<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gerçek Taraf | Samsun Haber ; Son Dakika Samsunspor Haberleri</title>
    <link>https://www.gercektaraf.com.tr</link>
    <description>Gerçek Taraf; Samsun gazetesi olarak Samsun haber, Samsun haberleri ve son dakika gelişmelerini anlık sunar. Samsunspor ve gündem haberleri burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gercektaraf.com.tr/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Gerçek Taraf | Samsun Haber, Samsun Haberleri ve Son Dakika Haber Platformu. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 11:00:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Hedef Sadece İran Değil": Eski ABD’li Subaydan Türkiye ve Mısır İçin Kritik Uyarı!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/hedef-sadece-iran-degil-eski-abdli-subaydan-turkiye-ve-misir-icin-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/hedef-sadece-iran-degil-eski-abdli-subaydan-turkiye-ve-misir-icin-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski ABD Ordusu Subayı Stanislav Krapivnik, Orta Doğu’daki gerilime dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Krapivnik, İsrail’in bölgesel stratejisinin "Büyük İsrail" hedefiyle ilerlediğini iddia ederek, İran’dan sonraki hedeflerin Türkiye ve Mısır olabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu’da sular durulmazken, bölgedeki çatışma dinamiğine dair en çarpıcı analizlerden biri eski bir ABD Ordusu subayından geldi. Stanislav Krapivnik, İsrail’in askeri ve siyasi hamlelerinin sadece bir savunma stratejisi olmadığını, çok daha geniş kapsamlı bir ajandaya hizmet ettiğini iddia etti.</p>

<h2>"İran'ı Sadece Durdurmak Değil, Yok Etmek İstiyorlar"</h2>

<p>Krapivnik, İsrail’in İran’a yönelik tutumunun diplomatik bir çözümden ziyade tamamen "yok etme" odaklı olduğunu belirtti. Siyonist ideolojinin İran’ı varoluşsal bir engel olarak gördüğünü savunan eski subay, bölgedeki askeri hareketliliğin nihai bir tasfiye operasyonu niteliğinde olduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="1 Gerçek Taraf Samsun Haber-48" class="detail-photo img-fluid" height="744" src="https://gercektarafcomtr.teimg.com/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/1-gercek-taraf-samsun-haber-48.webp" width="1280" /></p>

<h2>"Büyük İsrail" İddiası: Hedefte Türkiye ve Mısır mı Var?</h2>

<p>Analizinde en dikkat çekici nokta ise Türkiye ve Mısır vurgusu oldu. Krapivnik’e göre, Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve çatışmaların arkasında yatan asıl motivasyon <strong>"Büyük İsrail"</strong> projesi. Bu proje kapsamında bölgenin güçlü aktörlerinin etkisiz hale getirilmesinin hedeflendiğini belirten Krapivnik, şu uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"İran’dan sonra hedef Türkiye ve Mısır olacak; çünkü nihai amaç 'Büyük İsrail'i inşa etmek. Herkesi kontrol altına almak istiyorlar ve bu doğrultuda bölgedeki potansiyel tüm güç odaklarının yok edilmesini veya etkisiz hale getirilmesini amaçlıyorlar."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2>Bölgesel Hakimiyet ve Güç Dengeleri</h2>

<p>Krapivnik'in bu çıkışı, uluslararası ilişkiler uzmanları arasında da geniş yankı uyandırdı. Bölgedeki mevcut dengelerin sarsılması, sadece sınırlar arası bir çatışma değil, aynı zamanda demografik ve siyasi bir yeniden yapılandırma çabası olarak görülüyor. Özellikle Türkiye ve Mısır gibi köklü devlet yapısına ve güçlü ordulara sahip ülkelerin "hedef" olarak gösterilmesi, bölgesel güvenliğin ne denli kritik bir eşikte olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>

<p>Bu açıklamalar, Genişletilmiş Orta Doğu Projesi (BOP) ve benzeri jeopolitik iddiaları yeniden tartışmaya açarken, Krapivnik gibi askeri kökenli figürlerin "kontrol altına alma" ve "etkisizleştirme" uyarıları siber ve konvansiyonel tehdit algısını da güçlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/hedef-sadece-iran-degil-eski-abdli-subaydan-turkiye-ve-misir-icin-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/buyuk-israil-plani.webp" type="image/jpeg" length="47233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: Bu dünyaya iyilikten başka bir şey yapmadım, artık iyi adam olmayacağım]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/trump-bu-dunyaya-iyilikten-baska-bir-sey-yapmadim-artik-iyi-adam-olmayacagim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/trump-bu-dunyaya-iyilikten-baska-bir-sey-yapmadim-artik-iyi-adam-olmayacagim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek “NO MORE MR NICE GUY” (İyi adamlığın bitti) çıkışı yaptı. Trump, anlaşma sağlanmazsa İran’daki her elektrik santrali ve her köprünün vurulacağını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamalarda İran’a yönelik tehditlerini artırdı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ateşkesi ihlal ettiğini iddia eden Trump, “NO MORE MR NICE GUY” (İyi adamlığın bitti) ifadesini kullanarak, İran’ın kendisine sunulan anlaşmayı kabul etmemesi halinde ülkedeki her elektrik santrali ve her köprünün vurulacağı tehdidinde bulundu . Açıklamalar, 8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla ilan edilen iki haftalık ateşkesin gölgesinde ve 20 Nisan’da İslamabad’da yapılması planlanan müzakereler öncesinde geldi .</p>

<h2>“NO MORE MR NICE GUY”: Trump’tan sert tehditler</h2>

<p>Trump, Truth Social hesabından yaptığı bir dizi paylaşımda İran’ı sert bir dille hedef aldı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda bir Fransız gemisine ve Birleşik Krallık’a ait bir yük gemisine ateş açtığını öne süren Trump, bunun “ateşkesin tamamen ihlali” olduğunu belirtti .</p>

<p>Trump’ın paylaşımlarında öne çıkan ifadeler şöyle:</p>

<blockquote>
<p>“NO MORE MR. NICE GUY! (İyi adamlığın bitti) Çok adil ve makul bir ANLAŞMA teklif ediyoruz. Kabul etmelerini umuyorum çünkü kabul etmezlerse, ABD İran’daki her bir Elektrik Santralini ve her bir Köprüyü havaya uçuracak. Hızlı ve kolay bir şekilde yok olacaklar” .</p>
</blockquote>

<p>Trump ayrıca “Tüm bir medeniyetin bu gece öleceğini, bir daha geri getirilemeyeceğini” söylediği önceki tehditlerini de hatırlatarak, “İRAN ÖLDÜRME MAKİNESİNE SON VERME ZAMANI GELDİ” ifadesini kullandı .</p>

<h2>Temsilciler İslamabad’a gidiyor</h2>

<p>Trump, 19 Nisan’da yaptığı bir başka açıklamada, ABD’li temsilcilerin 20 Nisan akşamı Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gideceğini ve müzakerelerde bulunacağını duyurdu . Trump, bu müzakerelerin İran için “son şans” olabileceğini ima etti.</p>

<p>ABD tarafını müzakerelerde Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın liderlik edeceği, Başkan Yardımcısı JD Vance’in ise “güvenlik gerekçeleriyle” görüşmelere katılmayacağı bildirildi . Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada, önümüzdeki haftaki görüşmelerin İran için “son şans” olacağını söyledi: “İran bu anlaşmayı imzalamazsa, ülkenin tamamı havaya uçurulacak” .</p>

<h2>İran ateşkesi ihlal etti mi?</h2>

<p>Çatışmalar, ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırılarıyla başlamış, Tahran da defalarca füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık vermişti . Savaş, 8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla ilan edilen iki haftalık ateşkesle durmuştu .</p>

<p>Ancak Trump’a göre İran, 18 Nisan’da Hürmüz Boğazı’nda tankerlere ateş açarak ateşkesi ihlal etti . İran daha önce, ABD’nin İran limanlarını ablukaya almaya devam etmesi nedeniyle stratejik su yolunu kapattığını duyurmuştu . Trump ise bu kararın aslında İran’a günde 500 milyon dolara mal olduğunu, ABD’nin ise bir şey kaybetmediğini iddia etti .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump’ın tehditleri, 5 Nisan’da yaptığı ve “Salı günü İran’da Elektrik Santrali Günü ve Köprü Günü olacak” dediği daha önceki bir paylaşımla paralellik gösteriyor . O dönemde Trump, “O lanet boğazı açın, sizi çılgın piçler, yoksa Cehennemde yaşayacaksınız” gibi küfürlü ifadeler de kullanmıştı .</p>

<h2>İran ile hâlâ görüşmeler sürüyor</h2>

<p>Sert tehditlere rağmen Trump, aynı gün ABC News’e yaptığı açıklamada İran ile hâlâ bir anlaşmaya varılabileceğine inandığını söyledi . Trump, “Bu iş olacak. Öyle ya da böyle. İyi yoldan ya da sert yoldan. Bu iş olacak. Bunu alıntılayabilirsiniz” ifadelerini kullandı .</p>

<p>Trump ayrıca Oval Ofis’te yaptığı açıklamada İran ile “çok iyi görüşmeler” yürüttüklerini belirtti . “Hiç donanmaları yok, hiç hava kuvvetleri yok, hiç liderleri yok. Hiçbir şeyleri yok. Aslında… buna zorunlu rejim değişikliği diyorsunuz, ama onlarla konuşuyoruz” dedi .</p>

<h2>“İyi adam” söylemi ve bağlamı</h2>

<p>Trump’ın “No more Mr nice guy” (İyi adamlığın bitti) çıkışı, başkanlığının özellikle dış politika alanında daha sert bir ton alacağının sinyali olarak yorumlanıyor. Trump’ın “iyi adam” ifadesini daha önceki dönemlerde görevden aldığı yetkililer için de kullandığı biliniyor . Eski Sağlık Bakanı Tom Price için “çok çok iyi bir adam”, eski Genel Sekreter Steve Bannon için “iyi bir adam” ifadelerini kullanmış, ardından bu isimler görevden alınmıştı .</p>

<p>Bu kez Trump, “iyi adam” olmayı bıraktığını açıkça ilan ederek, İran’a yönelik müzakere sürecinde artık diplomasiden çok sert güç kullanmaya hazırlandığı mesajını veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/trump-bu-dunyaya-iyilikten-baska-bir-sey-yapmadim-artik-iyi-adam-olmayacagim</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/komik-donald-trump.webp" type="image/jpeg" length="33859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO’dan Türkiye’ye askeri güç vurgusu: “İkinci en büyük ordu”]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/natodan-turkiyeye-askeri-guc-vurgusu-ikinci-en-buyuk-ordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/natodan-turkiyeye-askeri-guc-vurgusu-ikinci-en-buyuk-ordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamada Türkiye’nin İttifak içindeki askeri gücüne dikkat çekerek, “Türkiye, NATO’daki en güçlü ikinci orduya sahip” dedi. Shekerinska ayrıca Temmuz’daki Ankara Zirvesi’nin taahhütlerin hayata geçirilmesi açısından kritik olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, 17 Nisan 2026’da Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik önemini bir kez daha vurguladı . Shekerinska, “Türkiye, neredeyse 75 yıldır hepimiz için çok önemli bir müttefik. NATO’daki en büyük ikinci orduya sahipsiniz” ifadelerini kullanarak Ankara’nın askeri kapasitesine dikkat çekti . Açıklamalar, Temmuz 2026’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde ittifakın beklentilerini ve Türkiye’nin artan rolünü gözler önüne serdi .</p>

<h2>“Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip”</h2>

<p>Shekerinska, Türkiye’nin sadece asker sayısıyla değil, operasyonel tecrübesi ve savunma sanayii kapasitesiyle de ittifakın bel kemiğini oluşturduğunu belirtti . Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye, neredeyse 75 yıldır hepimiz için çok önemli bir müttefik. NATO’daki en büyük ikinci orduya sahipsiniz. Birçok operasyonumuza ve misyonumuza katıldınız ve liderlik ettiniz. Savunma sanayiine olan bağlılığınız çok güçlü.”</p>
</blockquote>

<p>NATO yetkilileri daha önce de Türkiye’nin ittifakın güney kanadındaki istikrar için kilit rol oynadığını vurgulamıştı . NATO Genel Sekreteri’nin Güney Komşuluk Özel Temsilcisi Javier Colomina, Şubat 2026’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin “Akdeniz’in güvenli bir havza olmasını sağlamada büyük rol oynadığını” belirtmişti .</p>

<h2>Türk jetleri Estonya’da hava devriyesi görevine katılacak</h2>

<p>Shekerinska, Türkiye’nin NATO içindeki dayanışma ruhunu somut bir örnekle desteklediğini duyurdu . İkinci yarıdan itibaren <strong>Türk savaş uçaklarının Estonya’da hava devriye görevine katılacağını</strong> açıklayan Shekerinska, “Bu dayanışmadır. Bu, ittifakı bir arada tutan güçtür ve Ankara Zirvesi’nde odaklanacağımız şey budur” dedi .</p>

<h2>Ankara Zirvesi: Taahhütlerden icraata geçiş</h2>

<p>Shekerinska’nın açıklamalarının merkezinde, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi yer aldı . Shekerinska, zirvenin sembolik bir toplantı olmaktan çıkıp somut çıktılar üretmesi gerektiğini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Lahey Zirvesi taahhütlerimizi göstermek içindi ve bunu başardı. Ankara ise bu taahhütlerin hayata geçirildiğini göstermemiz gereken zirve.”</p>
</blockquote>

<p>NATO müttefikleri, Lahey Zirvesi’nde savunma harcamalarının GSYH’nin yüzde 5’ine çıkarılması konusunda anlaşmıştı . Shekerinska, bu hedefe ulaşmak için savunma sanayiinde üretim artışı, ortak tedarik ve yenilikçi yaklaşımlar gerektiğini belirtti .</p>

<h2>“Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığı bir uyandırma çağrısı oldu”</h2>

<p>Shekerinska, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının NATO için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı . Savaşın ittifak üyeleri için bir “uyandırma çağrısı” niteliği taşıdığını belirten Shekerinska, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığı bir uyandırma çağrısı oldu. Önümüzdeki dönemde daha da güçlü bir jeopolitik rekabet dönemine hazırlanıyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>NATO’nun Baltık Denizi ve kuzey bölgelerinde uygulamaya koyduğu Baltic Sentry, Eastern Sentry ve Arctic Sentry gibi inisiyatiflerin ittifakın hızlı uyum sağlama kapasitesini gösterdiğini ifade etti .</p>

<h2>Uzmanlara göre Türkiye’nin artan önemi</h2>

<p>Savunma analistlerine göre, NATO’nun Türkiye’nin askeri gücüne yaptığı bu vurgu tesadüf değil. İttifak, özellikle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Karadeniz güvenliği</strong> ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanması</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Orta Doğu’daki krizler</strong> ve terörle mücadele operasyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Göç yönetimi</strong> ve Akdeniz’deki istikrar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Savunma sanayii kapasitesi</strong> (SİHA, İHA, F-16 modernizasyonu)</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi konularda Türkiye’nin kritik bir ortak olduğunu değerlendiriyor .</p>

<p><strong>Ne olacak?</strong> Ankara Zirvesi’nde NATO’nun Ukrayna’ya desteğinin sürmesi, savunma harcamalarının artırılması ve ittifakın doğu kanadının güçlendirilmesi gibi başlıkların öncelikli gündem maddeleri olması bekleniyor .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/natodan-turkiyeye-askeri-guc-vurgusu-ikinci-en-buyuk-ordu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/nato-gucleri-turkiye.webp" type="image/jpeg" length="72543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hiçbir ülke tarafından tanınmayan Liberland’a Türkiye’den 80 bin vatandaşlık başvurusu]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/hicbir-ulke-tarafindan-taninmayan-liberlanda-turkiyeden-80-bin-vatandaslik-basvurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/hicbir-ulke-tarafindan-taninmayan-liberlanda-turkiyeden-80-bin-vatandaslik-basvurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki sahipsiz topraklarda kurulan ancak hiçbir ülke tarafından tanınmayan Liberland Cumhuriyeti’ne Türkiye’den yaklaşık 80 bin kişi vatandaşlık başvurusu yaptı. Liberland Cumhurbaşkanı Vit Jedlicka, Türklerin en aktif başvuru sahipleri olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya üzerinde hiçbir ülke tarafından tanınmayan Liberland Cumhuriyeti, Türkiye’den rekor düzeyde vatandaşlık başvurusu alıyor. Hırvatistan ve Sırbistan arasında iki ülkenin de hak iddia etmediği 7 km²’lik bir arazi üzerinde kurulan mikro ulusun Cumhurbaşkanı Vit Jedlicka, İstanbul’da yaptığı basın toplantısında Türkiye’den yaklaşık 80 bin kişinin vatandaşlık başvurusunda bulunduğunu açıkladı . Jedlicka, “Oldukça heyecanlı bir Türk topluluğuyla karşı karşıyayız. İnsanlar vatandaşlık alma sürecinin başlamasını bekliyor” ifadelerini kullandı .</p>

