve geri dönülemez sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulandı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Bölge Bölge ve İl İl Termometre Alarmı</strong></h2>

<p>Yurt genelinde herhangi bir yağış beklenmezken, kuzey kesimlerde sıcaklıkların 2 ila 4 derece daha artacağı tahmin ediliyor. İşte Meteoroloji’nin resmi verilerine göre illerimizdeki en yüksek sıcaklık tahminleri:</p>

<h3><strong>Marmara Bölgesi (Çarşamba Günü Pik Yapacak)</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> 34°C (Gölgede, nemle birlikte hissedilen çok daha yüksek)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Edirne:</strong> 40°C sınırını aşacak!</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bursa &amp; Çanakkale:</strong> 35°C</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kocaeli &amp; Düzce:</strong> 36°C - 37°C</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Ege &amp; Akdeniz Bölgeleri (Alev Alev)</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İzmir &amp; Antalya:</strong> 38°C</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Denizli &amp; Diyarbakır:</strong> 37°C</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Muğla &amp; Adana:</strong> 36°C</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>İç Anadolu &amp; Karadeniz</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ankara &amp; Eskişehir:</strong> 32°C</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çankırı:</strong> 34°C</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Samsun:</strong> 30°C (Az bulutlu ve açık)</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Denizlerde Fırtınamsı Rüzgar Uyarısı!</strong></h2>

<p>Sıcak hava dalgası ülkeyi kavururken, <strong>Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında</strong> rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli, yer yer <strong>fırtınamsı (40-60 km/saat)</strong> esmesi bekleniyor. Meteoroloji, kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçması, ağaç devrilmesi ve ulaşımda aksamalar gibi yaşanabilecek olumsuzluklara karşı denizcileri ve kıyı şeridindeki vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/termometreleri-patlatacak-harita-yayimlandi-sali-ve-carsamba-gunu-o-illerde-yasayanlar-yandi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/06/hava-sicakliklari.webp" type="image/jpeg" length="12641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araba 1.221 Km Hız Yaptığı İçin 30 Bin TL Radar Cezası Yazıldı!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/araba-1221-km-hiz-yaptigi-icin-30-bin-tl-radar-cezasi-yazildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/araba-1221-km-hiz-yaptigi-icin-30-bin-tl-radar-cezasi-yazildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Pendik'te elektronik radar sistemi, bir otomobilin saatte tam 1.221 kilometre hızla gittiğini kaydederek 30 bin TL ceza kesti! Yolcu uçağını bile geride bırakan hayalet hız cezası mahkemelik oldu. Emniyetten açıklama gecikmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Pendik ilçesinde, dünya trafik tarihine geçecek ve akıllara durgunluk veren trajikomik bir Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) skandalı yaşandı. Yollardaki hız ihlallerini tespit etmek amacıyla kurulan dijital radar sistemi, seyir halindeki sıradan bir binek otomobili adeta bir savaş uçağı hızında kaydedince ortalık karıştı.</p>

<p>Trafik cezası makbuzunu evinde açan sürücü, hayatının şokunu yaşayarak gözlerine inanamadı. Şaşkınlık yaratan ceza, kısa sürede sosyal medyanın ve adliyenin gündemine oturdu.</p>

<h2><strong>Ses Hızına Yaklaştı: Saatte 1.221 Kilometre Hızla 30 Bin TL Ceza!</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, Pendik'teki EDS kameraları ve hız sensörleri tarafından otomatik olarak hazırlanan hız ihlali tutanağında, söz konusu aracın caddede <strong>saatte tam 1.221 kilometre hızla</strong> ilerlediği yazıldı. Bu akılalmaz hız verisi baz alınarak, sürücü adına <strong>yaklaşık 30 bin lira</strong> tutarında idari para cezası kesildi.</p>

<p>Yarış otomobillerini, hızlı trenleri ve hatta dev yolcu uçaklarının seyir hızını dahi geride bırakan bu rekor cezayı alan sürücü, altındaki aracın teknik olarak bu hıza ulaşmasının imkansız olduğunu belirterek soluğu hemen mahkemede aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Mahkeme Kararı Verdi: "Hayatın Olağan Akışına Aykırı"</strong></h2>

<p>Dosyayı önüne alan Sulh Ceza Hakimliği, hukuki bir emsale imza atarak cezayı tek kalemde sildi. Mahkeme heyeti, radar kaydına yansıyan saatte 1.221 kilometrelik hız bilgisinin <strong>hayatın olağan akışına, fizik kurallarına ve teknik gerçeklere tamamen aykırı</strong> olduğuna hükmetti. Tutanaktaki verilerin açık bir maddi hata içerdiğini belirten mahkeme, 30 bin liralık cezanın hukuki geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verdi.</p>