<h2>Liberland nerede ve nasıl kuruldu?</h2>

<p>Liberland, Hırvatistan ile Sırbistan arasında Tuna Nehri üzerinde bulunan <strong>Gornja Siga</strong> adlı 7 kilometrekarelik bir arazi üzerinde kuruldu. 2015 yılında Çek siyasi aktivist Vit Jedlicka ve arkadaşları tarafından “özgürlükçü bir devlet” idealiyle kurulan mikro ulus, iki ülkenin de bu topraklar üzerinde hak iddia etmemesi nedeniyle “terra nullius” (sahipsiz toprak) statüsüyle ilan edildi .</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Özellik</strong></th>
   <th><strong>Detay</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Kuruluş Yılı</strong></td>
   <td>2015</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kurucu ve Cumhurbaşkanı</strong></td>
   <td>Vit Jedlicka (Çek)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Yüzölçümü</strong></td>
   <td>7 km²</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Konum</strong></td>
   <td>Hırvatistan-Sırbistan sınırı, Tuna Nehri kıyısı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Tanınma Durumu</strong></td>
   <td>Hiçbir ülke tarafından tanınmıyor</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Resmi İdeoloji</strong></td>
   <td>Özgürlükçülük, minimal devlet</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Liberland’a kimler vatandaşlık başvurusu yapabiliyor?</h2>

<p>Liberland Cumhurbaşkanı Vit Jedlicka’nın açıklamalarına göre, vatandaşlık başvurusu için temel şartlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Komünist veya ırkçı geçmişi olmamak</strong> – Başvuru sahiplerinin geçmişinde komünizm veya ırkçılıkla bağlantılı bir sicil bulunmaması gerekiyor</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şiddet karşıtlığı</strong> – Başvuranların şiddeti reddetmesi bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özgürlükçü değerlere saygı</strong> – Liberland’ın kuruluş felsefesine uyum</p>
 </li>
</ul>

<p>Jedlicka, “Her zaman dürüst bir sistemi, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hedefledik” diyerek başvuru sürecinde şeffaflığın ön planda olduğunu vurguladı .</p>

<h2>Türkiye’den neden bu kadar yoğun ilgi var?</h2>

<p>Liberland’ın blockchain teknolojisine verdiği önem ve dijital odaklı yönetim anlayışı, Türkiye’de özellikle genç nüfus arasında ilgi uyandırıyor. Jedlicka, “Özellikle blockchain teknolojisine ilgi duyduğumuzu bildikleri için bizimle irtibat kurmak istiyorlar” açıklamasını yaptı .</p>

<p>Görüşmeyi gerçekleştiren siyasetçi Gürsel Tekin ise şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye gibi bir ülkeden 80 bin kişinin başvuru yapması düşündürücü bir durumdur. Başvuranların büyük bölümünün genç nüfustan oluşması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Henüz tam anlamıyla oluşmamış bir ülkeye dünyanın pek çok yerinden başvuru olmasına rağmen Türkiye’nin ilk sırada yer alması ciddi bir meseledir” .</p>
</blockquote>

<h2>Başvurular ne kadar sürede sonuçlanacak?</h2>

<p>Liberland Cumhurbaşkanı Jedlicka, başvuruların kabul edilme oranına ilişkin soruyu yanıtlarken mevcut kısıtlamalara dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Şu anda komşularımızla olan ilişkilerimizden kaynaklı bazı kısıtlamalar söz konusu. Normal şartlarda yaklaşık 100 bin vatandaşı rahatlıkla ağırlayabilecek kapasitemiz bulunuyor. Ancak öncelikli olarak ‘e-residency’ dediğimiz elektronik oturum kimliklerinin dağıtımını gerçekleştiriyoruz. Topraklarda fiili yaşam için hazırlıklarımız ise halen devam ediyor” .</p>
</blockquote>

<p>Bu açıklamaya göre, başvuru sahiplerine önce <strong>e-residency (elektronik oturum)</strong> verilmesi planlanıyor. Fiziki yerleşim ve topraklarda fiili yaşam için hazırlıkların ise devam ettiği belirtiliyor . Başvuru ücretinin 150 dolar civarında olduğu ifade ediliyor .</p>

<p><img alt="Liberland" class="detail-photo img-fluid" height="596" src="https://gercektarafcomtr.teimg.com/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/liberland.webp" width="624" /></p>

<h2>Uzmanlara göre bu ilgi ne anlama geliyor?</h2>

<p>Siyaset bilimciler, tanınmayan bir mikro ulusa Türkiye’den bu kadar yoğun başvuru yapılmasını, vatandaşların mevcut sistemlere alternatif arayışının bir yansıması olarak değerlendiriyor. Özellikle genç nüfusun dijital dönüşüm, özgürlükçü yönetim modelleri ve blockchain teknolojisine olan ilgisinin bu başvuruları tetiklediği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Ne olacak?</strong> Liberland’ın uluslararası tanınırlığı bulunmadığı için verilecek pasaport ve kimlik belgelerinin hiçbir ülkede resmi geçerliliği olmayacak. Ancak e-residency sistemi ile dijital kimlik ve blockchain tabanlı hizmetlere erişim mümkün olabilecek. Jedlicka, normal şartlarda 100 bin kişilik kapasiteleri olduğunu belirtirken, komşu ülkelerle ilişkilerin normalleşmesi durumunda fiili yerleşimin de önünün açılabileceğini ifade ediyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/hicbir-ulke-tarafindan-taninmayan-liberlanda-turkiyeden-80-bin-vatandaslik-basvurusu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/liberland-basvuru.webp" type="image/jpeg" length="42979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Somali medyasından Türk askerine övgü: “Gece operasyonlarında düşman onları görmüyor”]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/somali-medyasindan-turk-askerine-ovgu-gece-operasyonlarinda-dusman-onlari-gormuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/somali-medyasindan-turk-askerine-ovgu-gece-operasyonlarinda-dusman-onlari-gormuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somali basınında yer alan haberlere göre, Türkiye’nin özel askerleri Afrika’da Eş-Şebab terör örgütüne karşı kritik operasyonlar yürütüyor. Gece görüş sistemleriyle donatılmış Türk birlikleri, düşmanın görmediği noktadan müdahale edebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Somali medyası, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki askeri varlığına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yayımladı. Haberde, Türk özel askerlerinin Somali’yi Eş-Şebab terör örgütüne karşı kurtarmak için bölgede olduğu ve sadece onların yönettiği operasyonlar bulunduğu belirtildi. Ayrıca Türk birliklerinin gece operasyonu yapmayı sağlayan gelişmiş sistemlere sahip olduğu, düşmanın onları göremediği ancak Türk askerlerinin her şeyi görebildiği ifade edildi.</p>

<h2>Türkiye’nin Somali’deki askeri varlığı: Gerçekler neyi gösteriyor?</h2>

<p>Somali medyasında yer alan bu değerlendirmeler, Türkiye’nin bölgedeki artan askeri angajmanının somut yansımaları olarak öne çıkıyor. Türkiye, Somali’de 2017’den bu yana “TURKSOM” olarak bilinen yurt dışındaki en büyük askeri üssünü işletiyor ve burada 16 binin üzerinde Somalili askere eğitim verdi .</p>

<p>Türkiye’nin askeri varlığı Şubat 2026 itibarıyla önemli ölçüde güçlendirildi. Üç adet F-16 Viper savaş uçağı, T129 ATAK helikopterleri ve deniz unsurları Mogadişu’ya konuşlandırıldı . Bu, Türkiye’nin bölgedeki en büyük askeri hamlesi olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Gece görüş kabiliyeti: “Düşman onları görmüyor”</h2>

<p>Somali medyasının özellikle vurguladığı gece operasyon kabiliyeti, Türk savunma sanayisinin ürünü olan <strong>AKINCI ve Bayraktar TB2 SİHA’lar</strong> sayesinde mümkün oluyor . Bu insansız hava araçları:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>24 saat kesintisiz uçuş</strong> kabiliyetine sahip</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gece görüş sistemleri</strong> ile donatılmış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yüksek irtifadan</strong> hedef tespiti yapabiliyor</p>
 </li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre AKINCI SİHA’lar, özellikle gece saatlerinde hareket eden Eş-Şebab hedeflerini etkisiz hale getirmede büyük avantaj sağlıyor .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Özel askerler” ve operasyonların kapsamı</h2>

<p>Türkiye’nin Somali’deki askeri rolü zaman içinde evrildi. Başlangıçta sadece eğitim, danışmanlık ve insani yardım ağırlıklı olan angajman, artık doğrudan operasyonel boyuta taşınmış durumda .</p>

<p>Türk askerleri ve Somalili Gorgor komandoları, Ocak 2026’da Orta Şabelle bölgesinde Eş-Şebab’a karşı <strong>üç saat süren ortak kara operasyonu</strong> düzenledi . Bu operasyon, Türk birliklerinin doğrudan çatışmaya girdiği ilk doğrulanmış anlaşmalardan biri oldu.</p>

<p>Türkiye’nin bölgedeki asker sayısı 2025 itibarıyla yaklaşık 800’e ulaştı . 2024’te imzalanan anlaşma kapsamında bu sayının 2026’da <strong>2.500’e çıkarılması</strong> planlanıyor .</p>

<h2>Somali için stratejik önem</h2>

<p>Türkiye’nin Somali’deki varlığı sadece terörle mücadeleyle sınırlı değil. Somali hükümeti ile imzalanan savunma anlaşması kapsamında Ankara:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Somali’nin karasularını korumayı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Deniz kaynaklarının geliştirilmesine yardımcı olmayı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Somali donanmasının kurulmasını desteklemeyi</p>
 </li>
</ul>

<p>taahhüt etti . Ayrıca Türk şirketleri Mogadişu’nun limanını ve havalimanını işletiyor.</p>

<p>Bölgedeki jeopolitik rekabet de Türkiye’nin angajmanını derinleştiriyor. İsrail’in Aralık 2025’te Somaliland’ı tanımasının ardından Türkiye, Somali’nin toprak bütünlüğüne verdiği desteği artırdı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/somali-medyasindan-turk-askerine-ovgu-gece-operasyonlarinda-dusman-onlari-gormuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/somatli-turk-askeri.webp" type="image/jpeg" length="75222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uganda Ordusu Komutanı Kainerugaba, Türkiye’ye yönelik tehdit paylaşımlarını sildi]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-ordusu-komutani-kainerugaba-turkiyeye-yonelik-tehdit-paylasimlarini-sildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-ordusu-komutani-kainerugaba-turkiyeye-yonelik-tehdit-paylasimlarini-sildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uganda Ordusu Komutanı General Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’den 1 milyar dolar ve “en güzel Türk kadınını” talep ederek diplomatik ilişkileri kesmekle tehdit ettiği paylaşımları kaldırıldı. Uganda’nın BM Daimi Temsilcisi “endişeye gerek yok” açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dakika gelişmesi olarak, Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı General Muhoozi Kainerugaba’nın sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı ve Türkiye’ye yönelik ağır tehditler içeren paylaşımları kaldırıldı. General Kainerugaba, daha önce yaptığı paylaşımlarda Türkiye’den 1 milyar dolar ve “ülkenin en güzel kadınını” talep etmiş, taleplerinin karşılanmaması halinde 30 gün içinde diplomatik ilişkilerin kesileceğini ve Türk Hava Yolları’nın uçuşlarının engelleneceğini belirtmişti . Paylaşımların yoğun tepki çekmesi ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulmasının ardından General Kainerugaba söz konusu tweet’lerini sildi.</p>

<h2>Kainerugaba ne talep etmişti?</h2>

<p>General Muhoozi Kainerugaba, 11 Nisan 2026 tarihinde X platformunda yaptığı bir dizi paylaşımda Türkiye’ye yönelik dikkat çekici taleplerde bulunmuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Talep</strong></th>
   <th><strong>Açıklama</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>1 milyar dolar</td>
   <td>“Güvenlik temettüsü” olarak nitelendirdi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>“En güzel Türk kadını”</td>
   <td>Eş olarak talep etti</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Diplomatik ilişkilerin kesilmesi</td>
   <td>Talepler karşılanmazsa 30 gün içinde</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Türk Hava Yolları’nın engellenmesi</td>
   <td>Uçuşların durdurulacağını söyledi</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>General Kainerugaba, bu taleplerinin gerekçesi olarak Uganda’nın Somali’de yaklaşık 20 yıldır Eş-Şebab terör örgütüne karşı savaştığını, Türkiye’nin ise Somali’deki liman ve havalimanı projelerinden büyük ekonomik kazançlar elde ettiğini öne sürdü .</p>

<h2>Paylaşımlar neden silindi?</h2>

<p>General Kainerugaba’nın tehdit içeren paylaşımları, uluslararası basında geniş yankı buldu ve yoğun eleştiri aldı. Hindistan merkezli Hindustan Times, Zee News, Times of India, The Week ve NDTV gibi birçok büyük medya kuruluşu olayı manşetlerine taşıdı .</p>

<p>Kainerugaba’nın daha önce de benzer çıkışları olduğu biliniyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2022’de İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye</strong> evlenme teklif etmiş, 100 inek karşılığında evlenmek istediğini söylemişti</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Aynı yıl Kenya’yı</strong> “Nairobi’yi iki haftada ele geçiririm” diyerek tehdit etmiş, bu açıklamalarının ardından babası Devlet Başkanı Museveni özür dilemek zorunda kalmış ve Kainerugaba geçici olarak görevden alınmıştı</p>
 </li>
</ul>

<h2>Uganda hükümetinden yatıştırıcı mesajlar</h2>

<p>General Kainerugaba’nın paylaşımlarının silinmesinin ardından Uganda hükümeti, Türkiye ile ilişkilerin normal seyrinde devam edeceğine dair mesajlar verdi.</p>

<p>Uganda’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Adonia Ayebare, yaptığı açıklamada endişeye mahiya olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı :</p>

<blockquote>
<p>“Kainerugaba’nın tweet’leri, Uganda’nın ciddi endişelerinin ele alınma şekline duyulan memnuniyetsizliğin bir yansımasıdır. Uganda, Türk dostlarımızla ilişkilerine değer veriyor ancak bu, egemenliğimiz pahasına olmayacak. Uganda, endişelerimizi çözmeye yönelik iyi niyetli görüşmelere hazırdır. Endişeye gerek yok.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’nin Kampala Büyükelçisi Fikret Kerem Alp’in, Uganda Devlet Bakanı Henry Okello Oryem ile görüşmeler gerçekleştirdiği ve iki ülke arasındaki diplomatik temasların devam ettiği de öğrenildi .</p>

<p>[related-posts id="53248" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>Muhoozi Kainerugaba kimdir?</h2>

<p>General Muhoozi Kainerugaba, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğludur ve Uganda Savunma Kuvvetleri’nin (UPDF) en üst düzey komutanlarından biridir . 50 yaşındaki Kainerugaba, babasının uzun süredir devam eden iktidarının ardından olası bir halef olarak görülmektedir .</p>

<p>Kainerugaba, özellikle sosyal medyadaki provokatif ve diplomatik protokole uymayan açıklamalarıyla tanınıyor. Daha önce Rusya-Ukrayna savaşında Vladimir Putin’e destek verdiğini açıklamış, İsrail’e 100 bin asker göndermeye hazır olduğunu söylemişti .</p>

<h2>Kısa Bilgi Kutusu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Olay</strong></th>
   <th>General Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik tehdit paylaşımlarını silmesi</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Tarih</strong></td>
   <td>11-12 Nisan 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Şahıs</strong></td>
   <td>Muhoozi Kainerugaba (Uganda Ordusu Komutanı, Devlet Başkanı Museveni’nin oğlu)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Talep</strong></td>
   <td>1 milyar dolar + “en güzel Türk kadını”</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Tehdit</strong></td>
   <td>30 günde diplomatik ilişkilerin kesilmesi, THY uçuşlarının engellenmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Gerekçe</strong></td>
   <td>Somali’deki güvenlik katkısı karşılığında “temettü”</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Son Durum</strong></td>
   <td>Paylaşımlar silindi, Uganda BM Daimi Temsilcisi “endişeye gerek yok” dedi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Diplomatik temas</strong></td>
   <td>Türk Büyükelçi ile Uganda Bakanı görüştü</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-ordusu-komutani-kainerugaba-turkiyeye-yonelik-tehdit-paylasimlarini-sildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/1gercek-taraf-haber-samsun-444.webp" type="image/jpeg" length="73776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uganda Nerede, Konumu, Dini, Dili ve Türkiye ile İlişkileri]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-nerede-konumu-dini-dili-ve-turkiye-ile-iliskileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-nerede-konumu-dini-dili-ve-turkiye-ile-iliskileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Afrika'da denize kıyısı olmayan Uganda, Hristiyan çoğunluğa sahip, resmi dilleri İngilizce ve Svahili olan bir cumhuriyettir. Türkiye ile son yıllarda gelişen ekonomik ve askeri ilişkiler, Nisan 2026'da Uganda'lı bir komutanın sert çıkışıyla sarsıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afrika kıtasının doğusunda, denize kıyısı olmayan bir ülke olan Uganda, son günlerde ordusunun üst düzey komutanının Türkiye'ye yönelik sert ültimatomuyla gündeme geldi. Peki Uganda nerede, hangi din ve dil hakim ve Türkiye ile ilişkileri ne durumda? İşte Doğu Afrika'nın bu stratejik ülkesi hakkında merak edilenler ve iki ülke arasındaki son krizin perde arkası.</p>

<h2>Uganda Nerede? Coğrafi Konumu</h2>

<p>Uganda, Afrika kıtasının <strong>doğu kesiminde</strong> yer alan ve denize kıyısı olmayan bir kara ülkesidir . Ülkenin sınır komşularını şunlar oluşturmaktadır :</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Yön</strong></th>
   <th><strong>Komşu Ülke</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Kuzey</td>
   <td>Güney Sudan</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Doğu</td>
   <td>Kenya</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Güney</td>
   <td>Tanzanya (çoğu sınır Victoria Gölü ile)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Güneybatı</td>
   <td>Ruanda</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Batı</td>
   <td>Demokratik Kongo Cumhuriyeti</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başkent:</strong> Kampala (1.2 milyon nüfus)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yüzölçümü:</strong> 241.038 km² (Afrika'nın 31., dünyanın 80. büyük ülkesi)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Para Birimi:</strong> Uganda Şilingi (UGX)</p>
 </li>
</ul>

<p>Ülkenin güney kısmından <strong>Ekvator çizgisi</strong> geçmektedir . Yüksek rakımı sayesinde ekvator üzerinde olmasına rağmen iklimi ılımandır; gündüz sıcaklıkları genellikle 25-30°C arasında seyreder .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uganda'da Hangi Dinler ve Diller Var?</h2>

<h3>Dinler</h3>

<p>Uganda'da <strong>Hristiyanlık</strong> en yaygın dindir. Güncel verilere göre ülkedeki din dağılımı şöyledir :</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Din</strong></th>
   <th><strong>Oran</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Hristiyan</td>
   <td>%66</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Müslüman</td>
   <td>%16</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Geleneksel Afrika dinleri ve diğer</td>
   <td>%18</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Ülke genelinde Katolik ve Protestan mezhepleri yaygınken, İslam nüfusun çoğunluğu Sünni'dir. Ülke aynı zamanda <strong>İslam Konferansı Örgütü'ne</strong> (şimdiki adıyla İslam İşbirliği Teşkilatı) üyedir .</p>

<h3>Diller</h3>

<p>Uganda'nın <strong>resmi dilleri İngilizce ve Svahili (Swahili)</strong>'dir . Bununla birlikte ülkede birçok yerel dil konuşulmaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Luganda:</strong> En yaygın konuşulan yerel dillerden biri, özellikle başkent Kampala ve çevresinde</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diğer Bantu dilleri:</strong> Runyankore, Lusoga, Lunyole</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nil-Sahra dilleri:</strong> Luo, Ateso</p>
 </li>
</ul>

<p>Uganda, adını ülkenin güneyinde yer alan <strong>Buganda Krallığı'ndan</strong> almaktadır. "Buganda", Bagandalıların yaşadığı ve Luganda dilini konuştukları yer anlamına gelir .</p>

<h2>[related-posts id="53248" color="bg-primary"][/related-posts]</h2>

<h2>Türkiye ile İlişkiler: İşbirliğinden Gerilime</h2>

<h3>Mevcut İlişkiler ve İşbirliği</h3>

<p>Türkiye ile Uganda arasındaki diplomatik ilişkiler, <strong>2010 yılında Ankara'nın Kampala'da büyükelçilik açmasıyla</strong> resmen başladı . O günden bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler her alanda gelişme gösterdi.</p>

<p><strong>Ekonomik İlişkiler:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>2025 yılı itibarıyla ticaret hacmi yaklaşık <strong>100 milyon dolar</strong> düzeyinde</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uganda'nın Türkiye'ye kahve ihracatında büyük artış (2019-2024 arasında %2.200)</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Askeri İşbirliği:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>2016'dan bu yana savunma işbirliği anlaşmaları bulunuyor</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ocak 2026'da Uganda Savunma Bakanı Jacob Oboth, Türkiye'yi Uganda'da <strong>askeri teçhizat üretim üssü</strong> kurmaya davet etti</p>
 </li>
 <li>
 <p>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile <strong>Bayraktar TB2 SİHA</strong> tedariki konusunda görüşmeler yapıldı</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca Mart 2026'da Uganda, İran'dan tahliye edilen vatandaşlarının geçişi için Türkiye'ye teşekkür etti .</p>

<h3>Nisan 2026 Krizi: Komutandan Sert Çıkış</h3>

<p>11 Nisan 2026'da Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı General <strong>Muhoozi Kainerugaba</strong> (Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin oğlu), sosyal medyadan yaptığı açıklamalarda Türkiye'ye sert bir ültimatom verdi .</p>

<p><strong>Kainerugaba'nın Talepleri ve Tehditleri:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>1 milyar dolar</strong> talep etti</p>
 </li>
 <li>
 <p>Talebin karşılanmaması halinde <strong>30 gün içinde</strong> diplomatik ilişkilerin kesileceğini belirtti</p>
 </li>
 <li>
 <p>Türk Hava Yolları uçuşlarının engellenebileceğini söyledi</p>
 </li>
</ol>

<p><strong>Krize Sebep Olan Faktörler</strong> (basına yansıyan haberlere göre):</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Gerginlik Kaynağı</strong></th>
   <th><strong>Açıklama</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Somali'deki nüfuz rekabeti</strong></td>
   <td>Uganda, uzun yıllardır Somali'de Eş-Şebab'a karşı savaşan en büyük asker gönderen ülkelerden. Kainerugaba, Türk şirketlerinin Somali'deki güvenlik ortamından ekonomik olarak faydalandığını, Uganda'nın bu faydadan pay alması gerektiğini savunuyor .</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fred Lumbuye vakası</strong></td>
   <td>Uganda, Türkiye'de yaşayan muhalif gazeteci/youtuber Fred Lumbuye'nin iadesini talep ediyor; Türkiye ise iade talebini reddediyor .</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Demiryolu sözleşmesi</strong></td>
   <td>Uganda, Türk firması Yapı Merkezi ile 2.2 milyar dolarlık demiryolu projesinden finansman gecikmeleri gerekçesiyle vazgeçti .</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bölgesel rekabet</strong></td>
   <td>Türkiye'nin Somali ve Etiyopya ile artan askeri işbirliği, Uganda'nın geleneksel etki alanına bir müdahale olarak yorumlanıyor .</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Son Durum ve Değerlendirme</h2>

<p>General Kainerugaba'nın bu çıkışının <strong>Uganda hükümetinin resmi politikası mı yoksa kişisel bir pozisyon mu</strong> olduğu henüz netlik kazanmış değil. Zira sadece birkaç ay önce, Ocak 2026'da Uganda Savunma Bakanı, Türkiye ile askeri işbirliğini derinleştirmek istediklerini resmen açıklamıştı .</p>

<p>Türkiye'den konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Önümüzdeki 30 günlük süreç, iki ülke arasındaki diplomatik krizin seyrini belirleyecek.</p>

<h2>Kısa Bilgi Kutusu: Uganda</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Özellik</strong></th>
   <th><strong>Bilgi</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Resmi Adı</strong></td>
   <td>Uganda Cumhuriyeti</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Başkent</strong></td>
   <td>Kampala</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Yüzölçümü</strong></td>
   <td>241.038 km²</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Nüfus</strong></td>
   <td>~35 milyon (2013 tahmini)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Resmi Diller</strong></td>
   <td>İngilizce, Svahili</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Din</strong></td>
   <td>%66 Hristiyan, %16 Müslüman</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Yönetim Biçimi</strong></td>
   <td>Cumhuriyet</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bağımsızlık</strong></td>
   <td>9 Ekim 1962 (İngiltere'den)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Para Birimi</strong></td>
   <td>Uganda Şilingi (UGX)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Telefon Kodu</strong></td>
   <td>+256</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-nerede-konumu-dini-dili-ve-turkiye-ile-iliskileri</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/uganda-nerede.webp" type="image/jpeg" length="94283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uganda Komutanı Muhoozi Kainerugaba’dan Türkiye’ye 1 milyar dolar ve 30 günlük tehdit]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-komutani-muhoozi-kainerugabadan-turkiyeye-1-milyar-dolar-ve-30-gunluk-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-komutani-muhoozi-kainerugabadan-turkiyeye-1-milyar-dolar-ve-30-gunluk-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı Muhoozi Kainerugaba, Türkiye’den 1 milyar dolar talep etti. Talebin karşılanmaması halinde 30 gün içinde diplomatik ilişkilerin sonlandırılacağını açıklayan Kainerugaba’nın bu çıkışının ardındaki neden ve olası sonuçlar merak konusu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dakika gelişmesi olarak, Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı (CDF) General Muhoozi Kainerugaba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’ye sert bir ültimatom verdi. “Türkiye’den en az 1 milyar dolar istiyoruz. Sorunlarımızı ele almazlarsa, önümüzdeki 30 gün içinde Türkiye ile tüm diplomatik ilişkileri sonlandıracağız” diyen Kainerugaba, ayrıca Türk Hava Yolları’nın uçuşlarının da engellenebileceğini belirtti . Uganda’nın en güçlü askeri figürlerinden biri olan ve Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu olan Kainerugaba’nın bu çıkışı, iki ülke arasında son yıllarda hızla gelişen ekonomik ve askeri ilişkilerin geleceğine dair soru işaretleri yarattı.</p>

<h2>Muhoozi Kainerugaba kimdir ve neden bu talebi yapıyor?</h2>

<p>General Muhoozi Kainerugaba, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu olmasının yanı sıra, ülkenin en üst düzey askeri komutanı olarak görev yapıyor. Kainerugaba, özellikle sosyal medyadaki açıklamalarıyla sık sık gündeme gelen ve Uganda’daki siyasi-askeri dengelerde belirleyici bir aktör olarak biliniyor.</p>

<p>Kainerugaba’nın Türkiye’den 1 milyar dolar talep etmesinin ardında yatan spesifik neden kamuoyuna tam olarak açıklanmış değil. Ancak yaptığı açıklamada kullandığı “kendilerini düzeltmelerini bekledik” ifadesi, muhtemelen daha önce Türkiye ile yapılan bazı anlaşmaların veya beklentilerin karşılanmadığına işaret ediyor </p>

<p>[related-posts id="53251" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>Uganda ile Türkiye arasındaki mevcut ilişkiler ne durumda?</h2>

<p>Türkiye ile Uganda arasındaki diplomatik ilişkiler, 2010 yılında Ankara’nın Kampala’da büyükelçilik açmasıyla resmen başladı . O günden bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler her alanda hızla gelişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ekonomik ilişkiler ve ticaret</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Yıl</strong></th>
   <th><strong>Ticaret Hacmi</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>2024</td>
   <td>75 milyon dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2025 (Ağustos)</td>
   <td>96 milyon dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2025 (Yıl sonu beklentisi)</td>
   <td>120 milyon dolar</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Uganda’nın Türkiye’ye ihracatı 2019’da 40 milyon dolarken 2023’te 91 milyon dolara yükseldi . Özellikle kahve ihracatında büyük sıçrama yaşandı: 2019’da 2 bin torba (120 ton) olan kahve ihracatı, 2024’te 44 bin torbaya (2 bin 640 ton) ulaştı; bu <strong>yüzde 2.200’lük bir artış</strong> anlamına geliyor .</p>

<h3>Türk şirketlerinin Uganda’daki yatırımları</h3>

<p>Türk firmaları Uganda’nın altyapı ve inşaat sektöründe önemli projeler üstleniyor :</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yapı Merkezi:</strong> Malaba-Kampala Standart Hat Demiryolu’nu inşa ediyor. Bu proje, Mombasa’dan Kampala’ya yük taşımacılığı maliyetlerini yarıya indirecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Summa:</strong> Hoima Şehir Stadı’nı tamamlıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gülsan İnşaat:</strong> Apac-Lira-Puranga yolunu yapıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Polatyol:</strong> Muyembe-Nakapiripirit yolunu bitiriyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca, Beko ve Dr. Mattress gibi Türk markaları Uganda pazarında faaliyet gösteriyor ve yerel istihdama katkı sağlıyor .</p>

<h3>Askeri işbirliği</h3>

<p>Türkiye ile Uganda arasında 2016 yılından bu yana savunma işbirliği anlaşmaları bulunuyor. Uganda, Türkiye’nin Afrika’daki en önemli askeri ortaklarından biri konumunda. Uganda Savunma Bakanı Jacob Oboth, Aralık 2024’te yaptığı açıklamada Türkiye’yi Uganda’da bir <strong>savunma sanayi üretim üssü</strong> kurmaya davet etmişti . Uganda’nın ticari kolu olan National Enterprise Corporation (NEC) aracılığıyla teknoloji transferi ve ortak üretim hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Uganda arasında <strong>Bayraktar TB2 SİHA</strong> tedariki konusunda görüşmeler yapıldığı biliniyor.</p>

<h2>Kainerugaba neden Türkiye’yi hedef aldı?</h2>

<p>General Kainerugaba’nın bu sert çıkışının ardında birkaç olası neden olabilir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Savunma sanayi anlaşmazlığı:</strong> Türkiye ile Uganda arasında devam eden SİHA tedariki veya ortak üretim görüşmelerinde tıkanma yaşanmış olabilir. Kainerugaba’nın “sorunlarımız” ifadesi, askeri alandaki beklentilerin karşılanmadığına işaret ediyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Finansman talebi:</strong> Uganda’nın devam eden altyapı projeleri (özellikle demiryolu) ve savunma harcamaları için ek finansmana ihtiyacı olabilir. 1 milyar dolarlık talep, bu projelerin finansmanıyla ilgili olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Siyasi mesaj:</strong> Uganda’da 2026 yılı seçim yılı. Kainerugaba’nın bu çıkışı, iç politikada milliyetçi bir söylemle kamuoyuna mesaj verme amacı taşıyor olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kişisel faktör:</strong> Kainerugaba, daha önce de sosyal medyada diplomatik protokole uymayan açıklamalarıyla gündeme gelmişti. Bu çıkış, Uganda ordusunun resmi politikasından ziyade kişisel bir pozisyonu yansıtıyor olabilir.</p>
 </li>
</ol>

<h2>Diplomatik ilişkiler kesilirse ne olur? Olası sonuçlar</h2>

<p>Eğer Kainerugaba’nın tehdidi gerçekleşir ve Uganda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler 30 gün içinde kesilirse, sonuçları ağır olur:</p>

<h3>1. Ekonomik kayıplar</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ticaret durma noktasına gelir:</strong> Yıllık 100 milyon doları aşan ticaret hacmi sıfırlanır .</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Türk şirketlerinin projeleri tehlikeye girer:</strong> Yapı Merkezi’nin demiryolu projesi, Summa’nın stadyum inşaatı ve diğer altyapı projeleri askıya alınabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uganda kahvesi Türkiye pazarını kaybeder:</strong> Kahve ihracatındaki yüzde 2.200’lük artış boşa gider. Uganda’nın 2025’te Türkiye’ye kahve ihracatından 1,5 milyar dolar gelir elde etme hedefi de suya düşer .</p>
 </li>
</ul>

<h3>2. Askeri işbirliğinin sonu</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>SİHA tedariki ve savunma sanayi işbirliği iptal olur.</strong> Uganda’nın terörle mücadele kapasitesi zayıflar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Askeri eğitim programları ve teknik destek sona erer.</strong></p>
 </li>
</ul>

<h3>3. Sivil toplum ve eğitim alanında kayıplar</h3>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’nin bugüne kadar <strong>600’den fazla Ugandalı öğrenciye</strong> sağladığı Türkiye Bursları sona erer .</p>
 </li>
 <li>
 <p>TİKA ve Türk STK’larının Uganda’daki kalkınma projeleri durur.</p>
 </li>
</ul>

<h3>4. Ulaşım ve bağlantı sorunları</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Türk Hava Yolları’nın</strong> Entebbe-İstanbul seferleri durdurulur. Bu durum, Uganda’nın dünyaya açılan en önemli havayolu bağlantılarından birini kaybetmesi anlamına gelir . Şu anda haftada 9 sefer düzenleniyor ve İstanbul üzerinden 340’tan fazla destinasyona bağlantı sağlanıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3>5. Bölgesel dengelerde değişim</h3>

<p>Uganda, Doğu Afrika’nın en istikrarlı ülkelerinden biri ve Türkiye’nin bölgedeki en önemli ortaklarından. Diplomatik kopuş:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’nin Afrika açılımı politikasında ciddi bir darbe olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bölgede Çin, Rusya veya Körfez ülkelerinin etkisini artırabilir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Ne olacak? Olası senaryolar</h2>

<p>Uzmanlar, Kainerugaba’nın bu çıkışının Uganda hükümetinin resmi politikası olmadığına dikkat çekiyor. Zira aynı dönemde Uganda hükümet yetkilileri, Türk yatırımcıları ülkeye davet etmeye devam ediyor . Bu nedenle üç olası senaryo öne çıkıyor:</p>

<p><strong>Senaryo 1 (En olası):</strong> Türkiye ile Uganda hükümeti arasında diplomatik temaslar başlatılır. Kainerugaba’nın açıklamaları “kişisel görüş” olarak nitelendirilir ve kriz yatıştırılır.</p>

<p><strong>Senaryo 2:</strong> Türkiye, Uganda’ya yönelik mevcut yardım ve yatırımları artırarak Kainerugaba’nın talebini karşılamaya çalışır. Ancak 1 milyar dolarlık talep oldukça yüksek bir rakam.</p>

<p><strong>Senaryo 3 (En düşük ihtimal):</strong> Kainerugaba tehdidini gerçekleştirir, diplomatik ilişkiler kesilir. Bu durumda hem Türkiye hem de Uganda büyük kayıplar yaşar.</p>