<h2><strong>İstanbul Emniyeti’nden "Kayıt Hatası" İtirafı Geldi!</strong></h2>

<p>Olayın sosyal medyada çığ gibi büyümesi ve <i>"Formula 1 araçlarını sollamış"</i>, <i>"Bizim araba ses duvarını aşmış"</i> şeklinde binlerce mizahi yoruma konu olmasının ardından <strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü</strong> yazılı bir açıklama yayınlamak zorunda kaldı.</p>

<p>Emniyetten yapılan açıklamada, radar sisteminde aracın gerçek hızının veri tabanına işlenmesi esnasında <strong>teknik bir kayıt hatası ve yazılım aksaklığı</strong> meydana geldiği açıkça itiraf edildi. Yetkililer, bu maddi hatanın tespit edilmesinin ardından sistem üzerinde geniş çaplı teknik inceleme başlatıldığını ve benzer yazılımsal fiyaskoların bir daha yaşanmaması için EDS ünitelerinin kontrollerinin sürdüğünü bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/araba-1221-km-hiz-yaptigi-icin-30-bin-tl-radar-cezasi-yazildi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/06/radar-cezasi.webp" type="image/jpeg" length="65062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun, Sivas, Kayseri ve Divriği Hatlarında Zehirli İlaçlama Başlıyor! Hayvanları Uzak Tutun!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/samsun-sivas-kayseri-ve-divrigi-hatlarinda-zehirli-ilaclama-basliyor-hayvanlari-uzak-tutun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/samsun-sivas-kayseri-ve-divrigi-hatlarinda-zehirli-ilaclama-basliyor-hayvanlari-uzak-tutun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Demiryolları (TCDD), 24 Haziran - 10 Temmuz 2026 tarihleri arasında Samsun, Sivas, Kayseri ve Divriği demiryolu hatlarında otla mücadele kapsamında zehirli ilaçlama yapılacağını duyurdu. Vatandaşlar hayati tehlikeye karşı uyarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD)</strong>, Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı aracılığıyla acil kodlu bir basın duyurusu yayımlayarak, demiryolu hat güvenliğini sağlamak amacıyla yürütülen otla mücadele çalışmaları kapsamında geniş kapsamlı bir ilaçlama programının başlatılacağını ilan etti.</p>

<p>Samsun, Sivas, Kayseri ve Divriği illerini doğrudan etkileyen bu kritik süreçte kullanılacak kimyasal ilaçların, insan ve hayvan sağlığı için <strong>"akut tehlike"</strong> oluşturduğu vurgulandı. TCDD yetkilileri, ilaçlama yapılan bölgelere 15 gün boyunca yaklaşılmasının eceline davetiye çıkarmakla eşdeğer olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>Hangi Hatlar ve Ne Zaman İlaçlanacak?</strong></h2>

<p>TCDD tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, ilaçlama çalışmaları <strong>24 Haziran 2026 ile 10 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında, belirtilen hat kesimleri arasındaki tüm gar, istasyon ve saydinglerde (trenlerin bekleme yaptığı yan hatlar) gerçekleştirilecek.</p>

<p>İşte ilaçlama takvimi ve güzergâh detayları:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>24.06.2026 – 26.06.2026 (İlk Dalga):</strong> <strong>Sivas – Kayseri</strong> hat kesimi üzerindeki gar ve istasyonlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>29.06.2026 – 03.07.2026 (İkinci Dalga):</strong> <strong>Sivas – Divriği</strong> hat kesimi üzerindeki gar ve istasyonlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>06.07.2026 – 10.07.2026 (Son Dalga):</strong> <strong>Sivas – Samsun</strong> hat kesimi üzerindeki gar ve istasyonlar.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>15 Günlük Kritik Yasaklar: Hayvan Otlatmak ve Arıcılık Yasak!</strong></h2>

<p>Mücadelede kullanılan kimyasal ilaçların, teneffüs edilmesi veya temas edilmesi durumunda insan ve hayvan sağlığını ciddi oranda etkileyici, hatta ölümcül özellik taşıdığı açıklandı. Vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak adına demiryolu güzergâhı ve yakınındaki arazilerde, <strong>ilaçlama tarihlerinden itibaren tam 15 gün boyunca</strong> aşağıdaki faaliyetlerin yapılması kesinlikle yasaklandı:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Vatandaşların ilaçlama yapılan sahaya, raylara ve istasyon çevrelerine yaklaşmaları hayati tehlike arz etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Küçükbaş ve büyükbaş hayvan sahiplerinin, belirtilen yerlerde <strong>hayvanlarını otlatmamaları</strong> önemle duyurulur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Demiryolu hattına yakın arazilerde <strong>ot hasadı</strong> yapılması yasaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bölgedeki arıcıların, ilaçlama sürecinden etkilenmemek adına <strong>arıcılık faaliyetlerinde bulunmamaları</strong> veya kovanlarını güvenli bölgelere taşımaları gerekmektedir.</p>
 </li>
</ol>