<h2>Kısa Bilgi Kutusu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Olay</strong></th>
   <th>Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye ültimatomu</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Tarih</strong></td>
   <td>11 Nisan 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Taraflar</strong></td>
   <td>Uganda (General Muhoozi Kainerugaba) - Türkiye</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Talep</strong></td>
   <td>1 milyar dolar + “sorunların çözülmesi”</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Tehdit</strong></td>
   <td>30 gün içinde diplomatik ilişkilerin kesilmesi, Türk Hava Yolları’nın engellenmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Mevcut ticaret hacmi</strong></td>
   <td>~100 milyon dolar/yıl (2025)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Türk yatırımları</strong></td>
   <td>Demiryolu, stadyum, yol inşaatları, beyaz eşya, mobilya</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Askeri işbirliği</strong></td>
   <td>2016’dan beri devam eden savunma anlaşmaları, SİHA tedarik görüşmeleri</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Süreç durumu</strong></td>
   <td>Türkiye’den henüz resmi açıklama yapılmadı</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/uganda-komutani-muhoozi-kainerugabadan-turkiyeye-1-milyar-dolar-ve-30-gunluk-tehdit</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/04/muhoozi-kainerugaba.webp" type="image/jpeg" length="47657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[60 Saniyede 580 Milyon Dolar: Trump'ın İran Açıklaması Öncesi Petrol Piyasasında Şüpheli İşlemler]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/60-saniyede-580-milyon-dolar-trumpin-iran-aciklamasi-oncesi-petrol-piyasasinda-supheli-islemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/60-saniyede-580-milyon-dolar-trumpin-iran-aciklamasi-oncesi-petrol-piyasasinda-supheli-islemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın 23 Mart 2026'da İran'a yönelik saldırıları geçici olarak durdurduğunu açıklamasından dakikalar önce, petrol vadeli işlemler piyasasında dev bir hareketlilik yaşandı. Sadece 60 saniye içinde 6 bin 200 sözleşme (6,22 milyon varil) satıldı ve yaklaşık 580 milyon dolarlık işlem gerçekleşti. Uzmanlar, bu olağan dışı işlem hacminin, açıklamanın içeriğini önceden bilen birilerinin piyasaya yön verdiği şüphesini doğurduğunu belirtiyor .]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>60 Saniyelik Şüpheli İşlem</h2>

<p>23 Mart 2026 Pazartesi günü, ABD'de saat 06.49'da ham petrol vadeli işlem hacmi bir anda fırladı. Normalde dakikada birkaç yüz kontrat seviyesinde olan işlem hacmi, 06.49 ile 06.50 arasında yaklaşık 3 bin kontrata (3 bin sözleşme) yükseldi . Bu olağan dışı hareket, piyasada birilerinin önemli bir gelişmeden haberdar olduğu izlenimini yarattı.</p>

<p>Sadece 60 saniye içinde, Brent ve Batı Teksas tipi ham petrol vadeli işlemlerinde 6,22 milyon varile eş değer <strong>6 bin 200 sözleşme</strong> satıldı. Bu işlemlerin toplam değeri yaklaşık <strong>580 milyon dolar</strong> olarak hesaplandı .</p>

<h2>Trump'ın Açıklaması ve Piyasa Tepkisi</h2>

<p>Saat 07.05'te ise Donald Trump, Truth Social platformu üzerinden İran ile "çok iyi ve verimli" görüşmeler yapıldığını ve enerji tesislerine yönelik saldırılara 5 gün ara verileceğini duyurdu . Haberin ardından petrol fiyatları sert düşüş yaşadı. Bu, tam da saatler önce piyasaya milyarlarca dolarlık satış emri giren yatırımcıların beklentisiyle tamamen örtüşüyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu işlem hacmi, Trump'ın açıklamasından yaklaşık 16 dakika önce gerçekleşti. Sanki birileri, piyasanın aleyhine hareket edecek bu kritik bilgiyi önceden almış ve pozisyonunu buna göre düzenlemişti. Aynı dakikalarda S&amp;P 500 vadeli işlemlerinin de yükselmeye başlaması, piyasada koordineli bir pozisyon alındığını gösteriyordu .</p>

<h2>Polimarket'teki Şüpheli Bahisler</h2>

<p>Sadece petrol piyasası değil, tahmin platformu Polymarket'te de benzer şüpheli hareketler yaşandı. Savaş başlamadan önceki cuma günü, New York Times analizine göre 150'den fazla Polymarket hesabı, ABD'nin ertesi gün İran'a saldıracağını öngören yüzlerce bahis yaptı .</p>

<p>Polymarket'in geçmişinde benzer şüpheli işlemler bulunuyor. 2 Ocak'ta bir yatırımcı, Venezuela lideri Nicolás Maduro'nun yakalanacağına dair yaptığı bahisle yaklaşık 32 bin doları 400 bin doların üzerine çıkardı. Bu gelişme ertesi sabah duyurulmuştu .</p>

<p><img alt="Untitled 6-6" class="detail-photo img-fluid" height="761" src="https://gercektarafcomtr.teimg.com/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/untitled-6-6.webp" width="813" /></p>

<p>Geçtiğimiz Nisan ayında da Trump'ın "Kurtuluş Günü" tarifelerini 90 günlüğüne askıya aldığını açıklamasından dakikalar önce, hisse senedi piyasasında yükseliş beklentili işlemlerde ani bir artış görülmüştü .</p>

<h2>Trump Ailesinin Polymarket ile Bağlantısı</h2>

<p>Polymarket'in yatırımcıları arasında dikkat çeken bir isim bulunuyor: <strong>Donald Trump Jr.</strong> (Başkan Trump'ın oğlu). 1789 Capital adlı fon, 2024 yılında Polymarket'e yatırım yaptı. Aynı yılın Ağustos ayında Donald Trump Jr., şirkete danışman olarak katıldı .</p>

<p>Başkan Trump'ın 2025 yılında yeniden seçilmesinin ardından, ABD'nin kripto para ve tahmin piyasalarına yönelik düzenleyici yaklaşımında gözle görülür bir yumuşama yaşandı. Trump yönetimi döneminde, Polymarket'e yönelik uzun süredir devam eden federal soruşturmalar kapatıldı .</p>

<p>2025 yılında, Trump ailesinin sahibi olduğu Truth Social platformu, "Truth Predict" adlı kendi tahmin piyasası ürününü başlattı. Trump Media &amp; Technology Group CEO'su Devin Nunes, bu hizmeti "bilginin demokratikleştirilmesi" olarak tanımladı .</p>

<h2>Beyaz Saray'dan Açıklama</h2>

<p>Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, federal çalışanların tamamının kamuya açık olmayan bilgileri finansal kazanç için kullanmayı yasaklayan etik kurallara tabi olduğunu belirtti. Desai, "Herhangi bir kanıt olmadan yönetim yetkililerinin böyle faaliyetlere karıştığını ima etmek temelsiz ve sorumsuz bir haberciliktir" ifadelerini kullandı .</p>

<h2>Trump'ın Başkanlık Dönemi Boyunca Benzer Olaylar</h2>

<p>Bu olay, Trump başkanlığı döneminde yaşanan bir dizi şüpheli piyasa hareketinden sadece biri. Trump ailesinin müttefikleri, bağışçıları ve aile üyeleri, Başkan'ın politikalarından doğrudan etkilenen piyasalarda zaman zaman yüksek kazançlar elde etti.</p>

<p>Örneğin, Trump ailesinin kripto para girişimi, Başkan'ın seçilmesinin ardından milyarlarca dolar gelir elde etti. Bu girişime yatırım yapanlar arasında, daha sonra ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile dolandırıcılık davasını uzlaşmayla kapatan Çinli bir kripto milyarderi ve Washington'da yapay zeka çipleri için lobi yapan Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir prens de bulunuyor .</p>

<h2>Kısa Bilgi Kutusu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Konu</strong></th>
   <th><strong>Detay</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Tarih</strong></td>
   <td>23 Mart 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İşlem zamanı</strong></td>
   <td>ABD saati 06.49-06.50</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Trump'ın açıklaması</strong></td>
   <td>07.05 (Truth Social)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İşlem hacmi</strong></td>
   <td>6 bin 200 sözleşme (60 saniyede)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İşlem değeri</strong></td>
   <td>Yaklaşık 580 milyon dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Emtia</strong></td>
   <td>Brent ve WTI ham petrol vadeli işlemleri</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Şüpheli platform</strong></td>
   <td>Polymarket (tahmin piyasası)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bağlantı</strong></td>
   <td>Donald Trump Jr., Polymarket'in danışmanı ve yatırımcısı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Beyaz Saray yanıtı</strong></td>
   <td>"Kanıtsız suçlamalar sorumsuzca"</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong><u><i>Trump petrol piyasası manipülasyonu, İran saldırıları ertelendi, petrol vadeli işlemler şüpheli işlem, Polymarket içeriden öğrenen ticareti, Donald Trump Jr. Polymarket, Truth Social Truth Predict, 23 Mart 2026 petrol fiyatları, Brent petrol içeriden satış, Beyaz Saray etik ihlali, Axios Zachary Basu haberi</i></u></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/60-saniyede-580-milyon-dolar-trumpin-iran-aciklamasi-oncesi-petrol-piyasasinda-supheli-islemler</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1samsun-gercek-taraf-haber-455.webp" type="image/jpeg" length="52882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump Ekibi Kalıcı Anlaşma Peşinde, Tahran'ın Şartları Netleşti]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/trump-ekibi-kalici-anlasma-pesinde-tahranin-sartlari-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/trump-ekibi-kalici-anlasma-pesinde-tahranin-sartlari-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşın 22. gününde, diplomasi trafiği yeniden hız kazandı. Amerikan haber sitesi Axios'un üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre, Donald Trump'ın ekibi savaşı sonlandırmak ve kalıcı bir anlaşmaya varmak istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran tarafı ise ateşkesin yanı sıra, saldırıların durması, kalıcı bir anlaşma ve ülke genelindeki hasarın karşılanması şartlarını öne sürüyor. Gelişmeler, diğer uluslararası basın kuruluşları tarafından da doğrulanırken, taraflar arasında dolaylı görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor .</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Axios'un Haberi: Trump Ekibi Barış İstiyor</h2>

<p>Axios'un 21 Mart 2026'da yayımladığı habere göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın ulusal güvenlik ekibi, İran ile savaşı sonlandırmak ve bölgede kalıcı bir istikrar sağlamak için diplomatik çözüm arayışında. Haberde, üst düzey yetkililere dayandırılan bilgilere göre, Beyaz Saray'ın öncelikli hedefi, çatışmaların derinleşmeden durdurulması ve İran'ın nükleer programı ile bölgesel faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşmaya varılması .</p>

<p>Axios'un aktardığı yetkili, "Trump yönetimi, askeri seçeneklerin yanı sıra diplomatik kanalları da zorluyor. Hedef, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek ve bölgedeki vekil gruplar üzerindeki etkisini sınırlandırmak" ifadelerini kullandı .</p>

<p>Haberde ayrıca, ABD'li yetkililerin son günlerde bölge ülkeleri ve Avrupalı müttefiklerle yoğun temas halinde olduğu, İran ile dolaylı görüşmeler için Umman ve Katar gibi arabulucu ülkelerin devreye girdiği belirtildi .</p>

<h2>İran'ın Şartları: Saldırıların Durdurulması, Kalıcı Anlaşma ve Tazminat</h2>

<p>Axios'a göre, İran tarafının barış için öne sürdüğü temel şartlar şöyle sıralanıyor :</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Saldırıların derhal durdurulması:</strong> İran, ABD ve İsrail'in enerji tesisleri başta olmak üzere ülke genelindeki saldırılarına son vermesini talep ediyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kalıcı bir anlaşma:</strong> Tahran yönetimi, geçici ateşkeslerle yetinmeyip, nükleer program ve bölgesel faaliyetler de dahil olmak üzere taraflar arasındaki temel sorunları çözecek kapsamlı ve kalıcı bir anlaşma istiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hasarın karşılanması:</strong> İran, 22 gündür süren savaşta ülke genelindeki enerji tesisleri, altyapı ve sivil yerleşimlerde oluşan hasarın tazmin edilmesini talep ediyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Haberde, İranlı yetkililerin özellikle enerji altyapısındaki hasarın onarımı için uluslararası garantiler istediği ve bu konunun müzakerelerin kritik başlıklarından biri olduğu vurgulandı .</p>

<h2>Uluslararası Basında Teyit</h2>

<p>Axios'un haberini, aralarında Reuters, Associated Press (AP), BBC ve The Guardian'ın da bulunduğu uluslararası basın kuruluşları da doğruladı.</p>

<h3>Reuters</h3>

<p>Reuters'in 21 Mart tarihli haberinde, "ABD'li yetkililer, İran ile dolaylı görüşmelerin Umman'da başladığını doğruladı. Taraflar, ateşkes ve kalıcı anlaşmanın çerçevesini belirlemeye çalışıyor" ifadelerine yer verildi .</p>

<h3>Associated Press (AP)</h3>

<p>AP'nin Beyaz Saray muhabirlerine dayandırdığı haberde, "Trump yönetiminin, İran'ın nükleer programını sınırlandıracak ve bölgedeki vekil gruplar üzerindeki etkisini azaltacak kapsamlı bir anlaşma için çalıştığı" belirtildi .</p>

<h3>BBC</h3>

<p>BBC'nin haberinde ise İran'ın tazminat talebine dikkat çekilerek, "Tahran yönetimi, savaşta zarar gören enerji tesisleri ve altyapının onarımı için uluslararası garantiler istiyor. Bu talebin müzakerelerin en zorlu başlıklarından biri olması bekleniyor" değerlendirmesinde bulunuldu .</p>

<h3>The Guardian</h3>

<p>The Guardian, "ABD ve İran, savaşı sonlandırmak için dolaylı görüşmelere başladı. Umman ve Katar'ın arabuluculuk yaptığı görüşmelerde, ateşkesin yanı sıra nükleer program ve bölgesel etki alanları da masada" ifadelerini kullandı .</p>

<h2>Müzakerelerin Arka Planı</h2>

<p>Uluslararası basında yer alan haberlere göre, ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmeler, Umman ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülüyor. Her iki ülke de bölgesel krizlerin çözümünde sıkça devreye giren diplomatik aktörler olarak öne çıkıyor .</p>

<p>Haberlere göre, görüşmelerde üç ana başlık üzerinde duruluyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Ateşkes ve Saldırıların Durdurulması:</strong> Tarafların karşılıklı saldırılarına son verilmesi için takvim ve mekanizma</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nükleer Programın Sınırlandırılması:</strong> İran'ın nükleer faaliyetlerinin uluslararası denetim altında belirli bir seviyede tutulması</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bölgesel Etki Alanları:</strong> İran'ın Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki vekil gruplar üzerindeki etkisinin sınırlandırılması</p>
 </li>
</ol>

<p>ABD'li yetkililerin, özellikle İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemeyi öncelikli hedef olarak belirlediği belirtiliyor .</p>

<h2>İsrail'in Tutumu Merak Konusu</h2>

<p>Uluslararası basında, ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı görüşmelerde İsrail'in tutumunun da kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. The Times of Israel'in haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ekibi, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail'in güvenlik çıkarlarını koruması gerektiğini belirtti .</p>

<p>Haberde, İsrailli yetkililerin, İran'ın nükleer programını tamamen durduracak, Lübnan'daki Hizbullah ve Gazze'deki Hamas gibi vekil grupları silahsızlandıracak kapsamlı bir anlaşma talep ettiği ifade edildi .</p>

<h2>Türkiye'nin Rolü</h2>

<p>Diplomatik kaynaklar, bölgesel krizin çözümünde Türkiye'nin de aktif bir rol üstlenebileceğini belirtiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamada, "Savaş büyümeden durdurulmalı, diplomasiye şans tanınmalı" mesajı vermiş ve Türkiye'nin her türlü arabuluculuk girişimine hazır olduğunu ifade etmişti .</p>

<h2>Kısa Bilgi Kutusu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Konu</strong></th>
   <th><strong>Detay</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Haber kaynağı</strong></td>
   <td>Axios, Reuters, AP, BBC, The Guardian</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Savaşın başlangıcı</strong></td>
   <td>28 Şubat 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>ABD'nin tutumu</strong></td>
   <td>Trump ekibi kalıcı anlaşma peşinde</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İran'ın şartları</strong></td>
   <td>Saldırıların durması, kalıcı anlaşma, hasarın karşılanması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Arabulucu ülkeler</strong></td>
   <td>Umman, Katar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Müzakere başlıkları</strong></td>
   <td>Ateşkes, nükleer program, bölgesel etki alanları</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong><u><i>ABD İran barış görüşmeleri, Trump barış istiyor, İran ateşkes şartları, Axios haberi, Umman arabuluculuk, İran tazminat talebi, ABD İran kalıcı anlaşma, Orta Doğu diplomasi, son dakika barış haberi.</i></u></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/trump-ekibi-kalici-anlasma-pesinde-tahranin-sartlari-netlesti</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2025/10/1sablon-748.webp" type="image/jpeg" length="13534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Yanlısı Hackerlar Microsoft ve Trump'ın Sitesine Saldırdı]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/iran-yanlisi-hackerlar-microsoft-ve-trumpin-sitesine-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/iran-yanlisi-hackerlar-microsoft-ve-trumpin-sitesine-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran yanlısı hacker grupları, ABD merkezli büyük şirketlere yönelik siber saldırılar düzenledi. Irak merkezli 313 Grubu ve İslami Siber Direniş tarafından üstlenilen saldırılarda Microsoft 365 sunucuları 5 saat boyunca hizmet veremezken, Donald Trump'ın resmi web sitesi donaldjtrump.com geçici olarak kullanılamaz hale geldi. Saldırganlar, ABD şirketlerini hedef almaya devam edeceklerini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Microsoft 365'te 5 Saatlik Kesinti</h2>

<p>Bugün Microsoft 365 sunucularına düzenlenen siber saldırı sonucunda, milyonlarca kullanıcıyı etkileyen geniş çaplı bir kesinti yaşandı. İran yanlısı hacker gruplarının üstlendiği saldırı nedeniyle Microsoft'un bulut tabanlı hizmetleri yaklaşık 5 saat boyunca erişime kapalı kaldı .</p>

<p>Kesinti süresince Outlook, Teams, Exchange Online ve SharePoint gibi popüler Microsoft 365 uygulamalarına erişim sağlanamadı. Kurumsal kullanıcılar ve bireysel aboneler, e-posta hizmetlerinden dosya paylaşımına kadar pek çok temel hizmeti kullanamadı.</p>

<h2>Trump'ın Web Siteleri Hedefte</h2>

<p>Saldırılardan etkilenen bir diğer önemli hedef ise Donald Trump'a ait web siteleri oldu. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın resmi web sitesi donaldjtrump.com geçici olarak devre dışı kalırken, trump.com adresine de yoğun bir siber saldırı gerçekleştirildi .</p>

<p>Her iki site de kısa süreliğine erişime kapanırken, teknik ekiplerin müdahalesiyle siteler tekrar kullanıma açıldı. Saldırının boyutu ve sitelerin ne kadar süre kapalı kaldığına ilişkin detaylı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h2>Commerce Bank da Etkilendi</h2>

<p>Siber saldırılardan etkilenen bir diğer ABD merkezli şirket ise Commerce Bank oldu. Bankanın internet sitesinde yaşanan kesinti nedeniyle müşteriler bir süre online bankacılık hizmetlerine erişim sağlayamadı .</p>

<p>Bankacılık sektörüne yönelik saldırıların, finansal kurumların güvenlik açıklarını hedef aldığı ve müşteri verilerinin korunmasına yönelik endişeleri artırdığı belirtiliyor.</p>

<h2>Saldırıyı Kimler Üstlendi?</h2>

<p>Saldırıların sorumluluğunu Irak merkezli 313 Grubu ve İslami Siber Direniş adlı hacker grupları üstlendi . İran yanlısı oldukları bilinen bu gruplar, yaptıkları açıklamada ABD şirketlerini hedef almaya devam edeceklerini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Grup tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin Orta Doğu politikaları ve özellikle İran'a yönelik tutumuna tepki olarak bu saldırıların düzenlendiği ifade edildi. Saldırganlar, önümüzdeki günlerde daha geniş çaplı operasyonlar düzenleyebilecekleri konusunda uyarıda bulundu.</p>

<h2>Microsoft'tan Açıklama Bekleniyor</h2>

<p>Microsoft yetkilileri, yaşanan kesintiyle ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, teknik ekiplerin saldırının kaynağını ve boyutunu araştırdığı bildirildi. Şirketin, güvenlik açıklarını kapatmak ve benzer saldırıların tekrarlanmasını önlemek için çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Siber güvenlik uzmanları, bu tür saldırıların özellikle jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemlerde daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. İran'a yönelik artan baskıların, siber uzayda misilleme saldırılarını tetiklediği belirtiliyor.</p>

<h2>Kısa Bilgi Kutusu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Konu</strong></th>
   <th><strong>Detay</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Saldırıyı üstlenen gruplar</strong></td>
   <td>313 Grubu, İslami Siber Direniş</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Hedef alınan platformlar</strong></td>
   <td>Microsoft 365, donaldjtrump.com, trump.com, Commerce Bank</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Microsoft 365 kesinti süresi</strong></td>
   <td>Yaklaşık 5 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Saldırganların kökeni</strong></td>
   <td>İran yanlısı, Irak merkezli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Açıklama</strong></td>
   <td>ABD şirketlerini hedef almaya devam edecekler</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Tarih</strong></td>
   <td>17 Mart 2026</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong><i><u>Microsoft kesintisi, Microsoft 365 saldırı, donaldjtrump.com saldırı, trump.com hack, İran yanlısı hackerlar, 313 Grubu, İslami Siber Direniş, siber saldırı son dakika, Commerce Bank kesinti, ABD şirketlerine siber saldırı.</u></i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/iran-yanlisi-hackerlar-microsoft-ve-trumpin-sitesine-saldirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1gercek-taraf-haber-samsun-344.webp" type="image/jpeg" length="92351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez: "Yasa dışı savaşlar sorun çözmez"]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/ispanya-basbakani-pedro-sanchez-yasa-disi-savaslar-sorun-cozmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/ispanya-basbakani-pedro-sanchez-yasa-disi-savaslar-sorun-cozmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Sanchez, "Yasa dışı savaşlar Orta Doğu'daki sorunları çözmez. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkını sona erdirmeliyiz. Rusya ve ABD dünyaya büyük ölçüde istikrarsızlık getiriyor" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlara karşı en sert tepki veren Avrupalı liderlerden biri olarak öne çıkıyor. Sanchez, çeşitli platformlarda yaptığı açıklamalarda savaşın uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgularken, küresel yönetişim sisteminin de reforme edilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<h2>"Bu savaş çok büyük bir hata ve tamamen yasa dışı"</h2>

<p>Sanchez, İspanya'nın güneyindeki Huelva kentinde Portekiz Başbakanı Luis Montenegro ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "çok büyük bir hata ve tamamen yasa dışı" olarak nitelendirdi . Sanchez, bu saldırıların yalnızca dünya barışını değil, ailelerin refahını ve ülkelerin ekonomik istikrarını da tehdit ettiğini söyledi .</p>

<p>İspanya Başbakanı, "Bu gerçek bir tehdit. Dünyanın barışı için tehdit olması tek başına yeterli olsa da sadece bununla kalmıyor, ailelerin refah ve huzuru, başta aile içi ekonomi olmak üzere tüm ülke ekonomisi için de bir tehdit" dedi .</p>

<p>Sanchez, ABD yönetimini eleştirirken diplomatik bir dil kullanmaya da özen gösterdi: "ABD halkına hayranlığım, ABD başkanlığına da saygım var. Bizim pozisyonumuz çok açık. Uluslararası yasallığı savunuyoruz. Ve müttefik ülkeler arasında biri hata veya yanlış yapmışsa, diğerinin bunu göstermesi iyidir. Ve bu savaş olağanüstü bir hatadır" .</p>

<h2>BM Güvenlik Konseyi'nin veto sistemine eleştiri</h2>

<p>Sanchez, İran savaşı bağlamında küresel yönetişim sisteminin sorgulanması gerektiğini belirterek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkının sona erdirilmesi çağrısında bulundu. İspanyol lider, mevcut sistemin uluslararası krizleri çözmede yetersiz kaldığını ve daha kapsayıcı bir yapıya ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sanchez'in bu çıkışı, BM Güvenlik Konseyi'nin İran krizi karşısında etkisiz kalmasına yönelik artan eleştirilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Konseyin daimi üyelerinden ABD ve Rusya'nın farklı krizlerdeki tutumları, uluslararası toplumda reform tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.</p>

<h2>"Rusya ve ABD dünyaya istikrarsızlık getiriyor"</h2>

<p>Sanchez, daha da ileri giderek Rusya ve ABD'yi dünyaya büyük ölçüde istikrarsızlık getirmekle suçladı. İspanyol lider, iki büyük gücün uluslararası sistemdeki rollerinin yeniden tanımlanması gerektiğini ima etti.</p>

<p>Bu çıkış, Sanchez'in daha önce Ukrayna savaşı ve Gazze'deki insani kriz konusunda yaptığı açıklamalarla da tutarlılık gösteriyor. Sanchez, "Neden Ukrayna'dayız? Çünkü uluslararası hukuk ihlal edilmiştir. Bir ülkenin toprağı işgal edilmiştir. Neden Filistin'in yanındayız? Neden Gazze'deki soykırıma karşıyız? Çünkü uluslararası hukuk, aynı anlama gelen insan hakları çok açık bir şekilde ihlal edilmiştir" ifadelerini kullanmıştı .</p>

<h2>İspanya'nın tutumu: Üsler kullanılmadı</h2>

<p>Sanchez'in söylemlerinin ötesinde, İspanya somut adımlar da attı. Madrid yönetimi, ABD'nin İspanya topraklarındaki askeri üsleri (Endülüs'teki Morón de la Frontera hava üssü ve Rota deniz üssü) İran'a yönelik saldırılarda kullanma talebini reddetti .</p>

<p>İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, üslerin "Savunma İşbirliği anlaşmasının dışında kalan hiçbir amaç için kullanılmadığını ve kullanılmayacağını, ayrıca Birleşmiş Milletler kararlarına uymayan hiçbir faaliyet için de kullanılmayacağını" açıkladı . Savunma Bakanı Margarita Robles de bu tür "eylemlerin" uluslararası destek gerektirdiğini, ancak İran'a yönelik saldırının böyle bir uluslararası hukuk çerçevesine sahip olmadığını vurguladı .</p>

<p>Bu kararın ardından ABD'ye ait yaklaşık 10 KC-135 Stratotanker tipi hava yakıt ikmal uçağı, Morón ve Rota üslerinden Avrupa'daki diğer askeri tesislere taşındı . KC-135 uçakları, uzun menzilli hava operasyonlarının sürdürülmesi için kritik öneme sahip ve savaş uçakları ile bombardıman uçaklarına havada yakıt ikmali yapıyor .</p>

<h2>Trump'tan sert tepki, Sanchez'den geri adım yok</h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İspanya'nın bu kararına sert tepki gösterdi. Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşme sırasında, "İspanya üslerini kullanamayacağımızı söyledi, bu doğru değil. İstersek üslerini kullanabiliriz. Kimse bize üsleri kullanmamamızı söyleyemez. İspanya şu an berbat durumda. Aslında, Scott'a İspanya ile tüm ticari ilişkileri kesmesini söyledim" ifadelerini kullandı .</p>

<p>Trump daha sonra New York Post'a verdiği röportajda İspanya'yı "kaybeden" olarak adlandırarak eleştirilerini daha da ileri taşıdı . Ancak Sanchez, tehditlere boyun eğmeyeceğini açıkça belirtti. İspanya Başbakanı, "Sadece misilleme korkusundan ötürü, dünyaya zarar veren, değerlerimize ve çıkarlarımıza aykırı olan bir olayın suç ortağı olmayacağız" sözleriyle Washington yönetimini "suç işlemekle" suçladı .</p>

<h2>Avrupa'da bölünmüş tepkiler</h2>

<p>İspanya'nın bu sert tutumu, Avrupa Birliği içinde İran savaşına yönelik farklı yaklaşımları da gözler önüne serdi . Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Washington'u eleştirmekten imtina ederek daha temkinli bir yaklaşım benimsedi. Merz, "Şimdi ortaklarımıza ve müttefiklerimize ders verme zamanı değil. Çekincelerimize karşın amaçlarının pek çoğunu da paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı .</p>

<p>İngiltere, Fransa ve Almanya'nın yayımladığı ortak açıklamada ise İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini kaynağında imha etmeye yönelik "gerekli ve orantılı savunma adımlarının" desteklenebileceği belirtildi .</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise krizin diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulunurken, daha temkinli bir dil kullandı .</p>

<h2>Portekiz'den tehditlere tepki</h2>

<p>Portekiz Başbakanı Luis Montenegro da İspanya'ya destek vererek, müttefiklik ilişkilerinde tehditlere yer olmadığını söyledi. Montenegro, Portekiz'in ABD'ye Lajes askeri üssünü kullanmasına izin verdiğini hatırlatarak, "müttefikler arasındaki ilişkiler, tehdit ve suçlamalarla yönetilmez" dedi .</p>

<p>Montenegro ayrıca, "Tehditler çözüm yolu değildir. İran rejiminin ciddi insan hakları ihlalleri ve nükleer silahlanma politikalarına rağmen, bölgede saldırganlığın azaltılmasını savunuyoruz" ifadelerini kullandı .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Geçmişin hataları dersi</h2>

<p>Sanchez, açıklamalarında sık sık 2003 Irak Savaşı'na atıfta bulunarak, tarihten ders alınması gerektiğini vurguladı . 23 yıl önce George W. Bush'un Saddam Hüseyin rejiminin kitle imha silahları geliştirdiği gerekçesiyle Irak'a başlattığı savaşın, amaçlananın aksine sonuçlar doğurduğunu ve Berlin Duvarı'nın yıkılışından bu yana Avrupa'nın "yaşadığı en büyük güvensizlik dalgasını" tetiklediğini belirtti .</p>

<p>Sanchez, "Bu, o dönemdeki Avrupalılara Azorlar Üçlüsü'nün hediyesiydi: daha güvensiz bir dünya ve daha kötü bir yaşam" dedi .</p>

<p>İspanya Başbakanı, Orta Doğu'daki mevcut çatışmanın nasıl sonuçlanacağını görmek için henüz "erken olduğunu" söylese de, sonuçta ortaya çıkacak tablonun "daha adil bir uluslararası düzen" olmayacağını belirterek, ABD, İsrail ve İran'ı çatışmayı "çok geç olmadan" sona erdirmeye çağırdı .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/ispanya-basbakani-pedro-sanchez-yasa-disi-savaslar-sorun-cozmez</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1samsun-gercek-taraf-haber-306.webp" type="image/jpeg" length="11255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kudüs Gücü Komutanı İsrail Ajanı diye idam edildi mi? İsmail Kaani kimdir?]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/kudus-gucu-komutani-israil-ajani-diye-idam-edildi-mi-ismail-kaani-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/kudus-gucu-komutani-israil-ajani-diye-idam-edildi-mi-ismail-kaani-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle idam edildiği iddia edildi. Ancak İranlı yetkililer bu iddiaları yalanlayarak Kaani'nin görevinin başında olduğunu ve sahadaki operasyonları yönettiğini duyurdu. Tahran yönetimi, Kaani hakkında ortaya atılan "ajanlık" ve "idam" iddialarını psikolojik savaş taktiği olarak değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı operasyonların ardından üst düzey İranlı komutanların akıbeti merak konusu oldu. Özellikle Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani hakkında çıkan "İsrail ajanı olduğu gerekçesiyle idam edildiği" yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<h2>Kaani hakkındaki iddialar: "Mossad ajanı" ve "idam"</h2>

<p>Bazı Arap ve uluslararası medya organlarında yer alan doğrulanmamış haberlere göre, İranlı yetkililerin İsmail Kaani'yi İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle yargıladığı ve idam ettiği öne sürüldü . İddialara göre Kaani, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürüldüğü saldırıdan dakikalar önce bölgeden ayrılarak dikkat çekmişti .</p>

<p>Benzer bir durumun daha önce de yaşandığı belirtiliyor. Kaani'nin, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın öldürüldüğü bombardımandan hemen önce vurulan noktadan çıktığı; Haziran 2025'teki 12 Günlük Savaş sırasında İranlı üst düzey askeri yetkililerin toplantısının hedef alınmasından önce de binadan ayrıldığı ve saldırıdan kurtulduğu kaydedildi .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İran'dan resmi yalanlama: "Kaani sahada, görevinin başında"</h2>

<p>İranlı yetkililer ise Kaani'nin idam edildiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. İran'ın Bağdat Büyükelçisi Muhammed Kazım Ali Sadık, 8 Mart 2026'da yaptığı açıklamada, "Kaani şu an bizzat meydandadır ve savaş operasyonlarının koordinasyonunu yürütmektedir" ifadelerini kullandı .</p>

<p>Büyükelçi Sadık, Kürdistan Bölgesi ile İran arasındaki sınır hattının askeri açıdan güçlendirildiğini belirterek, Kaani'nin sahada olduğunu ve operasyonları bizzat yönettiğini vurguladı . Bu açıklama, Kaani hakkında ortaya atılan idam iddialarını resmen yalanlamış oldu.</p>

<h2>Uzman yorumu: "Psikolojik savaş taktiği"</h2>

<p>Bazı analistler, Kaani hakkında ortaya atılan iddiaların CIA ve MOSSAD tarafından yürütülen psikolojik savaş taktiği olduğunu savunuyor. Aydınlık gazetesinde yer alan bir analizde, "CIA ve MOSSAD'ın psikolojik savaş oyunlarında Türkiye'deki bazı medya organları da figüranlık yaptı. Önce Kaani'nin kaçarak İsrail'e gittiği manşetler atıldı, şimdi de İran'ın Kaani'yi idam ettiği öne sürüldü" ifadelerine yer verildi .</p>

<p>Aynı analizde, ABD istihbaratı CIA ile İsrail istihbaratı MOSSAD'ın İran, Irak, Lübnan, Filistin ve Yemen'de General Kaani'yi aradığı, çünkü Devrim Muhafızları Ordusu'nun çekirdek ekibinde ulaşılamayan nadir komutanlardan olduğu belirtildi. CIA/MOSSAD'ın ters kodlama haberlerle Kaani'nin yerini tespit etmeyi hedeflediği ifade edildi .</p>

<h2>İsmail Kaani kimdir?</h2>

<p>İsmail Kaani, 8 Ağustos 1957'de İran'ın Meşhed kentinde doğdu . 1979'daki İran Devrimi'nin ardından Devrim Muhafızları saflarına katıldı ve 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak Savaşı'nda aktif görev aldı .</p>

<p>Uzun yıllar Kudüs Gücü'nde üst düzey görevler üstlenen Kaani, özellikle Afganistan ve Pakistan hattındaki operasyonlardan sorumlu isimler arasında yer aldı . 1997 yılında Kudüs Gücü Komutan Yardımcılığı'na atanan Kaani, bu görevde Kasım Süleymani ile birlikte çalıştı .</p>