<h2><strong>TCDD Teyakkuzda: Vatandaşlar Dikkatli Olmalı!</strong></h2>

<p>TCDD Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı, belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresinde yaşayan vatandaşların, muhtemel zehirlenme vakalarına karşı son derece dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini yineledi. Hat güvenliği için zorunlu olan bu çalışma süresince, yapılan uyarıların can güvenliği için harfiyen uygulanması büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/samsun-sivas-kayseri-ve-divrigi-hatlarinda-zehirli-ilaclama-basliyor-hayvanlari-uzak-tutun</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/06/tcdd-ilaclama.webp" type="image/jpeg" length="64352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz İsabella Üzümü Nedir? Kokulu Üzümün Faydaları ve Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/karadeniz-isabella-uzumu-nedir-kokulu-uzumun-faydalari-ve-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/karadeniz-isabella-uzumu-nedir-kokulu-uzumun-faydalari-ve-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Bölgesi'nin en karakteristik meyvelerinden biri olan İsabella üzümü, halk arasında "kokulu üzüm", "kara üzüm", "Amerikan üzümü" veya bazı yörelerde "pepecura üzümü" olarak da biliniyor. Özellikle Trabzon, Rize, Giresun, Ordu, Samsun ve Artvin hattında yaygın olarak yetiştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>İsabella Üzümü Neden Bu Kadar Meşhur?</h3>

<p>İsabella üzümünün en belirgin özelliği yoğun ve kendine özgü aromasıdır. Diğer üzümlere göre daha keskin bir kokuya sahip olduğu için Karadeniz'de uzun yıllardır "kokulu üzüm" adıyla anılıyor. Koyu mor-siyah renkli kabuğu ve yeşilimsi etiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Karadeniz'in nemli iklimine dayanıklı olması nedeniyle bölgede yaygın olarak yetiştiriliyor. Özellikle mantar hastalıklarına karşı dayanıklılığı, diğer üzüm türlerine göre önemli bir avantaj sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Nerelerde Yetişiyor?</h3>

<p>Türkiye'de İsabella üzümü en çok:</p>

<ul>
 <li>Trabzon</li>
 <li>Rize</li>
 <li>Giresun</li>
 <li>Ordu</li>
 <li>Samsun</li>
 <li>Artvin</li>
</ul>

<p>illerinde yetiştiriliyor. Üzümün Karadeniz'deki üretim alanı Sinop'tan Artvin'e kadar uzanıyor.</p>

<h3>İsabella Üzümünden Neler Yapılıyor?</h3>

<p>Karadeniz mutfağında İsabella üzümü oldukça geniş kullanım alanına sahip.</p>

<p>Başlıca ürünler:</p>

<ul>
 <li>Taze sofralık üzüm</li>
 <li>Üzüm suyu</li>
 <li>Pekmez</li>
 <li>Reçel</li>
 <li>Pestil</li>
 <li>Sirke</li>
 <li>Pepecura (Karadeniz'e özgü üzüm tatlısı)</li>
</ul>

<p>olarak değerlendiriliyor. Özellikle Trabzon ve Rize'de pepecura yapımında en çok tercih edilen üzüm türlerinden biri olarak biliniyor.</p>

<h3>İsabella Üzümünün Faydaları</h3>

<p>Uzmanlar, İsabella üzümünün yüksek oranda antioksidan ve resveratrol içerdiğini belirtiyor. Bu nedenle bölgede halk arasında zaman zaman "ilaç üzüm" olarak da adlandırılıyor. Ancak bu ifade bilimsel bir tedavi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Potansiyel faydaları:</p>

<ul>
 <li>Güçlü antioksidan içeriği</li>
 <li>Bağışıklık sistemini destekleyici bileşenler</li>
 <li>Serbest radikallere karşı koruyucu etkiler</li>
 <li>Vitamin ve mineral bakımından zengin yapı</li>
</ul>

<p>olarak sıralanıyor.</p>

<h3>Samsun'da da Yetiştiriliyor</h3>

<p>Samsun'un özellikle kırsal bölgelerinde ve eski köy evlerinin bahçelerinde İsabella üzümüne sıkça rastlanıyor. Son yıllarda doğal ve aromatik ürünlere ilginin artmasıyla birlikte Karadeniz'in bu geleneksel üzümü yeniden değer kazanmaya başladı.</p>

<p>Kendine has kokusu nedeniyle ya çok sevilen ya da ilk kez deneyenleri şaşırtan İsabella üzümü, Karadeniz kültürünün en özgün tarımsal ürünlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/karadeniz-isabella-uzumu-nedir-kokulu-uzumun-faydalari-ve-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/06/isabella-uzumu.webp" type="image/jpeg" length="29390"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