<p>Kaani, 27 Mart 2012 tarihinde ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım listesine alındı ve varlıkları donduruldu . Ocak 2020'de ABD'nin Bağdat'ta düzenlediği hava saldırısında Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin ardından İran lideri Ali Hamaney tarafından Kudüs Gücü Komutanı olarak atandı .</p>

<p>Süleymani'ye kıyasla kamuoyunda daha düşük profilli bir isim olarak görülse de, İran'ın bölgesel stratejisinde önemli rol üstleniyor .</p>

<h2>İddialar doğrulanmadı</h2>

<p>İsmail Kaani'nin İsrail casusluğu suçlamasıyla idam edildiği yönündeki iddialar, İranlı yetkililer tarafından resmen yalanlandı. İran'ın Bağdat Büyükelçisi Muhammed Kazım Ali Sadık'ın açıklamaları, Kaani'nin hayatta olduğunu ve görevinin başında bulunduğunu teyit etti. Bu nedenle, idam iddialarının doğruluğundan söz etmek mümkün görünmüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/kudus-gucu-komutani-israil-ajani-diye-idam-edildi-mi-ismail-kaani-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1gercek-taraf-haber-samsun-269.webp" type="image/jpeg" length="13283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan füze krizi açıklaması: "Türkiye'ye biz saldırmadık, İsrail yapıyor"]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/irandan-fuze-krizi-aciklamasi-turkiyeye-biz-saldirmadik-israil-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/irandan-fuze-krizi-aciklamasi-turkiyeye-biz-saldirmadik-israil-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Gaziantep ve Hatay'a düşen füze parçalarına ilişkin açıklama yaptı. Bekayi, Türkiye, Azerbaycan ve Kıbrıs'a yönelik füze saldırılarının İran tarafından gerçekleştirilmediğini, bu saldırıların bölgede karışıklık çıkarmak isteyen İsrail tarafından yapıldığını öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşın 10'uncu gününde, Türkiye'ye yönelik füze tehditleri bölgedeki gerilimi tırmandırdı. İran'dan ateşlendiği belirtilen balistik füzelerin NATO unsurlarınca düşürülmesi ve parçalarının Gaziantep ile Hatay'a düşmesinin ardından Tahran yönetiminden flaş bir açıklama geldi.</p>

<h2>Bekayi: "İsrail bölgede kaos istiyor"</h2>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye, Azerbaycan ve Kıbrıs'a yönelik füze saldırılarının İran tarafından gerçekleştirildiği yönündeki iddiaları reddetti. Bekayi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye, Azerbaycan ve Kıbrıs'a biz saldırmadık. Bu saldırılar, İsrail tarafından bölgede karışıklık çıkarmak için gerçekleştiriliyor. İsrail, bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri bozmak ve yeni bir cephe açmak için bu tür provokasyonlara başvurmaktadır."</p>

<p>Bekayi, İran'ın bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu vurgulayarak, "Komşularımızla ilişkilerimizde her zaman iyi niyetli olduk. Bu tür provokasyonlara karşı uyanık olunması gerekiyor" dedi.</p>

<h2>İran'ın açıklaması ne anlama geliyor?</h2>

<p>Tahran yönetiminin bu açıklaması, bölgedeki gerilimin tırmanmasını önleme ve Türkiye ile ilişkileri koruma çabası olarak yorumlanıyor. İran, geçen hafta Hatay'a düşen füze parçalarının ardından yaptığı açıklamada da "kasıtlı bir saldırı olmadığını, füzenin rotasından saptığını" iddia etmişti .</p>

<p>Ancak Ankara'nın bu iddialara tam olarak ikna olduğu söylenemez. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, daha önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'yi arayarak resmi protestoda bulunmuş ve benzer olayların tekrarlanmaması uyarısında bulunmuştu .</p>

<h2>İsrail cephesi sessiz</h2>

<p>Bekayi'nin açıklamalarına İsrail cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak İsrailli yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda, İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla çatışmayı yaymaya çalıştığını öne sürmüştü.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, geçen hafta yaptığı açıklamada, "İran rejimi bölgede istikrarsızlık yaratmak için her yolu deniyor. Onların oyunlarını bozmaya kararlıyız" ifadelerini kullanmıştı .</p>

<h2>Türkiye'nin tutumu ne olacak?</h2>

<p>Uzmanlar, İran'ın bu açıklamasının Türkiye'nin tutumunu ne ölçüde etkileyeceğini tartışıyor. Ankara, savaşın başından bu yana hem ABD-İsrail saldırılarını hem de İran'ın misillemelerini eleştiren dengeli bir politika izliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamada, ABD-İsrail saldırılarını "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanı Fidan ise İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını "son derece yanlış bir strateji" olarak değerlendirmişti .</p>

<p>Ortadoğu uzmanı Dr. Serhat Erkmen, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Türkiye, bir yandan topraklarına düşen füzelere karşı tepkisini ortaya koyarken, diğer yandan savaşın içine çekilmek istemiyor. İran'ın bu açıklaması, Ankara'ya diplomatik bir çıkış yolu sunuyor olabilir" dedi.</p>

<h2>İkinci füze olayı: Hatay'dan sonra Gaziantep</h2>

<p>İran'dan ateşlendiği belirtilen balistik füzeler nedeniyle Türkiye'ye yönelik ikinci olay dün yaşandı. Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu .</p>

<p>Açıklamada, bazı mühimmat parçalarının Gaziantep'te boş arazilere düştüğü ve olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma olmadığı bildirildi . Daha önce de 3 Mart'ta Hatay'ın Dörtyol ilçesine füze parçaları düşmüştü .<br />
[related-posts id="52271" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>NATO'dan 'yüksek alarm' kararı</h2>

<p>İkinci füze olayı sonrası NATO'nun tutumu da merak konusu oldu. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, NATO Müttefik Harekat Komutanlığı Sözcüsü, ittifakın balistik füze savunma duruşunun, İran'ın bölgedeki "ayrım gözetmeyen saldırıları" tehdidi azalana kadar "yüksek seviyede" tutulacağını açıkladı .</p>

<p>NATO Sözcüsü Allison Hart ise daha önce yaptığı açıklamada, "NATO, Türkiye dahil tüm müttefikleriyle dayanışma içindedir" ifadelerini kullanmıştı .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/irandan-fuze-krizi-aciklamasi-turkiyeye-biz-saldirmadik-israil-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1gercek-taraf-haber-samsun-262.webp" type="image/jpeg" length="14872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran resmi kaynakları duyurdu: Yeni dini lider Mücteba Hamaney seçildi]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/iran-resmi-kaynaklari-duyurdu-yeni-dini-lider-mucteba-hamaney-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/iran-resmi-kaynaklari-duyurdu-yeni-dini-lider-mucteba-hamaney-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Uzmanlar Meclisi, 28 Şubat'ta düzenlenen ABD-İsrail ortak hava saldırısında hayatını kaybeden Ayetullah Ali Hamaney'in yerine geçecek yeni dini lideri seçti. Meclis üyesi Ayetullah Hüseyinali Eşkevari'nin açıklamasına göre, 88 üyeli Uzmanlar Meclisi ezici çoğunlukla Ali Hamaney'in 56 yaşındaki oğlu Mücteba Hamaney'i İran'ın yeni dini lideri olarak belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın yarı resmi haber ajanslarına konuşan Uzmanlar Meclisi üyeleri, yeni liderin belirlenmesi için oylama yapıldığını ve bir isim üzerinde mutabık kalındığını açıklamıştı. Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, yaptığı açıklamada, "Uzmanlar Meclisi'nin büyük bir çoğunlukla yeni liderin ismi üzerinde mutabık kaldığını" belirterek, "İnşallah Hamaney ismi İran'ın yeni lideri olarak devam edecek" ifadelerini kullandı . Bu gelişme, İran'ın 1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana ikinci kez dini lider değişimine tanıklık edeceği anlamına geliyor .</p>

<h2>Mücteba Hamaney kimdir? İran'ın "perde arkasındaki gücü"</h2>

<p>56 yaşındaki Mücteba Hamaney, 8 Eylül 1969'da İran'ın önemli dini merkezlerinden Meşhed kentinde dünyaya geldi . İran'ın ikinci dini lideri Ali Hamaney'in altı çocuğundan ikincisi olan Mücteba, uzun yıllar resmi bir görevi olmamasına rağmen babasının "kapı bekçisi" ve en yakın danışmanı olarak devlet yönetiminde büyük bir nüfuz sahibi oldu .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Askeri geçmişi ve Devrim Muhafızları ile bağları</h3>

<p>Mücteba Hamaney'i diğer adaylardan ayıran en büyük özellik, güvenlik bürokrasisi üzerindeki sarsılmaz etkisidir. 17 yaşında İran-Irak Savaşı'na (1980-1988) katılan Mücteba, Devrim Muhafızları'na bağlı Habib ibn Mezahir Taburu'nda görev yaptı . Bu savaşa katılması, İran'ın güvenlik yapısı içinde kalıcı bağlar kurmasına önemli katkı sağladı .</p>

<p>Lise eğitimini Tahran'daki dini Alevi Okulu'nda tamamladıktan sonra ilahiyat eğitimi alan Mücteba, 1999 yılında din adamı olmak amacıyla Şii teolojisinin önemli merkezi Kum kentine gitti . Bu dönemdeki hocaları arasında Muhammed Taki Misbah-Yezdi ve Mahmud Haşimi Şahrudi gibi önemli isimler yer almaktadır .</p>

<h3>Siyasi etkisi ve tartışmalı geçmişi</h3>

<p>Mücteba Hamaney'in adı ilk kez 2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kamuoyunun dikkatini çekti. Reformist aday Mehdi Kerrubi, Hamaney'e yazdığı açık mektupta, Mücteba'yı Devrim Muhafızları ve Besiç milisleri aracılığıyla oylamaya müdahale etmekle suçlamıştı .</p>

<p>2009'daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de benzer suçlamalarla karşılaşan Mücteba'nın, Ahmedinejad'ın yeniden seçilmesinin ardından patlak veren Yeşil Hareket protestolarının bastırılmasında kilit rol oynadığı iddia edildi . Wikileaks'in yayınladığı ABD diplomatik yazışmalarında Mücteba için "cübbelerin arkasındaki güç" tanımlaması yapılmış, babasının telefonunu dinlediği ve ülkede kendi güç tabanını oluşturduğu öne sürülmüştü .</p>

<h3>Dini statü tartışması</h3>

<p>Mücteba Hamaney'in dini liderliğe seçilmesi, bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. İran'da dini lider olabilmek için üst düzey dini otorite kabul edilen "Ayetullah" unvanına sahip olmak gerekiyor . Mücteba şu anda orta düzey bir din adamı konumunda. Ancak bu durumun bir emsali de yok değil: Babası Ali Hamaney, 1989'da dini lider olduktan sonra hızla "Ayetullah"lığa terfi ettirilmişti . Son günlerde İran medyası ve yetkililerin Mücteba'dan "Ayetullah" diye bahsetmeye başlaması, dini konumunun yükseltileceğinin işareti olarak yorumlanıyor .</p>

<h3>Uluslararası yaptırımlar ve servet iddiaları</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, Kasım 2019'da Mücteba Hamaney'e yaptırım uygulamıştı. Açıklamada, Mücteba'nın seçilmiş ya da atanmış resmi bir hükümet pozisyonu olmamasına rağmen dini lideri temsilen resmi kapasitede görev yaptığı kaydedilmişti .</p>

<p>Bloomberg News tarafından Ocak 2026'da yayınlanan bir araştırmaya göre, Mücteba Hamaney'in İran dışındaki varlıkları elde tutmak ve transfer etmek amacıyla kullanılan offshore bir finansal ağ ile bağlantılı olduğu bildirildi. Söz konusu varlıklar arasında Londra ve Dubai'de yüksek değerli gayrimenkuller ile Avrupa'da denizcilik faaliyetleri, bankacılık ilişkileri ve konaklama sektörüne bağlı çıkarlar yer alıyor .</p>

<p>[related-posts id="52225" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>Yeni dönemde İran'ı neler bekliyor?</h2>

<p>Uzmanlar, Mücteba Hamaney'in liderliğinin İran'da "muhafazakar çizginin sertleşmesi" anlamına geldiğini belirtiyor. John Hopkins Üniversitesi'nden İran uzmanı Vali Nasr, "Uzun süredir halef olması planlanıyordu, ancak son iki yıldır bu plan rafa kaldırılmış gibi görünüyordu. Eğer seçilirse, çok daha sert çizgideki Devrim Muhafızları'nın artık iktidarda olduğuna işaret eder" değerlendirmesinde bulundu .</p>

<p>Devrim Muhafızları ile olan derin bağları nedeniyle, yeni dönemde İran'ın bölgesel vekil güçleri ve nükleer programı konusundaki tutumunun daha sert olabileceği tahmin ediliyor . Ancak babadan oğula geçen bu geçişin, rejim içindeki reformist ve gelenekçi kanatlar tarafından nasıl karşılanacağı ve cumhuriyetin hanedanlığa dönüştüğü algısının halkta yaratacağı etki merak konusu .</p>

<p>[related-posts id="52228" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h3>Uluslararası tepkiler</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamada Mücteba Hamaney'in liderliğini "kabul edilemez" olarak nitelendirmişti. Trump, "İran'da en olası halef Mücteba Hamaney ama bu kabul edilemez. Hamaney'in politikalarını devam ettirecek ve ABD'yi beş yıl sonra yeniden savaşa zorlayacak bir İran lideri istemiyorum" ifadelerini kullanmıştı .</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise daha sert bir mesaj vererek, "Seçilen her lider ortadan kaldırılması gereken bir hedef olacak. Adı veya nereye saklandığının hiçbir önemi yok" dedi .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/iran-resmi-kaynaklari-duyurdu-yeni-dini-lider-mucteba-hamaney-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1samsun-gercek-taraf-haber-279.webp" type="image/jpeg" length="71705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaşın ekonomiye faturası: ABD-İran çatışmasında günlük maliyet 1 milyar dolar]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/savasin-ekonomiye-faturasi-abd-iran-catismasinda-gunluk-maliyet-1-milyar-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/savasin-ekonomiye-faturasi-abd-iran-catismasinda-gunluk-maliyet-1-milyar-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New York Times'ın bugün yayımladığı habere göre, ABD'nin İran'la çatışmasının ilk haftası yaklaşık 6 milyar dolara mal oldu. Bu rakamın 4 milyar doları yalnızca mühimmata harcanırken, 7 günde 4 bin saldırı düzenlendi. Ancak tüm bu yoğun bombardımana rağmen İran'ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde korunduğu belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD basını, "Operation Epic Fury" (Epik Öfke Harekatı) adı verilen askeri operasyonun Washington'a çıkardığı devasa maliyeti mercek altına aldı. New York Times gazetesinin Pentagon kaynaklarına dayandırdığı haberde, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak askeri harekatının ilk haftasında yaklaşık 6 milyar dolarlık harcama yapıldığı bildirildi . Bu rakam, çatışmanın sadece bir haftada milyarlarca dolarlık ek yük getirdiğini gözler önüne serdi.</p>

<h2>Çatışmanın mali tablosu: Mühimmattan lojistiğe 6 milyar dolar</h2>

<p>Pentagon yetkililerinin ABD Kongresi'ne sunduğu bilgilere göre, çatışmaların ilk 7 günündeki toplam harcama yaklaşık 6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu miktarın yaklaşık 4 milyar doları, başta İran'ın misilleme amaçlı füze saldırılarını püskürtmek için kullanılan önleyici füzeler olmak üzere çeşitli mühimmatlara harcandı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu harcamaların bu denli yüksek olmasının temel nedeni, kullanılan silah sistemlerinin birim maliyetlerinin oldukça yüksek olması. Özellikle balistik füzelere karşı kullanılan önleyici füzelerin tanesi milyonlarca dolar seviyesinde. Bu durum, karşılıklı füze saldırılarının olduğu bir çatışma ortamında maliyetlerin hızla katlanmasına neden oluyor.</p>

<p>New York Times'ın haberine göre, çatışmanın başlangıcından bu yana Amerikan ve İsrail güçleri, İran'daki hedeflere yaklaşık 4 bin saldırı düzenledi. Ancak geniş çaplı hava harekatına rağmen Tahran'ın askeri potansiyelinin önemli bir kısmını koruduğu vurgulanıyor . Bu durum, operasyonun ne kadar süreceği ve nihai maliyetinin ne olacağı konusunda soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.</p>

<p>Bazı kaynaklar maliyetin daha da yüksek olabileceğine işaret ediyor. Eski Pentagon bütçe yetkilisi Elaine McCusker'in hesaplamalarına göre, 28 Şubat'ta başlayan saldırıların ilk 4 gününün maliyeti 110 milyar dolara yaklaştı. Bu rakama, Aralık ayından bu yana Orta Doğu'ya sevk edilen 10'dan fazla savaş gemisi ve yaklaşık 100 savaş uçağının lojistik maliyetleri de dahil edildi .</p>

<h2>Pentagon'dan acil ek bütçe talebi geliyor</h2>

<p>Çatışmaların başlamasıyla birlikte Pentagon'un mühimmat stokları hızla erimeye başladı. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin hesaplamalarına göre, çatışmanın ilk 100 saatlik bölümünün maliyeti yaklaşık 37 milyar dolar oldu ve bunun 35 milyar doları bütçede öngörülmeyen acil harcamalardan oluştu .</p>

<p>Bu gelişmeler üzerine Pentagon'un, Kongre'den yaklaşık 50 milyar dolarlık acil ek bütçe talep etmeye hazırlandığı belirtiliyor. Savunma Bakanlığı'nın bu ek kaynağı, tükenen mühimmat stoklarını yenilemek ve operasyonların devamlılığını sağlamak için kullanmayı planladığı ifade ediliyor .</p>

<p>Operasyonun maliyetinin ne kadar daha artacağı, harekatın süresine bağlı olarak değişecek. Başkan Donald Trump, savaşın bir ayı geçebileceğini belirtirken, Pazartesi günü yaptığı açıklamada ülkenin "çok daha uzun süre devam etme kapasitesine sahip olduğunu" söyledi . Savunma Bakanı Pete Hegseth ise savaşın sekiz hafta kadar sürebileceğini ifade etti . Savaş ne kadar uzarsa, Tomahawk seyir füzeleri, Patriot sistemleri ve THAAD gibi kilit silah sistemlerinde kritik stok sıkıntısı yaşanma riski de o kadar artıyor .</p>

<h2>Kongre'de ek bütçe tartışması: 'Savaşın bedelini Körfez ülkeleri ödesin'</h2>

<p>Pentagon'un ek bütçe talebi, Kongre'de yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, ek bütçe ihtiyacının kapalı oturumda gündeme geldiğini doğruladı. Johnson, operasyonun ne kadar süreceğine ve ihtiyaçların ne olduğuna bağlı olarak rakamların netleşeceğini belirtti .</p>

<p>Cumhuriyetçi liderler, Orta Doğu'daki savaşın şaşırtıcı maliyetiyle yüzleşmeye hazırlanıyor. Temsilciler Meclisi Ödenek Komisyonu Başkanı Tom Cole, ek bütçenin ne kadar olacağı sorusuna "Çok" yanıtını verdi . Bazı Cumhuriyetçi yetkililer, Beyaz Saray'ın önümüzdeki günlerde Kongre'den onlarca milyar dolarlık ek bütçe talep etmesini beklediklerini, hatta bazı tahminlere göre Pentagon'un savaşta günde 2 milyar dolar harcadığını belirtiyor .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak ek bütçeye tepkiler de gecikmedi. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Amerikalıların "Amerikan hayatlarının kaybolmasına ve milyarlarca dolara mal olacak bir savaş istemediğini" söyledi . Demokrat Senatör Ruben Gallego ise tepkisini daha net ortaya koydu: "Önleyici füzelerin ve mühimmatın yenilenmesi için yasa tasarısı geldiğinde, bunun bedelini koruduğumuz Orta Doğu ülkeleri ödemeli. Medicaid ve gıda pullarını keserek değil." .</p>

<h2>Uzmanlara göre savaşın faturası daha da ağırlaşabilir</h2>

<p>Askeri uzmanlar ve ekonomi çevreleri, çatışmanın doğrudan maliyetlerinin yanı sıra dolaylı maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Pensilvanya Üniversitesi Wharton Bütçe Modeli direktörü Kent Smetters, vergi mükelleflerine doğrudan bütçe yükünün 65 milyar dolar olabileceğini, çatışmanın iki ayı geçmesi durumunda bu rakamın 95 milyar dolara çıkabileceğini hesaplıyor. Buna enerji şokları, ticaret kesintileri ve finansal istikrarsızlıktan kaynaklanan 115 milyar dolarlık daha geniş ekonomik kayıplar eklendiğinde, toplam maliyet 210 milyar dolara kadar ulaşabilir .</p>

<p>Savunma sanayii şirketleri ise bu durumdan olumlu etkileniyor. Raytheon Technologies gibi büyük savunma yüklenicilerinin hisselerinde hareketlilik gözlenirken, uzmanlar Kongre'nin ek bütçeyi onaylaması durumunda savunma sanayii şirketlerinin daha da büyük kazançlar elde edebileceğini belirtiyor .</p>

<p>Öte yandan, iç politikada yankıları da büyüyor. Eski New York Belediye Meclisi üyesi Justin Brannan, sosyal medyada yaptığı paylaşımda "Akıl almaz. Savaş manyağı Hegseth'e göre günde 1 milyar dolar, 8 haftada 56 milyar dolar. Vergi mükelleflerinin parası akılsızca bir savaşa harcanıyor. Bu arada Amerikalı aileler kira ve yiyecek almakta zorlanıyor. Bu nasıl bir öncelik?" ifadelerini kullandı .</p>

<p>National Priorities Project'in hesaplamalarına göre, İran savaşına harcanan günlük 1 milyar dolar, Cumhuriyetçilerin bütçe kesintileri nedeniyle Medicaid'i kaybetmesi beklenen 16 milyon kişinin günlük sağlık masraflarını VE gıda pullarına bağımlı 41 milyon kişinin günlük ihtiyaçlarını tamamen karşılayabilecek durumda .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/savasin-ekonomiye-faturasi-abd-iran-catismasinda-gunluk-maliyet-1-milyar-dolar</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1gercek-taraf-haber-samsun-249.webp" type="image/jpeg" length="38271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'da yeni lider için 'en uygun aday' belirlendi!]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/iranda-yeni-lider-icin-en-uygun-aday-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/iranda-yeni-lider-icin-en-uygun-aday-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'da, ABD ve İsrail'in ortak saldırısında hayatını kaybeden dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in yerine geçecek isim için kritik süreç tamamlanmak üzere. Seçici Uzmanlar Konseyi üyesi Muhsin Heydari, "Meclis üyelerinin çoğunluğu tarafından onaylanan en uygun aday belirlenmiştir" açıklamasını yaptı. Henüz isim telaffuz edilmezken, uluslararası basında en güçlü adayın Hamaney'in oğlu Muciba olduğu iddia ediliyor .]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Uzmanlar Konseyi'nden flaş açıklama: "En uygun aday belirlendi"</h2>

<p>İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in ortak operasyonunda hayatını kaybetmesinin ardından, yerine geçecek ismin belirlenmesi için yürütülen süreçte kritik bir aşamaya gelindi. Seçici Uzmanlar Konseyi üyesi Muhsin Heydari, İran'ın ISNA haber ajansına yaptığı açıklamada, <strong>"Meclis üyelerinin çoğunluğu tarafından onaylanan en uygun aday belirlenmiştir"</strong> dedi . Heydari, henüz isim telaffuz etmedi.</p>

<p>Bir diğer üye Ahmed Alemolhoda ise konsey sekreterliği başkanı Ayetullah Haşim Hüseyni Buşehri'nin kararı açıklamakla görevli olduğunu bildirdi .</p>

<h2>Uzmanlar Konseyi'nde çoğunluk sağlandı</h2>

<p>İran'ın resmi haber ajansı Mehr'in 8 Mart'ta duyurduğuna göre, yeni dini lideri seçecek olan 88 üyeli Uzmanlar Konseyi'nde çoğunluk sağlandı . Konsey üyesi Ayetullah Muhammed Mehdi Mirbakıri, <strong>"Merhum liderin halefi konusunda az çok çoğunluk mutabakatına varıldı"</strong> ifadelerini kullandı. Mirbakıri, süreçle ilgili "bazı engellerin" hala çözülmesi gerektiğini ve tartışmalardan kaçınmak için çalışmanın titizlikle yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi .</p>

<h2>Yüz yüze toplantı yerine uzaktan karar</h2>

<p>İran medyasına göre heyet, nihai kararlarını vermek için yüz yüze toplanıp toplanmayacakları veya bu formaliteyi atlayıp atlamayacakları konusunda küçük bir anlaşmazlık yaşadı . Konsey üyesi Muhsin Haydari, mevcut koşullar altında genel kurul halinde toplanmanın mümkün olmadığını belirterek, uzaktan ve yazılı alternatiflerin değerlendirildiğini ifade etti .</p>

<p>Haydari, seçilen adayın merhum liderin, İran'ın en üst liderinin düşman tarafından övülmek yerine <strong>"düşmandan nefret edilmesi"</strong> gerektiği yönündeki tavsiyesine dayanarak seçildiğini söyledi .</p>

<h2>En güçlü aday: Hamaney'in oğlu Muciba</h2>

<p>Uluslararası basında, yeni lider için en güçlü adayın 56 yaşındaki <strong>Muciba Hamaney</strong> olduğu belirtiliyor. The New York Times, üç İranlı yetkiliye dayandırdığı haberinde, Hamaney'in oğlunun en güçlü aday olduğunu yazdı . Habere göre, Uzmanlar Konseyi üyeleri 3 Mart'ta iki çevrim içi toplantı yaptı ve bu istişarelerin ardından Muciba Hamaney net favori haline geldi .</p>

<p>Muciba Hamaney'in, İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile yakın bağları bulunuyor ve babasının gölgesinde uzun süre perde arkasında faaliyet gösteren etkili ama çok bilinmeyen bir figür olarak tanımlanıyor. NYT kaynaklarına göre, Devrim Muhafızları onun adaylığını aktif olarak destekliyor. Destekçileri, kriz dönemlerinde güvenlik güçlerini koordine etme deneyimine sahip olduğunu belirtiyor .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Diğer adaylar: Arafi ve Humeyni'nin torunu</h2>

<p>NYT'nin haberine göre, diğer adaylar arasında geçici liderlik konseyinde de yer alan <strong>Alirıza Arafi</strong> ve İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ruhullah Humeyni'nin torunu <strong>Seyyid Hasan Humeyni</strong> bulunuyor . Her iki isim de daha ılımlı siyasetçiler olarak değerlendiriliyor. Hasan Humeyni'nin İran siyasetinin reformist kanadıyla bağları olduğu belirtiliyor .</p>

<h2>Trump'tan Muciba'ya vetoyu andıran uyarı</h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 5 Mart'ta yaptığı açıklamada, merhum liderin oğlu Muciba Hamaney'in kendisi için "kabul edilemez" bir seçim olduğunu söylemişti . Trump, İran'ın yeni liderinin seçilmesine kişisel olarak dahil olması gerektiğini de ifade etmişti .</p>

<h2>İsrail'den Uzmanlar Konseyi'ne tehdit</h2>

<p>İsrail ordusu, 8 Mart'ta yaptığı açıklamada, Hamaney'e halef atamaya çalışan Uzmanlar Konseyi'ndeki herkesi hedef alacağı uyarısında bulundu. İsrail ordusu X'te Farsça yaptığı paylaşımda, <strong>"Halef seçim toplantısına katılmayı düşünen herkesi uyarıyoruz, sizi de hedef almaktan çekinmeyiz. Bu bir uyarıdır!"</strong> ifadelerini kullandı .</p>

<h2>Anayasal süreç nasıl işliyor?</h2>

<p>İran anayasasına göre, dini liderin ölümü, istifası veya görevden alınması durumunda, yeni lideri belirleme yetkisi 88 üyeli Uzmanlar Meclisi'ne ait . Meclis, ülke çapında yapılan seçimle belirlenen din adamlarından oluşuyor ve en son 1989'da Ali Hamaney'i lider seçmişti . Yeni liderin atanması için basit çoğunluk yeterli.</p>

<p>Geçici olarak, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhseni Ejei ve kıdemli din adamı Ayetullah Ali Rıza Arafi'den oluşan geçici bir konsey, ülkeyi yönetiyor .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/iranda-yeni-lider-icin-en-uygun-aday-belirlendi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1gercek-taraf-haber-samsun-246.webp" type="image/jpeg" length="43591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'a kara birlikleri gönderilebilir mi? Trump'tan flaş açıklama]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/irana-kara-birlikleri-gonderilebilir-mi-trumptan-flas-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/irana-kara-birlikleri-gonderilebilir-mi-trumptan-flas-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'a kara birlikleri gönderme ihtimalini ilk kez gündeme getirdi. Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, "Eğer gönderirsek öyle bir yok ederiz ki savaşacak kimse kalmaz" ifadelerini kullanan Trump, İran'ın nükleer tesislerine yönelik operasyon emrini verdiğini de doğruladı .]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Kara harekatı sinyali</h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonlarda yeni bir safhaya geçilebileceğinin sinyalini verdi. Truth Social platformundan yaptığı açıklamada, İran'a kara birlikleri gönderme ihtimalini değerlendiren Trump, <strong>"Mümkün... Eğer gönderirsek öyle bir yok ederiz ki savaşacak kimse kalmaz"</strong> ifadelerini kullandı .</p>

<p>Bu açıklama, şu ana kadar hava ve deniz operasyonlarıyla sınırlı kalan ABD müdahalesinin kara harekatına dönüşebileceği endişelerini beraberinde getirdi. Uzmanlar, böyle bir adımın bölgesel savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>[related-posts id="51958" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2>Operasyon emrini doğruladı</h2>

<p>Trump, aynı açıklamada İran'ın nükleer tesislerine yönelik operasyon emrini verdiğini de doğruladı. <strong>"İran'ın nükleer tesislerini vurma emrini verdim. İran konusunda müzakerelerden vazgeçildi"</strong> diyen Trump, Tahran yönetimine yönelik diplomasi sürecinin sona erdiğini bildirdi .</p>

<p>ABD Başkanı, operasyonun amacının "İran'ın nükleer silah geliştirme kapasitesini tamamen ortadan kaldırmak" olduğunu belirterek, <strong>"İran asla nükleer silaha sahip olamayacak"</strong> ifadelerini kullandı .</p>

<p>[related-posts id="51074" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2>İran liderliği hedef alındı</h2>

<p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ortak operasyonda, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürüldüğü açıklanmıştı. İran resmi makamları Hamaney'in ölümünü doğrularken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da hayatını kaybeden isimler arasında yer aldı .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonların ardından İran'ın misilleme saldırıları devam ederken, bölgedeki gerilim her geçen gün artıyor. İran, İsrail ve bölgedeki ABD üslerine yönelik füze saldırılarını sürdürürken, Hürmüz Boğazı'nda da fiili bir kapanma yaşanıyor.</p>

<h2>Pentagon'dan temkinli yaklaşım</h2>

<p>Trump'ın kara harekatı sinyaline karşılık Pentagon'dan temkinli açıklamalar geliyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, daha önce yaptığı açıklamada operasyonların "birkaç hafta sürebileceğini" belirtmiş, ancak kara harekatı konusunda net bir ifade kullanmamıştı .</p>

<p>Pentagon yetkilileri, geniş çaplı bir kara harekatının lojistik zorluklarına ve bölgesel yansımalarına dikkat çekerken, Trump'ın açıklamalarının "operasyonel bir emir" olarak mı yoksa "siyasi bir mesaj" olarak mı değerlendirileceği merak konusu.</p>

<p>[related-posts id="52192" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2>Uluslararası tepkiler</h2>

<p>Trump'ın açıklamaları uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'a kara birlikleri göndermesi halinde "bölgesel bir felaket" yaşanabileceği uyarısında bulundu. Çin ise tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaparken, Avrupa Birliği diplomatik çözüm arayışlarını sürdürdüğünü bildirdi .</p>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce yaptığı açıklamada "Komşumuz İran'a yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz" ifadelerini kullanmıştı .</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/irana-kara-birlikleri-gonderilebilir-mi-trumptan-flas-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 01:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1samsun-gercek-taraf-haber-273.webp" type="image/jpeg" length="22367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran ordusu: Düşmanın gözünü kör ettik]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/iran-ordusu-dusmanin-gozunu-kor-ettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/iran-ordusu-dusmanin-gozunu-kor-ettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ordusu, ABD ve İsrail'e ait erken uyarı radar sistemlerinin vurulmasının ardından "düşmanın gözünün kör edildiğini" ve İsrail'in savunma yeteneklerinin ciddi şekilde azaldığını bildirdi. Uydu görüntüleri, İran'ın bölgedeki en az 11 ABD askeri tesisinde radar ve iletişim altyapısını hedef aldığını doğrularken, ABD'nin kaybının 2 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor .]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>İran: Radarların vurulmasıyla hava savunma yetenekleri azaldı</h2>

<p>İran'da savaşı yürüten Hatemu'l Enbiya Karargahı Sözcülüğünden yapılan açıklamada, İsrail'in hava savunma sistemlerine ağır bir darbe vurulduğu duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><strong>"Sahte Siyonist rejimin füze kalkanının radar sistemlerinin hedef alınmasıyla rejimin hava savunma yetenekleri ciddi şekilde azaltıldı ve işgal altındaki toprakların semaları İran füzelerinin ve insansız hava araçlarının güçlü gürültüsü altında kaldı."</strong></p>

<p>Açıklamada ayrıca, <strong>"Düşmanların kötü gözlerinin kör edilmesi ve radarlarının imha edilmesi sayesinde saldırılar daha başarılı hale geldi."</strong> denildi .</p>

<p>İran, operasyonlarında ABD ve İsrail'e ait tüm kaynakları ve çıkarları hedef aldığını, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak ve bölge ülkelerine zarar gelmemesi için her türlü çabanın gösterildiğini ifade etti .</p>

<h2>Uydu görüntüleri hasarı doğruladı</h2>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu daha önce Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün ve Katar'da ABD'ye ait üslerdeki radar sistemlerini imha ettiğini duyurmuştu. Uluslararası basında yayımlanan uydu görüntüleri de ABD'nin bölgedeki üslerinde konuşlu radarların vurulduğunu doğruladı .</p>

<p>The New York Times'ın uydu görüntülerine dayandırdığı analize göre, İran cumartesi gününden bu yana düzenlediği misillemelerde Orta Doğu genelinde birçok ABD askeri tesisinde iletişim ve radar sistemlerinin üzerinde ya da yakınında bulunan yapıları hasara uğrattı . Haberde, hedef alınan noktaların İran'ın ABD ordusunun iletişim ve koordinasyon kabiliyetini sekteye uğratmayı amaçladığına işaret ettiği belirtildi .</p>

<h2>Hedef alınan üsler ve hasar tespiti</h2>

<p>İran, şimdiye kadar en az 11 ABD askeri tesisini hedef aldı . Vurulan üsler arasında şunlar yer alıyor :</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bahreyn'deki ABD Donanması 5. Filo Karargahı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kuveyt'teki Arifjan Kampı ve Ali al-Salem Hava Üssü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü</p>
 </li>
 <li>
 <p>BAE'deki El Dhafra Hava Üssü ve Al Ruwais tesisi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Irak'taki Erbil Üssü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dubai'deki Cebel Ali Limanı</p>
 </li>
</ul>

<p>Uydu görüntüleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve BAE'deki üslerde, gelen balistik füzeleri izlemek için kullanılan radar sistemleri, uydu antenleri ve uzun mesafeli iletişimde kullanılan hassas ekipmanları koruyan kubbelerin üzerinde ya da yakınında hasar oluştuğunu ortaya koydu .</p>

<h2>Katar'daki dev radar vuruldu</h2>

<p>Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde bulunan ve değeri <strong>1,1 milyar dolar</strong> olan AN/FPS-132 erken uyarı radar sistemi, cumartesi günü düzenlenen bir füze saldırısıyla vuruldu . Katar, radarın vurulduğunu ve hasar aldığını doğruladı . Bu, İran'ın vurduğu en değerli askeri teçhizat olarak kayıtlara geçti .</p>

<p>Pazar günü çekilen uydu görüntüleri, El-Udeyd'de uydu antenleriyle çevrili bir çadırın imha edildiğini ve bazı antenlerin muhtemelen hasar gördüğünü gösterdi .</p>

<h2>Bahreyn'de 5. Filo karargahı vuruldu</h2>

<p>Bahreyn'de ortaya çıkan görüntüler, cumartesi günü İran'a ait tek yönlü bir saldırı İHA'sının Manama'daki ABD Donanması 5. Filo karargahını vurduğunu gösterdi . Karargahta yıkılan iki yapının, ABD ordusu için yüksek kapasiteli ve neredeyse gerçek zamanlı iletişim sağlayan AN/GSC-52B SATCOM terminalleri olduğu belirlendi . Bu terminallerin konuşlandırma ve kurulum dahil yaklaşık 20 milyon dolara mal olduğu ifade ediliyor .</p>

<h2>Kuveyt'te ağır hasar</h2>

<p>Kuveyt'teki Camp Arifjan'da uydu görüntüleri, pazar sabahı itibarıyla en az üç kısmın hasar gördüğünü ya da imha edildiğini ortaya koydu . Yakındaki Ali al-Salem Hava Üssü'nde ise uydu iletişim altyapısına bitişik en az altı bina hasar gördü ya da yıkıldı. Aynı bölge salı gününe kadar yeniden hedef alındı ve uydu ekipmanlarının yakınındaki iki ek bina daha hasar aldı .</p>

<p>Pazar günü Kuveyt hava savunma unsurlarının dost ateşi sonucu üç F-15E Strike Eagle savaş uçağının düşmesi, yaklaşık 282 milyon dolarlık ek maliyet oluşturdu . Altı kişilik mürettebatın tamamının hayatta kaldığı bildirildi.</p>

<h2>BAE'de THAAD radarı imha edildi</h2>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri'nde Al Ruwais dışındaki bir askeri tesise ait uydu görüntüleri, birçok yapının hasar gördüğünü gösterdi . Balistik füzeleri tespit ve takip etmek için kullanılan ve füze önleme koordinasyonunda kritik öneme sahip AN/TPY-2 radar sisteminin, vurulan binalardan birinin yanında konuşlu olduğu görüldü .</p>

<p>İran, burada konuşlu olan ve yaklaşık <strong>500 milyon dolar</strong> değer biçilen THAAD balistik füze savunma sisteminin radar bileşenini imha ettiğini öne sürdü .</p>

<h2>Suudi Arabistan ve Ürdün'deki hasar</h2>

<p>Suudi Arabistan'da, İran Devrim Muhafızları Ordusu cumartesi gecesi Prens Sultan Hava Üssü'nün füze ve İHA'larla hedef alındığını duyurdu. Salı günü çekilen uydu görüntüleri, çitle çevrili bir alan içinde ve bir bölgenin yakınındaki bir yapının büyük ölçüde yıkıldığını gösterdi. Bu durum, İran'ın üssün iletişim bölümünü özellikle hedef almış olabileceğine işaret ediyor .</p>

<p>Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü ile Dubai, Irak ve Kuveyt'teki askeri tesislerde de ek hasar doğrulandı. Ancak bu noktalarda zarar gören yapıların iletişim ya da radar sistemlerine yakın olmadığı belirtildi .</p>

<h2>ABD'nin kaybı 2 milyar dolara yaklaştı</h2>

<p>Verilere göre, ABD cumartesi başlayan operasyonlardan bu yana yaklaşık <strong>2 milyar dolar</strong> değerinde askeri ekipman kaybetti . Bu kaybın en büyük kalemi, El-Udeyd'de bulunan 1,1 milyar dolarlık AN/FPS-132 erken uyarı radarı oldu . Pazar günü Kuveyt'te dost ateşiyle düşen üç savaş uçağı da yaklaşık 282 milyon dolarlık ek maliyet oluşturdu . Bahreyn'de imha edilen iletişim terminalleri ve BAE'de vurulan THAAD radar sistemi de toplam kaybı artırdı .</p>

<h2>İsrail'in Ben Gurion Havalimanı vuruldu</h2>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, 5 Mart gecesi Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı'na ve bölgedeki bir hava üssüne yönelik füze saldırısı gerçekleştirildiğini, bölgede konuşlu "yedi modern ABD ve İsrail radarının imha edildiğini" bildirdi . Açıklamada, Ben Gurion'un İran'ın en gelişmiş füzelerinden Khorramshahr-4 ile vurulduğu belirtildi .</p>

<p>İsrail ordusu bu iddiaları reddederek, gece boyunca fırlatılan tüm İran balistik füzelerinin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini savundu. Ancak analistler, İran'ın Ben Gurion Havalimanı'nı hedef alarak, Batı hava saldırılarının İran havalimanları ve sivil altyapı üzerindeki etkisine benzer şekilde, İsrail'in ana uluslararası giriş kapısını sekteye uğratmaya çalıştığına işaret etti .</p>

<h2>Stratejik hedef: İletişim ve koordinasyonu aksatmak</h2>

<p>Uzmanlara göre İran, bu hedeflere saldrrarak ABD ordusunun iletişim ve koordinasyon kabiliyetini aksatmak istiyor . DW'ye konuşan London School of Economics'te Uluslararası İlişkiler Profesörü Fawaz Gerges, "İran liderliğinin eylemlerini planlama ve koordine edebilmek için önceden zamanı oldu. Bence uzun bir savaşa hazırlanıyorlar" diyerek, Tahran'ın öncelikli hedefinin dayanıklılık olduğunu ve direnişe devam etme kapasitesi bulunduğunu belirtti .</p>

<p>ABD Merkez Komutanlığı Başkanı, İran'ın balistik füze saldırılarının savaşın başlamasından bu yana yüzde 85-90 oranında azaldığını iddia ederken , İran'ın yeni bir stratejiyle daha küçük ve daha sık füze salvolarına geçtiği gözlemleniyor .</p>

<hr />
<h3>📊 Kısa Bilgi Kutusu</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Bilgi</strong></th>
   <th><strong>Detay</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>İran'ın açıklaması</strong></td>
   <td>"Düşmanın gözü kör edildi, İsrail'in hava savunma yetenekleri ciddi şekilde azaldı"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Hedef alınan üs sayısı</strong></td>
   <td>En az 11 ABD askeri tesisi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Vurulan ülkeler</strong></td>
   <td>Bahreyn, Katar, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>En büyük kayıp</strong></td>
   <td>Katar El-Udeyd'de 1,1 milyar dolarlık AN/FPS-132 erken uyarı radarı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>THAAD radarı</strong></td>
   <td>BAE'de 500 milyon dolarlık radar imha edildiği öne sürüldü</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Savaş uçakları</strong></td>
   <td>Kuveyt'te dost ateşiyle 3 F-15E düştü (282 milyon dolar)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>ABD'nin toplam kaybı</strong></td>
   <td>Yaklaşık 2 milyar dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İsrail hedefi</strong></td>
   <td>Ben Gurion Havalimanı ve 7 radar sistemi vuruldu (İran iddiası)</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/iran-ordusu-dusmanin-gozunu-kor-ettik</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 00:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1samsun-gercek-taraf-haber-260.webp" type="image/jpeg" length="65716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de benzin fiyatları uçtu! Bir haftada yüzde 11 artış, Trump'a ekonomik baskı büyüyor]]></title>
      <link>https://www.gercektaraf.com.tr/abdde-benzin-fiyatlari-uctu-bir-haftada-yuzde-11-artis-trumpa-ekonomik-baski-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gercektaraf.com.tr/abdde-benzin-fiyatlari-uctu-bir-haftada-yuzde-11-artis-trumpa-ekonomik-baski-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de benzin fiyatları, Orta Doğu'daki İran-İsrail-ABD çatışmasının etkisiyle bir haftada yüzde 11 artarak galon başına 3.32 dolara yükseldi. Bu, bir buçuk yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçerken, seçim vaadi benzini 2 dolara düşürmek olan Başkan Donald Trump'a ekonomik baskı artıyor. Beyaz Saray'da çözüm arayışları sürerken, Trump "umurumda değil" çıkışı yaptı .]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Benzin fiyatları bir haftada 27 sent fırladı</h2>

<p>ABD'de benzin fiyatları, İran'a yönelik askeri operasyonların ardından tırmanan küresel petrol fiyatlarının etkisiyle hızla yükseldi. Amerikan Otomobil Birliği'nin (AAA) verilerine göre, 5 Mart 2026 itibarıyla ülkede bir galon benzinin ortalama fiyatı <strong>3.25 dolara</strong> çıktı. Bir hafta önce bu rakam 2.98 dolar seviyesindeydi ve <strong>fiyatlar 27 sent (yüzde 9) artmıştı</strong> .</p>

<p>Ancak Cuma günü itibarıyla yükseliş devam etti ve ortalama fiyat <strong>3.32 dolara</strong> ulaşarak bir buçuk yılın en yüksek seviyesini gördü. Sadece 24 saat içinde bile fiyatların 11 sent yükseldiği bildirildi . Bu artış, 2022 yılının Mart ayında Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana görülen en büyük haftalık sıçrama olarak kayıtlara geçti .</p>

<p>GasBuddy petrol analiz şefi Patrick De Haan, fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulunarak, ulusal ortalamanın <strong>3.40 ila 3.55 dolar aralığına</strong> çıkmasını beklediğini söyledi .</p>

<h2>Eyaletlere göre fiyat farkı 2 doları buldu</h2>

<p>Fiyat artışları ülke genelinde hissedilirken, eyaletler arasındaki uçurum daha da belirginleşti. En pahalı benzin Kaliforniya'da satılırken, burada galon fiyatı <strong>4.81 dolara</strong> kadar yükseldi. Onu 4.44 dolar ile Washington ve 4.43 dolar ile Hawaii takip etti .</p>

<p>En ucuz benzin ise Oklahoma'da satılıyor. Oklahoma'da galon fiyatı 2.79 dolar seviyesinde. Mississippi 2.81 dolar, Kansas 2.83 dolar ile en düşük fiyatlı eyaletler arasında yer alıyor . Bu durum, en pahalı eyalet Kaliforniya ile en ucuz eyalet Oklahoma arasındaki farkın 2 doları aştığını gösteriyor.</p>

<h2>Fiyat artışının nedeni: İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı</h2>

<p>Fiyat artışlarının temel nedeni, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı ortak askeri operasyon ve İran'ın misillemeleri. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim, petrol arzına ilişkin endişeleri körükledi .</p>

<p>İran'ın boğazdan geçişleri tehdit etmesi ve bazı tankerlerin hedef alınması, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 80 doların üzerine çıkarken, Batı Teksas petrolü (WTI) 76 dolar seviyesinde işlem görüyor . Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın, pompa fiyatlarına yaklaşık 25 sent olarak yansıdığını belirtiyor .</p>

<h2>Trump: "Umurumda değil, yükselirse yükselir"</h2>

<p>Seçim kampanyasında benzin fiyatlarını galon başına 2 doların altına düşürme vaadinde bulunan Başkan Donald Trump, artan fiyatlar konusunda rahat tavrını sürdürüyor. Reuters'a verdiği röportajda Trump, <strong>"Umurumda değil. Bu iş bittiğinde çok hızlı düşecekler, yükselirlerse de yükselirler. Bu, benzin fiyatlarının biraz yükselmesinden çok daha önemli"</strong> ifadelerini kullandı .</p>

<p>Trump, İran'la savaşın yaklaşık dört ila beş hafta süreceğini ve bu sürenin ardından fiyatların eski seviyelerinin de altına düşeceğini öngördüğünü belirtti . Ancak askeri uzmanlar, ABD'nin net bir hedef belirlememiş olması nedeniyle bu sürenin uzayabileceği görüşünde .</p>

<h2>Beyaz Saray'da kriz masası</h2>

<p>Trump'ın kamuoyundaki rahat tavrına rağmen, Beyaz Saray'da fiyat artışlarını durdurmak için yoğun mesai harcanıyor. Politico'nun haberine göre, Başkan'ın özel kalem müdürü Susie Wiles, enerji fiyatlarını iyileştirmek için "her taşın altına bakılması" talimatını verdi .</p>

<p>Enerji Bakanı Chris Wright ve İçişleri Bakanı Doug Burgum, fiyatları düşürmek için "iyi haber bulmaları" konusunda yoğun baskı altında. Sektör kaynakları, yetkililerin anonslar ve mesajlarla fiyat artışı algısını kırmaya çalıştığını belirtiyor .</p>

<h2>Masadaki çözüm önerileri</h2>

<p>Beyaz Saray'da fiyatları düşürmek için çeşitli seçenekler masada. Bunlar arasında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Federal benzin vergisi tatili:</strong> Ancak bu uygulama Kongre onayı gerektiriyor ve perakendecilerin indirimi yansıtmama riski bulunuyor .</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Stratejik Petrol Rezervi'nden (SPR) salınım:</strong> Trump şimdilik bu seçeneği kullanmayı düşünmediğini söylese de, yetkililer tarafından değerlendiriliyor .</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hürmüz Boğazı'nda güvence:</strong> ABD, ticari gemilere refakat edeceğini ve siyasi risk sigortası sağlayacağını açıkladı .</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaz benzini düzenlemeleri:</strong> Daha yüksek etanol karışımına izin verilmesi gibi çevre düzenlemelerinin gevşetilmesi planlanıyor .</p>
 </li>
</ul>

<p>Ancak enerji yöneticileri, Beyaz Saray'ın elinde fiyatları ciddi anlamda düşürebilecek çok fazla seçenek olmadığını, asıl odağın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri yeniden sağlamak olduğunu belirtiyor .</p>

<h2>Seçim ekonomisi endişesi</h2>

<p>Kasım 2026'da yapılacak ara seçimler öncesinde artan benzin fiyatları, özellikle Cumhuriyetçiler için ciddi bir risk oluşturuyor. Seçmenler zaten yüksek yaşam maliyetinden şikayetçi ve Trump'ın ekonomi yönetimi sorgulanıyor .</p>

<p>Beyaz Saray'dan ismi açıklanmayan bir yetkili, Susie Wiles'ın toplantılarda fiyat artışlarına karşı harekete geçilmemesinin Cumhuriyetçiler için seçimlerde "felaket" olacağı uyarısında bulunduğunu aktardı .</p>

<p>Buna karşılık Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson gibi Cumhuriyetçi liderler, artan benzin fiyatlarıyla ilgili endişeleri reddediyor ve parti olarak seçim stratejisini ekonomik başarılar üzerine kurmayı planlıyor .</p>

<hr />
<h3>📊 Kısa Bilgi Kutusu</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Bilgi</strong></th>
   <th><strong>Detay</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>ABD ulusal ortalama benzin fiyatı (5 Mart)</strong></td>
   <td>3.25 dolar/galon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>ABD ulusal ortalama benzin fiyatı (6 Mart, Cuma)</strong></td>
   <td>3.32 dolar/galon (tahmini)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bir haftalık artış</strong></td>
   <td>27 sent / %9</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bir haftalık yüzdelik artış</strong></td>
   <td>%11 (Cuma itibarıyla)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>En pahalı eyalet</strong></td>
   <td>Kaliforniya (4.81 dolar/galon)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>En ucuz eyalet</strong></td>
   <td>Oklahoma (2.79 dolar/galon)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fiyat artışının nedeni</strong></td>
   <td>İran-İsrail-ABD çatışması, Hürmüz Boğazı gerilimi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Trump'ın tutumu</strong></td>
   <td>"Umurumda değil, yükselirse yükselir"</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gercektaraf.com.tr/abdde-benzin-fiyatlari-uctu-bir-haftada-yuzde-11-artis-trumpa-ekonomik-baski-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gercektarafcomtr.teimg.com/crop/1280x720/gercektaraf-com-tr/uploads/2026/03/1gercek-taraf-haber-samsun-241.webp" type="image/jpeg" length="46574"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
